| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | venom i. | zehir | ||
| Genel | ||||
| Genel | venom i. | kin | ||
|
The altercations left her with intense venom. Tartışmalar onda yoğun bir kin içerisinde bıraktı. More Sentences |
||||
| Genel | venom i. | zehir (yılan/akrep/arı vb) | ||
|
Either way, it is a creeping venom seeping into our open society and becoming a burden on it. Her iki durumda da açık toplumumuza sızan ve onun üzerinde bir yük haline gelen sürünen bir zehirdir. More Sentences |
||||
| Genel | venom i. | yılan zehiri | ||
|
How long until the venom takes effect? Yılan zehrinin etkisini göstermesi ne kadar sürer? More Sentences |
||||
| Genel | venom i. | zehir (yılan/akrep) | ||
|
A small amount of sarin possesses adequate venom to kill several humans. Az miktarda sarin içerisinde birkaç insanı öldürmeye yetecek kadar zehir bulunur. More Sentences |
||||
| Medikal | ||||
| Medikal | venom i. | venom | ||
|
Will you be seeing the Venom movie? Venom filmini izleyecek misiniz? More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | venom i. | kötülük | ||
| Genel | venom i. | ağı (yılan/akrep/arı vb) | ||
| Genel | venom i. | düşmanlık | ||
| Genel | venom i. | garez | ||
| Genel | venom i. | akrep zehiri | ||
| Genel | venom i. | (yılan/akrep) zehir | ||
| Genel | venom f. | zehir ile enfekte etmek | ||
| Genel | venom f. | zehirlemek | ||
| Genel | venom f. | ağılamak | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | venom i. | ağı | ||
| Medikal | venom i. | sürüngenlerin veya haşerelerin salgıladığı zehir | ||
| Medikal | venom i. | zehir | ||
| Deniz Biyolojisi | ||||
| Deniz Biyolojisi | venom i. | ağı | ||
| Türkçe | İngilizce | |||
|---|---|---|---|---|
| Medikal | ||||
| Medikal | venom | venom i. | ||
|
Will you be seeing the Venom movie? Venom filmini izleyecek misiniz? More Sentences |
||||