build - Türkçe İngilizce Sözlük

build

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

build — Definition

Anlamı ve Tanımı:
inşa etmek, kurmak, yapı
Okunuş (IPA):
(AmE /bɪld/ – BrE /bɪld/)
Terim Türü:
Düzensiz Fiil: build (builds – built – built - building); İsim: build (builds)
Fiziksel olarak inşa etmeyi veya soyut olarak sistem/iş kurmayı tanımlar; isim olarak “build” vücut/yapı tipini ifade edebilir. Germen kökünde “oturtmak, kurmak” çekirdeği vardır; teknoloji dilinde “software build” gibi teknik genişlemeleri de vardır

"build" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 71 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
build f. inşa etmek
They are building a hotel just across the street.
Caddenin hemen karşısında bir otel inşa ediyorlar.

More Sentences
Genel
build i. yapı (vücut)
This cat generally has a well-proportioned and slender build.
Bu kedi genellikle iyi orantılı ve ince bir yapıya sahiptir.

More Sentences
build i. yapı (insan için)
He has quite a slight build for a lumberjack.
Bir oduncuya göre oldukça zayıf bir yapısı var.

More Sentences
build f. kurmak
Mr Prodi is entitled to cross the bridges of his choice rather than the ones you build.
Bay Prodi sizin kurduğunuz köprülerden değil, kendi seçtiği köprülerden geçme hakkına sahiptir.

More Sentences
build f. yaratmak
The problems of the industry have built up a great degree of resentment.
Sektörün sorunları büyük ölçüde kızgınlık yaratmıştır.

More Sentences
build f. toplamak
Try to build up your strength.
Gücünü toplamaya çalış.

More Sentences
build f. geliştirmek
This is why we hope to build further on the links that already exist between this organisation and the European Union.
Bu nedenle bu kuruluş ile Avrupa Birliği arasında halihazırda mevcut olan bağlantıları daha da geliştirmeyi umuyoruz.

More Sentences
build f. yapmak
It took her a decade to build a career as an architect.
Mimar olarak kariyer yapması on yılını almış.

More Sentences
build f. inşa etmek
They are building a hotel just across the street.
Caddenin hemen karşısında bir otel inşa ediyorlar.

More Sentences
build f. kurgulamak
Our policy is to build for the future, not the past.
Bizim politikamız geleceği kurgulamaktır, geçmişi değil.

More Sentences
build f. oluşturmak
We need to build a successful and competitive sector which also serves the consumer.
Tüketiciye de hizmet eden başarılı ve rekabetçi bir sektör oluşturmamız gerekiyor.

More Sentences
build f. kurmak
Mr Prodi is entitled to cross the bridges of his choice rather than the ones you build.
Bay Prodi sizin kurduğunuz köprülerden değil, kendi seçtiği köprülerden geçme hakkına sahiptir.

More Sentences
build f. zirveye ulaşmak
Tension began to build as they ran out of time.
Zamanları tükenirken gerilim zirveye ulaşmaya başladı.

More Sentences
Teknik
build f. inşa etmek
They are building a hotel just across the street.
Caddenin hemen karşısında bir otel inşa ediyorlar.

More Sentences
İnşaat
build i. inşa
Build it.
İnşa et.

More Sentences
Sanat
build f. (eser) üretmek
Boeing builds a fine aircraft.
Boeing iyi bir uçak üretiyor.

More Sentences
Genel
build i. bünye
build i. vücut yapısı
build i. yaradılış
build i. fizik
build i. binayı inşa etmek
build i. (ada, ülke) kara kütlesinin yapısal düzenlemesi
build i. zirveye doğru güçlenerek ilerleme
build i. yoğunluk artışı
build f. toplanmak
build f. bel bağlamak
build f. gelişmek
build f. örmek
build f. inşaatçılık yapmak
build f. yapı yapmak
build f. toparlanmak
build f. desteklemek
build f. bina etmek
build f. güvenmek
build f. üstüne ekleyerek güçlendirmek
build f. ilave ederek artırmak
build f. temel oluşturmak
build f. temellendirmek
build f. dayandırmak
build f. inşaatçı olmak
build f. temizleme gücünü artırmak
build f. yanıcı maddeleri yakmak üzere hazırlamak
build f. (kelime oyunlarında) kelime oluşturmak
build f. zirveye doğru ilerlemek
Irregular Verb
build f. built - built
Reklam
build f. (ürünün) olumlu özelliklerini güçlü bir şekilde tanıtmak
Teknik
build i. (kaplama) kesintisiz tabaka oluşturabilme
build f. monte etmek
build f. parçaları bir araya getirmek
build f. balmumu kalıbının boş yerlerini yükseltmek
Bilgisayar
build i. derleme
build i. kurgu
build i. yapım
build i. programın derleme sonrası sürümü
build i. yazılım geliştirme
build i. yeni veri
build i. veri güncellemesi
build i. veri yığını
build f. program derlemek
build expr. oluştur
build expr. oluşturuyor
build expr. yerleştir
Tekstil
build f. terzilik yapmak
Otomotiv
build i. boya kalınlığı
build f. modifiye etmek
Mutfak
build f. (yemek) pişirmek
İskambil
build i. kart ekleyerek oluşturulan oyun kartı kombinasyonu
build f. (dizi oluşturmak için) kartları birbirine eklemek
build f. masadaki kartlara elindeki kartlardan eklemek
Argo
build i. yapı
build i. bina

