save - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

save

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"save" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 40 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
save i. kurtarma
save f. (para) biriktirmek
save f. kurtarmak
save f. biriktirmek
General
save i. sayıyı önleme
save f. engellemek
save f. ayırmak
save f. tasarruf etmek
save f. kayda geçirmek
save f. muhafaza etmek
save f. idareli harcamak
save f. tutmak
save f. kusuruna bakmamak
save f. artırmak
save f. bağışlamak
save f. biriktirmek
save f. kurtarmak
save f. (para) biriktirmek
save f. korumak
save f. saklamak
save f. idareli kullanmak
save f. kazandırmak
save f. para biriktirmek
save ed. dışında
save ed. haricinde
save ed. gayri
save ed. başka
save ed. hariç
save ed. yalnız
save ed. ancak
save ed. -den başka
Trade/Economic
save f. tasarrufta bulunmak
Technical
save f. korumak
save f. kaydetmek
save f. kurtarmak
save f. saklamak
Computer
save i. kaydetme
save i. saklama
save f. kaydetmek
save expr. kaydet

"save" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

İngilizce Türkçe
General
enforced save i. çalışanların tasarrufa teşvik edilmesi
save-all i. atık-önleyici
save the date i. düğüne davet etmek amacıyla gönderilen ön davetiye
power save mode i. enerji tasarrufu modu
power save mode i. güç tasarrufu modu
save life f. hayat kurtarmak
save one's face f. yiğitliğe leke sürmemek
save one's life f. canını kurtarmak
save one's skin f. paçayı kurtarmak
save for f. para biriktirmek
save up f. biriktirmek
save money f. para biriktirmek
save one's face f. itibarını zedeleyebilecek bir durumdan yüzünün akıyla çıkmak
save on f. idareli kullanmak
save on f. tasarruf etmek
save face f. başını dik tutmak
save face f. görünüşü kurtarmak
save time f. zaman kazanmak
save oneself f. başının çaresine bakmak
save one's skin f. sağ kurtulmak
save money f. para tutmak
save up f. para biriktirmek
save one's skin f. postu kurtarmak
save one's skin f. başını kurtarmak
save time f. zamandan tasarruf etmek
save time f. zamandan kazanmak
save the changes f. değişiklikleri kaydetmek
save the world f. dünyayı kurtarmak
save somebody from death f. ölümden kurtarmak
save somebody from death f. ölmekten kurtarmak
save the building from demolition f. binayı yıkımdan kurtarmak
save the house from demolition f. evi yıkımdan kurtarmak
save one's place f. yerini tutmak
save the day f. günü kurtarmak
save someone from the wreckage f. göçükten kurtarmak
save someone from the wreckage f. enkazdan kurtarmak
save someone from the wreckage f. enkaz altından kurtarmak
save someone from the wreckage f. göçük altından kurtarmak
save someone's life f. hayatını kurtarmak
save time f. zaman kazandırmak
save the situation f. hızır gibi yetişmek
save money f. tasarruf etmek
save one’s honour f. namusunu korumak
save one’s honor f. namusunu korumak
save on f. israfından kaçınmak
save as f. yeni adla saklamak
save one's breath f. boşuna soluk tüketmemek
save one's breath f. nefesini boşuna tüketmemek
save up f. tasarruf sağlamak
save one's life f. hayatını kurtarmak
save on energy f. enerjiden tasarruf etmek
save one’s life f. hayatını kurtarmak
save something for the right occasion f. bir şeyi uygun bir zamana saklamak
save someone the trouble f. birini zahmetten kurtarmak
save the cost f. maliyeti kurtarmak
save the lives of two men f. iki adamın hayatını kurtarmak
save money up f. para biriktirmek
save everybody's lives f. herkesin hayatını kurtarmak
save the marriage f. evliliği kurtarmak
save oneself f. kendini kurtarmak
save money for something f. bir şey için para biriktirmek
save a seat on the bus f. birine otobüste yer ayırmak
save the photographs from the fire f. fotoğrafları yanmaktan kurtarmak
save someone from the attacker f. birini saldırgandan kurtarmak
save space f. (telefonda vb) yer kazanmak
save the hostages f. rehineleri kurtarmak
save a seat f. yer tutmak
save appearances f. görüntüyü kurtarmak
save someone from drowning f. birini boğulmaktan kurtarmak
save appearances f. nezih bir görüntü oluşturmak
save that zf. ancak
save for ed. hariç
save that bağ. yalnız
god save us ünl. tanrı bizi korusun
god save the king ünl. tanrı kralı korusun
Phrasals
save up for something f. bir şey için para biriktirmek
