killed - Türkçe İngilizce Sözlük

killed

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"killed" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 5 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
killed s. öldürülmüş
Tom and Mary were both killed.
Tom ve Mary öldürüldü.

More Sentences
Genel
killed s. maktul
killed s. öldürülen
Teknik
killed s. durgunlaştırılmış
Medikal
killed s. etkisiz hale getirilmiş (mikroplar veya enfeksiyöz etkenler)

"killed" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 91 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
be killed f. öldürülmek
Genel
killed steel i. sönük çelik
the killed man i. öldürülen adam
be killed in the confusion f. kim vurduya gitmek
be killed f. gebertilmek
killed in the confusion f. kim vurduya gitmek
be killed f. kırılmak
be killed f. postu deldirmek
be killed f. defteri dürülmek
be killed f. maktül düşmek
be killed f. hali olmamak
be killed f. kolunu kaldıracak hali olmamak
get killed by a firing squad f. kurşuna dizilmek
be killed by a firing squad f. kurşuna dizilmek
be killed by a stray bullet f. maganda kurşunuyla ölmek
be killed in line of duty f. görevi başında öldürülmek
be killed in the line of duty f. görevi esnasında öldürülmek
be killed in the line of duty f. görevi sırasında öldürülmek
be killed two hours before the explosion f. patlamadan iki saat önce öldürülmek
be killed in a burglary f. bir soygun sırasında öldürülmek
be killed in a burglary f. bir soygunda öldürülmek
get someone killed f. birini öldürtmek
be killed by a drive by shooting f. hareket halindeki bir araçtan açılan ateş sonucu hayatını yitirmek
be killed by a drive by shooting f. hareket halindeki bir araçtan açılan ateş sonucu hayatını kaybetmek
Atasözü
curiosity killed the cat kediyi merak öldürür
curiosity killed the cat fazla merak kediyi öldürür
curiosity killed the cat fazla merak iyi değildir
curiosity killed the cat merak insanı mezara sokar
little work never killed anyone biraz fazla/yoğun/sıkı çalışmak kimseyi öldürmez
little hard work never killed anyone biraz fazla/yoğun/sıkı çalışmak kimseyi öldürmez
curiosity killed the cat insanın başına ne gelirse meraktan gelir
curiosity killed the cat fazla merak zararlıdır
a little (hard) work never killed anyone biraz fazla/yoğun/sıkı çalışmaktan kimseye zarar gelmez
a little (hard) work never killed anyone biraz fazla/yoğun/sıkı çalışmak kimseyi öldürmez
a little (hard) work never killed anybody biraz fazla/yoğun/sıkı çalışmaktan kimseye zarar gelmez
a little (hard) work never killed anybody biraz fazla/yoğun/sıkı çalışmak kimseyi öldürmez
Konuşma Dili
killed (off) s. kafası yüksek
killed (off) s. sarhoş
killed (off) s. kafası iyi
killed (off) s. kafası kıyak
killed (off) s. kafası güzel
killed (off) s. körkütük sarhoş
killed (off) s. zilzurna sarhoş
killed (off) s. alkolden/uyuşturucudan kendini kaybetmiş
killed (off) s. kafası yüksek
killed (off) s. alkol/uyuşturucu etkisi altında
killed (off) s. zom olmuş
killed (off) s. alkollü
killed (off) s. sarhoş
killed (off) s. kafası iyi
killed (off) s. kafası güzel
killed (off) s. kafası kıyak
killed (off) s. uçmuş
killed (off) s. kafası dumanlı
killed (off) s. kendinden geçmiş
killed outright s. (hemen) oracıkta (anında) ölmüş/can vermiş
a police officer was killed today expr. bugün bir polis öldürüldü
Deyim
be killed by inches f. burnundan fitil fitil gelmek
be killed outright f. (hemen) oracıkta (anında) ölmek /can vermek
care killed a cat expr. ağacı kurt, insanı dert yer
Konuşma
was killed expr. öldürüldü
you'll get us all killed expr. hepimizi öldürteceksin
the day she/he was killed expr. öldürüldüğü gün
how many people have you killed? expr. şimdiye kadar kaç kişiyi öldürdün?
that man killed a child expr. o adam bir çocuk öldürdü
are you trying to get us killed? expr. bizi öldürtmeye mi çalışıyorsun?
you're gonna get us killed expr. bizi öldürteceksin
a decent man was killed expr. muhterem bir adam öldürülmüş
a decent man was killed expr. muhterem bir insan öldürülmüş
do you want to get killed mysteriously? expr. kim vurduya mı gitmek istiyorsun?
Teknik
killed steel i. dingin çelik
killed steel i. sönük çelik
semi-killed steel i. yarı ölü çelik
fully killed steel i. tam oksijen giderilmiş çelik
fully killed steel i. tam durgun çelik
drawing quality special killed steel sheet i. çekme nitelikli özel durgunlaştırılmış çelik sav
aluminium killed steel i. alüminyumla durgunlaştırılmış çelik
killed steel i. oksijeni tam giderilmiş çelik
killed stell i. durgun çelik
killed steel i. durgun çelik
fully killed s. tam durgun
Bilgisayar
popups killed expr. pop-uplar engellendi
Mekanik
killed steel i. söndürülmüş çelik
İnşaat
killed steel i. sakinleşmiş çelik
Otomotiv
aluminum killed steel i. alüminyumla söndürülmüş çelik
silicon-killed steel i. silikon ile söndürülmüş çelik
Askeri
killed in action i. savaşta hayatını kaybeden
killed in action s. görev esnasında öldürülen
ekia (enemy killed in action) expr. düşman operasyonda öldürüldü
Argo
(one) must have killed a chinaman [dated] expr. (biri) nazar değdirmiş/etmiş olmalı
(one) must have killed a chinaman [dated] expr. (biri) kötü şans getirecek bir şey yapmış olmalı