"build" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
body build i. vücut yapısı
blood build up i. kan toplama
blood build up i. kanlanma
build-up i. geliştirme
build-up i. birikim
build-up i. toplanma
build-up i. reklam
build-up i. artırma
design-build i. tasarla-inşa et
build-up i. yığılma
build-up over years i. yılların birikimi
slow build up i. yavaş yavaş gelişme
slow build up i. ağır ağır gelişme
body-build i. insan vücudu yapısı
build-up i. abartılı övgü
build-up i. abartılı tanıtım
build-up i. yarış hazırlığı
build-up i. etkinlik hazırlığı
build-up i. kişinin fiziksel özellikleri
build-out i. sistem genişletme projesi
build-out i. sistem genişletme
build-up i. moral yükseltme
build-up i. cesaretlendirme
build-out i. tamamen gelişmiş bir bölgeye sahip eyalet
build-up i. aşamalı artış
build-out i. yapı işi
build-out i. inşaat
average build i. orta boy/kilo
self-build i. kendi evini inşa etme
self-build i. kendi evini dikme
self-build i. (birinin) kendisi tarafından inşa edilen ev
build-up i. bir elektronik müzik parçasının aşama aşama artan temposu
build a bridge f. köprü kurmak
build into f. bir şeyin içinde imal etmek
build up f. göklere çıkarmak
build a wall f. duvar çekmek
build castles in the air f. hayal kurmak
build up f. gelişmek
build a sewer f. lağım açmak
build a career f. kariyer yapmak
build on f. dayandırmak
build up f. kuvvetlendirmek
build up f. kurmak
build a nest f. yuva kurmak
build a building f. inşaat yapmak
build up f. artırmak
build a dam f. baraj inşaa etmek
build up f. geliştirmek
build high hopes f. hayale kapılmak
build a barrier f. set çekmek
build a database f. veritabanı oluşturmak
build a shack f. gecekondu yapmak
build a wall f. duvar yapmak
build up the nerve f. cesaretini toplamak
build a dam f. baraj inşa etmek
build a hospital f. hastane yapmak
build a facility f. tesis kurmak
build a dam f. baraj yapmak
build up trust f. güven yaratmak
build bridge f. köprü yapmak
build a harbour f. liman yapmak
build bridge f. köprü inşa etmek
build a hospital f. hastane inşa etmek
build a plant f. tesis kurmak
build a reputation f. ün yapmak
build a reputation f. itibar yapmak
build a pond f. gölet yapmak
build up a network f. şebeke kurmak
build a foundation f. zemin yaratmak
build up passion f. istek uyandırmak
build up a profile f. profilini çıkartmak
build up a profile f. profilini çıkarmak
build a ship f. gemi inşaa etmek
build a ship f. gemi yapmak
build a ship f. gemi inşa etmek
build a website f. websitesi oluşturmak
build a website f. web sitesi kurmak
build a website f. web sitesi oluşturmak
build a website f. websitesi yapmak
build a website f. web sitesi yapmak
build a website f. websitesi kurmak
build up trust f. güvence oluşturmak
build up confidence f. güvence oluşturmak
build a website f. web sayfası hazırlamak
build road f. yol inşaa etmek
build a system f. sistem kurmak
build (up) a library f. kütüphane yapmak
build (up) trust f. güven oluşturmak
build trust f. güven oluşturmak
build up trust f. güven tesis etmek
build up trust f. güven oluşturmak
build trust f. güven tesis etmek
build castles in the air f. hayallere kapılmak
build up f. güçlendirmek
build up f. büyümek
build up f. güçlenmek
build with bricks f. tuğla döşemek
body-build f. vücut çalışmak
build upon f. -e dayalı olmak
build-up f. geliştirmek
build-up f. kuvvetlendirmek
build-up f. kurmak
build-up f. artırmak
build up f. övmek
jerry-build f. derme çatma yapmak
jerry-build f. dayanaksız ucuz evler inşa etmek
build up a profile f. profil çıkarmak
jerry-build f. kötü malzeme ile bina etmek
jerry-build f. baştan savma yapmak
jerry-build f. gelişigüzel yapmak
build (up) a reputation f. itibar kazanmak
build up over time f. zamanla artmak
build one’s whole life around his/her children f. bütün hayatını çocukları üzerine kurmak
build a model plane f. maket uçak yapmak
build a model plane f. uçak maketi yapmak
build a city f. kent inşa etmek
build a city f. şehir inşa etmek
build on solid basis f. sağlam temeller üzerine kurmak
build up f. takviye etmek
build up f. toparlanmak
build up f. imar etmek
build up a case f. kanıtları toparlamak
build up f. bayındırlaştırmak
build up f. biriktirmek
build up f. askeri gücü takviye etmek
build up f. desteklemek
build up f. toparlamak
build up f. birikmek
build up someone f. birisini desteklemek
build up f. (hastalıktan sonra) kendine gelmek
build a relationship f. bir ilişki kurmak
build one's career f. meslekte ilerlemek
build sales f. satış oluşturmak
build a tunnel f. tünel yapmak
build a raft f. bir sal yapmak
build up f. oluşturmak
give permission to build f. imar/inşaat izni vermek
build a prototype f. prototip oluşturmak
build an empire f. bir imparatorluk kurmak
build on f. üzerine ekleme yaparak geliştirmek
build a nest f. yuva yapmak
build good relationships with people f. insanlarla iyi ilişkiler kurmak
build a caring society f. önemseyen/ilgi/şefkat gösteren bir toplum oluşturmak/inşa etmek
build a caring society f. duyarlı bir toplum yaratmak/inşa etmek
build a barricade f. barikat kurmak
build consensus f. uzlaşı inşa etmek
build up one's courage f. cesaretini toplamak
build a brand f. marka inşa etmek
build an empire f. imparatorluk inşa etmek
build a fire f. ateş yakmak