flaw - Türkçe İngilizce Sözlük

flaw

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

flaw — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kusur, çatlak
Okunuş (IPA):
(AmE /flɔː/ – BrE /flɔː/)
Terim Türü:
İsim: flaw (flaws)
Yapısal veya niteliksel eksikliği belirtir. Eski İngilizcede “kırılma, çatlama” fikriyle bağlantılı olarak ortaya çıkmış; kusur kavramına evrilmiştir.
Eş Anlamlılar:
defect
Zıt Anlamlılar:
perfection

"flaw" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 40 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
flaw i. kusur
Her defensive attitude was merely a character flaw.
Savunmacı tavrı bir karakter kusurundan ibaretti.

More Sentences
Genel
flaw i. hata
No one noticed the flaw in their plan.
Planlarındaki hatayı kimse fark etmemişti.

More Sentences
flaw i. eksiklik
Moreover, there are still flaws in the system.
Bununla birlikte sistemde hala eksiklikler bulunmaktadır.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
flaw i. kusur
Her defensive attitude was merely a character flaw.
Savunmacı tavrı bir karakter kusurundan ibaretti.

More Sentences
Teknik
flaw i. kusur
Her defensive attitude was merely a character flaw.
Savunmacı tavrı bir karakter kusurundan ibaretti.

More Sentences
Otomotiv
flaw i. hata
No one noticed the flaw in their plan.
Planlarındaki hatayı kimse fark etmemişti.

More Sentences
Gıda
flaw i. kusur
Her defensive attitude was merely a character flaw.
Savunmacı tavrı bir karakter kusurundan ibaretti.

More Sentences
Genel
flaw i. rahne
flaw i. yarık
flaw i. sakat
flaw i. üretim hatası
flaw i. özür
flaw i. ayıp
flaw i. çatlaklık
flaw i. defo (kumaşta ve giyside)
flaw i. bora
flaw i. noksanlık
flaw i. çatlak
flaw i. defo
flaw i. bozukluk
flaw i. noksan
flaw i. sakatlık
flaw i. aksaklık
flaw i. aksama
flaw f. sakatlamak
flaw f. çatlatmak
flaw f. çatlamak
flaw f. yarmak
flaw f. zarar vermek
flaw f. ihlal etmek
flaw f. geçersiz kılmak
flaw f. bozmak
flaw f. hükümsüz kılmak
flaw f. zarar vermek
Hukuk
flaw i. resmi evrakı geçersiz kılabilecek hata
Teknik
flaw i. çatlaksı bozukluk
flaw i. defo
Gıda
flaw i. defo
Meteoroloji
flaw i. kısa süreli ani fırtına
Jeoloji
flaw i. kaya doğrultusunda enine yer değiştiren dikey fay

"flaw" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 35 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
slight flaw i. hafif kusur
design flaw i. tasarım kusuru
design flaw i. tasarım hatası
fatal flaw i. ölümcül kusur
security flaw i. güvenlik açığı
flaw [obsolete] i. sinir krizi
flaw [obsolete] i. kırıntı
flaw [obsolete] i. ani kargaşa
flaw [obsolete] i. kısım
flaw [obsolete] i. ani ve şiddetli kriz
flaw [scotland] i. palavra
flaw [obsolete] i. parça
flaw [obsolete] i. parçacık
flaw [scotland] i. beyaz yalan
flaw [scotland] i. yalan
flaw [obsolete] i. bölüm
character flaw i. karakter kusuru
staunch the flaw of blood f. kanı dindirmek
having a flaw s. defolu
Ticaret/Ekonomi
critical flaw i. kritik kusur
professional flaw i. mesleki kusur
Hukuk
invisible flaw i. gizli kusur
Sigortacılık
invisible flaw i. gizli kusur
Teknik
flaw pack packaging machine i. kasa altı bant makinesi
penetrant flaw detector i. penetrant hata dedektörü
flaw detection i. hata tespiti
ultrasonic flaw detection equipment i. ultrasonik hata tespit cihazı
flaw-free s. bozuksuz
Bilgisayar
implementation flaw i. uygulama hatası/kusuru
İnşaat
concrete flaw i. beton kusuru
Ağaç İşleri
wood flaw i. kereste kusuru
Maden
flaw [scotland] i. ince tezek tabakası
flaw [scotland] i. ince çimen tabakası
Optik
breaking flaw i. kırılma kusuru
Edebiyat
tragic flaw i. karakterin/kahramanın mahvolmasına hatta ölümüne neden olan kusuru