round - Türkçe İngilizce Sözlük

round

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

round — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yuvarlak, tur
Okunuş (IPA):
(AmE /raʊnd/ – BrE /raʊnd/)
Terim Türü:
Sıfat: round; İsim: round (rounds); Fiil: round (rounds – rounded – rounding)
Dairesel şekli ya da belirli bir sürecin tamamlanan aşamasını tanımlayan çok anlamlı bir kelimedir. Eski Fransızca rond kökünden evrilmiştir. Spor, müzakere ve gündelik dilde tamamlanmış döngüyü betimler.
Eş Anlamlılar:
circular, cycle
Zıt Anlamlılar:
angular

"round" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
round s. yuvarlak
There was a round mirror above the fireplace.
Şöminenin üzerinde yuvarlak bir ayna vardı.

More Sentences
Genel
round i. tur (seçimde/yarışmada)
He got disqualified in the final round.
Son turda diskalifiye oldu.

More Sentences
round i. çevresi
The area on the map was at least 10 miles round.
Haritadaki alan çevresi en az 10 mildi.

More Sentences
round i. raunt
A boxing round is limited to three minutes.
Boks raundu üç dakika ile sınırlıdır.

More Sentences
round f. etrafını dolaşmak
The next morning the White Duck wandered round the pond, looking for her little ones; she called and she searched, but could find no trace of them.
Ertesi sabah Beyaz Ördek göletin etrafında dolaşarak küçük yavrularını aradı; seslendi, aradı ama onlardan hiçbir iz bulamadı.

More Sentences
round f. dönmek
The brakes squealed as our car rounded the bend.
Arabamız virajı dönerken frenler gıcırdadı.

More Sentences
round f. dolaşmak
All sorts of inferences like these have been doing the rounds lately.
Son zamanlarda bu türden çıkarımlar ortalıkta dolaşıyor.

More Sentences
round f. etrafında dönmek
We believed that the earth moves round the sun.
Dünyanın güneşin etrafında döndüğüne inandık.

More Sentences
round s. tam
We believe it is the other way round.
Biz bunun tam tersi olduğuna inanıyoruz.

More Sentences
round s. tombul
Her round cheeks were red with embarrassment.
Tombul yanakları utançtan kızarmıştı.

More Sentences
round s. bütün
This allows you to get more out of your plants and vegetables all year round.
Bu, tüm yıl boyunca bitki ve sebzelerinizden daha fazla yararlanmanızı sağlar.

More Sentences
round s. yuvarlak
There was a round mirror above the fireplace.
Şöminenin üzerinde yuvarlak bir ayna vardı.

More Sentences
round zf. etrafta
But let me repeat that I did look round the Chamber myself.
Ancak tekrar etmeme izin verin, Oda'nın etrafına kendim baktım.

More Sentences
round ed. boyunca
The main thing is that beach recreation in Costa Rica is available the whole year round.
Önemli olan, Kosta Rika'daki plaj rekreasyonunun tüm yıl boyunca mevcut olmasıdır.

More Sentences
round ed. etrafına
We can get them round the table.
Onları masanın etrafına toplayabiliriz.

More Sentences
round ed. etrafında
The dog was circling round the garden, trying to find his bone.
Köpek kemiğini bulmak için bahçenin etrafında dönüp duruyordu.

More Sentences
Teknik
round i. yuvarlak
He found a perfectly round stone on the ground.
Yerde mükemmel yuvarlak bir taş buldu.

More Sentences
round f. yuvarlamak
They are green, red, purple and all rounded shapes.
Onlar yeşil, kırmızı, mor renktedir ve tümü yuvarlaktır.

More Sentences
round ed. etrafında
The dog was circling round the garden, trying to find his bone.
Köpek kemiğini bulmak için bahçenin etrafında dönüp duruyordu.

More Sentences
Otomotiv
round s. yuvarlak
There was a round mirror above the fireplace.
Şöminenin üzerinde yuvarlak bir ayna vardı.

More Sentences
Dilbilim
round s. yuvarlak
There was a round mirror above the fireplace.
Şöminenin üzerinde yuvarlak bir ayna vardı.

More Sentences
Silah/Atıcılık
round i. mermi
He escaped with a gun and 200 rounds of ammunition.
Bir silah ve 200 mermi ile kaçtı.

