entrap - Türkçe İngilizce Sözlük

entrap

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

entrap — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /ɪnˈtræp/ – BrE /ɪnˈtræp/)
Terim Türü:
Fiil: entrap (entraps – entrapped – entrapping)
Birini kandırarak veya koşulları ayarlayarak tuzağa çekmeyi; kaçışsız hâle getirmeyi tanımlamaktadır. “Trap” kelimesine en- eklenmesiyle oluşur; modern hukuk ve etik tartışmalarında entrap, özellikle devletin “entrapment” yapıp yapmadığı gibi bağlamlarda niyet ve yöntem sorgusunu tetikleyen güçlü bir fiildir.
Eş Anlamlılar:
ensnare, trap
Zıt Anlamlılar:
free, release

"entrap" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 12 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
entrap f. tuzağa düşürmek
The undercover officer managed to entrap the criminal.
Gizli görevli, suçluyu tuzağa düşürmeyi başardı.

More Sentences
Genel
entrap f. yakalamak
entrap f. çapraza getirmek
entrap f. ayartmak
entrap f. şaşırtmak
entrap f. tehlikeye çekmek
entrap f. zor duruma düşürmek
entrap f. kontrolü ele almak
entrap f. avantaj elde etmek
entrap f. kıstırmak
entrap f. tuzak kurmak
Hukuk
entrap f. (birini) suç işlemesi için tuzağa düşürmek

"entrap" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 24 sonuç

İngilizce Türkçe
Öbek Fiiller
entrap (someone) in (something) f. (birini bir şeye) zorlamak
entrap (someone) into (something) f. (birini) numarayla/hileyle (bir şeyin) içine çekmek
entrap (someone) in (something) f. tuzağa çekmek
entrap (someone) into (something) f. tuzağa düşürmek
entrap (someone) in (something) with (something) f. (birini bir şeyi kullanarak/bir yöntemle) kandırarak (bir şeyin) içine çekmek
entrap (someone) into (something) with (something) f. (birini bir şeyi kullanarak/bir yöntemle) tuzağa düşürmek/tuzağa çekmek
entrap (someone) in (something) with (something) f. (birini bir şeyi kullanarak/bir yöntemle bir şeye) zorlamak
entrap (someone) into (something) with (something) f. (birini bir şeyi kullanarak/bir yöntemle) kandırarak (bir şeyin) içine çekmek
entrap (someone) into (something) f. (birini bir şeye) mecbur etmek
entrap (someone) with (something) f. (birini bir şeyle/biriyle) tuzağa düşürmek/tuzağa çekmek
entrap (someone) in (something) f. (birini) kandırarak (bir şeyin) içine çekmek
entrap (someone) into (something) f. (birini bir şeye) zorlamak
entrap (someone) into (something) f. tuzağa çekmek
entrap (someone) in (something) with (something) f. (birini bir şeyi kullanarak/bir yöntemle) tuzağa düşürmek/tuzağa çekmek
entrap (someone) in (something) with (something) f. (birini bir şeyi kullanarak/bir yöntemle bir şeye) mecbur etmek
entrap (someone) into (something) with (something) f. (birini bir şeyi kullanarak/bir yöntemle bir şeye) mecbur etmek
entrap (someone) with (something) f. (birini başka birini kullanarak/bir yöntemle) kandırarak (bir şeyin) içine çekmek
entrap (someone) with (something) f. (birini başka birini kullanarak/bir yöntemle bir şeye) zorlamak
entrap (someone) with (something) f. (birini başka birini kullanarak/bir yöntemle bir şeye) mecbur etmek
entrap (someone) into (something) with (something) f. (birini bir şeyi kullanarak/bir yöntemle bir şeye) zorlamak
entrap (someone) in (something) f. tuzağa düşürmek
entrap (someone) into (something) f. (birini) kandırarak (bir şeyin) içine çekmek
entrap (someone) in (something) f. (birini) numarayla/hileyle (bir şeyin) içine çekmek
entrap (someone) in (something) f. (birini bir şeye) mecbur etmek