sakat - Türkçe İngilizce Sözlük

sakat

"sakat" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 42 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
sakat cripple i.
The children made fun of the cripple.
Çocuklar sakatla dalga geçti.

More Sentences
sakat crippled s.
I saw many wounded and crippled children and adults.
Çok sayıda yaralı ve sakat çocuk ve yetişkin gördüm.

More Sentences
Genel
sakat invalid s.
Do I look like an invalid?
Sakat gibi mi görünüyorum?

More Sentences
sakat lame duck i.
sakat gammy i.
sakat crock i.
sakat maimer i.
sakat flaw i.
sakat malformation i.
sakat market i.
sakat lame s.
sakat faulty s.
sakat untrustworthy s.
sakat maimed s.
sakat shifty s.
sakat unwholesome s.
sakat shaky s.
sakat hamstrung s.
sakat wobbly s.
sakat funny s.
sakat insecure s.
sakat handicapped s.
sakat incapable of working s.
sakat hamstringed s.
sakat risky s.
sakat game s.
sakat malformed s.
sakat infirm s.
sakat defective s.
sakat challenged s.
sakat rickety s.
sakat non-able-bodied s.
Medikal
sakat unsound s.
sakat defective s.
Argo
sakat gimpy i.
sakat crip i.
sakat lop [us] i.
sakat disabled s.
sakat gimpy s.
İngiliz Argosu
sakat raspberry ripple i.
sakat spacko i.
sakat spackered s.

"sakat" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 62 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
ayağı sakat lame s.
Genel
sakat (kol/bacak) game i.
sakat arabası pushchair i.
sakat tip duck i.
sakat kişi duck i.
sakat kimse lamiger i.
sakat olma unwholesomeness i.
sakat olma maimedness i.
kendini yalandan hasta veya sakat gösterme malingery i.
sakat etmek cripple f.
sakat etmek disable f.
kesip sakat bırakmak mutilate f.
bir tarafını kesip sakat bırakmak mutilate f.
sakat kalmak become permanently disabled f.
sakat kalmak/bırakmak maim f.
sakat bırakmak break f.
sakat bırakmak becripple f.
sakat bırakmak maim f.
sakat bırakmak disable f.
sakat (bacak) gammy s.
nisbi butlanla sakat voidable s.
engelli (sakat) handicapped s.
sakat (uzuv) bad s.
kafadan sakat crack-brained s.
(beli) sakat elumbated s.
sakat olmayan uncrippled s.
sakat olmayan unmaimed s.
sakat olmayan unmutilated s.
(at) sakat spavied s.
(at) sakat spaviet s.
sakat (iş/plan) dodgy s.
sakat gibi davranarak maimedly zf.
Konuşma Dili
sakat oyuncu listesi the dl (down low) i.
(spor) sakat listesi the dl (down low) i.
sakat bacak bum leg i.
sakat oyuncu listesinde olmak be on the dl f.
(spor) sakat listesinde olmak be on the dl f.
kafadan sakat funny in the head s.
Deyim
sakat kimse/şey a lame duck i.
(birini) sakat bırakmak cut (someone) to pieces f.
Ticaret/Ekonomi
sakat işçiler disabled workers i.
Hukuk
nisbi butlanla sakat olan evlenme voidable marriage i.
reşit olmayan veya sakat bir kimseyi temsil eden şahıs next friend i.
reşit olmayan veya sakat bir kimsenin adına hareket eden kimse next friend i.
çürük raporu almak için kendini sakat gibi gösteren kimse malingerer i.
kendini yalandan hasta veya sakat gösterme malingering i.
(yanlış teşhis sonucu) sakat doğan çocuğun (maddi manevi) tazminat talebinde bulunması wrongful life i.
ingiliz orman kanununa göre geyik, bizon gibi büyük avları öldürebilecek veya sakat bırakabilecek büyüklükteki köpek great dog i.
nisbi butlanla sakat voidable s.
Sigortacılık
sakat kalmaya neden olan yaralanma disability injury i.
Medikal
sakat kişi disabled individual i.
sakat bir yere suni uzuv ilavesi prosthesis i.
sakat bırakıcı rahatsızlık debilitating disorder i.
sakat olma durumu maleformation [obsolete] i.
sakat uzuv maleformation [obsolete] i.
Psikoloji
sakat bir bebek doğurma korkusu teratophobia i.
Patoloji
dört sıra kirpiği olan sakat fetüs tetrastichiasis i.
Veterinerlik
kalçası sakat (hayvan) hipped s.
Spor
takımdaki sakat oyuncu listesi the disabled list [usa] i.
Argo
kafadan sakat bonkers i.
(cezaevinde) sakat izni lay-in i.
(biri) sakat oyuncu listesinde (one) is on the dl expr.