surprise - Türkçe İngilizce Sözlük

surprise

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

surprise — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sürpriz, şaşırtmak
Okunuş (IPA):
(AmE /sərˈpraɪz/ – BrE /səˈpraɪz/)
Terim Türü:
İsim: surprise (surprises); Fiil: surprise (surprises – surprised – surprising)
Beklenmeyen olay; bu etkiyi yaratma eylemidir. Fransızca surprendre kökü, ansızın yakalama fikrini duygu deneyimine bağlar.
Eş Anlamlılar:
astonishment, amaze
Zıt Anlamlılar:
expectation

"surprise" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 56 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
surprise i. şaşkınlık
To Amanda's surprise, there was nobody in the room.
Odada kimsenin olmaması Amanda'yı şaşırttı.

More Sentences
surprise i. sürpriz
It was a big surprise for all of them to see her there.
Onu orada görmek hepsine büyük bir sürpriz oldu.

More Sentences
surprise f. şaşırtmak
It surprised everyone to see how things got better.
İşlerin nasıl yoluna girdiğini görmek herkesi şaşırttı.

More Sentences
Genel
surprise i. sürpriz
It was a big surprise for all of them to see her there.
Onu orada görmek hepsine büyük bir sürpriz oldu.

More Sentences
surprise i. şaşırtıcı şey
What a surprise to see you here at this time of the day.
Günün bu saatinde sizi burada görmek ne kadar şaşırtıcı.

More Sentences
surprise f. şaşırtmak
It surprised everyone to see how things got better.
İşlerin nasıl yoluna girdiğini görmek herkesi şaşırttı.

More Sentences
surprise f. sürpriz yapmak
I like to make and receive pleasant surprises.
Hoş sürprizler yapmayı ve almayı seviyorum.

More Sentences
surprise f. beklenmedik bir anda yakalamak
The teacher surprised the students who were cheating in the exam.
Öğretmen sınavda kopya çeken öğrencileri beklenmedik bir anda yakaladı.

More Sentences
surprise ünl. aman ne şaşırtıcı
He lied, surprise, surprise.
Yalan söylemiş, aman ne şaşırtıcı.

More Sentences
surprise i. hayret
surprise i. baskın
surprise i. gafil avlama
surprise i. umulmadık zamanda yakalama
surprise i. sürpriz içerikli turta
surprise i. sürpriz içerikli gösterişli yemek
surprise i. aniden beliren duygu
surprise i. bir kimseyi aniden ele geçiren duygu
surprise i. (ani saldırı sonucu gelişen) korku
surprise i. (ani saldırı sonucu gelişen) endişe
surprise i. beklenmedik şey
surprise i. umulmadık şey
surprise i. aniden gelişen şey
surprise i. ansızın gelişen durum
surprise f. bir yere baskın yapmak
surprise f. hayrete düşürmek
surprise f. hayret ettirmek
surprise f. birini gafil avlamak
surprise f. şaşkınlık uyandırmak
surprise f. hayret uyandırmak
surprise f. baskın yapmak
surprise f. esir almak
surprise f. aniden saldırmak
surprise f. birden hücum etmek
surprise f. birden üstüne atlamak
surprise f. ifşa etmek
surprise f. açığa çıkarmak
surprise f. duyurmak
surprise f. gün yüzüne çıkarmak
surprise f. ihanet etmek
surprise f. kandırmak
surprise f. beklenmedik bir duruma yol açmak
surprise f. ansızın bulmak
surprise f. ansızın keşfetmek
surprise f. ansızın karşılaşmak
surprise f. ansızın denk gelmek
surprise s. ani
surprise s. beklenmedik
surprise s. ansızın gelişen
surprise s. umulmadık
surprise s. umulmayan
Coğrafya
surprise i. nebraska eyaletinde yerleşim yeri
surprise i. arizona eyaletinde şehir
Askeri
surprise i. baskın
surprise s. baskın tarzında
Eski Kullanım
surprise f. esir almak
surprise f. tutuklamak

