however - Türkçe İngilizce Sözlük

however

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

however — Definition

Anlamı ve Tanımı:
ancak
Okunuş (IPA):
(AmE /haʊˈɛvər/ – BrE /haʊˈevə/)
Terim Türü:
Bağlaç; Zarf
Önceki ifadeye karşıtlık veya sınırlama getiren bağlaç ve zarf olarak kullanılan sözcüktür. How ve ever birleşimi, koşul ve beklenmedikliği vurgular.
Eş Anlamlılar:
nevertheless
Zıt Anlamlılar:
therefore

"however" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 35 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
however zf. bununla birlikte
The principle must, however, be in place that the Ombudsman has the right to see documents.
Bununla birlikte Ombudsmanın belgeleri görme hakkına sahip olduğunu ifade eden ilke yürürlükte olmalıdır.

More Sentences
however bağ. yine de
However, we still have a duty to limit CO2 emissions as far as possible.
Ancak yine de CO2 emisyonlarını mümkün olduğunca sınırlama yükümlülüğümüz var.

More Sentences
Genel
however zf. ne kadar
You should start learning the piano, however long it takes.
Ne kadar sürerse sürsün piyano öğrenmeye başlamalısın.

More Sentences
however zf. nasıl
The question, however, that bother us is how herbal medicinal products are to reach patients and consumers.
Ancak bizi rahatsız eden soru, bitkisel tıbbi ürünlerin hastalara ve tüketicilere nasıl ulaşacağıdır.

More Sentences
however zf. bununla beraber
The Council has not, however, so far approved the 4th Financial Protocol.
Bununla beraber, Konsey, şimdiye kadar, 4ncü Mali Protokolü onaylamış değildir.

More Sentences
however zf. ama
However, the lady serving me was genuinely nice and happy.
Ama bana servis yapan hanımefendi gerçekten güzel ve mutluydu.

More Sentences
however zf. fakat
However, the European Union is concerned at the implications for democratic pluralism and freedom of expression.
Fakat, Avrupa Birliği, bu kararın, demokratik çoğulculuk ve ifade özgürlüğüne ilişkin sonuçlarından endişelidir.

More Sentences
however zf. buna rağmen
However, if you definitely want me to go, I will go.
Buna rağmen, muhakkak benim gitmemi istiyorsanız, giderim.

More Sentences
however zf. ancak
The first part of the exam was easy, however, the second part was challenging.
Sınavın ilk bölümü kolaydı, ancak ikinci bölüm zordu.

More Sentences
however zf. nasıl olduysa
However, did you finish this painting so soon?
Nasıl olduysa, bu resmi bu kadar çabuk mu bitirdiniz yani?

More Sentences
however ed. gelgelelim
However, they may not be a cold as everyone thought.
Gelgelelim, o herkesin düşündüğü gibi soğuk biri olmayabilir.

More Sentences
however bağ. ne var ki
What appears to be a laudable aim, however, could also be a double-edged sword.
Ne var ki, takdire şayan bir amaç gibi görünen bu durumun hem iyi hem kötü tarafları da olabilir.

More Sentences
however bağ. yalnız
Together, however, they are no longer alone.
Ancak birlikte, artık yalnız değiller.

More Sentences
however bağ. oysa
These instruments should, however, apply solely to standardised goods and services.
Oysa bu araçlar sadece standartlaştırılmış mal ve hizmetler için geçerli olmalıdır.

More Sentences
however bağ. ancak
Eighteen months later, however, do the European Union and the Member States still deserve this trust?
Ancak on sekiz ay sonra, Avrupa Birliği ve Üye Devletler bu güveni hala hak ediyor mu?

More Sentences
however bağ. aynı zamanda
Sadly, however, these are also the vessels with the biggest outstanding debts to the banks.
Ancak ne yazık ki bu gemiler aynı zamanda bankalara en fazla borcu olan gemilerdir.

More Sentences
however zf. her nasılsa
however zf. her halükarda
however zf. hoş
however zf. şu var ki
however zf. gel gör ki
however zf. ne derecede
however zf. gerçekten de
however zf. her ne ölçüde
however zf. nasıl olur da
however zf. ne şekilde
however zf. nasıl oldu da
however bağ. lakin
however bağ. mamafih
however bağ. nasıl olursa olsun
however bağ. oysaki
however bağ. halbuki
however bağ. her nasıl
however bağ. amma velakin
however bağ. halbuki

"however" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
however much zf. istediğin kadar
however much zf. her ne kadar
however much zf. ne kadar
but however bağ. buna karşın
however, although bağ. ancak, her ne kadar
İfadeler
however much expr. ne kadar olursa olsun
provided however that expr. ancak şu şartla ki
however slight expr. az da olsa
Deyim
however you slice it expr. nereden/neresinden bakarsan bak
however you slice it expr. her bakımdan
however you slice it expr. her yönden/açıdan
however you slice it expr. hangi yönden/açıdan bakarsan bak
Konuşma
however you want expr. nasıl arzu ederseniz
however you like expr. sen nasıl istersen
I will do it however it is you want it done expr. nasıl yapılmasını istiyorsan öyle yaparım
however dangerous it may be expr. ne kadar tehlikeli olursa olsun
however you want expr. nasıl arzu edersen
however long it takes expr. ne kadar uzun sürerse sürsün
however hard he works expr. ne kadar çalışsa da
Hukuk
however named or described expr. ne şekilde adlandırılmış veya tanımlanmış olursa olsun