gerekirse - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

gerekirse



"gerekirse" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 12 sonuç

Türkçe İngilizce
General
gerekirse at a push zf.
gerekirse if necessary zf.
gerekirse if needed zf.
gerekirse at a pinch zf.
Phrases
gerekirse in case of need zf.
gerekirse should the need arise
gerekirse if the need arises
gerekirse if needs be
gerekirse if need be
Colloquial
gerekirse at a push
Speaking
gerekirse if necessary
Medical
gerekirse pro re nata

"gerekirse" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 119 sonuç

Türkçe İngilizce
General
bilimsel olarak konuşmak gerekirse scientifically speaking i.
dürüst olmak gerekirse honestly zf.
doğrusunu söylemek gerekirse truthfully zf.
açık söylemek gerekirse frankly zf.
gerçeği söylemek gerekirse indeed zf.
doğruyu söylemek gerekirse as a matter of fact zf.
örnek vermek gerekirse for example zf.
örnek vermek gerekirse for instance zf.
örnek vermemiz gerekirse for example zf.
örnek vermemiz gerekirse for instance zf.
kısaca ifade etmek gerekirse briefly stated zf.
gerçeği söylemek gerekirse to be truthful zf.
basitçe söylemek gerekirse simply zf.
doğrusunu söylemek gerekirse indeed zf.
doğrusunu söylemek gerekirse actually zf.
olarak konuşmak gerekirse speaking ünl.
özetlemek gerekirse sum up ünl.
Phrases
doğruyu söylemek gerekirse in all fairness
dürüst olmak gerekirse to be honest
açıkça söylemek gerekirse tell openly
açık söylemek gerekirse to be frank
dürüst olmak gerekirse frankly speaking
doğrusunu söylemek gerekirse to tell the truth
doğrusunu söylemek gerekirse to be truthful
açık söylemek gerekirse to be honest
doğrusunu söylemek gerekirse strictly speaking
kabaca söylemek gerekirse roughly speaking
yerinde söylemek gerekirse in a manner of speaking
ne zaman gerekirse whenever necessary
açık söylemek gerekirse in all honesty
aslını söylemek gerekirse to be precise
aslını söylemek gerekirse properly speaking
aslını söylemek gerekirse strictly speaking
kesin konuşmak gerekirse to be precise
açık söylemek gerekirse to be truthful
açık olmak gerekirse to say more clearly
açık olmak gerekirse clearly saying
açık olmak gerekirse to be obvious
örnek vermek gerekirse for the sake of example
örnek vermemiz gerekirse to set an example
örnek vermek gerekirse to give an example
örnek vermek gerekirse to set an example
örnek vermemiz gerekirse to give an example
örnek vermemiz gerekirse for the sake of example
basitçe söylemek gerekirse simply put
doğruyu söylemek gerekirse to speak honestly
doğrusunu söylemek gerekirse to speak honestly
açık söylemek gerekirse to be quite frank
açık söylemek gerekirse frankly speaking
daha doğrusunu söylemek gerekirse to be more precise
tam olarak söylemek gerekirse to be more precise
tam olarak belirtmek gerekirse to be more precise
daha açık olmak gerekirse to be more precise
açık olmak gerekirse let me be clear
doğruyu/gerçeği söylemek gerekirse if the truth were known
ne kadar gerekirse as many as it takes
dürüst olmak gerekirse quite honestly
doğrusunu söylemek gerekirse not to put too fine a point on it
açıkça söylemek gerekirse not to put too fine a point on it
açık söylemek gerekirse to put it bluntly
ama dürüst olmak gerekirse to be honest with you
dürüst olmak gerekirse to be quite honest
bir kaçını belirtmek gerekirse to mention but a few
bir kaçını belirtmemiz gerekirse to mention but a few
dürüst olmak gerekirse tbh (to be honest)
doğrusunu söylemek gerekirse if truth be told
gerçeği söylemek gerekirse if truth be told
doğruyu söylemek gerekirse to be honest
doğrusunu söylemek gerekirse to be honest
birkaçını saymak gerekirse to name but a few
birkaç isim vermek gerekirse to name but a few
birkaçını saymak gerekirse to name a few
birkaç isim vermek gerekirse to name a few
eklemek gerekirse to add more
dürüstçe söylemem gerekirse to speak honestly
dürüstçe söylemem gerekirse speaking quite candidly
dürüstçe söylemek gerekirse to speak honestly
dürüstçe söylemek gerekirse speaking candidly
dürüstçe söylemem gerekirse speaking candidly
doğruyu söylemek gerekirse speaking quite candidly
dürüstçe söylemek gerekirse speaking quite candidly
doğruyu söylemek gerekirse speaking candidly
açıklamak gerekirse to clarify
açıklamak gerekirse to make it clear
açıklamak gerekirse just to clarify
daha kesin olmak gerekirse to be more precise
itiraf etmek gerekirse I must confess that
daha iyi anlatmak gerekirse to be more precise
daha iyi anlatmak gerekirse more precisely
daha açıkça ifade etmek gerekirse to put it more explicitly
basitçe söylemek gerekirse to put it all in simple terms
daha net olarak ifade etmek gerekirse to put a finer point on it
daha net olarak söylemek gerekirse to put a finer point on it
daha açık ifade etmek gerekirse to put a finer point on it
kısaca söylemek gerekirse in the interest of brevity
Colloquial
kısaca özetlemek gerekirse in brief
kısaca özetlemek gerekirse in short
kısaca özetlemek gerekirse to sum up
açık konuşmak gerekirse frankly
ve açıkça konuşmak gerekirse and quite frankly
lafı toparlamak gerekirse in sum
lafı toparlamak gerekirse in short
lafı toparlamak gerekirse to sum up
Idioms
dürüstçe söylemek gerekirse not to put too fine a point on it
dürüst olmak gerekirse speaking quite frankly
ne gerekirse yapmak beg, borrow, or steal
doğrusunu söylemek gerekirse if the truth be known
doğrusunu söylemek gerekirse if the truth be told
doğrusunu söylemek gerekirse if truth be known
doğrusunu söylemek gerekirse if truth be told
Speaking
teknik olarak konuşmak gerekirse technically speaking
açık söylemek gerekirse to tell you the truth
benimle tekrar temasa geçmeniz gerekirse if you have to get in contact with me again
açık konuşmak gerekirse frankly speaking
doğrusunu söylemek gerekirse pek düşünmedim i actually haven't thought much about that
doğruyu söylemek gerekirse truth be told
ne gerekirse yaparım I'll do whatever it takes
dürüst olmak gerekirse to be fair
açık konuşmak gerekirse to be fair