More Sentences
Genel
round i. birbiri ardına yapılan şeyler
round i. tur
round i. top
round i. atış
round i. dilim
round i. basamak
round i. yuvarlak şey
round i. yaylım ateşi
round i. sıra
round i. daire şeklinde
round i. devriye
round i. devir
round i. posta
round i. daire
round i. sefer
round i. dizi
round i. çember
round i. birkaç sesin belirli aralıklarla birbirini izleyerek söylediği şarkı
round i. halka
round i. tufan
round i. günlük aktiviteler
round i. gündelik aktiviteler
round f. toplamak
round f. etrafını sarmak
round f. bitirmek
round f. yuvarlaklaşmak
round f. doldurmak
round f. dönmek (köşeyi/virajı)
round f. şişmanlamak
round f. sapmak
round f. fısıldamak
round f. fısıldayarak konuşmak
round f. fısıltılı konuşmak
round f. cilalamak
round f. perdahlamak
round f. son şeklini vermek
round f. (yuvarlak değerde) sayı söylemek
round f. yuvarlak rakam vermek
round f. yaklaşık değer vermek
round f. kırpmak
round f. kırkmak
round f. (deri) yüzmek
round f. (deri) belirli bir şekilde kesmek
round f. (ayakkabı pençesi) şekillendirmek
round f. (ayakkabı pençesi) uygun şekilde kesmek
round s. müdevver
round s. kesin
round s. okkalı
round s. çembersi
round s. atik
round s. dolgun
round s. açık
round s. değirmi
round s. şiddetli
round s. top şeklinde
round s. ablak
round s. toparlak
round s. hayli
round s. topalak
round s. küresel
round s. yumru
round s. açıkça
round s. kesirsiz
round s. çok
round s. şiddetli
round s. sert
round s. düz
round s. direkt
round s. doğrudan
round s. açık sözlü
round s. doğruluk
round s. daire oluşturan
round s. kolu yana açarak taşınan
round s. kol açıklığı ile iletilen
round s. eğik el yazısı ile ilgili
round s. eğik el yazılı
round s. eğik el yazısına ait
round s. tumturaklı
round s. yüksek sesli
round s. tok sesli
round s. gür
round s. (ses) tok
round s. onun katları şeklinde ifade edilen
round s. onun katları üzerinden değerlendirilen
round s. onun katlarına denk gelen
round s. onlarda
round s. yüzlerde
round s. binlerde
round s. pozitif
round s. niteliksiz
round s. kalifiye olmayan
round zf. yakında
round zf. çepeçevre
round zf. yakınında
round zf. çabuk
round zf. öbür tarafa
round zf. çekinmeden
round zf. çevrede
round zf. aksi yöne
round zf. aksi yönde
round zf. etrafa
round ed. çevresinde
round ed. hakkında
round ed. çevresine
Teknik
round i. ovalleşme
round f. dairesel olarak hareket etmek
round f. çevresinde dönmek
round f. yuvarlaklaştırmak
round s. dairesel
Bilgisayar
round expr. yuvarla
Mimarlık
round s. (kemer) yarı dairesel iç kavisi olan
Otomotiv
round f. bir tur döndürmek
Anatomi
round s. (omuz) önde yer alan
round s. (omuz) yuvarlak
round s. (postür) baş önde
Mutfak
round i. et tranş
round i. nuar
round i. tranş
round s. (şarap tadı) dengeli
Balıkçılık
round s. (balık) bütün
round s. (balık) ayıklanmamış
round s. (balık) işlem görmemiş
Dilbilim
round f. dudakları yuvarlamak
Askeri
round s. atım
Silah/Atıcılık
round i. tek atım
Spor
round i. raund
Boks
round i. raund
Müzik
round i. kanon

"round" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

Türkçe İngilizce
Spor
round head i.