"surprise" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 139 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
take by surprise f. gafil avlamak
Genel
surprise wedding i. sürpriz nikah
surprise wedding i. yıldırım nikahı
great surprise i. büyük sürpriz
great surprise i. hayret
an ejaculation of surprise i. şaşırma nidası
surprise visitor i. sürpriz misafir
surprise party i. sürpriz parti
unwelcome surprise i. kötü sürpriz
a bad surprise i. kötü bir sürpriz
bad surprise i. kötü sürpriz
unpleasant surprise i. kötü sürpriz
surprise birthday party i. sürpriz doğum günü partisi
mid-week surprise i. hafta içi sürprizi
surprise raid i. sürpriz baskın
surprise gift i. sürpriz hediye
surprise ending i. sürpriz son
surprise egg i. sürpriz yumurta
element of surprise i. sürpriz unsuru
surprise party i. beklenmedik etkinlik
surprise [obsolete] i. ani hastalık
surprise party i. şaşırtıcı şey
surprise [obsolete] i. aniden hastalanma
surprise party i. hayrete düşüren şey
surprise party i. kötü sürpriz
surprise [obsolete] i. ani duygu seli
take someone by surprise f. birini gafil avlamak
surprise one f. garibine gitmek
take someone by surprise f. birini çok şaşırtmak
take by surprise f. baskın yapmak
take someone by surprise f. baskın yaparak birini yakalamak
make a surprise attack f. baskın düzenlemek
not surprise f. şaşırmamak
cause surprise f. şaşkınlık yaratmak
cause surprise f. şaşkınlığa sebep olmak
cause surprise f. şaşkınlığa sebebiyet vermek
take by surprise f. şaşırtmak
cause surprise f. şaşkınlık uyandırmak
cause surprise f. hayret uyandırmak
give a surprise f. sürpriz yapmak
hide one's surprise f. şaşkınlığını gizlemek
take by surprise f. sürpriz yapmak
surprise [obsolete] f. gasp etmek
surprise [obsolete] f. el koymak
surprise [obsolete] f. sarmalamak
surprise [obsolete] f. ele geçirmek
surprise [obsolete] f. etkisi altına almak
to her surprise zf. meğer
in surprise zf. şaşkın şaşkın
to her surprise bağ. meğerse
to his surprise bağ. ki
to his surprise bağ. meğer
to her surprise bağ. ki
to his surprise bağ. meğerse
Öbek Fiiller
surprise with f. ile sürpriz yapmak
surprise by f. ile şaşırtmak
surprise with f. ile şaşırtmak
surprise (one) with (something) f. (birini bir şeyle) şaşırtmak
surprise (one) by (doing) (something) f. (bir şey yaparak birini) şaşırtmak
İfadeler
to my surprise expr. ki
to my surprise expr. meğerse
to my surprise expr. meğer
make it no surprise expr. şaşırtıcı gelmemek
to my surprise expr. hayrettir ki
to the surprise of somebody expr. hayrete düşürerek
to the surprise of somebody expr. şaşkına çevirerek
Konuşma Dili
surprise birthday i. sürpriz doğum günü
an unpleasant surprise i. tatsız bir sürpriz
air of surprise i. şaşkınlık
make a surprise visit f. sürpriz bir ziyaret yapmak
to his surprise expr. aksine
surprise me expr. şaşırt beni
quelle surprise exclam. bu ne sürpriz
surprise, surprise exclam. bil bakalım ne oldu
surprise, surprise exclam. ne büyük sürpriz
surprise, surprise exclam. aman ne şaşırtıcı
Deyim
element of surprise i. ummadığı bir anda yapma
element of surprise i. hazırlıksız yakalama
element of surprise i. ummadığı/beklemediği anda şaşırtma
element of surprise i. boşluğuna getirme
element of surprise i. gafil avlama
element of surprise i. boş bir anını yakalama
take someone by surprise f. gafil avlamak
take by surprise f. gafil avlamak
come as no surprise f. sürpriz olmamak
surprise on the downside f. kötü anlamda şaşırtmak
surprise on the upside f. iyi anlamda şaşırtmak
take someone by surprise f. birini şaşırtmak
take someone by surprise f. birini gafil avlamak
catch someone by surprise f. birini şaşırtmak
catch someone by surprise f. birini gafil avlamak
be in for a surprise f. umulmadık şeyler yaşayacağı kesin olmak
be in for a surprise f. sürprizler yaşayacağı kesin olmak
be in for a surprise f. olumsuz şeyler yaşayacağı kesin olmak
be in for a surprise f. sürprizlere hazırlıklı olmak
be in for a surprise f. sarsıcı/şaşırtıcı şeyler yaşayacağı kesin olmak
be taken by surprise f. gafil avlanmak
be taken by surprise f. sürpriz olmak
be taken by surprise f. hazırlıksız yakalanmak
be taken by surprise f. şaşırmak
be taken by surprise f. savunmasız yakalanmak
catch (one) by surprise f. (birini) hazırlıksız yakalamak
catch (one) by surprise f. (birini) şaşırtmak
catch (one) by surprise f. (birini) gafil avlamak
Konuşma
it took me by surprise expr. şaşırttı beni
it took me by surprise expr. gafil avlandım
what a pleasant surprise expr. ne hoş bir sürpriz
you surprise me sometimes expr. bazen beni şaşırtıyorsun
wouldn't surprise me expr. beni şaşırtmazdı
what a surprise expr. bu ne sürpriz
what a nice surprise expr. ne hoş bir sürpriz
it wouldn't surprise me expr. beni şaşırtmaz
it wouldn't surprise me expr. benim için sürpriz olmaz
I love surprise parties expr. ben sürpriz partileri severim
I have a surprise for you expr. sana bir sürprizim var
it's quite a surprise expr. büyük sürpriz oldu
what a pleasant surprise expr. bu ne güzel bir sürpriz
what a nice surprise to see you here expr. seni burada görmek ne hoş bir sürpriz
what a nice surprise to see you here expr. seni burada görmek ne hoş sürpriz
it took them by surprise expr. onları şaşırttı
it took them by surprise expr. onları şaşkınlığa düşürdü
we got a surprise for you expr. sana bir sürprizimiz var
it should come as no surprise that expr. sürpriz sayılmamalıdır ki
what a surprise this is expr. bak sen şu sürprize
surprise me expr. şaşırt beni
what a lovely surprise expr. ne hoş bir sürpriz
what a lovely surprise expr. ne güzel bir sürpriz
what a nice surprise! expr. bu ne güzel sürpriz!
Siyasal
october surprise i. başkanlık seçiminden kısa süre sonra gerçekleşip sonuçları etkileyen büyük olay
İstatistik
surprise index i. sürpriz indeksi
Kimya
surprise dosage attack i. aşırı dozda saldırı
Askeri
surprise attack i. sürpriz saldırı
counter-surprise military system i. askeri mukabil baskın sistemi
surprise attack i. ani saldırı
surprise landing i. baskın indirmesi
surprise development i. baskın tarzında yayılma
surprise landing i. baskın çıkarması
surprise raid i. baskın tarzında akın
surprise attack i. baskın taarruzu