cog - Türkçe İngilizce Sözlük

cog

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

cog — Definition

Anlamı ve Tanımı:
dişli parçası
Okunuş (IPA):
(AmE /kɑːɡ/ – BrE /kɒɡ/)
Terim Türü:
İsim: cog (cogs)
Mekanik sistemlerde hareket iletimini sağlayan küçük dişli elemanı tanımlar; mecazi olarak sistemin küçük ama kritik parçasını da çağrıştırır. Latince cogere (“itmek, zorlamak”) ile ilişkilidir

"cog" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 30 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
cog i. dişli çark
The repairman cleaned the cogs and springs of the watch.
Tamirci saatin dişli çark ve yaylarını temizledi.

More Sentences
cog i. diş
The power of the engine damaged the cogs on the gears.
Motorun gücü çarklardaki dişlere zarar verdi.

More Sentences
Teknik
cog i. dişli çark
The repairman cleaned the cogs and springs of the watch.
Tamirci saatin dişli çark ve yaylarını temizledi.

More Sentences
cog i. diş
The power of the engine damaged the cogs on the gears.
Motorun gücü çarklardaki dişlere zarar verdi.

More Sentences
Otomotiv
cog i. diş
The power of the engine damaged the cogs on the gears.
Motorun gücü çarklardaki dişlere zarar verdi.

More Sentences
Genel
cog i. hile
cog i. çark dişi
cog i. kertik
cog i. küçük sandal
cog i. önemsiz/değersiz kimse
cog i. organizasyonda ayak işlerini yapan kimse
cog i. 16. yüzyıl öncesi taşımacılıkta kullanılan enli bir gemi
cog i. kongo cumhuriyeti'nin kodu
cog f. kurmak
cog f. hile yapmak
cog f. tutmak
cog N. dişli parçası
Teknik
cog i. bir sıra diş
cog i. çentik
cog i. çark dişi
cog i. kertik
cog i. kaynar çelik ingotu
cog i. kaynar çelik tomruğu
cog i. küçük bir tekne
cog i. iki ahşap kirişi birleştiren iç içe çıkıntılı zıvana
cog f. zıvanayla birleştirmek
cog f. dişli çark takmak
cog f. (elektrik motoru) sarsılarak hareket etmek
Otomotiv
cog i. dişli
Metallurgy
cog f. (dökme çelik tomrukları) külçelere dönüştürmek için haddelemek

"cog" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 50 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
cog [obsolete] i. ingiliz nehir teknesi
cog the dice f. zar tutmak
cog [obsolete] f. yaltaklık etmek
cog [obsolete] f. yağ çekmek
cog [obsolete] f. rüşvet vermek
cog (cognate) kısalt. hısım
cog (cognate) kısalt. akraba
cog (cognate) kısalt. kandaş
cog (cognate) kısalt. soydaş
Deyim
a cog in the wheel i. çalışmada çok küçük bir payı olan kimse
a cog in the machine i. çalışmada çok küçük bir payı olan kimse
a cog in the wheel i. çarkın dişlisi
a cog in the machine i. çarkın dişlisi
a cog in the machine i. sistemin işlemesini sağlayan küçük bir parça
a small cog in a large machine i. çarkın ufak dişlisi
a small cog in a large machine i. okyanustaki damla gibi olma
a cog in the machine/wheel i. büyük bir organizasyonun/sistemin küçük bir parçası olan kimse
a cog in the machine/wheel i. çarkın dişlisi
cog in the machine i. sistemin işlemesini sağlayan küçük bir parça
cog in the machine i. çalışmada çok küçük bir payı olan kimse
cog in the machine i. çarkın dişlisi
cog in the wheel i. çarkın dişlisi
cog in the wheel i. çalışmada çok küçük bir payı olan kimse
cog in the wheel i. sistemin işlemesini sağlayan küçük bir parça
slip a cog f. kafası karışmak
slip a cog f. kafayı yemek
slip a cog f. tahtaları eksik olmak
slip a cog f. contaları oynamak
slip a cog f. kafayı sıyırmak
a small cog in a large wheel expr. büyük makinedeki küçük dişli
a small cog in a large wheel expr. büyük bir işin ya da örgütün olmazsa olmaz ama çok önemli olmayan bir parçası
a small cog in a large wheel expr. sistemin işlemesini sağlayan önemsiz kişi
a small cog in a large machine expr. çalışmada çok küçük bir payı olan kimse
a small cog in a large machine expr. büyük bir işin ya da örgütün olmazsa olmaz ama çok önemli olmayan bir parçası
a small cog in a large wheel expr. çalışmada çok küçük bir payı olan kimse
a small cog in a large machine expr. büyük makinedeki küçük dişli
a small cog in a large machine expr. sistemin işlemesini sağlayan önemsiz kişi
Teknik
cog wheel drive i. dişli çarklı tahrik düzeni
cog [uk] i. maden çatısını desteklemekte kullanılan ahşap veya taştan bir direk
cog [uk] i. maden çatısını desteklemekte kullanılan ahşap veya taştan bir sütun
Mekanik
hunting cog i. çark atlama dişi
Otomotiv
cog belt i. dişli kayış
Demiryolu
cog railway i. tekerleklerle raylar arasındaki sürtünmeden dolayı tutuşun yetersiz kaldığı dik yokuşlarda kullanıla
cog railway i. dişli demiryolu
cog railway i. dişli raylı demiryolu
cog railroad i. dişli demiryolu
Maden
cog [uk] i. taş grubundan oluşan sütun
cog [uk] i. tahta bloklardan oluşan kolon
Medikal
cog (children’s oncology group) i. çocuk onkolojisi kurulu
Star Wars
cog hive seven i. cog kovanı yedi