| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | happily zf. | mutlu bir şekilde | ||
|
Leroy happily paid $3 for the painting. Leroy mutlu bir şekilde tablo için 3 dolar ödedi. More Sentences |
||||
| Genel | happily zf. | iyi ki | ||
|
Happily, we were able to catch the snatcher. İyi ki kapkaççıyı yakalamayı başardık. More Sentences |
||||
| Genel | happily zf. | bereket versin ki | ||
|
Happily, the workaholic did not die. Bereket versin ki, işkolik ölmedi. More Sentences |
||||
| Genel | happily zf. | mutlulukla | ||
|
Something that I shall also happily have included in the Minutes ? Tutanaklara dahil etmekten mutluluk duyacağım bir şey mi? More Sentences |
||||
| Genel | happily zf. | güle oynaya | ||
|
She happily accepted the gifts. Hediyeleri güle oynaya kabul etti. More Sentences |
||||
| Genel | happily zf. | çok şükür | ||
|
Happily, this season is going very well. Çok şükür bu sezon çok iyi gidiyor. More Sentences |
||||
| Genel | happily zf. | mutluca | ||
| Genel | happily zf. | güle güle | ||
| Genel | happily zf. | allahtan | ||
| Genel | happily zf. | sevinçle | ||
| Genel | happily zf. | uygun bir şekilde | ||
| Genel | happily zf. | gereğine uygun | ||
| Genel | happily zf. | şans eseri olarak | ||
| Genel | happily zf. | isabetli bir şekilde | ||
| Genel | happily zf. | başarılı bir biçimde | ||
| Genel | happily zf. | uygun bir şekilde | ||
| Genel | happily zf. | memnuniyetle | ||
| Genel | happily zf. | mutlu biçimde | ||
| Genel | happily N. | seve seve | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | happily zf. | tesadüfen | ||
| Eski Kullanım | happily zf. | gelişigüzel | ||
| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Genel | ||
| Genel | live happily ever after i. | (onlar erdi muradına) sonsuza dek mutlu yaşadılar |
| Genel | make somebody live happily f. | gün göstermek |
| Genel | live happily f. | mutlu yaşamak |
| Genel | be happily married f. | mutlu bir evlilikleri olmak |
| İfadeler | ||
| İfadeler | (and) they lived happily ever after expr. | (ve) ömürlerinin sonuna kadar mutlu oldular/yaşadılar |
| İfadeler | and they lived happily ever after expr. | ve sonsuza dek mutlu yaşadılar |
| Konuşma Dili | ||
| Konuşma Dili | happily ever after zf. | sonsuza kadar mutlu bir şekilde |
| Konuşma Dili | happily ever after zf. | sonsuza dek mutlu |
| Konuşma Dili | happily ever after zf. | daima mutlu bir şekilde |
| Konuşma Dili | happily ever after zf. | ömrünün sonuna kadar mutlu bir şekilde |
| Konuşma Dili | happily ever after zf. | sonsuza kadar mutlu |
| Konuşma Dili | happily ever after zf. | sonsuza dek mutlu bir şekilde |
| Konuşma Dili | happily ever after zf. | ömrünün sonuna kadar mutlu |
| Konuşma Dili | happily ever after zf. | daima mutlu |