"round" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
round metal tray i. sini
round trip ticket i. gidiş dönüş bileti
round figure i. çok miktar
round bracket i. parantez
a round peg in a square hole i. bulunduğu yere hiç uygun olmayan kimse
round trip i. gidiş dönüş
round figures i. yuvarlak hesap
white and round i. kar topu
round and flat bread i. pide
the all round i. dört başı mamur
round brackets i. parantez
round figure i. yuvarlanmış rakam
round timber i. tomruk
round wood i. yuvarlak odun
crust round the eyes i. çapak
round figure i. büyük bir miktar
round of beef i. nuar
round trimmed beard i. çember sakal
round angle i. tümaçı
round shot i. gülle
the wrong way round i. ters
round trip ticket i. gidiş geliş bileti
a round person i. tombul kimse
viscous crust round the eyes i. çapak
spinning round i. fırıl fırıl dönme
round pliers i. kargaburnu
flat round stone i. kaydırak
round robin i. daire şeklinde imzalanan dilekçe
round figure i. yuvarlak hesap
round sheep's cheese i. kaşkaval
round lot i. yuvarlak miktar
round number i. yuvarlak rakam
round sum i. yuvarlak toplam
round sum i. yuvarlak meblağ
round table meeting i. yuvarlak masa toplantısı
round lot i. yuvarlak meblağ
round voyage i. ring seferi
half round i. yarım yuvarlak
half round i. yarımyuvarlak
round number i. yuvarlak sayı
merry-go-round i. atlıkarınca
round-trip ticket i. gidiş dönüş bileti
round table i. yuvarlak masa
theatre-in-the-round i. orta oyunu
round-trip i. gidiş dönüş (bileti)
round-trip fare i. gidiş dönüş ücreti
qualifying round i. seçim turu
round-trip delay i. gidiş geliş gecikmesi
round-trip i. gidiş-dönüş
first round i. ilk tur
first round i. birinci tur
first round i. birinci raund
first round i. ilk raund
round collar i. bebek yaka
round collar i. bebe yaka
round robin i. herkesin birbiriyle karşılaştığı turnuva
round ring i. yuvarlak halka
theatre-in-the-round i. arena tiyatro
round top i. büyük sirk çadırı
round wire-rimmed glasses i. yuvarlak çerçeveli gözlük
paper round i. gazete dağıtımı ve bunu yaparken kullanılan güzergah
theater-in-the-round i. orta oyunu
theater-in-the-round i. arena tiyatro
speed round i. (soru/cevap) hızlı tur
round shape i. yuvarlak şekil
paper round i. (evlere) gazete dağıtımı
round face i. yuvarlak yüz
round cake i. yuvarlak pasta
round-bottomed doll i. hacıyatmaz
rally round i. yardım için toplanmak
rally round i. destek amaçlı toplanmak
rally round i. birini desteklemek için bir araya gelmek
change round i. farklı veya zıt bir konuma yerleştirme
merry-go-round i. hareketli ve hızlı tur
merry-go-round i. sonu gelmeyen arayış
merry-go-round i. fırıl fırıl dönme
merry-go-round i. sonu bir yere varmayan koşturmaca
milk round i. sütçünün süt dağıtım rotası
daily round i. günlük aktiviteler
daily round i. gündelik aktiviteler
round of drinks i. (grup üyelerine) tek tek yapılan içecek servisi
round hand i. kalın okunaklı el yazısı
round hand i. yuvarlak el yazısı
round [obsolete] i. taç
round of drinks i. bir tur içki servisi
round table i. yuvarlak masa söyleşisi
round table i. yuvarlak masa konferansı konusu
round table i. yuvarlak masa konferansı katılımcıları
round-bottom flask i. yuvarlak tabanlı şişe
round-the-clock patrol i. kesintisiz devriye
round trot i. (at) tok vuruş
round table i. (eşitliği vurgulamak için yuvarlak masa etrafında düzenlenen) konferans
round-the-clock patrol i. devamlı devriye
round trot i. atın ayağını yere vurması
round robin i. dizi
round robin i. sıra
round table i. yuvarlak masa söyleşisi katılımcıları
round robin i. yuvarlak masa toplantısı
round robin i. birden fazla katılımcının yer aldığı toplantı
round robin i. seri
round-the-houses i. (geçici olarak temizlenen sokaklarda düzenlenen) aktivite
round robin i. (ortamda bulunan kişilerin elden elde gezdirerek imzaladığı ve bilgi eklediği) belge
round table i. (kral arthur'un yuvarlak masa modeline dayanan) şövalye birlikleri
round robin i. birkaç kişinin imzasını taşıyan beyan
round table i. (kral arthur'un yuvarlak masa efsanesi ile ilişkilendirilen) ingiliz yapıları
round robin i. birkaç katılımcılı konuşma
round-bottom flask i. yuvarlak tabanlı laboratuvar şişesi
round table i. (kral arthur'un yuvarlak masa efsanesi ile ilişkilendirilen) doğal ingiliz oluşumları
go-round i. tartışma
go-round i. sav
go-round i. kararsız veya kaçamaklı tavır
go-round i. çatışmayla sonuçlanan hengameli buluşma
go-round i. argüman
round up f. toplamak (hayvanları/insanları)
chop round f. yön değiştirmek
go round f. kurcalamak
chop round f. değişmek
round up f. toplamak
become round f. yumrulmak
slew round f. çevirmek
pull round f. iyileşmek
stop round f. uğramak
got round f. kullanmak
win someone round f. birini ikna ederek kendi tarafına çekmek
turn round f. çevirmek
chop round f. dönmek
talk somebody round f. dil dökmek
spin something round f. fırıl fırıl döndürmek
become round f. yuvarlaklaşmak
make rings round somebody f. taş çıkartmak
go the round f. ağızdan ağıza dolaşmak
get round f. dönmek
hedge round f. çevirmek
whip round f. bir koşu gitmek
whip round f. şiddetle esmek (rüzgar)
get round f. yayılmak
get round to f. zaman ayırmak
round up f. yuvarlamak (sayı)
wind round f. dolamak
hedge round f. kuşatmak
get one round one's back f. başına belayı satın almak
pull round f. kendine gelmek
come round f. uğramak
spin something round f. fırıldatmak
get round f. kullanmak
go round with f. takılmak
look round f. dolaşmak
make round f. yuvarlaklaştırmak
hedge round f. etrafını çevirmek
look round f. düşünüp taşınmak