| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | whip i. | kırbaç | ||
|
In old times, the whip was used to punish people. Eski zamanlarda kırbaç insanları cezalandırmak için kullanılırdı. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | whip f. | kırbaçlamak | ||
|
The earth is parched, the winds are whipping. Yeryüzü kavruluyor, rüzgarlar kırbaçlıyor. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | whip f. | kamçılamak | ||
|
The jockey whipped the horse to win the race. Jokey yarışı kazanmak için atı kamçıladı. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | whip i. | kamçılama | ||
| Yaygın Kullanım | whip i. | kamçı | ||
| Genel | ||||
| Genel | whip i. | parti denetçisi | ||
|
Whips are the enforcers of their parties. Parti denetçileri, partilerinin yaptırımcılarıdır. More Sentences |
||||
| Genel | whip i. | kırbaç | ||
|
In old times, the whip was used to punish people. Eski zamanlarda kırbaç insanları cezalandırmak için kullanılırdı. More Sentences |
||||
| Genel | whip f. | kırbaçlamak | ||
|
The earth is parched, the winds are whipping. Yeryüzü kavruluyor, rüzgarlar kırbaçlıyor. More Sentences |
||||
| Genel | whip f. | kırbaçla dövmek | ||
|
The cruel man beat the dog with a whip. Zalim adam köpeği kırbaçla dövdü. More Sentences |
||||
| Genel | whip f. | kamçılamak | ||
|
The jockey whipped the horse to win the race. Jokey yarışı kazanmak için atı kamçıladı. More Sentences |
||||
| Genel | whip f. | çalmak | ||
|
A snatcher whipped her bag from her hands. Bir kapkaççı çantasını elinden çaldı. More Sentences |
||||
| Genel | whip f. | vurmak (kamçı, baston vb ile) | ||
|
Tom whipped Mary with his belt. Tom, Mary'ye kemeriyle vurdu. More Sentences |
||||
| Genel | whip f. | (yumurta/yoğurt vb.) çırpmak | ||
|
Whip the glair until it becomes a creamy form. Krem haline gelene kadar çırpın. More Sentences |
||||
| Genel | whip f. | kırıp geçirmek | ||
|
The storm whipped all of the trees in our neighbourhood. Fırtına mahallemizdeki tüm ağaçları kırıp geçirdi. More Sentences |
||||
| Genel | whip f. | çekip çıkarmak | ||
|
Jill whipped the plaster from her arm. Jill kolundaki alçıyı çekip çıkardı. More Sentences |
||||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | whip i. | parti disiplini bildirisi | ||
|
A whip is an instruction to attend and vote according to the party's position. Parti disiplini bildirisi, partinin tutumuna göre oylamaya katılma ve oy kullanma talimatıdır. More Sentences |
||||
| Siyasal | whip i. | parti denetçisi | ||
|
Whips are the enforcers of their parties. Parti denetçileri, partilerinin yaptırımcılarıdır. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | whip i. | kırbaç | ||
|
In old times, the whip was used to punish people. Eski zamanlarda kırbaç insanları cezalandırmak için kullanılırdı. More Sentences |
||||
| Mutfak | ||||
| Mutfak | whip i. | şeker ve çırpılmış yumurta akı veya kremadan yapılan bir meyveli tatlı | ||
|
The boy loves strawberry dole whip. Çocuk şekerli kremayla çırpılmış çilekli tatlıya bayılıyor. More Sentences |
||||
| İngiliz Argosu | ||||
| İngiliz Argosu | whip f. | çalmak | ||
|
A snatcher whipped her bag from her hands. Bir kapkaççı çantasını elinden çaldı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | whip i. | kamçı | ||
| Genel | whip i. | teyel | ||
| Genel | whip i. | makara | ||
| Genel | whip i. | kitap dikişi | ||
| Genel | whip i. | çırpacak (yumurta vb için) | ||
| Genel | whip i. | kamçılama | ||
| Genel | whip i. | çırpma teli | ||
| Genel | whip i. | üstünlük | ||
| Genel | whip i. | av köpeklerini idare eden kimse | ||
| Genel | whip i. | arabacı | ||
| Genel | whip i. | parlamentoda parti denetçisi | ||
| Genel | whip i. | kırbaçlama | ||
| Genel | whip i. | kamçı | ||
| Genel | whip i. | kırbaç darbesi | ||
| Genel | whip i. | kamçı darbesi | ||
| Genel | whip i. | (halat/kablo) sargı | ||
| Genel | whip i. | yel değirmeni kolu | ||
| Genel | whip i. | ani saldırı | ||
| Genel | whip i. | kamçı anten | ||
| Genel | whip i. | yumurta çırpacağı | ||
| Genel | whip i. | yumurta teli | ||
| Genel | whip i. | rüzgar gülünün kolu | ||
| Genel | whip i. | çarpışan araba | ||
| Genel | whip i. | faytoncu | ||