save money toward something f. (bir şey almak/belli bir amaç/hedef için) para biriktirmek
save (an amount of) (money) on (something) f. (bir şeyden belli bir miktar) tasarruf etmek
save (an amount of) (money) on (something) f. (bir şey) için (belli bir miktar daha az para) harcamak
save (money) on something f. bir şeyden (belli bir miktar) tasarruf etmek
save (money) on something f. bir şey için (belli bir miktar daha az para) harcamak
save (something) as (something else) f. (bir bilgisayar dosyasını bir isimle) kaydetmek
save (something) as (something else) f. (bir bilgisayar dosyasını bir şey) olarak kaydetmek
save (something) as (something else) f. (bir bilgisayar dosyasını bir formatta) kaydetmek
save down f. (bir bilgisayar dosyasını) kaydetmek/yedeklemek
save for (someone or something) f. (biri/bir şey) için ayırmak
save for (someone or something) f. (biri/bir şey) için tutmak
save for (someone or something) f. (biri/bir şey) haricinde
save for (someone or something) f. (biri/bir şey) dışında
save for (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) başka
save for (something) f. (bir şey) için para biriktirmek
save for (something) f. (bir şey) için kenara para koymak
save for (something) f. (bir şey) almak için para biriktirmek
save from f. -den kurtarmak
save from f. -den korumak
save from (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) kurtarmak/korumak
save from (someone or something) f. (tehlikeli birinden/bir durumdan) kurtarmak
save from (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) elinden almak/kurtarmak
save from (something) f. (başarısızlıktan) kurtarmak
save from (something) f. (iflastan) kurtarmak/döndürmek
save toward (something) f. (bir şey) için para biriktirmek
save toward (something) f. (bir şey) için kenara para koymak
save toward (something) f. (bir şey) almak için para biriktirmek
Phrases
save your energy save your money expr. enerjini boşa harcama paran cebinde kalsın
god save britain expr. tanrı britanya'yı korusun
god save the queen expr. tanrı kraliçeyi korusun
save my earth expr. dünyamı kurtar
save our souls expr. ruhlarımızı kurtarın
Proverb
save up something for a rainy day ak akçe kara gün içindir
save for a rainy day ak akçe kara gün içindir
beauty will save the world dünyayı güzellik kurtaracak
a prophet is not without honor save in his own country düşmanı dışarıda aramaya gerek yoktur
prophet is not without honor save in his own country düşmanı dışarıda aramaya gerek yoktur
a prophet is not without honor save in his own country insana ne gelirse yakınından gelir
prophet is not without honor save in his own country insana ne gelirse yakınından gelir
a prophet is not without honor save in his own country bir peygamber, kendi memleketinden, akraba çevresinden ve kendi evinden başka yerde hor görülmez
a prophet is not without honor save in his own country sakalım yok ki sözüm dinlensin
a prophet is not without honor save in his own country kimse kendi memleketinde peygamber olamaz
Colloquial
save one's bacon f. durumunu kurtarmak
save one's bacon f. canını kurtarmak
save someone's skin f. yardımına yetişmek
save someone's bacon f. yardımına yetişmek
save someone's skin f. yardımına koşmak
save someone's skin f. yardım etmek
save someone's neck f. birinin kıçını kurtarmak
save someone's bacon f. yardımına koşmak
save someone's neck f. imdadına yetişmek
save someone's neck f. yardımına yetişmek
save someone's neck f. yardım etmek
save someone's skin f. imdadına yetişmek
save someone's bacon f. imdadına yetişmek
save someone's neck f. yardımına koşmak
save someone's bacon f. yardım etmek
save someone's bacon f. birinin kıçını kurtarmak
save someone's skin f. birinin kıçını kurtarmak
save the best for the last f. en iyisini en sona saklamak
save the best for the last f. en iyisini sona saklamak
can't do something to save your life f. hayatta/ölse yapamamak
save (something) for another time f. (bir şeyi) bir başka zamana saklamak
save somebody's bacon f. birinin kıçını kurtarmak
save somebody's bacon f. birinin imdadına yetişmek
save somebody's bacon f. birinin yardımına yetişmek
save somebody's bacon f. birinin yardımına koşmak
save somebody's bacon f. birine yardım etmek
save me ünl. kurtar beni
god save the mark! expr. aman tanrım!
