obviously - Türkçe İngilizce Sözlük

obviously

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

obviously — Definition

Anlamı ve Tanımı:
açıkça, bariz biçimde
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈɑːbvɪəsli/ – BrE /ˈɒbvɪəsli/)
Terim Türü:
Zarf
Herhangi bir yorum gerektirmeyecek kadar net olan durumu vurgulayan zarf biçimidir. Obvious sözcüğünden türemiştir; açıklığın konuşma dilinde pekiştirilmesine hizmet eder. Günlük ve akademik anlatılarda çıkarımın kolaylığını öne çıkarır

"obviously" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
obviously zf. açıkçası
This is obviously something that we have encouraged and welcome.
Bu açıkçası bizim teşvik ettiğimiz ve memnuniyetle karşıladığımız bir şeydir.

More Sentences
obviously zf. apaçık
It's obviously a mistake.
Bu apaçık bir hata.

More Sentences
obviously zf. besbelli
Tom obviously wanted to talk to me privately.
Tom besbelli ki benimle özel olarak konuşmak istedi.

More Sentences
obviously zf. açıkça
The enhanced GSP system obviously works as a system of incentives.
Geliştirilmiş GSP sistemi açıkça bir teşvik sistemi olarak işlemektedir.

More Sentences
obviously zf. belli ki
Obviously, that is not a linguistic mistake but a highly political issue.
Belli ki bu dilbilimsel bir hata değil, son derece siyasi bir konudur.

More Sentences
obviously zf. alenen
Look at his body language; he's obviously lying.
Vücut diline baksanıza; adam alenen yalan söylüyor.

More Sentences
Konuşma
obviously zf. açıkça görülüyor ki
He can speak French, and obviously English.
O, Fransızca ve açıkça görülüyor ki İngilizce konuşabilir.

More Sentences
Genel
obviously zf. açık olarak
obviously zf. kolay görünecek şekilde
obviously zf. kolay anlaşılacak şekilde
obviously zf. kuşkusuz
obviously zf. inceliksiz bir şekilde
obviously zf. basitçe
obviously zf. bariz biçimde

"obviously" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 7 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
be seen obviously f. açıkça görülmek
Konuşma Dili
obviously you have a plan expr. senin bir planın olduğu belli
Konuşma
that's obviously not possible expr. bunun mümkün olmadığı ortada
you're obviously here for a reason expr. burada olmanın bir sebebi olduğu belli
obviously but which one? expr. orasını anladık ama hangisi?
Argo
obvi (obviously) exclam. tabii ki
obv (obviously) exclam. tabii ki