| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | convince f. | ikna etmek | ||
|
I managed to convince her to leave her husband. Onu kocasından ayrılmaya ikna etmeyi başardım. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | convince f. | inandırmak | ||
|
I convinced them that I am the best person for the job. Onları bu işe en uygun kişinin ben olduğuma inandırdım. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | convince f. | kandırmak | ||
| Genel | ||||
| Genel | convince f. | ikna etmek | ||
|
I managed to convince her to leave her husband. Onu kocasından ayrılmaya ikna etmeyi başardım. More Sentences |
||||
| Genel | convince f. | inandırmak | ||
|
I convinced them that I am the best person for the job. Onları bu işe en uygun kişinin ben olduğuma inandırdım. More Sentences |
||||
| Genel | convince f. | kandırmak | ||
| Genel | convince f. | razı etmek | ||
| Genel | convince f. | kafalamak | ||