god save the mark! expr. ne diyeceğimi bilemiyorum!
save me some expr. birazını bana bırak
save that bullshit expr. bırak saçmalamayı
save that bullshit expr. bırak maval okumayı
save it! expr. kapa çeneni!
save it! expr. (öğütleri vb) kendine sakla!
save it! expr. sus!
save it expr. konuşmayı kes
save it expr. sus
save it expr. söyleyeceklerinin bir önemi yok
save it expr. söyleyeceklerini duymak istemiyorum
save it! expr. konuşmayı kes!
save it! expr. sus!
save it! expr. söyleyeceklerini kendine sakla!
save it! expr. söyleyeceklerinin bir önemi yok!
save it expr. söyleyeceklerini kendine sakla
save it! expr. kes sesini!
save it! expr. söyleyeceklerini duymak istemiyorum!
save it! expr. sonra söylersin!
save it! expr. sessiz ol!
gstk (god save the king) expr. tanrı kralı korusun
gstq (god save the queen) expr. tanrı kraliçeyi korusun
Idioms
save one's bacon f. yakayı kurtarmak
save one's skin f. postu kurtarmak
save face f. zevahiri kurtarmak
save one's breath f. çenesini yormamak
scrimp and save f. kemerleri sıkmak
pinch and save f. dişinden tırnağından artırmak
save one's neck f. postu kurtarmak
save appearances f. zevahiri kurtarmak
save someone's blushes f. birisini utandırmaktan kaçınmak
save someone's blushes f. utandırmamaya çalışmak
scrimp and save f. cebinde akrep olmak
scrimp and save f. çok cimri olmak
scrimp and save f. çok tutumlu olmak
scrimp and save f. üçün beşin hesabını yapmak
save someone's bacon f. kıçını kurtarmak
save somebody's skin f. birinin kıçını kurtarmak
save a bundle on something f. bir yığın para ödemekten kurtulmak
save a bundle on something f. epeyce bir miktar tasarruf etmek
save something for a rainy day f. (zor günler için) bir kenara koymak
save something for a rainy day f. zor günler için saklamak
save oneself (for marriage) f. (evlenene kadar) bekaretini korumak
save one's own skin f. kendi postunu kurtarmak
scrimp and save f. ucu ucuna geçinmek
scrimp and save f. kıt kıtına harcamak
save your own skin f. kendi kıçını kurtarmak
save the day f. durumu/vaziyeti kurtarmak
save (one's) hide f. (birini) başarısızlıktan kurtarmak
save (one's) hide f. (birini) tehlikeden kurtarmak
save (one's) hide f. (birini) felaketten kurtarmak
save (one's) hide f. (birine) kötü bir şey olmasını engellemek
save (one's) hide f. (birini) kötü bir durumdan kurtarmak
save (one's) hide f. (birini) kurtarmak
save (one's) hide f. (birinin) paçasını kurtarmak
save somebody’s (own) neck f. birini/kendini tehlikeden kurtarmak
save somebody’s (own) neck f. birini/kendini felaketten kurtarmak
save somebody’s (own) neck f. birine/kendine kötü bir şey olmasını engellemek
save somebody’s (own) neck f. birini/kendini kötü bir durumdan kurtarmak
save somebody’s (own) neck f. birini/kendini kurtarmak
save somebody’s (own) neck f. birinin/kendinin paçasını kurtarmak
save somebody’s (own) neck f. birinin/kendinin götünü kurtarmak
save somebody’s (own) skin f. birini/kendini tehlikeden kurtarmak