| Genel | whip i. | esneklik | ||
| Genel | whip i. | yumuşaklık | ||
| Genel | whip i. | çarpışan araba | ||
| Genel | whip f. | çevirmek | ||
| Genel | whip f. | çok hızlı çekmek | ||
| Genel | whip f. | döndürmek (topaç) | ||
| Genel | whip f. | ifadesini almak | ||
| Genel | whip f. | zorla öğretmek | ||
| Genel | whip f. | aşırmak | ||
| Genel | whip f. | şaplak indirmek (kıçına) | ||
| Genel | whip f. | olta atmak | ||
| Genel | whip f. | para çalmak | ||
| Genel | whip f. | tamamıyla mağlup etmek | ||
| Genel | whip f. | bozguna uğratmak | ||
| Genel | whip f. | kırbaç vurmak | ||
| Genel | whip f. | çırpmak (sütün yüzünde toplanan kremayı/yumurtayı vb'ni) | ||
| Genel | whip f. | fırlamak | ||
| Genel | whip f. | çırpmak | ||
| Genel | whip f. | yenmek | ||
| Genel | whip f. | kafasına sokmak | ||
| Genel | whip f. | fırlatmak | ||
| Genel | whip f. | geçirmek | ||
| Genel | whip f. | teyellemek | ||
| Genel | whip f. | kapmak | ||
| Genel | whip f. | paylamak | ||
| Genel | whip f. | azarlamak | ||
| Genel | whip f. | dayak atmak | ||
| Genel | whip f. | dolamak (ip) | ||
| Genel | whip f. | çalkalamak | ||
| Genel | whip f. | bastırmak (kumaş) | ||
| Genel | whip f. | kamçı çalmak | ||
| Genel | whip f. | dövmek | ||
| Genel | whip f. | köpürtmek | ||
| Genel | whip f. | (kumaş) bastırmak | ||
| Genel | whip f. | kamçıyı çalmak | ||
| Genel | whip f. | sopa çekmek | ||
| Genel | whip f. | sopa ile dövmek | ||
| Genel | whip f. | kırbaçlayarak yürütmek | ||
| Genel | whip f. | şiddet kullanarak öğretmek | ||
| Genel | whip f. | yenmek | ||
| Genel | whip f. | hezimete uğratmak | ||
| Genel | whip f. | oltayla balık avlamak | ||
| Genel | whip f. | (kumaş) ucunu kıvırıp dikmek | ||
| Genel | whip f. | çok hızlı hareket etmek | ||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | whip i. | parti üyelerine her hafta gönderilen iş programı | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | whip i. | çalkalama | ||
| Teknik | whip i. | halat sargısı | ||
| Teknik | whip i. | köpürtme | ||
| Teknik | whip i. | palanga | ||
| Teknik | whip i. | yumurta çırpığı | ||
| Teknik | whip i. | esneklik açısından kamçıya benzeyen şey | ||
| Teknik | whip f. | (topu) döndürmek | ||
| Mekanik | ||||
| Mekanik | whip i. | yapının aniden serbest bırakıldığı veya dinamik uyarıma maruz kaldığındaki geçici elastik hareketi | ||
| Mekanik | whip i. | tek sabit makara | ||
| Mekanik | whip i. | çift sabit makara | ||
| Tekstil | ||||
| Tekstil | whip f. | verev dikiş ile birleştirmek | ||
| Tekstil | whip f. | verev dikiş ile bitirmek | ||
| Tekstil | whip f. | verev dikiş ile bir araya getirmek | ||
| Tekstil | whip f. | veren dikiş ile büzdürmek | ||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | whip i. | şahsi motorlu araç | ||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | whip i. | piyan | ||
| Denizcilik | whip i. | 2'ye 1 mekanik avantaj elde etmek için bir bloğun kullanıldığı makara sistemi | ||
| Denizcilik | whip f. | tepe makarasından geçen bir halatla kaldırmak | ||
| Denizcilik | whip f. | halatın çözülmesini önlemek için ucuna düğüm atmak veya küçük bir nesne takmak | ||
| Mutfak | ||||
| Mutfak | whip i. | (kısaca) krem şanti | ||
| Mutfak | whip f. | çırparak karıştırmak | ||
| Mutfak | whip f. | tele çırparak köpürtmek | ||
| Mutfak | whip f. | telle vurup köpürtmek | ||
| Mutfak | whip f. | dolpumak | ||
| Botanik | ||||
| Botanik | whip i. | ağaçsı bitkinin dalsız sürgünü | ||
| Botanik | whip i. | tomurcuklanma veya aşılama zamanından sonra bir mevsim büyüyüp tek bir dalsız sürgün veren bitki | ||
| Botanik | whip i. | istenen mahsulleri verme ihtimali düşük olup yanındaki ağaçlara zarar veren uzun ve ince ağaç | ||
| Balıkçılık | ||||
| Balıkçılık | whip f. | olta sineğini (suya) tekrar tekrar atmak | ||
| Spor | ||||
| Spor | whip i. | (golf sopasında) esneklik | ||
| Spor | whip i. | güreşçinin rakibinin kolunu tutup onu yere devirdiği bir hamle | ||
| Spor | whip i. | (paten derbisinde) bir oyuncunun hızını diğerine aktardığı hareket | ||
| Spor | whip f. | (paten derbisinde) hızı bir oyuncudan diğerine aktarmak | ||
| İngiliz Argosu | ||||
| İngiliz Argosu | whip f. | aşırmak | ||