parantez - Türkçe İngilizce Sözlük

parantez

"parantez" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 15 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
parantez parenthesis i.
The information in the parenthesis provides additional clarification.
Parantez içindeki bilgi ek açıklama verir.

More Sentences
Genel
parantez bracket i.
Translated words can be seen in brackets.
Çevrilmiş kelimeler parantez içinde görülebilir.

More Sentences
Psikoloji
parantez bracket i.
Translated words can be seen in brackets.
Çevrilmiş kelimeler parantez içinde görülebilir.

More Sentences
Genel
parantez round bracket i.
parantez parentheses i.
parantez round brackets i.
parantez paren i.
parantez brace N.
Baskı Teknikleri
parantez fingernail i.
parantez paren. (parenthesis) kısalt.
Dilbilim
parantez interlocution i.
parantez parens. (parentheses) i.
Matbaa
parantez hook i.
parantez parathetic s.
Argo
parantez toenail i.

"parantez" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 86 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
köşeli parantez box brackets i.
açılı parantez angle brackets i.
köşeli parantez square brackets i.
aç parantez parenthesis lefthand bracket i.
parantez bacak genu valgum i.
parantez bacak knock knees i.
süslü parantez curly braces i.
süslü parantez curly brackets i.
köşeli parantez crotchet [uk] i.
parantez içinde verilmiş ifade parenthetic i.
parantez içinde verilmiş ifade parenthetical i.
parantez içine almak bracket f.
parantez açmak digress f.
parantez içine almak parenthesize f.
parantez içine almak put in parantheses f.
parantez açmak bracket f.
parantez içine almak parenthesise f.
parantez içine almak put in parentheses f.
parantez koymak parenthesise f.
birçok yere parantez açmak parenthesise f.
parantez içinde belirtmek parenthesise f.
parantez içinde belirtmek parenthesize f.
parantez koymak parenthesize f.
birçok yere parantez açmak parenthesize f.
parantez içi parenthetical s.
parantez içinde parenthetical s.
parantez içinde parenthetic s.
parantez içine alınmış bracketed s.
parantez şeklinde dışa kavisli bow s.
parantez bacaklı bow-legged s.
parantez bacaklı bowed s.
parantez bacaklı bowl-legged s.
parantez kullanılan parenthetic s.
parantez içeren parenthetical s.
parantez içinde ifade edilmiş parenthetic s.
parantez içeren parenthetic s.
parantez kullanılan parenthetical s.
parantez içinde verilmiş parenthetic s.
sürekli parantez kullanan parenthetic s.
sürekli parantez kullanan parenthetical s.
parantez ile ilişkili parenthetic s.
parantez içinde in brackets zf.
parantez içinde between parentheses zf.
parantez içinde olarak parenthetically zf.
parantez içinde verilerek parenthetically zf.
parantez içinde in parenthesis expr.
Öbek Fiiller
parantez içine almak bracket out f.
Konuşma Dili
parantez içindeki formül bracket i.
parantez içindeki ifade bracket i.
Deyim
ayrı bir parantez açmak place particular focus on f.
Hukuk
(genellikle parantez içinde verilen) tanım innuendo i.
parantez içinde verilen açıklama inuendo i.
yasal metnin parantez içi açıklaması inuendo i.
Teknik
matematikte parantez yerine kullanılan ve terimlerin üzerine konulan çizgi vinculum i.
köşeli parantez bracket i.
parantez içine almak bracket f.
Bilgisayar
köşeli parantez square bracket i.
büyük parantez brace i.
açılı parantez angular bracket i.
çengelli parantez brace i.
köşeli parantez bracket i.
sağ parantez closing parenthesis i.
eksik parantez kapatma karakteri missing close brace i.
Denizcilik
büyük parantez brace i.
Medikal
çarpık (parantez) bacak bow leg i.
çarpık (parantez) bacak bandyleg i.
çarpık (parantez) bacak genu varum i.
çarpık (parantez) bacak bandy leg i.
çarpık (parantez) bacak tibia vara i.
Patoloji
parantez bacak bow legs i.
Matematik
matematiksel ifadelerin parantez kullanılmadan yazıldığı notasyon parenthesis-free notation i.
matematiksel parantez square bracket i.
(işlemlerde) öncelik sırasını gösteren parantez square bracket i.
işlem önceliğinin içinde yer alan elemanlarda bulunduğunu gösteren parantez square bracket i.
Mantık
köşeli parantez sembolü corner i.
Dilbilim
(konuşmayı, yazıyı) parantez arasında koymak parenthesize f.
parantez arasına alarak koymak parenthesise f.
(konuşmayı, yazıyı) parantez arasında koymak parenthesise f.
parantez arasına alarak koymak parenthesize f.
Matbaa
köşeli parantez crotchet i.
parantez arasına alarak koymak parenthesise f.
parantez arasına alarak koymak parenthesize f.
parantez içine alınmamış unbracketed s.
köşeli parantez içi parathetic s.
köşeli parantez içinde yer alan ifade parathetic s.
köşeli parantez parathetic s.