save somebody’s (own) skin f. birini/kendini felaketten kurtarmak
save somebody’s (own) skin f. birine/kendine kötü bir şey olmasını engellemek
save somebody’s (own) skin f. birini/kendini kötü bir durumdan kurtarmak
save somebody’s (own) skin f. birini/kendini kurtarmak
save somebody’s (own) skin f. birinin/kendinin paçasını kurtarmak
save somebody’s (own) skin f. birinin/kendinin götünü kurtarmak
save somebody’s (own) hide f. birini/kendini tehlikeden kurtarmak
save somebody’s (own) hide f. birini/kendini felaketten kurtarmak
save somebody’s (own) hide f. birine/kendine kötü bir şey olmasını engellemek
save somebody’s (own) hide f. birini/kendini kötü bir durumdan kurtarmak
save somebody’s (own) hide f. birini/kendini kurtarmak
save somebody’s (own) hide f. birinin/kendinin paçasını kurtarmak
save somebody’s (own) hide f. birinin/kendinin götünü kurtarmak
save (one's) own hide f. kendini tehlikeden kurtarmak
save (one's) own hide f. kendini felaketten kurtarmak
save (one's) own hide f. kendini beladan kurtarmak
save (one's) own hide f. kendini kötü bir durumdan kurtarmak
save (one's) own hide f. kendini kurtarmak
save (one's) own hide f. paçasını kurtarmak/sıyırmak
save (one's) own neck f. postu kurtarmak
save (one's) own neck f. kendi postunu kurtarmak
save (one's) own neck f. kendi götünü/kıçını kurtarmak
save (one's) own neck f. kendini kurtarmak
save (one's) own neck f. kendini tehlikeden, beladan, zorluktan kurtarmak/sıyırmak
save the furniture [australia] f. kötü bir durumdan en iyi şekilde sıyrılmak
save the furniture [australia] f. günü kurtarmak
save the furniture [australia] f. kötü bir durumdan olabilecek en iyi sonucu çıkarmak
save the furniture [australia] f. kötü bir durumdan olabilecek en iyi sonucu yaratmak
save the furniture [australia] f. kötü/talihsiz bir durumda elindekinden de olmamak
save someone's face f. birini gülünç/komik duruma düşmekten kurtarmak
save someone's face f. (birini) küçük düşmekten kurtarmak
save someone's face f. (birini) rezil olmaktan kurtarmak
save versus (something) f. (masaüstü oyunlarında) (bir şeye) karşı koruma sağlamak
save versus (something) f. (bir şeye) karşı direnmek
save versus (something) f. (bir şeyden) kaçmak/kaçınmak
save versus (something) f. (bir şeye) karşı gardını almak
save, keep, it for a rainy day f. zor günler için saklamak
save, keep, it for a rainy day f. kenara koymak
save, keep, it for a rainy day f. ilerisi için saklamak
save, keep, it for a rainy day f. kenara koymak
save money up (for something) f. (bir şey) için para biriktirmek
save money up (for something) f. (bir şey) için kenara para koymak
save money up (for something) f. (bir şey) almak için para biriktirmek
save room (for something) f. (bir yiyecek) için yer ayırmak/bırakmak
save room (for something) f. (bir yiyeceğe de) yer bırakmak
save room (for something) f. çok yemeyip (bir şeye) yer ayırmak/bırakmak
save room (for something) f. (bir şeye) yer ayırmak/bırakmak için çok yememek
