articulate - Türkçe İngilizce Sözlük

articulate

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

articulate — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /ɑːrˈtɪkjəˌleɪt/ – BrE /ɑːˈtɪkjʊleɪt/)
Terim Türü:
Sıfat: articulate; Fiil: articulate (articulates – articulated – articulating)
Düşünceyi açık ve anlaşılır biçimde dile getirme yetisi veya bu yetiyi gösteren nitelik. Latince articulare kökü, eklemler üzerinden düzen fikrini dile taşır. Dilbilim ve iletişimde, net ifade kapasitesini betimleyen merkezî terim olarak kullanılır
Eş Anlamlılar:
eloquent, express
Zıt Anlamlılar:
inarticulate

"articulate" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 41 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
articulate s. belagatli
Genel
articulate s. açık
Europe is the most articulate example of this.
Avrupa bunun en açık örneğidir.

More Sentences
articulate s. konuşkan
Mary is an intelligent and highly articulate young woman.
Mary zeki ve konuşkan bir genç kadın.

More Sentences
Dilbilim
articulate f. ifade etmek
I find it difficult to articulate my thoughts into words.
Düşüncelerimi kelimelerle ifade etmeyi zor buluyorum.

More Sentences
Genel
articulate f. tane tane söylemek
articulate f. açık bir şekilde ifade etmek
articulate f. açık bir şekilde telaffuz etmek
articulate f. açıkça söylemek
articulate f. telaffuz etmek
articulate f. hecelemek
articulate f. sözlü ifade etmek
articulate f. söylemek
articulate f. açık seçik belirtmek
articulate f. dile getirmek
articulate f. eklemlerle birleştirmek
articulate f. birleştirmek
articulate f. açık ifade etmek
articulate s. düşüncelerini kolay ifade edebilen
articulate s. kolay anlaşılan
articulate s. düşüncelerini açık bir şekilde ifade edebilen
articulate s. tane tane söylenmiş
articulate s. açık (ifade)
articulate s. net (telaffuz)
articulate s. açıkça belirtilmiş
articulate s. hitabet yeteneği gelişmiş
articulate s. rahatça konuşabilen
articulate s. düzgün konuşan
Teknik
articulate f. mafsal ile birleştirmek
articulate s. düzenli bir şekilde birbirine bağlı
articulate s. mafsallı
Mimarlık
articulate f. görünür kılmak
articulate f. somut hale getirmek
Anatomi
articulate s. boğumlu
articulate s. eklemli
articulate s. oynaklı
Ruhbilim
articulate s. ifade gücü yüksek
Sosyal Bilimler
articulate i. ifadelendirmek
Dilbilim
articulate f. eklemlemek
articulate s. eklemeli
articulate s. eklemli
Müzik
articulate f. heceleri ayırarak söylemek

"articulate" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
articulate your feelings f. tercüman olmak
articulate your feelings f. duygularına tercüman olmak
re-articulate f. yeniden söylemek
re-articulate f. yeniden telaffuz etmek
re-articulate f. yeniden ifade etmek
re-articulate f. yeniden dile getirmek
re-articulate f. yeniden belirtmek
over-articulate s. fazlasıyla açık (ifade)
over-articulate s. aşırı net (telaffuz)
over-articulate s. aşırı derecede tane tane söylenmiş
Otomotiv
articulate rod i. yardımcı piston kolu
Dilbilim
articulate speech i. düzenli konuşma
over-articulate f. aşırı derecede hecelemek
over-articulate f. aşırı derecede açık telaffuz etmek