tend - Türkçe İngilizce Sözlük

tend

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

tend — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yönelmek, eğilim göstermek, ilgilenmek
Okunuş (IPA):
(AmE /tɛnd/ – BrE /tɛnd/)
Terim Türü:
Fiil: tend (tends – tended – tending)
Belirli bir yönde davranış veya durum sergileme hâli. Latince tendere (“gerilmek, yönelmek”) kökünden evrilmiştir. İstatistiksel, psikolojik ve gündelik bağlamlarda eğilim belirtmek için kullanılır.
Eş Anlamlılar:
incline, care for
Zıt Anlamlılar:
neglect, diverge

"tend" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 39 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
tend f. eğilimi olmak
It is not the state, it is often not the major enterprises, which indeed tend rather to retrench.
Küçülme eğiliminde olanlar devlet olmadığı gibi genellikle büyük ölçekli girişimler de değildir.

More Sentences
Genel
tend f. bakmak
She went to her village to tend to her grandmother.
Büyükannesine bakmak için köyüne gitti.

More Sentences
tend f. yatkın olmak
I believe that people tend to focus on the wrong things.
İnsanların yanlış şeylere odaklanmaya yatkın olduğuna inanıyorum.

More Sentences
tend f. eğiliminde olmak
Commodity prices are tending upwards.
Emtia fiyatları yükselme eğiliminde.

More Sentences
tend f. eğilimi olmak
It is not the state, it is often not the major enterprises, which indeed tend rather to retrench.
Küçülme eğiliminde olanlar devlet olmadığı gibi genellikle büyük ölçekli girişimler de değildir.

More Sentences
tend f. ilgilenmek
This will immediately mean more controls and inspections and less time for the farmer to tend his stock.
Bu hemen daha fazla kontrol ve denetim ve çiftçinin hayvanlarıyla ilgilenmesi için daha az zaman anlamına gelecektir.

More Sentences
tend f. (bir yere) bakmak
If you're off tonight, who's tending the bar?
Sen bu gece izinliysen, bara kim bakıyor?

More Sentences
tend f. sıklıkla yapar olmak
Fiona tends to over-react when she makes a mistake.
Fiona bir hata yaptığında sıklıkla aşırı tepki verir.

More Sentences
Havacılık
tend f. meyilli olmak
She tends towards conservatism.
Tutuculuğa meyilli biridir.

More Sentences
Genel
tend f. yol açmak
tend f. eğilimli olmak
tend f. neden olmak
tend f. meşgul olmak (belirli bir yere ait işlerle)
tend f. hizmet etmek
tend f. yüz tutmak
tend f. çalmak (maviye vb)
tend f. bakmak (hayvana/bitkiye)
tend f. yönelmek
tend f. meyletmek
tend f. eğinmek
tend f. temayül etmek
tend f. varmak
tend f. ulaşmak
tend f. gitmek
tend f. (birine) mukayyet olmak
tend f. dikkatini çekmek
tend f. yol açmak
tend f. katkı sağlamak
tend f. eğilim göstermek
Konuşma Dili
tend f. dikkatini vermek
tend f. dikkat etmek
Denizcilik
tend i. halatın gemi omurgasının çizgisi ile yaptığı açı
tend i. gemi demirde sallanırken demir halatının yönü
tend f. (gemi) demirliyken gelgit veya rüzgar ile sallanmak
tend f. demirlenmiş geminin halatının kirlenmesini önlemek
Tarım
tend f. ekmek
tend f. yetiştirmek
Eski Kullanım
tend f. dinlemek
tend f. kulak vermek

"tend" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 35 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
tend to f. bakımıyla meşgul olmak
tend to f. bakmak (birine)
tend to f. eğilimi göstermek
tend to f. eğilimi içinde olmak
tend to f. eğilimine girmek
tend to f. eğiliminde olmak
tend towards f. yönelmek
tend to rise f. yükselme eğiliminde olmak
tend to f. meyil etmek
tend to f. meyilli olmak
tend [dialect] f. niyetli olmak
tend [obsolete] f. hazır olmak
tend [dialect] f. amaçlamak
tend [obsolete] f. beklemek
Öbek Fiiller
tend to [usa&canadian] f. dikkat etmek
tend toward f. -e meyilli olmak
tend toward f. -e eğilimli olmak
tend toward f. -e yatkın olmak
tend toward (something) f. (bir şeye) meyilli olmak
tend toward f. -e yönelmek
tend toward (something) f. (bir şeye) eğilimli olmak
tend toward (something) f. (bir şeye) yatkın olmak
tend toward f. -e doğru yönelmek
Konuşma Dili
tend to do s. yapmaya meyilli
tend to do s. yapma eğiliminde
Deyim
tend bar f. barmenlik yapmak
tend bar f. barmaidlik yapmak
Denizcilik
tend a vessel f. gelgit sırasında demir atmış bir gemiyi yönetmek
Medikal
tend to heal spontaneously f. kendiliğinden iyileşme eğiliminde olmak
Eski Kullanım
tend upon f. bakmak
tend upon f. hizmet etmek
tend on f. bakmak
tend on f. hizmet etmek
tend upon f. refakat etmek
tend on f. refakat etmek