save room (for something) f. (bir şey) için karnını tam/tıka basa doyurmamak
save skin f. postu kurtarmak
save skin f. başını kurtarmak
save skin f. paçayı kurtarmak
save skin f. sağ kurtulmak/kurtarmak
save skin f. kıçını kurtarmak
save skin f. yardım etmek
save skin f. tehlikeden/felaketten kurtulmak/kurtarmak
save a bundle f. bir yığın para ödemekten kurtulmak
save a bundle f. epeyce bir miktar tasarruf etmek
save a bundle f. bir yığın para ödemekten kurtarmak
save a bundle f. epeyce bir miktar tasarruf ettirmek
save breath f. boşuna soluk tüketmemek
save breath f. nefesini boşuna tüketmemek
save breath f. çenesini yormamak
scrimp and save f. cebinde akrep olmak
scrimp and save f. çok cimri olmak
scrimp and save f. çok tutumlu olmak
scrimp and save f. kıt kıtına harcamak
scrimp and save f. kemerleri sıkmak
scrimp and save f. üçün beşin hesabını yapmak
to save someone's life zf. en azından
to save someone's life zf. asgari olarak
to save someone's life zf. bunu dahi yapamadan
save your breath! expr. çeneni yorma!
save it for a rainy day expr. zor günler için sakla
save it for a rainy day expr. zor günler için kenara koy
save it for a rainy day expr. ilerisi için sakla
save it for a rainy day expr. ilerisi için kenara koy
save it for the judge [cliché] expr. bunları hakime anlatırsın
save it for the judge [cliché] expr. derdini hakime anlatırsın
save it for the judge [cliché] expr. bunları mahkemede anlatırsın
save it for the judge [cliché] expr. derdini mahkemede anlatırsın
save it for the judge [cliché] expr. derdini hakime/mahkemede anlat
to save (one's) life expr. ne kadar çabalarsa çabalasın
to save (one's) life expr. ne yaparsa yapsın
to save (one's) life expr. dünyada
to save (one's) life expr. hayatta
to save (one's) life expr. ölse
to save (one's) life expr. ne kadar isterse istesin
to save (one's) life expr. ne kadar uğraşırsa uğraşsın
to save life expr. ne kadar çabalarsa çabalasın
to save life expr. ne yaparsa yapsın
to save life expr. dünyada
to save life expr. hayatta
to save life expr. ne kadar isterse istesin
to save life expr. ne kadar uğraşırsa uğraşsın
to save your life expr. ne kadar çabalarsa çabalasın
to save your life expr. ne yaparsa yapsın
to save your life expr. dünyada
to save your life expr. hayatta
to save your life expr. ölse
to save your life expr. ne kadar isterse istesin
to save your life expr. ne kadar uğraşırsa uğraşsın
Speaking
turn on the lights to save your eyes expr. gözlerinizi yormamak için ışığı açın
he walks home to save carfare expr. yol parasından tasarruf etmek için eve yürüyerek gider
save your breath expr. ne desen nafile
save your breath expr. ne desen boş
save your breath expr. nefesini tüketme
you had a chance to save yourself expr. kendini kurtarma şansın vardı
I'll save you the trouble expr. sizi zahmetten kurtarayım
save me expr. beni kurtar
save the last bullet for yourself expr. son kurşunu kendin için sakla
I came to save you expr. seni kurtarmaya geldim
save it! expr. düşüncelerini kendine sakla!
