shift - Türkçe İngilizce Sözlük

shift

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

shift — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kayma, vardiya
Okunuş (IPA):
(AmE /ʃɪft/ – BrE /ʃɪft/)
Terim Türü:
İsim: shift (shifts); Fiil: shift (shifts – shifted – shifting)
Konum değişimini ya da çalışma zaman dilimini ifade eder. Eski İngilizce sciftan kökünden gelir. Fizik ve iş organizasyonunda temel terimdir.
Eş Anlamlılar:
change
Zıt Anlamlılar:
fixity

"shift" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 139 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
shift i. vardiya
This week I'm working the night shift.
Bu hafta gece vardiyasında çalışıyorum.

More Sentences
shift f. değiştirmek
We have slightly shifted the priorities.
Öncelikleri biraz değiştirdik.

More Sentences
Genel
shift i. nöbet
My shift's over soon.
Nöbetim birazdan bitecek.

More Sentences
shift i. değişim
They are analyzing the shift in fashion since the 90s.
90'lardan bu yana modadaki değişimi analiz ediyorlar.

More Sentences
shift i. değişiklik
It is encouraging that there is a certain, albeit slow, shift in opinion in the US.
ABD'de yavaş da olsa belirli bir görüş değişikliği olması cesaret vericidir.

More Sentences
shift i. mesai
What time's your shift?
Mesain saat kaçta?

More Sentences
shift i. vardiya
This week I'm working the night shift.
Bu hafta gece vardiyasında çalışıyorum.

More Sentences
shift i. geçiş
It appears that the re-certification or shifting of aircraft between categories has been regulated.
Hava araçlarının yeniden sertifikalandırılması veya kategoriler arasında geçişinin düzenlendiği görülmektedir.

More Sentences
shift f. değişmek
New Lemuria is rising and we are telling you that it is all starting to shift.
Yeni Lemurya yükseliyor ve size her şeyin değişmeye başladığını söylüyoruz.

More Sentences
shift f. yön değiştirmek (rüzgar)
The wind has shifted.
Rüzgar yön değiştirdi.

More Sentences
shift f. kaydırmak
This is obviously essential because it cannot simply shift the problems of the European fisheries sector to other areas.
Bu, Avrupa balıkçılık sektörünün sorunlarını başka alanlara kaydıramayacağı için son derece önemlidir.

More Sentences
shift f. (yerini) değiştirmek
Sustainable transport systems cannot be achieved by modal shift actions alone.
Sürdürülebilir ulaştırma sistemleri sadece mod değiştirme eylemleriyle sağlanamaz.

More Sentences
shift f. dönüşmek
What started out as a place to chat and meet new people has shifted to something akin to a social network.
Sohbet etmek ve yeni insanlarla tanışmak için bir yer olarak başlayan şey, bir sosyal ağa benzer bir şeye dönüştü.

More Sentences
shift f. kıpırdanmak
Henry was shifting in his seat, not knowing how to break the news.
Henry, haberi nasıl vereceğini bilemediği için koltuğunda kıpırdanıyordu.

More Sentences
shift f. uzaklaştırmak
The cartoon shifted the boy's attention away from his bleeding knee.
Karikatür, çocuğun dikkatini kanayan dizinden uzaklaştırdı.

More Sentences
shift f. (tutum vb.) değişmek
She noticed her attitude towards her mother-in-law began to shift.
Kayınvalidesine karşı tutumunun değişmeye başladığını fark etti.

More Sentences
shift f. yöneltmek
We should shift our budget towards improving marketing efforts.
Bütçemizi pazarlama çabalarını geliştirmeye yöneltmeliyiz.

More Sentences
shift f. (leke vb.) çıkarmak
She tried that new product to shift the stain on the carpet.
Halıdaki lekeyi çıkarmak için yeni bir ürün denedi.

More Sentences
shift f. (vites) değiştirmek
Don't forget to press on the clutch pedal when shifting gears.
Vites değiştirirken debriyaj pedalına basmayı unutmayın.

More Sentences
shift f. elden çıkarmak
The shop shifted all the smartphones as soon as they arrived.
Mağaza tüm akıllı telefonları daha gelir gelmez elden çıkardı.

