disordered - Türkçe İngilizce Sözlük

disordered

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"disordered" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 16 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
disordered s. düzensiz
She lived a disordered life and died in poverty.
Düzensiz bir hayat yaşadı ve yoksulluk içinde öldü.

More Sentences
disordered s. bozuk
Unfortunately, the emotional needs of mentally disordered people are often ignored.
Ne yazık ki, ruh sağlığı bozuk olan kişilerin duygusal ihtiyaçları genellikle göz ardı edilmektedir.

More Sentences
Teknik
disordered s. düzensiz
She lived a disordered life and died in poverty.
Düzensiz bir hayat yaşadı ve yoksulluk içinde öldü.

More Sentences
Genel
disordered s. kaçık
disordered s. intizamsız
disordered s. perişan
disordered s. karışık
disordered s. çatlak
disordered s. karışıklık içinde olan
disordered s. düzenleyici merkezi denetimden yoksun
disordered s. normal işlemeyen
disordered s. sağlıklı işlemeyen
disordered s. düzenli şekilde işlemeyen
disordered s. akli dengesi bozuk
disordered s. mental olarak dengesiz
Teknik
disordered s. düzensizleşmiş

"disordered" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 16 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
attention-deficit-disordered children i. dikkat eksikliği bozukluğu olan çocuklar
be disordered f. altüst olmak
turn a place in a very noisy disordered state f. curcunaya çevirmek
turn a place in a very noisy disordered state f. curcunaya döndürmek
turn a place in a very noisy disordered state f. curcunaya vermek
turn a place in a very noisy disordered state f. ortalığı ellialtıya vermek
disordered [obsolete] s. ele avuca sığmaz
disordered [obsolete] s. başa çıkılmaz
disordered [obsolete] s. ahlaki olarak kınanması gereken
Teknik
disordered solid solution i. düzensiz katı çözelti
disordered structure i. düzensiz yapı
Medikal
disordered regulation in immune tolerance i. immun toleransın bozulması
sleep-disordered breathing i. uykuda solunum bozukluğu
patient with sleep-disordered breathing i. uykuda solunum bozukluğu olan hasta
sleep-disordered breathing problem i. uykuyu bozan solunum problemi
Fizik
disordered system i. düzensiz yerleşmiş sistem