massive - Türkçe İngilizce Sözlük

massive

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

massive — Definition

Anlamı ve Tanımı:
çok büyük, devasa
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈmæsɪv/ – BrE /ˈmæsɪv/)
Terim Türü:
Sıfat
Olağan ölçülerin çok üzerinde büyüklüğü niteleyen kelimedir. Mass kökünden türemektedir. Mimari, veri ve etki anlatılarında ölçek vurgusu yapar.
Eş Anlamlılar:
enormous, colossal
Zıt Anlamlılar:
tiny

"massive" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 39 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
massive s. muazzam
There was a massive increase in admissions this year.
Bu yıl kabullerde muazzam bir artış oldu.

More Sentences
massive s. büyük çapta
The European Union is also distributing massive humanitarian aid both within and outside Afghanistan.
Avrupa Birliği de hem Afganistan içinde hem de dışında büyük çaplı insani yardım dağıtıyor.

More Sentences
massive s. kocaman
Mate, I had this whole massive bedroom to myself.
Dostum, kendime ait kocaman bir yatak odam vardı.

More Sentences
massive s. büyük
His first single was a massive hit.
Çıkardığı ilk teklisi büyük bir hit olmuştur.

More Sentences
massive s. çok büyük
That is a massive amount.
Bu çok büyük bir miktar.

More Sentences
massive s. devasa
The building was supported by massive columns.
Bina devasa sütunlarla destekleniyordu.

More Sentences
Medikal
massive s. kitlesel
These agreements are suspended if massive and systematic human rights violations take place.
Bu anlaşmalar, kitlesel ve sistematik insan hakları ihlallerinin gerçekleşmesi halinde askıya alınır.

More Sentences
Genel
massive s. masif
massive s. koca
massive s. ağır
massive s. irikıyım
massive s. büyük ve ağır
massive s. iri yarı
massive s. som
massive s. cüsseli
massive s. heybetli
massive s. şiddetli (deprem/kalp krizi vb)
massive s. iri
massive s. yekpare
massive s. kalın
massive s. hacimli
massive s. büyük kütleli
massive s. materyallerin yekpare şeklinde yığılması ile nitelenen
massive s. ağır ve büyük bir formdan oluşan
massive s. ağır ve büyük formu olan
massive s. düzenli bir formu olmayan
Teknik
massive s. kalın
massive s. yekpare
Maden
massive s. iç yapısı kristalli olmayan
massive s. şekilsiz
massive s. amorf
Medikal
massive s. massif
Fizik
massive s. kütleli (tanecik)
Gökbilim
massive i. büyük kütleli
massive i. kütlesi büyük
Jeoloji
massive s. iç yapısı veya katmanları olmayan (kayaç)
massive s. homojen yapılı (kayaç)
Argo
massive i. arkadaş veya dost grubu
massive i. arkadaş tayfası

"massive" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 71 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
massive construction i. kargir inşaat
massive discount i. büyük indirim
massive attack i. büyük saldırı
massive changes i. geniş kapsamlı değişiklikler
massive changes i. büyük değişiklikler
massive changes i. köklü değişiklikler
massive rise i. aşırı yükselme
massive rise i. aşırı yükseliş
massive concrete structure i. ağır beton strüktür
a massive cold front i. büyük bir soğuk hava cephesi
massive crowd i. mahşeri kalabalık
massive lie i. kocaman yalan
massive tantrum i. büyük sinir krizi
Konuşma Dili
a massive cold front is building expr. büyük bir soğuk hava cephesi oluşuyor
Konuşma
I am a massive fan of expr. hastasıyım
I am a massive fan of expr. büyük hayranıyım
Ticaret/Ekonomi
a massive influx of cash i. büyük bir nakit para akışı
massive increase i. büyük artış
Hukuk
massive influx i. kitlesel sığınma
Siyasal
massive industrialization i. büyük çapta endüstriyelleşme
Teknik
massive structure i. masif yapı
massive manganese i. iri mangan
massive carbide i. küme karbür
Bilgisayar
maid (massive array of idle disks) i. bant yerine disk sürücülerini kullanan aktif depolama
Mimarlık
a massive free-standing pillar inside a mosque or church i. filayağı
a massive free-standing pillar inside a mosque or church i. pilpaye
İnşaat
massive sheet i. masif tabla
massive wall i. kargir duvar
construction massive i. kargir inşaat
massive stone construction i. kargir inşaat
Denizcilik
massive structural body i. masif yapısal gövde
Maden
massive ore i. masif cevher
massive deposit i. masif yataklar
Medikal
massive hemolysis i. yaygın hemoliz
endobronchial schwannoma with massive hemoptysis i. masif hemoptizi ile seyreden endobronşiyal schwannoma
massive pulmonary embolism i. masif pulmoner embolizm
massive intraoperative pulmonary tumor embolism i. intraoperatif masif pulmoner tümör embolisi
massive bleeding i. aşırı kanama
massive pulmonary embolism i. masif pulmoner emboli
massive parapneumonic effusion i. yoğun parapnömonik effüzyon
massive hemoptysis i. masif hemoptizi
massive pulmonary thromboembolism i. masif pulmoner tromboemboli
unilateral massive ovarian edema i. tek taraflı masif over ödemi
benign gastric stromal tumor with massive bleeding i. masif kanayan benin gastrik stromal tümör
sinus histiocytosis with massive lymphadenopathy i. yaygın lenfadenopatilli sinus histiositozisi
massive splenomegaly i. masif splenomegali
massive upper gastrointestinal hemorrhage i. masif üst gastrointestinal sistem kanamas
massive air embolism i. masif hava embolisi
massive pulmonary embolus i. masif pulmoner embolus
massive inguinoscrotal bladder herniation i. masif inguinoskrotal mesane herniasyonu
massive heart attack i. ölümcül kalp krizi
Fizik
weakly interacting massive particle (wimp) i. zayıf etkileşimli büyük kütleli parçacık
Gökbilim
massive compact halo object (macho) i. masif kompakt halo objesi
massive compact halo object (macho) i. büyük kütleli sıkı halo cismi
massive compact halo object i. masif kompakt halo objesi
massive compact halo object i. büyük kütleli sıkı halo cismi
massive star i. büyük kütleli yıldız
massive star i. masif yıldız
Eğitim
massive open online courses (mooc) i. kitlesel açık çevrimiçi kurslar
Jeoloji
besshi-type massive sulfide deposit i. beşi-tipi masif sülfit yatak
cyprus-type massive sulfide deposit i. kıbrıs-tipi masif sülfit yatak
massive limestone i. masif kireçtaşı
massive rock i. belirgin şekilde şistli bir yapıya sahip olmayan kristalli kompakt kayaç
massive rock i. püskürük kayaç
Askeri
massive fire i. yoğun ateş
massive retaliation i. saldırıya topyekun misilleme
massive ordnance air blast i. büyük ordonat hava bombası
massive retaliation i. topyekun mukabele
massive retaliation i. toptan karşılık verme
massive retaliation i. kütlevi mukabele
moab (massive ordnance airburst) [us] kısalt. büyük ordonat hava bombası