More Sentences
shift f. kaymak
Now that the war in Iraq has ended, the emphasis shifts to rebuilding and reconstruction.
Şimdi Irak'taki savaş sona erdiğine göre, vurgu yeniden inşa ve yeniden yapılanmaya kayıyor.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
shift i. vardiya
This week I'm working the night shift.
Bu hafta gece vardiyasında çalışıyorum.

More Sentences
Teknik
shift i. vardiya
This week I'm working the night shift.
Bu hafta gece vardiyasında çalışıyorum.

More Sentences
shift f. değiştirmek
We have slightly shifted the priorities.
Öncelikleri biraz değiştirdik.

More Sentences
shift f. vitese geçirmek
Take the driver’s seat and shift to a higher gear.
Sürücü koltuğuna oturun ve daha yüksek bir vitese geçin.

More Sentences
Mekanik
shift i. vardiya
This week I'm working the night shift.
Bu hafta gece vardiyasında çalışıyorum.

More Sentences
Genel
shift i. bahane
shift i. kaçamak
shift i. katakulli
shift i. çözüm
shift i. kadın iç gömleği
shift i. hile
shift i. tedbir
shift i. ekip
shift i. çare
shift i. çalışma grubu
shift i. yönünü değiştirme (rüzgar için)
shift i. rotasyon
shift i. çok sade bir çeşit kadın elbisesi
shift i. değişme
shift i. işçinin çalıştığı saatler
shift i. iş nöbeti
shift i. kombinezon
shift i. kıyafet değiştirme
shift i. gömlek
shift i. uzun fanila
shift i. (klavye) shift tuşu
shift f. yüklemek
shift f. geçirmek (bir yerden başka bir yere)
shift f. yön değiştirmek
shift f. lafı çevirmek
shift f. devirmek (içki)
shift f. kaçamak cevap vermek
shift f. vites değiştirmek
shift f. tıkınmak
shift f. uydurmak
shift f. yerini değiştirmek
shift f. yönü değişmek (rüzgarın)
shift f. kımıldanmak
shift f. (araçtaki yük) bir tarafa kaymak
shift f. (lekeyi vb) temizlemek
shift f. (lekeyi vb) çıkarmak
shift f. pay etmek
shift f. dağıtmak
shift f. paylaştırmak
shift f. bölmek
shift f. (kıyafetini) değiştirmek
shift f. yok etmek
shift f. def etmek
shift f. çıkarmak
shift f. yerinden çıkarmak
shift f. idare etmek
shift f. geçinip gitmek
shift f. sahtekarlığa başvurmak
shift f. kaytarmak
shift f. değişimden geçmek
shift f. dönüştürülmek
shift f. kıyafet değiştirmek
Ticaret/Ekonomi
shift i. çalışma süresi
shift i. iş nöbeti
shift i. öteleme
Teknik
shift i. bürgüt
shift i. değişme
shift i. değiştirme
shift i. kaydırma
shift i. kayma
shift i. koruyucu kılıf
shift i. örtenek
shift i. posta
shift f. ötelemek
Bilgisayar
shift i. üstkarakter
shift i. üst karakter
shift i. üstkrkt
shift i. bilgisayar kaydında bitlerin sağa veya sola kayması
shift i. üst karakter tuşuna basma
shift f. yazı karakterinin üst yarısının basılması için daktilonun şaryosunu yükseltmek veya hareketli baskı çubuğu kısmını indirmek
shift f. tüm rakamlarını sağa veya sola kaydırarak ikili sayıyı manipüle etmek
shift f. dizinin ilk değerini çıkarmak
Mekanik
shift i. yer değiştirme
shift i. vitese geçirme
shift f. yerinden oynatmak
Otomotiv
shift i. vites değiştirme
Denizcilik
shift f. drisa etmek
Maden
shift i. maden damarının yer değiştirmesi
shift i. kırık
shift i. fay
Medikal
shift i. şift
Biyokimya
shift i. kayma
shift i. kayım
Tarım
shift i. ekimi birbirini takip eden mahsullerin her biri
shift i. (ürün rotasyonunda) ekilen alan
Dilbilim
shift i. dilin ses yapısını etkileyen değişim
shift i. dilin ses yapısını etkileyen birbirine paralel değişimler sistemi
shift i. kelimenin anlamı veya kullanımında değişme
shift f. fonetik olarak değiştirmek
shift f. germen dillerindeki ünsüz kayması kuralına göre değiştirmek
shift f. fonetik olarak değişmek
shift f. germen dillerindeki ünsüz kayması kuralına göre değişmek
Meteoroloji
shift i. rüzgar yön değişimi/kırılma
Jeoloji
shift i. kaya kütlelerinin kayarak göreceli yer değiştirmesi
Askeri
shift i. kaydırma
Futbol
shift i. top kapma sonucu gerçekleşen eş zamanlı pozisyon değişimi
Beysbol
shift i. oyuncuların özellikle bir vurucuya karşı savunma amaçlı yaptığı pozisyon değişimi
İskambil
shift i. (briçte) partnerin deklare ettiğinden farklı renkte teklif
shift i. desteyi ikiye bölerek karıştırma hareketi
Müzik
shift i. telli enstrümanlarda eli klavye üzerinde kaydırma
shift i. trombonun farklı notalarda ses vermesini sağlayan sürgü hareketi
shift i. kuyruklu piyanoda pedal kullanılarak tuş çekiç mekanizmasında yapılan değişiklik
shift f. telli çalgıda tel üzerinde parmak kaydırmak
Eski Kullanım
shift i. akıl etme becerisi
shift i. yolunu bulma
shift i. beceriklilik
shift f. önlemek
shift f. savuşturmak
shift f. çekip gitmek
shift f. uzaklaşmak
shift f. ayrılmak
shift f. geri çekilmek
Argo
shift f. hızla hareket etmek

