poison - Türkçe İngilizce Sözlük

poison

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

poison — Definition

Anlamı ve Tanımı:
zehir
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈpɔɪzən/ – BrE /ˈpɔɪzən/)
Terim Türü:
İsim: poison (poisons); Fiil: poison (poisons – poisoned – poisoning)
Canlıya zarar veren maddeyi ve mecazi olarak yıkıcı etkiyi tanımlamaktadır. Latince potiō (“içecek”) kökünden gelmiştir. Toksikoloji, suç incelemeleri ve mecazi anlatımlarda zararlı etkileri belirtmek için kullanılır.
Eş Anlamlılar:
toxin, venom
Zıt Anlamlılar:
antidote

"poison" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 53 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
poison i. zehir
When asked to name a poison, I may well think of cyanide, arsenic, or strychnine
Zehirlere örnek vermem istenirse aklıma siyanür, arsenik veya striknini gelebilir.

More Sentences
poison f. zehirlemek
The rebels tried to poison the King with arsenic.
İsyancılar, kralı arsenikle zehirlemeye çalıştılar.

More Sentences
Genel
poison i. zıkkım
Stop drinking this poison; don't you see it kills you day by day?
İçme şu zıkkımı; seni günbegün öldürüyor, görmüyor musun?

More Sentences
poison f. zehir katmak
Someone tried to poison our dog's food.
Birisi köpeğimizin yiyeceğine zehir katmaya çalıştı.

More Sentences
poison f. zehirlemek
The rebels tried to poison the King with arsenic.
İsyancılar, kralı arsenikle zehirlemeye çalıştılar.

More Sentences
poison f. zehir saçmak
Since its establishment, the plant has constantly poisoned the environment.
Fabrika kurulduğundan beri çevreye zehir saçıyor.

More Sentences
poison f. zarar vermek
The so-called reform will only serve to poison relations between England and Spain.
Sözde reform, sadece İngiltere ve İspanya arasındaki ilişkileri zarar vermeye hizmet edecektir.

More Sentences
poison f. mahvetmek
Several heavy metals poison fish habitat.
Bazı ağır metaller balık habitatını mahvediyor.

More Sentences
poison s. zehirli
The fruit of the poison tree is also poisonous.
Zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir.

More Sentences
Medikal
poison i. zehir
When asked to name a poison, I may well think of cyanide, arsenic, or strychnine
Zehirlere örnek vermem istenirse aklıma siyanür, arsenik veya striknini gelebilir.

More Sentences
Genel
poison i. içki
poison i. sem
poison i. aşı
poison i. ağu
poison i. ot
poison i. çember halindeki oyuncuların birbirlerini belirli bir orta alana iterek oynadığı bir oyun
poison f. bozmak
poison f. otalamak
poison f. ağılamak
poison f. saptırmak
poison f. bozmak
poison f. ayartmak
poison f. kötüleştirmek
poison f. kötü yola düşürmek
poison f. ahlakını bozmak
poison f. doğru yoldan ayırmak
poison f. sözle doldurarak (birinden) soğutmak
poison f. yok etmek
poison f. ortadan kaldırmak
poison f. kirletmek
poison f. ağılamak
poison f. istila etmek
poison f. olması gerekenden saptırmak
poison f. uygunsuz hale getirmek
poison s. ağılı
poison s. toksik
poison s. çok zararlı
poison s. zehir saçan
poison s. zehirlenmiş
poison zf. aşırı
poison zf. çok
poison zf. aşırı boyutta
poison zf. aşırı miktarda
poison zf. ziyadesiyle
Medikal
poison i. ağı
poison i. venin
Fizik
poison i. (nükleer reaktörde) zincir reaksiyondan gelen termal nötronları emen bir madde
Kimya
poison f. (katalizör) faaliyetini önlemek
poison f. (katalizör) faaliyetini engellemek
poison f. (reaksiyon veya olgu) oluşumunu engellemek
Biyokimya
poison i. ağı
İngiliz Argosu
poison i. alkol
poison i. içki

