| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | blank i. | boşluk | ||
|
Please sign the blank at the bottom of the page. Lütfen sayfanın altındaki boşluğu imzalayın. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | blank s. | boş | ||
|
When I saw her blank expression, I was scared something had happened to her. Yüzündeki boş ifadeyi gördüğümde ona bir şey olmasından korktum. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | blank i. | kurusıkı | ||
|
He had no idea the gun was firing blanks. Silahın kurusıkı olduğunu bilmiyordu. More Sentences |
||||
| Genel | blank f. | (unutup) kafası gitmek | ||
|
I hope I don't blank in my interview. Umarım gireceğim mülakatta kafam gitmez. More Sentences |
||||
| Genel | blank s. | açık | ||
|
There are no blank cheques today, because we know the financial framework only up to 2006. Bugün açık çek yok, çünkü mali çerçeveyi sadece 2006 yılına kadar biliyoruz. More Sentences |
||||
| Genel | blank s. | boş | ||
|
When I saw her blank expression, I was scared something had happened to her. Yüzündeki boş ifadeyi gördüğümde ona bir şey olmasından korktum. More Sentences |
||||
| Genel | blank s. | sonuçsuz | ||
|
The EU institutions have debated this issue five or six times and have always drawn a blank. AB kurumları bu konuyu beş ya da altı kez tartışmış ve her seferinde sonuçsuz kalmıştır. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | blank s. | açık | ||
|
There are no blank cheques today, because we know the financial framework only up to 2006. Bugün açık çek yok, çünkü mali çerçeveyi sadece 2006 yılına kadar biliyoruz. More Sentences |
||||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | blank s. | boş | ||
|
When I saw her blank expression, I was scared something had happened to her. Yüzündeki boş ifadeyi gördüğümde ona bir şey olmasından korktum. More Sentences |
||||
| Gıda | ||||
| Gıda | blank s. | açık | ||
|
There are no blank cheques today, because we know the financial framework only up to 2006. Bugün açık çek yok, çünkü mali çerçeveyi sadece 2006 yılına kadar biliyoruz. More Sentences |
||||
| Gıda | blank s. | boş | ||
|
When I saw her blank expression, I was scared something had happened to her. Yüzündeki boş ifadeyi gördüğümde ona bir şey olmasından korktum. More Sentences |
||||
| Silah/Atıcılık | ||||
| Silah/Atıcılık | blank s. | kurusıkı | ||
|
He had no idea the gun was firing blanks. Silahın kurusıkı olduğunu bilmiyordu. More Sentences |
||||
| İngiliz Argosu | ||||
| İngiliz Argosu | blank f. | görmezden gelmek | ||
|
I saw him yesterday, but he completely blanked me. Onu dün gördüm, ama beni resmen görmezden geldi. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | blank i. | kurusıkı fişek | ||
| Genel | blank i. | boş kağıt | ||
| Genel | blank i. | hedef | ||
| Genel | blank i. | piyangoda boş numara | ||
| Genel | blank i. | yazısız kağıt | ||
| Genel | blank i. | anlamsızlık | ||
| Genel | blank i. | boş numara | ||
| Genel | blank i. | boş yer | ||
| Genel | blank i. | işlenmemiş parça | ||
| Genel | blank i. | açık yer | ||
| Genel | blank i. | hedefin ortası | ||
| Genel | blank i. | değeri taş sahibi tarafından belirlenebilen işaretsiz domino taşı | ||
| Genel | blank i. | yokluk | ||
| Genel | blank i. | bir şeyin olmadığı yer | ||
| Genel | blank i. | noktasız domino taşı | ||
| Genel | blank i. | bir parçanın noktasız bölümü | ||
| Genel | blank f. | çıkarmak | ||
| Genel | blank f. | silmek | ||
| Genel | blank f. | feshetmek | ||
| Genel | blank f. | sövmek | ||
| Genel | blank f. | hatırlayamamak | ||
| Genel | blank f. | sönmek | ||
| Genel | blank f. | azalarak yok olmak | ||
| Genel | blank f. | lanet etmek | ||
| Genel | blank f. | tire işaretiyle göstermek | ||
| Genel | blank f. | boş hale gelmek | ||
| Genel | blank s. | manasız | ||
| Genel | blank s. | şaşırmış | ||
| Genel | blank s. | ifadesiz | ||
| Genel | blank s. | tam | ||
| Genel | blank s. | anlamsız | ||
| Genel | blank s. | beyaz | ||
| Genel | blank s. | şaşkın | ||
| Genel | blank s. | yazısız | ||
| Genel | blank s. | kör | ||
| Genel | blank s. | işlenmemiş | ||
| Genel | blank s. | sağır | ||
| Genel | blank s. | solgun | ||
| Genel | blank s. | dalgın | ||
| Genel | blank s. | bitmemiş | ||