"shift" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
frequence shift keying i. frekans kaydırma anahtarlaması
day shift i. gündüz postası
optional shift i. seçeneksel kaydırma
shift boss i. vardiya şefi
gear shift i. vites kolu
logic shift i. mantık kaydırması
person who works on a morning shift i. sabahçı
night shift i. gece mesaisi
shift of expression i. deyiş kaydırması
frequency shift keying i. sıklık kiplenimi
shift systems i. vardiya sistemleri
obligatory shift i. zorunlu kaydırma
negative shift i. olumsuz kaydırma
left shift i. sola kaydırma
workman on the night shift i. gece işçisi
shift to the left i. sola kayma
shift to the right i. sağa kayma
day shift i. gündüz vardiyası
end of the shift i. mesai bitimi
shift system i. vardiya sistemi
shift working i. vardiyalı çalışma
busy shift i. yoğun mesai
hectic shift i. yoğun mesai
shift-chief i. vardiya ustası
standard shift i. düz vites
night shift i. gece postası
night shift i. gece vardiyası
tight shift i. sıkı vardiya
shift in thinking i. düşünce kayması
automatic shift i. otomatik vites
cultural shift i. kültürel değişim
ideational shift i. düşünsel dönüşüm
ideational shift i. düşünsel kayma
power shift i. güç kayması
night shift i. gece mesaisi ekibi
night shift i. gece nöbeti
night shift i. gece çalışan işçiler
work shift i. vardiya
work shift i. vardiya değişimi
work shift i. mesai saati
work shift i. çalışma süresi
work shift i. çalışma saati
population shift i. popülasyon yapısında değişiklik
population shift i. nüfus değişimi
day shift i. gündüz çalışan işçiler
shift [dialect] [uk] i. ikametgah değişikliği
shift [dialect] [uk] i. ikamet değişimi
shift up into f. belirli bir vitese geçmek
shift into second gear f. ikilemek
make shift f. var olanla idare etmek
shift the blame f. kabahati birinin üstüne atmak
shift the blame onto f. suçu birine yüklemek
shift into fourth gear f. dörtlemek
shift the blame onto f. suçu birinin üstüne atmak
make shift f. idare etmek
make shift with f. ile idare etmek
shift one's ground f. savunduğu konuyu başka birtakım gerekçelere dayatmak
shift away f. sıvışmak
shift gears f. vites değiştirmek
shift down f. vites küçültmek
shift down into f. belirli bir vitese almak
shift one's attention f. dikkatini çevirmek
shift the blame f. suçu başkasının üstüne atmak
change one's shift f. vardiya değiştirmek
shift off responsibility f. sorumluluğu üzerinden atmak
shift responsibility f. sorumluluğu üstünden atmak
shift off responsibility f. sorumluluğu üstünden atmak
shift responsibility f. sorumluluğu üzerinden atmak
make shift f. bir yolunu bulmak
make shift f. bir çaresini bulmak
shift up f. vites büyütmek
be on one's way home from one's shift f. vardiyasından evine dönüyor olmak
shift the gear to neutral f. vitesi boşa almak
shift the scene f. (sahnelenen oyunda) yerel özellikleri veya çevreyi değiştirmek
shift the scene f. farklı sahne düzenine geçmek
Öbek Fiiller
shift off f. geciktirmek
shift off f. ertelemek