"poison" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
poison hemlock i. baldıran
hemlock poison i. baldıran zehiri
poison sumac i. bir tür zehirli sumak
poison oak i. bir tür zehirli sumak
rat poison i. fare zehiri
poison pill i. zehir hapı
poison ivy i. zehirli sarmaşık
poison ivy i. bir tür zehirli sumak
fish poison i. balıkotu
poison hemlock i. ağıotu
white poison i. beyaz zehir
poison-fang i. zehir dişi
poison-pen i. tehdit mektubu
poison-pen i. imzasız olarak birine yazılan nefret mektubu
mouse poison i. fare zehiri
poison arrow i. bir tür kötü fen shui enerjisi
poison apple i. zehirli elma
poison cup i. içinde zehir olduğu için kırılan kap
poison cup i. zehirli kap
poison cup i. zehir kasesi
poison spot i. çember halindeki oyuncuların birbirlerini belirli bir orta alana iterek oynadığı bir oyun
poison circle i. çember halindeki oyuncuların birbirlerini belirli bir orta alana iterek oynadığı bir oyun
poison cup i. zehir kabı
poison-pen letter i. tehdit mektubu
poison-pen letter i. kötü niyetle kaleme alınmış mektup
poison-pen letter i. uyarı mektubu
put down poison f. (tarlaya vb) zehir serpmek
lace one's drink with poison f. içkisine zehir katmak
poison around f. zehir saçmak
emit poison from its fangs f. (yılan) dişlerinden zehir çıkarmak
try to poison someone f. birini zehirlemeye çalışmak
poison someone f. birini zehirlemek
Öbek Fiiller
poison someone against someone or something f. 'e karşı zehirlemek
poison someone against someone or something f. (birine karşı) (birilerine) nifak tohumları ekmek
poison someone with something f. birini bir şey ile zehirlemek
poison (one) against (someone or something) f. (birini birine/bir şeye) karşı kışkırtmak
poison against f. -e karşı doldurmak
poison (one) against (someone or something) f. (birini birine/bir şeye) karşı zehirlemek
poison (one) against (someone or something) f. (birini birine/bir şeye) karşı doldurmak
poison with (something) f. zehirli bir şey karıştırmak
poison against f. -e karşı zehirlemek
poison with (something) f. (bir şeyle) zehirlemek
poison with (something) f. bir zehir katmak/sürmek
poison against f. e karşı kışkırtmak
poison with (something) f. zehirli bir şeyle kirletmek
poison with f. ile zehirlemek
poison with (something) f. zehre bulamak
Atasözü
what's one man's meat's another man's poison birinin sevinci ötekinin mutsuzluğudur
Konuşma Dili
pick your poison expr. istediğin içkiyi seç
pick your poison expr. ne içersin?
pick your poison expr. ne içmek istersin?
pick your poison expr. içkini seç
Deyim
a poison-pen letter i. iftira niteliğinde imzasız mektup
a poison-pen letter i. iftira niteliğinde mektup
a poison-pen letter i. iftira niteliğinde imzasız yazı
a poison-pen letter i. lekeleyici mektup
a poison-pen letter i. zehir zemberek yazı
a poison-pen letter i. karalayıcı mektup
a poison-pen letter i. zehir-zemberek mektup
one man's meat is another man's poison i. birine yarar ötekine zarar
poison pill i. bir şirketin devralmak için cazip olmayacak şekilde yeniden düzenlenmesi için başvurulan yöntem
poison pill i. şirket satın almalarında agresif yatırımcılara karşı şirket sahipleri tarafından şirket yönetimini kaptırmamak için kullanılan bir savunma taktiği
poison pill i. yönetimin ele geçirilmesi tehlikesine karşı yönetim kurulunun piyasaya düşük fiyatlı hisseler sunarak yönetimi devralmak isteyen şirketi zarara uğratmak suretiyle uyguladığı bir savunma taktiği
a poison pen letter i. zehir zemberek mektup
a poison pen letter i. göndereni belli olmayan üzücü bir mektup
a poison pen letter i. göndereni belli olmayan kötüleyici/karalayıcı bir mektup
poison pen i. imzasız şekilde karalayıcı/tehditkar mektup yazan kimse
poison pen i. tehditkar tavır/tutum
poison pen i. imzasız şekilde zehir zemberek mektup yazan kimse
poison pen i. karalayıcı tavır/tutum
hate like poison f. günahı kadar sevmemek
poison the well on f. bir işi bozmak
poison-pen s. karalayıcı/tehditkar mektup yazan
