tow - Türkçe İngilizce Sözlük

tow

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

tow — Definition

Anlamı ve Tanımı:
çekmek, lif
Okunuş (IPA):
(AmE /toʊ/ – BrE /təʊ/)
Terim Türü:
Fiil: tow (tows – towed – towing); İsim: tow (uncountable)
Araç çekme eylemi ya da keten benzeri lif. Eski İngilizce togian kökünden evrilmiştir. Ulaşım ve tekstilde farklı teknik anlamlar taşır.
Eş Anlamlılar:
pull, haul
Zıt Anlamlılar:
push

"tow" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 41 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
tow i. çekme
I can give you a tow if you want.
İstersen seni çekebilirim.

More Sentences
tow f. çekmek
We towed the car to the garage.
Arabayı garaja çektik.

More Sentences
tow i. çekme halatı
tow i. yedekte çekme
tow i. yedekleme halatı
tow i. itilen birkaç mavna
tow i. zincirle çekilen şey
tow i. yedekte çekilme
tow i. çekme zinciri
tow i. kıtık
tow f. yedeklemek
tow f. yedmek
tow f. römork yapmak
tow f. yedeğe almak
tow f. çekici ile çekmek
tow f. çekmek (halatla/zincirle)
tow f. itmek (gemi bir veya birkaç mavnayı)
tow f. yedekte çekmek
tow f. halatla çekilerek ilerlemek
tow N. lif
Konuşma Dili
tow i. araba yarışında başka bir arabanın kaymasından yararlanma
Teknik
tow i. kısa yün
tow i. kıtık
tow i. üstüpü
tow i. yedekte çekme
tow f. uçağı çekmek
tow f. yedekte çekmek
tow f. zincir ile çekmek
Tekstil
tow i. keten veya kenevirin ayrıldıktan sonra liflere yapışan kaba kısımları
tow i. özellikle iplik, kınnap veya salmastra olarak kullanılan (keten, kenevir veya sentetik malzemeden yapılan) kısa veya kırık elyaf
tow i. kısa veya kırık elyaftan yapılan kumaş
tow i. gevşek ve sentetik lif
Denizcilik
tow i. yedeklenen gemi
tow f. yedeğe alıp çekmek
Çevre
tow i. konik şekilli ince ağ ile sudan alınan örnek
Askeri
tow i. bir tür tanksavar füzesi
tow i. sürüklenerek çekilen mavna
tow i. tow tanksavar füzesi
tow f. diğer gemiyi kıça bağlayıp çekmek
Spor
tow i. kayakçıların bir arabanın arkasından iple çekilmeleri
Eski Kullanım
tow i. pulluk sürmeye yarayan demir zincir

