marked - Türkçe İngilizce Sözlük

marked

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

marked — Definition

Anlamı ve Tanımı:
belirgin, dikkat çekici
Okunuş (IPA):
(AmE /mɑːrkt/ – BrE /mɑːkt/)
Terim Türü:
Sıfat
Açıkça fark edilen ya da iz bırakmış durumu tanımlayan sözcüktür. Mark fiilinin geçmiş sıfat biçimi olarak Eski İngilizce mearc köküne uzanır. Akademik, istatistiksel ve betimleyici anlatılarda güçlü fark veya değişimi vurgulamak için kullanılır.
Eş Anlamlılar:
noticeable, pronounced
Zıt Anlamlılar:
subtle, indistinct

"marked" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
marked s. işaretli
We walked on marked paths in areas where I counted 30 to 40 recent non-exploded cluster bombs.
Yakın zamanda patlamamış 30 ila 40 misket bombası saydığım bölgelerde işaretli patikalarda yürüdük.

More Sentences
Genel
marked s. belirgin
There is a marked lack of quality in the final product.
Nihai üründe belirgin bir kalite düşüklüğü söz konusu.

More Sentences
marked s. göze çarpan
Today is marked by a good sense of community and by confidence in Europe's future.
Bugün iyi bir birliktelik duygusu ve Avrupa'nın geleceğine duyulan güven göze çarpmaktadır.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
marked s. göze çarpan
Today is marked by a good sense of community and by confidence in Europe's future.
Bugün iyi bir birliktelik duygusu ve Avrupa'nın geleceğine duyulan güven göze çarpmaktadır.

More Sentences
Bilgisayar
marked s. işaretlenmiş
Mandatory information is clearly marked as such.
Zorunlu bilgiler açıkça bu şekilde işaretlenmiştir.

More Sentences
Genel
marked s. çizili
marked s. bariz
marked s. dikkat çekici
marked s. markalı
marked s. damgalı
marked s. ehemmiyetli
marked s. mimli
Ticaret/Ekonomi
marked s. damgalı
Dilbilim
marked s. belirtili

"marked" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 67 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
a marked man i. mimlenmiş adam
a marked difference i. belirgin bir fark
holy night on which the birth of prophet mohammad is marked i. mevlid kandili
a marked man i. mimli adam
marked fall i. belirgin düşüş
be marked f. mimlenmek
be marked f. nişanlanmak
be marked f. işaretlenmek
be marked by celebrations f. çeşitli törenlerle kutlanmak
show a marked improvement f. gözle görülür bir ilerleme kaydetmek
be marked absent f. yok yazılmak
marked-up s. fiyatı artmış
pock-marked s. çopur
well-marked s. açık
hall-marked s. damgalı
hall-marked s. kalite damgası vurulmuş
hall-marked s. damgalanmış
hall-marked s. ayar damgası vurulmuş
clearly-marked s. açıkça işaretlenmiş
marked-up s. bozuk
marked-up s. eski
marked-up s. pis
marked-up s. eski püskü
marked-up s. eskimiş
black-marked s. siyah işaretli
yellow-marked s. sarı lekeli
yellow-marked s. sarı benekli
İfadeler
a marked woman i. adı çıkmış kadın
a marked woman i. mimlenmiş kadın
Konuşma Dili
a marked man i. mimli insan
a marked man i. adı çıkmış insan
a marked man i. adı kötüye çıkmış kimse
a marked man i. mimli
a marked man i. mimli kimse
a marked man i. mimlenmiş
Deyim
live like a marked man f. mimlenmek
live like a marked man f. başı dertte olmak
Konuşma
these bills are marked expr. seri numaraları alınmış paralar bunlar
Ticaret/Ekonomi
marked shares i. damgalı hisse senetleri
marked transfer i. devir temlik belgesi
marked price i. etiket fiyatı
marked check i. musaddak çek
marked shares i. mühürlü hisse senetleri
marked check i. vizeli çek
a marked difference i. bariz fark
marked transfer i. tasdikli devir
marked cheque i. tasdikli çek
marked cheque i. vizeli çek
please fill the fields marked in red i. kırmızı ile işaretli alanları doldurunuz
Hukuk
a marked man i. mimli adam
a marked man i. mimlenmiş adam
Siyasal
water marked visa label i. filigranlı vize etiketi
Turizm
marked rate i. yayınlanmış fiyat
Bilgisayar
marked records i. imli kayıtlar
not marked s. işaretlenmemiş
not marked s. imlenmemiş
marked as expr. olarak işaretli
Medikal
pock marked i. çiçek bozuğu
marked relief of pain i. ağrıda belirgin azalma
Biyoloji
genetically-marked s. genetik olarak işaretli
Deniz Biyolojisi
marked fish i. markalı balık
Dilbilim
marked suppressive argument i. izlenen öge
voice marked by a suffix i. ekli çatı
Coğrafya
marked tree i. arkansas eyaletinde şehir
ripple-marked s. kum dalgacığı bulunan
ripple-marked s. dalgacık izleri bulunan
Matbaa
water marked bond i. filigranlı kağıt