poison-pen s. karalayıcı (mektup)
poison-pen s. tehditkar (mektup)
one man's meat is another man's poison expr. birinin çok beğendiği şey başka biri için zehir olabilir
Konuşma
what's your poison? expr. ne içmek istersin?
what's your poison? expr. ne içersin?
he tried to poison me expr. beni zehirlemeye çalıştı
she tried to poison me expr. beni zehirlemeye çalıştı
name your poison expr. ne içeceksiniz/alırdınız?
are you trying to poison me? expr. beni zehirlemeye mi çalışıyorsun?
Ticaret/Ekonomi
poison put i. başka şirketlerle arzulanmayan bir birleşme durumunda sahibine bedelinin ödenmesini talep etme hakkı veren tahviller
poison pills i. zehir hapı
Siyasal
halabja poison gas attack i. halepçe katliamı
Teknik
poison's number i. puvason sayısı
poison's ratio i. puvason oranı
poison gas i. zehirli gaz
nonhomogeneous poison i. değişken debili poisson
systemic poison i. kan ve sinir zehri
Medikal
poison control centers i. zehir kontrol merkezleri
poison ivy i. sumak
drug and poison information center i. ilaç ve zehir danışma merkezi
identification of a poison i. bir zehrin tanımlanması
traditional poison i. geleneksel zehir
national poison center i. ulusal zehir merkezi
pharmacy and poison law i. eczacılık ve zehirler yasası
acrid poison i. bir tür zehir
cumulative poison i. kümülatif zehir
poison ivy i. zehirli sarmaşık dermatiti
poison oak i. zehirli meşe döküntüsü
poison sumac i. zehirli sumak döküntüsü
poison sumac i. zehirli meşe döküntüsü
poison ivy i. zehirli sarmaşık alerjisi
poison oak i. zehirli sumak döküntüsü
Gıda
food poison i. gıda zehiri
Fizik
burnable poison i. tüketilebilen zehir
burnable poison i. tükenebilir reaktör zehiri
burnable poison i. yanabilir zehir
burnable poison i. yanabilen zehir
burnable poison i. nötron yutucu
neutron poison i. nötronları emerek nükleer reaksiyonları kontrol altına almak için kullanılan, atomları parçalanamaz madde
Kimya
rat poison i. fare zehiri
Biyoloji
poison sack i. zehir kesesi
poison gland i. (bazı balık ve amfibilerde) zehir salgı bezi
Deniz Biyolojisi
poison fishing i. ağı balıkçılığı
poison fishing i. zehir balıkçılığı
Zooloji
poison fang i. zehir dişi
poison fang i. zehirli diş
golden poison frog i. zehirli sarı kurbağa
strawberry poison dart frog i. çilek zehirli ok kurbağası
poison-arrow frog i. zehirli ok kurbağası
poison-dart frog i. zehirli ok kurbağası
Botanik
poison-berry i. it üzümü
poison-berry i. köpek üzümü
poison parsley i. ağı otu
poison hemlock i. şeytantersi
poison parsley i. baldırgan
poison hemlock i. ağı otu
poison parsley i. şeytantersi
poison hemlock i. baldırgan
western poison-oak i. zehirli meşe
pacific poison-oak i. zehirli meşe
poison ash i. amerika'nın bataklık bölgelerine özgü tüy yapraklı ve yeşil çiçekli bir çalı
eastern poison oak (rhus toxicodenedron) i. abd'nin güneydoğusunda yetişen, dokunulduğunda kızarıklığa neden olan zehirli bir çalı
poison dogwood i. amerika'nın bataklık bölgelerine özgü tüy yapraklı ve yeşil çiçekli bir çalı
poison mercury i. abd'nin doğu ve orta kesimlerine özgü yaygın bir tırmanıcı bitki
poison sumac (toxicodendron vernix) i. amerika'nın bataklık bölgelerine özgü tüy yapraklı ve yeşil çiçekli bir çalı
poison mercury i. zehirli sarmaşık
poison tree i. avustralya'da yetişen bir ağaç
river poison tree i. avustralya'da yetişen bir ağaç
fly poison (amianthum muscaetoxicum) i. oldukça toksik olup sinek zehri olarak kullanılan bir bitki
poison milkweed i. abd'nin güneybatısında ve meksika'da yetişen, çiftlik hayvanları için zehirli bir ipek otu
poison camas (zigadenus nuttalli) i. tennessee'den kansas'a ve teksas'a uzanan bölgede yetişen çok yıllık bir bitki
zebra poison (euphorbia arborea) i. zehirli bir güney afrika ağacı
poison nut i. hint fıstığı
poison nut i. kürkas
poison ash (amyris balsamifera) i. batı hint adaları'nda yetişen, odunu çabuk yanan bir ağaç
poison ash (rhus vernix) i. zehirli sumak
poison dogwood (rhus vernix) i. zehirli sumak