if - Türkçe İngilizce Sözlük

if

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

if — Definition

Anlamı ve Tanımı:
eğer
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪf/ – BrE /ɪf/)
Terim Türü:
Bağlaç
Koşul bildiren bağlaçtır; olasılık ve varsayım ilişkisi kurar. Eski İngilizce gif biçimi, neden-sonuç bağını dilsel yapıya sabitlemiştir.
Eş Anlamlılar:
provided that
Zıt Anlamlılar:
certainty

"if" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 38 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
if bağ. eğer
If it had done that, our situation would be an easier one.
Eğer bunu yapmış olsaydı, durumumuz daha kolay olurdu.

More Sentences
Genel
if i. belirsizlik
There were too many ifs in the relationship.
İlişkide pek çok belirsizlik vardı.

More Sentences
if bağ. takdirde
Our economy will only become dynamic if we rectify these shortcomings.
Ekonomimiz ancak bu eksiklikleri giderdiğimiz takdirde dinamik hale gelecektir.

More Sentences
if bağ. şayet
The beach was perfect, if a bit crowded.
Sahil harikaydı şayet biraz kalabalıktı.

More Sentences
if bağ. ise
If the answer to the latter question is yes, there is still a credibility problem.
İkinci sorunun cevabı evet ise, hala bir güvenilirlik sorunu vardır.

More Sentences
if bağ. sanki
It seems as if we are talking about two different documents.
Sanki iki farklı belgeden bahsediyormuşuz gibi görünüyor.

More Sentences
if bağ. eğer
If it had done that, our situation would be an easier one.
Eğer bunu yapmış olsaydı, durumumuz daha kolay olurdu.

More Sentences
if bağ. bile
We alone are building a genuine, practical model for managing globalisation, if only across our continent.
Yalnızca kendi kıtamızda bile olsa, küreselleşmeyi yönetmek için gerçek ve pratik bir model oluşturuyoruz.

More Sentences
if bağ. keşke
If I'd only listened to my parents!
Keşke ailemin sözünü dinleseydim!

More Sentences
if bağ. ki
He had trouble with his girlfriend, if it can be called a trouble.
Kız arkadaşıyla sorunu vardı, ki buna sorun denebilirse.

More Sentences
if bağ. diye
I asked if I could touch it.
Dokunabilir miyim diye sordum.

More Sentences
if bağ. san
If you call earlier, we can meet tomorrow.
Öncesinde arasan yarın buluşabiliriz.

More Sentences
if bağ. olup olmadığından
It is not clear if it works or not.
İşe yarayıp yaramadığı belli değil.

More Sentences
if bağ. sa
I can help if you have a problem with it.
Bu konuda bir problemin varsa yardımcı olabilirim.

More Sentences
if bağ. da
It was a tough trip if not the worst.
En kötüsü olmasa da zor bir seyahatti.

More Sentences
İfadeler
if expr. olur da
Nor do I know if what it says is true.
Söylediklerinin doğru olup olmadığını da bilmiyorum.

More Sentences
Genel
if i. şart
if i. şüphe
if i. varsayım
if i. tahmin
if bağ. rağmen
if bağ. sözde
if bağ. -sa bile
if bağ. -e rağmen
if bağ. '-ip '-mediğini
if bağ. '-meyip '-mediği
if bağ. '-mayıp '-madığı
if bağ. (olsa, yapsa) dahi
if bağ. şaşkınlık, hayal kırıklığı bildiren ünlemelerin başında kullanılan bir bağlaç
if bağ. 'san
if bağ. 'sa
if bağ. 'se
if bağ. 'da
if bağ. -meyip-mediği
Teknik
if expr. se
Bilgisayar
if bağ. (programlama dilinde) ancak
if bağ. (programlama dilinde) if koşulu
if bağ. (programlama dilinde) koşul