shift off f. kenara koymak
shift for f. başının çaresine bakmak
Konuşma Dili
lobster-shift i. gecenin geç saatlerinden sabahın erken saatlerine kadar süren vardiya
make shift f. elde olanlarla yetinmek
make shift f. eldeki imkanlarla idare etmek
make shift f. yetinmek
make shift f. elindekilerle yetinmek
shift one's arse expr. kaldır kıçını
shift one's arse expr. tembelliği bırak
Deyim
stick shift i. düz vites
seismic shift i. büyük değişim
shift for oneself f. başının çaresine bakmak
shift one's ground f. kıvırmak
shift one's ground f. ilkelerini değiştirmek
shift one's ground f. dümen kırmak
shift one's ground f. başka yola sapmak
shift gears f. aniden konuyu değiştirmek
shift gears f. yapılan işi değiştirmek
shift (the) deckchairs on the titanic f. kısa ömürlü ve yarar getirmeyecek olmak
shift ground f. ilkelerini değiştirmek
shift your ground f. başka yola sapmak
shift your ground f. kıvırmak
shift for yourself f. başının çaresine bakmak
shift ground f. dümen kırmak
shift your ground f. dümen kırmak
shift ground f. başka yola sapmak
shift your ground f. ilkelerini değiştirmek
shift ground f. kıvırmak
Konuşma
why do you want to work the night shift? expr. neden gece vardiyasında çalışmak istiyorsunuz?
they have me on a double shift again expr. çift vardiya yazmışlar yine
Ticaret/Ekonomi
paralel shift i. eğrinin şeklinin değişmeden yukarı aşağı hareket etmesi
double shift i. çift vardiya
shift in demand i. talep eğrisinin bünyesel olarak kayması
shift in supply i. arz eğrisinde bünyesel kayma
shift manager i. vardiya müdürü
paradigm shift i. yaklaşımdaki değişme
night shift i. gece vardiyası
shift differential i. vardiya ücret farkı
morning shift i. sabah vardiyası
three shift i. üç vardiya
evening shift i. akşam vardiyası
late shift i. geç vardiya
rotational shift working i. dönüşümlü çalışma
day shift i. gündüz vardiyası
shift work i. vardiyalı iş
shift in demand i. talepte kayma
shift of prices i. fiyatların değişmesi
shift in supply i. arzda kayma
work shift i. iş ekibi
graveyard shift i. gece vardiyası
shift transfer i. vardiya transferi
fixed shift i. değişmeyen vardiya
fixed shift i. sabit vardiya
multiple shift operation i. çoklu vardiya ile çalışma
shift worker i. vardiyalı işçi
full-shift working i. tam vardiya çalışma
liability shift i. sorumluluk geçişi
shift log i. vardiya kayıt defteri
busy shift i. yoğun vardiya
shift coordinator i. vardiya koordinatörü
shift change i. vardiya değişimi
shift superintendent i. vardiya amiri
paradigm shift i. geleneksel eylem tarzına getirilen köklü değişiklik
shift of the demand i. talep kayması
shift premium payment i. fazla mesai prim ödemesi
shift premium pay i. fazla mesai prim ödemesi
shift work i. vardiya sistemi
shift work i. vardiya usulü çalışma
shift pattern i. vardiyalı çalışma sistemi
shift pattern i. vardiya sistemi
shift work i. vardiyalı çalışma sistemi
shift pattern i. vardiya usulü çalışma
shift handover i. vardiya devri