Trade/Economic
marginal propensity to save i. marjinal tasarruf eğilimi
average propensity to save i. ortalama tasarruf eğilimi
propensity to save i. tasarruf eğilimi
marginal propensity to save i. marjinal tasarruf meyli
propensity to save i. artırım eğilimi
propensity to save i. tasarruf temayülü
marginal propensity to save i. marjinal tasarruf eğilimi
save and go away expr. kurtar ve kaç
Law
save the statute f. davanın zamanaşımını kesmek
save for the exceptions or derogations provided for expr. -de öngörülen istisnalar ya da sapmalar saklı kalmak kaydıyla
Politics
save as otherwise provided i. aksi öngörülmedikçe
save as otherwise provided expr. aksine rapor olmadıkça
save for the exceptions or derogations provided for expr. de öngörülen istisnalar ya da sapmalar saklı kalmak kaydıyla
even in such circumstances it is your duty to save the turkish independence and republic expr. işte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen, türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır
Technical
recovery save set i. kurtarma kaydetme kümesi
auto-save on submit i. gönderme sırasında otomatik kaydetme
save as f. yeni adla kaydetmek
save as f. yeni adla saklamak
Computer
toner save i. toner tutumu
save date i. kayıt tarihi
save new object i. kaydet yeni nesne
save in folder i. kaydedileceği klasör
save messages i. iletileri kaydetme
save options i. kaydetme seçenekleri
save system authority i. sistem saklama yetkisi
save error i. kaydetme hatası
save copy as i. kopya kayıt türü
save toner i. toner tutumu
save file as type i. dosya kayıt türü
save file as type i. kaydedilecek dosya türü
save file as type i. dosyanın kayıt türü
save file i. saklama kütüğü
save in folder i. kaydedilecek klasör
save toolbar i. kaydet araç çubuğu
save as type i. kayıt türü
save dialog i. kaydet diyalog
automatic save every i. otomatik kaydetme aralığı
background save i. arka planda kayıt
energy save i. enerji tasarrufu
don't save i. kaydetme
energy save i. güç tutumu
fast save i. hızlı kaydetme
full save i. tamamını sakla
power save mode i. güç tutumu modu
power save mode i. enerji koruma modu
power save i. güç koruması
power save i. güç tutumu
power save i. güç tasarrufu
power save mode i. enerji kazanç modu
save function i. kaydetme fonksiyonu
save it to disk f. dosyayı diske kaydetmek
save a file f. dosya kaydetmek
save/update all expr. kaydet/tümünü güncelleştir
lock/save sheet expr. sayfayı kilitle/kaydet
save to idc/htx expr. idc/htx'e kaydet
save as/save copy as expr. farklı kaydet
save/update expr. kaydet/güncelleştir
save as/export expr. farklı kaydet/ver
would you like to save your changes? expr. değişiklikleri kaydetmek istiyor musunuz?
save as html expr. html olarak kaydet
save scheme expr. düzeni kaydet
save macro as expr. makroyu farklı kaydet
save changes expr. değişiklikleri kaydet
save text expr. metni kaydet
save picture in document expr. resmi belgeye kaydet
save key expr. anahtarı kaydet
save unformatted values expr. salt değerler olarak
save my name only expr. yalnız adımı kaydet
save qualifier expr. niteleyici kaydet
save log expr. günlüğü kaydet
save picture as expr. resmi farklı kaydet
save formatted values expr. biçimleriyle birlikte
save report assave report expr. raporu kaydet
save colors expr. renkleri kaydet
save as expr. olarak kaydet
save ade as expr. ade'yi farklı kaydet
save copy as expr. kopyayı farklı kaydet
save chart as expr. grafiği farklı kaydet
save record expr. kaydı kaydet
save this image expr. bu resmi kaydet
save html expr. html'yi kaydet
save map template expr. harita şablonu kaydet
save in folder expr. kaydet
save a copy expr. kopyasını kaydet
save copy as expr. kaydet kopya yeni adla