| Genel | blank s. | işlenmesi tamamlanmamış | ||
| Genel | blank s. | mutlak | ||
| Genel | blank s. | kesin | ||
| Genel | blank s. | tam | ||
| Genel | blank s. | süssüz | ||
| Genel | blank s. | tekdüze | ||
| Genel | blank s. | fikirsiz | ||
| Genel | blank s. | ilhamsız | ||
| Genel | blank s. | verimsiz | ||
| Genel | blank s. | kısır | ||
| Genel | blank s. | ses kaydı veya görüntü içermeyen | ||
| Genel | blank s. | kapısız (duvar) | ||
| Genel | blank s. | penceresiz (duvar) | ||
| Genel | blank s. | düz | ||
| Genel | blank s. | bir veya birden fazla harfin çıkarıldığını gösterecek şekilde boşluklu | ||
| Genel | blank s. | kötü bir kelime yerine kullanılan | ||
| Genel | blank s. | verilmek istenmeyen bilgi yerine kullanılan | ||
| Genel | blank s. | hareketsiz | ||
| Genel | blank s. | ayırt edici özelliği bulunmayan | ||
| Genel | blank s. | sıradan | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | blank i. | doldurulacak yerleri boş veya açık bırakılmış belge | ||
| Ticaret/Ekonomi | blank i. | eskiden kullanılan bir fransız madeni parası | ||
| Ticaret/Ekonomi | blank i. | eski bir ağırlık birimi | ||
| Ticaret/Ekonomi | blank i. | boş çek | ||
| Sanayi | ||||
| Sanayi | blank i. | işlenmeye hazır malzeme parçası | ||
| Sanayi | blank i. | henüz tamamlanmamış durumda, ancak, belli bir üretim operasyonu için ön hazırlık mahiyetinde olan, ileri işlemeye hazır vaziyetteki yarı mamul/iş parçası | ||
| Sanayi | blank f. | malzemeyi işleme hazırlamak için dövmek, delmek, kalıplamak veya kesmek | ||
| Medya | ||||
| Medya | blank s. | bir ingilliz yarışma programı | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | blank i. | ham metal | ||
| Teknik | blank i. | işlenmemiş optik cam | ||
| Teknik | blank i. | taslak | ||
| Teknik | blank i. | delik tapası | ||
| Teknik | blank i. | açıklık kapatma levhası | ||
| Teknik | blank i. | alet haline getirilmemiş taş veya kabuk | ||
| Teknik | blank i. | metal parçaları takılmak üzere kesilmemiş ahşap dipçik | ||
| Teknik | blank i. | damgalanmak üzere kesilmiş ve hazırlanmış metal parçası | ||
| Teknik | blank i. | kayıt yapılmamış disk | ||
| Teknik | blank i. | standart mukavva | ||
| Teknik | blank f. | kapak ile kapatmak | ||
| Teknik | blank s. | kritik bileşenlerden yoksun | ||
| Teknik | blank s. | (analiz, farmakolojik deney) boş bir maddenin kullanımını içeren | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | blank i. | boşluk karakteri | ||
| Mekanik | ||||
| Mekanik | blank i. | kütük malzeme | ||
| Radyo | ||||
| Radyo | blank f. | radyo ve televizyon sinyalini kısa süreliğine tespit edilemez hale getirmek | ||
| Radyo | blank f. | (sinyal) silmek | ||
| Mimarlık | ||||
| Mimarlık | blank s. | düz yüzeyli | ||
| Mimarlık | blank s. | yüzeyi işlenmemiş | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | blank s. | kör | ||
| Gıda | ||||
| Gıda | blank i. | kör | ||
| Kimya | ||||
| Kimya | blank i. | kör alma | ||
| Spor | ||||
| Spor | blank f. | rakibin puan almasını engellemek | ||
| İskambil | ||||
| İskambil | blank i. | boş el | ||
| İskambil | blank s. | kartsız | ||
| İskambil | blank s. | elinde kart olmayan | ||
| İskambil | blank s. | değerli kart içermeyen | ||
| İskambil | blank s. | değersiz | ||
| Matbaa | ||||
| Matbaa | blank i. | bir veya birden fazla harfin çıkarıldığını gösteren bir işaret | ||
| Matbaa | blank s. | yaldızlama, mürekkepleme veya renklendirme yapılmadan damgalanmış veya şekillendirilmiş | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | blank i. | kafiyesiz şiir | ||
| Eski Kullanım | blank i. | eski bir ingiliz gümüş parası | ||
| Eski Kullanım | blank i. | eski bir fransız madeni parası | ||
| Eski Kullanım | blank f. | hükümsüz kılmak | ||
| Eski Kullanım | blank f. | etkisiz kılmak | ||
| Eski Kullanım | blank f. | set çekmek | ||
| Eski Kullanım | blank f. | engellemek | ||
| Eski Kullanım | blank f. | sinirlendirmek | ||
| Eski Kullanım | blank f. | huzurunu bozmak | ||
| Eski Kullanım | blank f. | afallatmak | ||
| Eski Kullanım | blank s. | renksiz | ||
| Eski Kullanım | blank s. | kaynaksız | ||
| Eski Kullanım | blank s. | cevapsız | ||
| Eski Kullanım | blank s. | endişeli | ||
| Eski Kullanım | blank s. | afallamış | ||
| İngiliz Argosu | ||||
| İngiliz Argosu | blank f. | yok saymak | ||