"tow" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
tow truck i. çekici
Genel
tow rope i. permeçe
tow truck i. çekici kamyon
tow rope i. yedek ip
tow path i. kanal veya su taşımacılığına uygun ırmağa paralel ve mavnaları halatla çeken atların kullandığı yol
tow fee i. araba çekme ücreti
tow [dialect] i. halat
tow [dialect] i. idam ipine sekiz ya da dokuz tur dolayarak atılan düğüm
tow sack [dialect] i. çuval
tow bag [dialect] i. çuval
tow-row i. gürültü
tow-row i. patırtı
ski tow i. kayakçıları zirveye çıkaran asansör
ski tow i. telesiyej
ski tow i. teleski
take tow f. sürüklenmek
take in tow f. yedeğe almak
tow away f. çekmek
tow away f. (taşıtı) çekerek götürmek
keep in tow f. yedekte bulundurmak
have in tow f. yedekte bulundurmak
have in tow f. yedeğe almak
tow the car to the impound lot f. (polis vb) arabayı bağlamak
call for a tow truck f. çekici çağırmak
tow-row f. gürültü yapmak
tow-row f. patırtı çıkarmak
tow-coloured s. açık sarı (saç)
tow-colored s. açık sarı (saç)
tow-haired s. sarı ve darmadağınık saçları olan
in tow zf. peşinde
in tow zf. yanında
in tow zf. koruması altında
in tow zf. etkisi altında
in tow zf. beraberinde
Öbek Fiiller
tow something away f. bir aracı çekerek götürmek
tow something into something f. bir aracı bir yere çekmek
tow something in f. bir aracı bir yere çekmek
tow in f. -e çekmek (bir aracı)
tow (something) into (something or some place) f. (bir aracı) çekiciyle veya başka bir araçla (bir şeye/bir yere) çekmek/getirmek
tow (something) out of (something or some place) f. (bir aracı bir şeyden/bir yerden) çekmek
tow (something) into (something or some place) f. (bir aracı bir şeye/bir yere) çekmek
tow out f. -den çekmek (bir aracı)
tow out f. '-den bir araçla çekip çıkarmak (bir aracı)
tow out f. '-e bir araçla çekip çıkarmak (bir aracı)
tow into f. -e çekmek (bir aracı)
tow out f. -e çekmek (bir aracı)
tow (something) out of (something or some place) f. (bir aracı) çekiciyle veya başka bir araçla (bir şeyden/bir yerden) çekip çıkarmak
Konuşma Dili
get a tow f. araba yarışında başka bir arabanın kaymasından yararlanmak
Deyim
tow the line f. kurallara uymak
tow the line f. hizaya gelmek
have something in tow f. bir şeyi çekme halatıyla çekmek
have someone or something in tow f. birini/bir şeyi etrafta dolaştırmak
have someone or something in tow f. birini/bir şeyi gezdirmek
have someone or something in tow f. biri/bir şey tarafından eşlik edilmek
have something in tow f. bir şeyi yedekte çekmek
have something in tow f. bir şeyi sürüklemek
have something in tow f. bir şeyi çekmek
have something in tow f. bir şeyi çekiciyle çekmek
take (one) in tow f. (birine) yardım etmek
take (one) in tow f. (birine) rehberlik etmek
take (one) in tow f. (birine) yol göstermek
take (something) in tow f. (bir şeyi) sürüklemek
take (something) in tow f. (bir şeyi) çekmek
under tow s. kontrol altında
under tow s. beraberinde
under tow s. yedekte
under tow s. arkada sürüklenen
under tow s. etki altında
in tow expr. yedekte
in tow expr. hazırda
Teknik
tow hook i. çekme kancası
tow winch i. çekme vinci
tow-path i. çekme yolu
tow-to-yarn spinning i. doğrudan büküm
tow bar i. uçağı çeken
tow bar i. çeki demiri
tow bar i. iten traktörle uçak arasındaki bağlantıyı sağlayan alet
tow path i. çekme yolu
tow rope i. çekme ipi
tow rope i. çekme halatı
tow cloth i. kıtıktan yapılmış bez
tow line i. çekme halatı
tow hitch i. çekme aksamı
tow hitch i. taşıma aksamı
Tekstil
tow linen i. kıtıktan yapılmış bez
tow wheel i. kınnap yapmakta kullanılan çıkrık
Otomotiv
tow car i. çekici
tow truck i. kurtarıcı
aircraft tow tractor i. uçak çekme aracı
tow car i. kurtarıcı
tow & exterior carry i. çekme kancası ve harici taşıma
rear tow hook i. arka çeki kancası
tow hook i. çeki kancası
tow truck i. çekici kamyon
trailer tow hook i. römork çekme kancası
tow line i. römork kablosu
tow car i. çekici kamyon
tow truck i. çekici araç
tow car i. çekici araç
four-wheel-drive tow tractor i. dört tekerlekten tahrikli çekici
tow strap i. çekme halatı/kayışı
tow away zone i. araç çekme bölgesi
tow truck i. araç çekici
tow rating i. azami çekme ağırlığı
snatch tow i. esnek halatla çekme
tow bar i. çeki demiri
tow hook i. çeki kancası
tow start i. çekerek çalıştırma
tow strap i. çekme kayışı
tow away the vehicle f. aracı çekmek
tow away a car f. araba çekmek
tow away a vehicle f. araç çekmek
tow away the car f. arabayı çekmek
flat tow f. çekerek götürmek
tow-start f. arabayı başka bir araba ile çekerek motoru çalıştırmak
on tow expr. çekilme durumunda
Trafik
tow fee i. çekici ücreti
tow truck i. çekici (araç)
tow truck i. çekici
tow truck i. çekici araç
tow–away zone i. park etmenin yasak olduğu ve park eden araçların çekildiği yer
Havacılık
tow tug i. çekme aracı
tow tug i. çekici
tow bar i. çekme halatı
aero-tow flight i. havada yedekte çekme
aircraft-tow bar attachment fittings i. uçak-çekme kolu bağlantı elemanları
tow-bar i. çeki demiri
tow-car i. uçak itme/çekme aracı
Denizcilik
tow boat i. itici römorkör
tow pin i. çekme pimi
tow rope i. permeçe
tow rope i. çekme halatı
tow rope i. yedek halatı
tow boat i. römorkör
tow rope i. yedekte çekme halatı
push-tow i. çekme-yedekleme
tow tank i. çekme tankı
tow tank i. gemilerin hidrodinamik özelliklerini test etmek üzere gemi modellerinin çekildiği suyla dolu bir havuz
tow iron i. çekme halatına bağlanan zıpkın
tow astern f. kıça bağlanıp çekilmek
Deniz Biyolojisi
stratified mean catch per tow i. ağ atımı başına tabakalandırılmış ortlama av
Zooloji
tow-head i. beyazımsı tüyleri olan kirpi
Hayvancılık
tow team i. çekme işlerinde çalışan yedek hayvan (at, öküz, katır)
Coğrafya
tow law i. ingiltere'de yerleşim yeri
tow-head [dialect] i. kıyı kordonu
tow-head [dialect] i. nehirde bulunan düşük alüvyonlu ada
tow-head [dialect] i. üzerinde kavaklar olan sığlık
Askeri
armoured tow vehicle i. zırhlı çekme aracı
tow-bar for aircraft i. uçak çeki demiri
tow vehicle i. tow aracı