ki - Türkçe İngilizce Sözlük

ki

"ki" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 4 sonuç

İngilizce Türkçe
Botanik
ki i. mavimsi küresel meyve salkımları olan orta boyda bir yeni zelanda ağacı
ki i. yapraklarından çatı ve giysi, köklerinden gıda ve içki yapılan odunsu bir bitki
ki i. kordilin cinsine mensup çeşitli asya ve pasifik ağaçlarına verilen ad
Argo
ki i. bir kilo kenevir/esrar

"ki" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 13 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
ki just zf.
Why don’t you just tell the truth?
Neden doğruyu söylemiyorsun ki?

More Sentences
ki that bağ.
It was so cold that we had to ask for a blanket.
Hava o kadar soğuktu ki battaniye istemek zorunda kaldık.

More Sentences
ki which bağ.
The proposers of Amendment No 1 wish to remove a number of these actors, which is something I do not understand.
Değişiklik No 1'i teklif edenler bu aktörlerden bazılarını ortadan kaldırmak istiyorlar ki ben bunu anlamıyorum.

More Sentences
ki who bağ.
I met Meg, who told me the news.
Meg ile tanıştım, ki bana haberleri o söyledi.

More Sentences
ki as bağ.
The fact is the cost of terminating calls in mobile networks is ten times as much as terminating in fixed networks.
Gerçek şu ki, mobil ağlarda çağrıları sonlandırmanın maliyeti, sabit ağlarda sonlandırmanın on katıdır.

More Sentences
ki what bağ.
What am I, compared to the universe?
Evrenle karşılaştırıldığında ben neyim ki?

More Sentences
ki if bağ.
He had trouble with his girlfriend, if it can be called a trouble.
Kız arkadaşıyla sorunu vardı, ki buna sorun denebilirse.

More Sentences
ki but ed.
ki so as bağ.
ki to his surprise bağ.
ki to her surprise bağ.
ki but what bağ.
İfadeler
ki to my surprise expr.

"ki" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
şükür ki fortunately zf.
neyse ki fortunately zf.
bereket versin ki fortunately zf.
Genel
unutmamamız gerekir ki keep in mind that i.
ki-kare testi chi-square test i.
-ki içinde of what i.
demek ki zarfının kullanım örneği scilicet i.
demek ki zarfı ile anlatılan şey scilicet i.
diyelim ki say f.
öylesine ki such that s.
demek ki that is to say zf.
işin tuhafı şu ki oddly enough zf.
demek ki so zf.
ola ki peradventure zf.
ta ki even zf.
demek ki therefore zf.
tuhafı şu ki strangely enough zf.
işe bakın ki ironically zf.
ne yazık ki more's the pity zf.
kuşkusuz ki of course zf.
kabul edilmelidir ki admittedly zf.
demek ki thus zf.
kaldı ki other than that zf.
tuhafı şu ki oddly enough zf.
belli ki apparently zf.
şu var ki however zf.
şöyle ki namely zf.
şöyle ki ie,id est zf.
iyi ki happily zf.
ne yazık ki unhappily zf.
demek ki scilicet zf.
kaldı ki besides zf.
şu kadar ki in so far as zf.
ne yazık ki unfortunately zf.
tabii ki elbette of course zf.
kaldı ki moreover zf.
demek ki viz zf.
demek ki in this case zf.
görünen o ki apparently zf.
bereket versin ki happily zf.
demek ki videlicet zf.
şöyle ki as follows zf.
iyi ki fortunately zf.
demek ki id est zf.
bereket versin ki luckily zf.
iyi ki luckily zf.
şöyle ki nominately zf.
şükür ki luckily zf.
gariptir ki interestingly enough zf.
garip olan şu ki interestingly enough zf.
ilginçtir ki curiously enough zf.
gariptir ki curiously enough zf.
ilginçtir ki interestingly enough zf.
garip olan şu ki curiously enough zf.
çok şükür ki fortunately zf.
şansa bakın ki luckily zf.
şansa bak ki luckily zf.
ne var ki only zf.
gel gör ki but zf.
gel gör ki however zf.
gerçek şu ki as a matter of fact zf.
gün geçmiyor ki every day zf.
gün geçmiyor ki day by day zf.
gün geçmiyor ki incessantly zf.
gün geçmiyor ki every single day zf.
gün geçmiyor ki each day zf.
unutmamamız gerekir ki having said that zf.
-ki içinde in what zf.
belli ki obviously zf.
görünen o ki seemingly zf.
şu bir gerçek ki as a matter of fact zf.
şüphesiz ki undoubtedly that zf.
kuşkusuz ki undoubtedly that zf.
ne yazık ki regrettably zf.
velev ki unless of course zf.
ne yazık ki woefully zf.
ki böylece/dolayısıyla in turn zf.
neyse ki thankfully zf.
gerçek şu ki to be truthful zf.
ne yazık ki sadly zf.
korkunç/feci boyutta (ki) catastrophically zf.
varsayalım ki hypothetically zf.
neyse ki luckily zf.
şüphesiz ki undoubtfully zf.
ne yazık ki pitiably zf.
tabii ki of course zf.
şüphesiz ki unquestionably zf.
ümit ederim ki hopefully zf.
şükür ki mercifully zf.
bereket versin ki mercifully zf.
tabii ki o.k. zf.
varsayalım ki on paper zf.
ola ki once zf.
kaldı ki overmore [obsolete] zf.
tabii ki in course [dialect] zf.
tabii ki in course [dialect] zf.
ola ki paraunter [obsolete] zf.
yemin olsun ki parde zf.
ola ki paraventure [obsolete] zf.
şöyle ki innuendo zf.
şüphesiz ki finely zf.
şüphesiz ki fine zf.
kuşkusuz ki fine zf.
görünen o ki seeming zf.
görünen o ki semblably [rare] zf.
belli ki semblably [rare] zf.
belli ki evidently zf.
ne yazık ki alas zf.
ne yazık ki regretfully zf.
ki bunlar viz zf.
şüphesiz ki past question zf.
komiktir ki funnily zf.
şansa bak ki funnily zf.
denebilir ki arguably zf.
ihtimal ki something like ed.
bir baktık ki to ed.
ki onun whose zm.
öylesine ki such zm.
kadar ki such zm.
öyle ki such zm.
-ki that zm.
ki o which zm.
ki onu which zm.
ki ona which zm.
ki içinde by which bağ.
şu var ki only bağ.
hatta o kadar ki so much so that bağ.
ki orada whither bağ.
ki içinde where in bağ.
kadar ki such that bağ.
ta ki so that bağ.
ki bundan whereof bağ.
eğer ki even if bağ.
öyle ki so much so that bağ.
inanınız ki rest assured that bağ.
şurası gerçektir ki one thing is certain that bağ.
ne var ki however bağ.
şu kadar ki in so far bağ.
ta ki in order that bağ.
o kadar ki insomuch that bağ.
ki içinde where of bağ.
gerçek şudur ki the fact is that bağ.
veçhile için ki so as bağ.
şöyle ki in such a way that bağ.
şu kadar ki this much that bağ.
ki içinde where by bağ.
ne var ki but bağ.
şu bakımdan ki in that bağ.
öyle ki such that bağ.
o kadar ki so that bağ.