| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | fart i. | osuruk | ||
|
This also means that it’s healthier to smell women’s farts. Bu aynı zamanda kadınların osuruklarını koklamanın daha sağlıklı olduğu anlamına gelir. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | fart f. | osurmak | ||
|
Stop farting in front of people. İnsanların önünde osurmaktan vazgeç. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | fart f. | gaz çıkarmak | ||
|
Don't fart so much. O kadar çok gaz çıkarma. More Sentences |
||||
| Genel | fart f. | yellenmek | ||
|
Farting in public is viewed as impolite. Toplum içinde yellenmek kabalık olarak görülür. More Sentences |
||||
| Medikal | ||||
| Medikal | fart i. | yellenme | ||
|
We heard a fart noise. Bir yellenme sesi duyduk. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | fart i. | zarta | ||
| Genel | fart f. | osuruk atmak | ||
| Genel | fart f. | gaz yapmak | ||
| Argo | ||||
| Argo | fart i. | hödük | ||
| Argo | fart i. | dallama | ||
| Argo | fart i. | yezit | ||
| Argo | fart i. | kepaze | ||
| Argo | fart f. | pırt yapmak | ||