ispatlamak - Türkçe İngilizce Sözlük

ispatlamak

"ispatlamak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 10 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
ispatlamak prove f.
And nobody proves that better than my kid brother, Paulie.
Hiç kimse, bunu küçük kardeşim Paulie'den daha iyi ispatlayamaz.

More Sentences
Genel
ispatlamak demonstrate f.
She demonstrated her ability to teach in the classroom.
Sınıfta öğretme yeteneğini ispatladı.

More Sentences
ispatlamak evidence f.
ispatlamak testify f.
ispatlamak make something stick f.
ispatlamak establish f.
ispatlamak record f.
ispatlamak convince [obsolete] f.
Öbek Fiiller
ispatlamak make out f.
Deyim
ispatlamak make good f.

"ispatlamak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 50 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
rüştünü ispatlamak reach one's majority f.
doğruluğunu ispatlamak authenticate f.
aksini ispatlamak confute f.
birşeyin doğru olmadığını ispatlamak give the lie to something f.
aksini ispatlamak negate f.
aksini ispatlamak explode f.
aksini ispatlamak refute f.
aksini ispatlamak disprove f.
rüştünü ispatlamak be of age f.
rüştünü ispatlamak come of age f.
birşeyi delile dayanarak ispatlamak prove something based on evidence f.
karlılığını ispatlamak prove profitable f.
kendini ispatlamak prove oneself f.
yanlış olduğunu ispatlamak disconfirm f.
olay gecesi nerede olduğunu ispatlamak prove his whereabouts on the night in question f.
evrimi ispatlamak prove evolution f.
birine suçsuzluğu ispatlamak prove one's innocence to someone f.
kendini ispatlamak establish oneself f.
aksini ispatlamak refel [obsolete] f.
haklı olduğunu ispatlamak right f.
aksini ispatlamak improve [obsolete] f.
aksini ispatlamak infringe [obsolete] f.
yalan olduğunu ispatlamak falsify f.
aksini ispatlamak disapprove [obsolete] f.
aksini ispatlamak fisk f.
Öbek Fiiller
rüştünü ispatlamak be of age f.
rüştünü ispatlamak come of age f.
suçsuzluğunu ispatlamak absolve someone from something f.
suçsuzluğunu ispatlamak absolve someone of something f.
birine bir şeyi ispatlamak prove something to someone f.
(birine bir şeyi) ispatlamak prove (something) to (one) f.
(kendini bir şey) olarak ispatlamak prove (oneself) as (something) f.
aksini ispatlamak smack down f.
(bir şeyi) ispatlamak testify to (something) f.
Konuşma Dili
aksini ispatlamak ding f.
Deyim
kendini ispatlamak earn one's spurs f.
kendini ispatlamak win one's spurs f.
...olarak kendini ispatlamak prove oneself as f.
bir şeyi ispatlamak prove a point f.
kendini/yeteneğini ispatlamak earn (one's) wings f.
kendini ispatlamak win your spurs [uk] f.
kendini ispatlamak earn your spurs f.
(kendini) ispatlamak earn spurs f.
(birinin/bir şeyin/kendinin bir şey olduğunu) ispatlamak prove (to be) (something) f.
Hukuk
aksini ispatlamak disprove f.
suçsuz olduğunu ispatlamak exculpate f.
aksini ispatlamak refute f.
aksini ispatlamak rebut f.
Eski Kullanım
aksini ispatlamak conclude f.
aksini ispatlamak convict f.