simply - Türkçe İngilizce Sözlük

simply

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

simply — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sadece, basitçe
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈsɪmpli/ – BrE /ˈsɪmpli/)
Terim Türü:
Zarf: simply
Eylemin yalın biçimde gerçekleştiğini belirtir. Simple kökünden zarflaşmıştır. Açıklayıcı metinlerde vurgu sadeleştirme amacıyla kullanılır

"simply" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 39 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
simply zf. basit bir şekilde
It is quite simply a considerable imbalance between supply and demand.
Bu oldukça basit bir şekilde arz ve talep arasındaki önemli bir dengesizliktir.

More Sentences
simply zf. basitçe
Let me explain it simply for the newcomers.
Yeni gelenler için basitçe açıklayayım.

More Sentences
Genel
simply zf. ancak
This provisional arrangement is simply not enough however.
Ancak bu geçici düzenleme yeterli değildir.

More Sentences
simply zf. sade bir şekilde
They decided to live simply and sold all their possessions.
Sade bir şekilde yaşamaya karar verdiler ve tüm mal varlıklarını sattılar.

More Sentences
simply zf. tamamen
Some of these procedures are simply going to cancel that effort altogether.
Bu prosedürlerden bazıları bu çabayı tamamen ortadan kaldıracaktır.

More Sentences
simply zf. sırf
We must not relinquish their freedom simply for the benefit of a new empire.
Sırf yeni bir imparatorluk uğruna onların özgürlüklerinden vazgeçmemeliyiz.

More Sentences
simply zf. sadece
My job is not simply to manage people but to help them grow professionally.
Benim işim sadece insanları yönetmek değil, onların profesyonel olarak büyümelerine de yardımcı olmak.

More Sentences
simply zf. adeta
Tom was simply devastated.
Tom adeta harap olmuştu.

More Sentences
simply zf. tek kelimeyle
This hypothesis, that the Community is breaking Treaty law is simply nonsense.
Topluluğun Antlaşma hukukunu çiğnediği yönündeki bu varsayım tek kelimeyle saçmalıktır.

More Sentences
simply zf. basitçe söylemek gerekirse
Put simply, the meaning of life is life itself.
Basitçe söylemek gerekirse, yaşamın anlamı yaşamın kendisidir.

More Sentences
simply zf. düpedüz
She simply won't take no for an answer.
Hayır cevabını düpedüz kabul etmiyor.

More Sentences
simply zf. öylece
Simply add club soda and ice.
Öylece soda ve buz ekleyin.

More Sentences
simply zf. gerçekte
We shall simply have to wait to see what views are actually expressed.
Gerçekte hangi görüşlerin ifade edileceğini görmek için beklememiz gerekecek.

More Sentences
simply zf. aslında
I believe, in fact, that we need more tolerance and more openness, quite simply more liberalism.
Aslında, daha fazla hoşgörüye ve daha fazla açıklığa, kısaca daha fazla liberalizme ihtiyacımız olduğuna inanıyorum.

More Sentences
simply zf. hakikaten
We have freedom of movement from North Africa, we simply do not recognise it.
Kuzey Afrika'dan serbest dolaşım hakkımız var ama bunu tanımıyoruz.

More Sentences
simply zf. gerçekten
I simply don't understand it.
Gerçekten anlamıyorum.

More Sentences
simply zf. tek yapmanız gereken
simply zf. mücerret
simply zf. gösterişsiz bir şekilde
simply zf. açık ve samimi bir şekilde
simply zf. kolay bir şekilde
simply zf. budalaca
simply zf. bayağı
simply zf. kolay kolay
simply zf. basbayağı
simply zf. basit olarak
simply zf. işi dolandırmadan
simply zf. hiç uğraşmadan
simply zf. münferit olarak
simply zf. tam anlamıyla
simply zf. gerçeğe sadık kalarak
simply zf. gerçek anlamda
simply zf. cidden
simply zf. sahiden
Eski Kullanım
simply zf. cahilce
simply zf. bilmeden
simply zf. kazara
simply zf. aptalca
simply zf. akılsızca

"simply" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 26 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
simply connected s. basit bağlantılı (uzay)
simply in a class of its own zf. sadece kendi türünde
simply for ornament zf. süs olsun diye
quite simply zf. çok basit biçimde
quite simply zf. açıkça
quite simply zf. çok kolay biçimde
quite simply zf. açıkçası
quite simply zf. oldukça basit olarak
purely and simply zf. sadece ve sadece
quite simply zf. tek kelimeyle
simply because bağ. sırf bu yüzden
simply because bağ. sırf bu nedenle
İfadeler
simply put expr. basitçe söylemek gerekirse
to put it simply expr. kısacası/basit bir şekilde açıklarsak
simply peerless expr. tek kelime ile eşsiz
Konuşma
I was simply delighted expr. bilseniz ne kadar memnun oldum
Teknik
simply supported beam i. basit mesnetli kiriş
simply supported beam i. yalın dayanaklı kiriş
simply supported s. yalın dayanaklanmış
simply supported s. basit mesnetleştirilmiş
simply supported s. yalın oturmuş
İnşaat
simply supported beams i. basit mesnetli kirişler
Matematik
simply connected space i. basit bağlantılı uzay
simply connected region i. basit bağlantılı bölge
Engineering
simply counter i. hız göstergesi
simply counter i. hız sayacı