"if" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
look as if f. gibi görünmek
seem as if f. gibi gelmek
make as if f. yapar gibi görünmek
dress as if it is summer f. baharı başına vurmak
even if it involves a risk your life f. kelleyi koltuğa almak
act as if f. gibi davranmak
sound as if f. gibi gelmek
act as if he/she was smart f. akıllı/zeki geçinmek
inspect the bedsheets to see if there was any blood f. kan var mı yok mu diye çarşaflara bakmak
inspect the bedsheets to see if there was any blood f. çarşaflara bakarak kan olup olmadığına bakmak
see if it works f. çalışıp çalışmadığına bakmak
see if it works f. işe yarayıp yaramadığına bakmak
as if to spite me s. aksi gibi
nothing if not courageous s. gözüpek
what-if s. farazi
what-if s. varsayımsal
if required zf. eğer istenirse
if applicable zf. mevcut ise
if not zf. aksi halde
if ever zf. kazara
what if zf. ya ... ise
if necessary zf. gerekirse
if ever zf. nadiren
if necessary zf. icabında
what if zf. ya
what if zf. ister misin
if not zf. eğer öyle değilse
if available zf. varsa
as if came out of a bandbox zf. iki dirhem bir çekirdek
if required zf. istenildiğinde
if not zf. aksi takdirde
if not zf. olmazsa
if not zf. mezse
what if zf. farzedelim
if needed zf. icabında
if required zf. istenildiği takdirde
if deemed necessary by zf. tarafından gerek görüldüğü takdirde
if god lets zf. inşallah
if needed zf. gerekirse
if required zf. gerekli görülüyorsa
if necessary zf. gerekli görülüyorsa
if not zf. eğer olmazsa
if necessary zf. gerektiği takdirde
if needed zf. gerekiyorsa
if you'd like to zf. şayet isterseniz
if i deem necessary zf. gerekli gördüğüm takdirde
even if just a smidgen zf. biraz da olsa
even if just a tad zf. biraz da olsa
if repeated zf. tekrarlanması durumunda
if repeated zf. tekrarlanması halinde
even if just a drop zf. biraz da olsa
if repeated zf. tekrarı halinde
if repeated zf. tekerrür durumunda
if required zf. gerek duyulması halinde
if repeated zf. tekerrürü halinde
if repeated zf. tekrarı durumunda
if required zf. ihtiyaç halinde
if repeated zf. tekerrürü durumunda
if required zf. gerektiğinde
even if just a pinch zf. biraz da olsa
if deemed suitable zf. uygun görüldüğü takdirde
as if in a race zf. yarışırcasına
as if competing with each other zf. birbirleriyle yarışırcasına
even if just a drop zf. az da olsa
if repeated zf. tekerrür halinde
if deemed suitable zf. uygun görünürse
even if just a pinch zf. az da olsa
if required zf. ihtiyaç duyulması halinde
even if just a smidgen zf. az da olsa
even if just a tad zf. az da olsa
if requested zf. istenildiği takdirde
if requested zf. istendiği takdirde
even if not zf. olmasa dahi
even if not zf. olmasa bile
if deemed suitable zf. uygun görülürse
if deemed reasonable zf. uygun görülürse
if considered reasonable zf. uygun görülürse
if and to what extent zf. yapılıp yapılmayacağı ve yapılacaksa bunun hangi ölçüde yapılacağı
as if bağ. sözde
as if bağ. güya
only if bağ. sadece
if ever bağ. eğer
even if bağ. ise de
even if bağ. bile
even if bağ. olsa bile
if perchance bağ. eğer
if then bağ. ise o zaman
even if bağ. hatta
if perchance bağ. şayet
as if bağ. tut ki
even if bağ. eğer ki
as if bağ. mış gibi
even if bağ. sa da
as if bağ. gibi
if ever bağ. şayet
as if bağ. sanki
if not so bağ. aksi durumda
only if bağ. kaydıyla
even if bağ. ise bile
as if bağ. -mış gibi
as if bağ. -casına
as if bağ. -miş gibi
as if bağ. -cesine
even if bağ. -sa dahi (yapsa dahi gibi)
even if bağ. -sa da (yapsa dahi gibi)
even if bağ. velev ki
but if bağ. ancak eğer
as if... bağ. sanki...
only if bağ. şayet
only if bağ. eğer
an if bağ. ve eğer
an if bağ. eğer
if not bağ. hatta
ai (as if) kısalt. mış gibi
ai (as if) kısalt. güya
ai (as if) kısalt. gibi
ai (as if) kısalt. sözde
ai (as if) kısalt. gibi
ai (as if) kısalt. mış gibi
ai (as if) kısalt. sözde
Öbek Fiiller
make as if f. gibi davranmak
make as if f. süsü vermek
İfadeler
if ever i. belki de hiç
seldom, if ever i. belki de hiç
if I do say so i. ayıptır söylemesi
if I only knew! expr. keşke bilseydim!
if fate so decrees expr. kısmetse
if only to please me expr. benim hatırım için bile olsa
if so expr. eğer öyleyse
seldom, if ever expr. kırk yılda bir
it's not as if expr. değil ki
if need be expr. icabında
if this be so expr. eğer bu böyle ise
if the contrary proves to be the fact expr. aksi sabit olursa
if possible expr. eğer mümkünse
seldom, if ever expr. nadiren
if any expr. eğer varsa
if so expr. bari
if the need arises expr. ihtiyaç olursa
if need be expr. gerekirse
if the need arises expr. gerekirse
if needs be expr. gerekirse
if need be expr. ihtiyaç olursa
if needs be expr. ihtiyaç olursa
if possible expr. mümkünse
if god pleases expr. inşallah
if god permits expr. inşallah
little if any expr. yok denecek kadar az
if it suits your interest expr. sizin için uygunsa
if it suits your interest expr. sizin için de uygunsa