| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | falsify f. | tahrif etmek | ||
|
Tom accused John of falsifying the results. Tom, John'u sonuçları tahrif etmekle suçladı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | falsify f. | tahrif etmek | ||
|
Tom accused John of falsifying the results. Tom, John'u sonuçları tahrif etmekle suçladı. More Sentences |
||||
| Genel | falsify f. | tahrifat yapmak | ||
|
They falsified the evidence to send me to jail. Beni hapishaneye yollamak için deliller üzerinde tahrifat yapmışlar. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | falsify f. | tahrif etmek | ||
|
Tom accused John of falsifying the results. Tom, John'u sonuçları tahrif etmekle suçladı. More Sentences |
||||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | falsify f. | sahtecilik yapmak | ||
|
Sami was falsifying his university records. Sami üniversite kayıtlarında sahtecilik yapıyordu. More Sentences |
||||
| Hukuk | falsify f. | tahrifat yapmak | ||
|
They falsified the evidence to send me to jail. Beni hapishaneye yollamak için deliller üzerinde tahrifat yapmışlar. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | falsify f. | taklit etmek | ||
| Genel | falsify f. | yanıltmak | ||
| Genel | falsify f. | sahtesini yapmak | ||
| Genel | falsify f. | yanlışlamak | ||
| Genel | falsify f. | üzerinde oynamak | ||
| Genel | falsify f. | bozmak | ||
| Genel | falsify f. | çarpıtmak (gerçekleri) | ||
| Genel | falsify f. | kalpazanlık yapmak | ||
| Genel | falsify f. | değiştirmek | ||
| Genel | falsify f. | kalpazanlık etmek | ||
| Genel | falsify f. | oynama yapmak | ||
| Genel | falsify f. | belgede tahrifat yapmak | ||
| Genel | falsify f. | saptırmak | ||
| Genel | falsify f. | asılsız olduğunu kanıtlamak | ||
| Genel | falsify f. | yalan olduğunu ispatlamak | ||
| Genel | falsify f. | yalanlamak | ||
| Genel | falsify f. | sahtelemek | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | falsify f. | değiştirmek | ||
| Hukuk | falsify f. | üzerinde oynamak | ||
| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Genel | ||
| Genel | falsify [obsolete] f. | ihanet etmek |
| Genel | falsify [obsolete] f. | ihlal etmek |