organised - Türkçe İngilizce Sözlük

organised

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"organised" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
organised s. organize
Furthermore, I am convinced that stricter prohibitions will actually increase the influence of organised crime.
Ayrıca, daha katı yasakların organize suçların etkisini arttıracağına inanıyorum.

More Sentences
organised s. örgütlü
That is something which I also hope that organised opponents in my own country, Denmark, will take account of.
Bu, kendi ülkem Danimarka'daki örgütlü muhaliflerin de dikkate alacağını umduğum bir şeydir.

More Sentences
organised s. organize olmuş
The bad news is that we need the funding to be organised.
Kötü haber şu ki, organize olmak için finansmana ihtiyacımız var.

More Sentences
organised s. düzenli
I am very good at appearing organised, although the reality is somewhat different.
Gerçek biraz farklı olmasına rağmen düzenli görünmede çok iyiyim.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
organised s. örgütlü
That is something which I also hope that organised opponents in my own country, Denmark, will take account of.
Bu, kendi ülkem Danimarka'daki örgütlü muhaliflerin de dikkate alacağını umduğum bir şeydir.

More Sentences
Medikal
organised s. organize
Furthermore, I am convinced that stricter prohibitions will actually increase the influence of organised crime.
Ayrıca, daha katı yasakların organize suçların etkisini arttıracağına inanıyorum.

More Sentences
Genel
organised s. teşkilatlanmış
organised s. düzenlenmiş
organised s. tertipli
organised s. kurulmuş
organised s. teşekküllü
organised s. teşkilatlı
organised s. organizmaya özgü özellikleri gösteren
organised s. bir kuruluşa üyelikle ilgili
Ticaret/Ekonomi
organised s. market örgütlü piyasa
organised s. kurulmuş
Argo
organised s. sarhoş

"organised" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
organised person i. planlı insan
well-organised s. iyi organize olmuş
well-organised s. iyi örgütlenmiş
well-organised s. iyi organize edilmiş
in an organised manner zf. örgütlü bir şekilde
Ticaret/Ekonomi
organised industrial zone i. organize sanayi bölgesi
Hukuk
serious organised crime agency (soca) i. organize ağır suçlar dairesi
serious organised crime agency (soca) i. örgütlü ağır suçlar dairesi
fight against organised crime i. örgütlü suçla mücadele
organised crime group i. organize suç örgütü
Siyasal
organised crime i. örgütlü suç
pre-accession pact on organised crime i. organize suça yönelik üyelik öncesi paktı
Kurum/Kuruluş
department of anti-smuggling and organised crime i. kom başkanlığı
department of anti-smuggling and organised crime i. kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele dairesi başkanlığı
department of anti-smuggling and organised crime i. kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele daire başkanlığı
department of anti-smuggling and organised crime i. kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele dairesi
department of agriculture and livestock organised zones i. organize tarım ve hayvancılık bölgeleri daire başkanlığı
department of organised agriculture and livestock zones i. organize tarım ve hayvancılık bölgeleri daire başkanlığı
Sosyal Bilimler
organised society i. örgütlü toplum