save copy expr. kopyayı kaydet
save in expr. kaydetme yeri
save data only for forms expr. formlar için veriyi kaydet
save with document expr. belge ile kaydet
save data only for forms expr. veriyi sadece formlar için kaydet
save property expr. özelliği kaydet
save report assave results expr. sonuçları kaydet
save file dsn expr. dosya dsn'i kaydet
save as report expr. rapor olarak kaydet
save copy as expr. kopyasını farklı kaydet
save form as expr. formu farklı kaydet
save with fonts expr. yazıtipleriyle kaydet
save ribbons expr. şerit tutumu yap
save workspace expr. çalışma alanını kaydet
save summary as expr. özeti adıyla kaydet
save all expr. tümünü kaydet
save form expr. formu kaydet
save settings expr. ayarları kaydet
save now expr. şimdi kaydet
save object expr. nesne kaydet
save web query expr. web sorgusunu kaydet
save midi scheme as expr. mıdı düzenini farklı kaydet
save login id and expr. oturum açma kimliğini kaydet ve
save data as expr. veriyi farklı kaydet
save page as expr. sayfayı farklı kaydet
save selections expr. seçimleri kaydet
save history as expr. geçmişi farklı kaydet
save all expr. tümünü kaydet
save options expr. seçenekleri kaydet
save logging file expr. günlük dosyasını kaydedin
save avi file expr. avı dosyası kaydet
save current expr. kaydet
save and exit expr. kaydet ve çık
save preview picture expr. önizleme resmini kaydet
save as default expr. varsayılan olarak kaydet
save on exit expr. çıkışta kaydet
save to html expr. html'ye kaydet
save formatted expr. biçimli kaydet
save results expr. sonuçları kaydet
save my name and password expr. parola ve adımı kaydet
save workbook as expr. çalışma kitabını farklı kaydet
save query expr. sorguyu kaydet
save mde as expr. mde'yi farklı kaydet
save search as expr. aramayı kaydet
save list expr. liste kaydet
save selection expr. seçimi kaydet
save object expr. nesneyi kaydet
save as query expr. sorgu olarak kaydet
save movie expr. filmi kaydet
save report expr. raporu kaydet
save capture? expr. yakalama kaydedilsin mi?
save password expr. parolayı kaydet
save template expr. şablonu kaydet
save version expr. sürüm kaydet
save layout expr. yerleşimi kaydet
save settings on exit expr. çıkışta ayarları kaydet
save as table expr. tablo olarak kaydet
save history expr. geçmişi kaydet
save project expr. projeyi kaydet
save current document expr. geçerli belgeyi kaydet
save to disk expr. diske kaydet
save copy as expr. kopya olarak kaydet
save template expr. şablon kaydet
save header source expr. üstbilgi kaynağı kaydet
save as expr. dosyasını farklı kaydet
save as file expr. dosya olarak kaydet
save native picture formats only expr. sadece doğal resim biçimlerinde kaydet
save page expr. sayfayı kaydet
save file as expr. dosyayı farklı kaydet
save password expr. parolayı sakla
save form to expr. formu kaydet
save property expr. özellik kaydet
save contents expr. içerik kaydet
save chart expr. grafik kaydet
save format expr. biçim kaydet
save to expr. kaydetme yeri
save changes in expr. değişiklikleri kaydet
save query expr. sorgu kaydet
save macro sheet as expr. makro sayfasını farklı kaydet
save method expr. yöntemi kaydet
save in expr. kayıt yeri
save native picture formats only expr. sadece özgün resim biçimlerini kaydet
save external link values expr. dış bağlantı değerlerini kaydet
save form as report expr. formu rapor olarak kaydet
save web page expr. web sayfasını kaydet
save file expr. dosya kaydet
save table expr. tabloyu kaydet
save theme expr. temayı kaydet
save as expr. adıyla kaydet
save binder expr. cilt kaydet
save in inbox expr. gelen kutusu'na kaydet
save pin expr. pin'i kaydet
save to database expr. veritabanına kaydet
save as file expr. dosyayı farklı kaydet