double - Türkçe İngilizce Sözlük

double

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

double — Definition

Anlamı ve Tanımı:
iki kat, çift, ikiye katlamak, dublör/ikiz
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈdʌbəl/ – BrE /ˈdʌbəl/)
Terim Türü:
İsim: double (doubles); Fiil: double (doubles – doubled – doubling); Sıfat: double
İki kat olma durumunu; fiil olarak ikiye katlamayı veya miktarı iki katına çıkarmayı anlatır; isim olarak “dublör/benzer” anlamı da alabilir. Latince duplus (“iki kat”) kökünden Fransızca üzerinden İngilizceye yerleşmiştir; modern dilde double, hem matematiksel katlama hem de spor/tiyatrodaki “double” rolleriyle çok anlamlılaşmıştır.
Eş Anlamlılar:
duplicate, twofold
Zıt Anlamlılar:
halve, single

"double" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
double i. çift
Since I need more space for my clothes, I plan to buy a double wardrobe.
Kıyafetlerim için daha fazla alana ihtiyacım olduğundan, çift gardırop almayı planlıyorum.

More Sentences
double i. dublör
We know that she refuses to use doubles.
Onun dublör kullanmayı reddettiğini biliyoruz.

More Sentences
double i. iki kat
At the moment, in Spain, 33% of this work is insecure, more than double the European average, which stands at 13%.
Şu anda İspanya'da bu işin %33'ü güvensizdir ve bu oran %13 olan Avrupa ortalamasının iki katından fazladır.

More Sentences
double i. duble
When he heard the election results, he rushed to the bar and ordered a double.
Seçim sonuçlarını duyar duymaz soluğu barda aldı ve bir duble söyledi.

More Sentences
double f. ikiye katlamak
The students doubled their sheets over.
Öğrenciler kağıtlarını ikiye katladı.

More Sentences
double s. duble
When he heard the election results, he rushed to the bar and ordered a double.
Seçim sonuçlarını duyar duymaz soluğu barda aldı ve bir duble söyledi.

More Sentences
double s. çifte
The cops find it difficult to deal with a double murder case in one day.
Polisler bir günde çifte cinayet vakasıyla uğraşmakta zorlanıyor.

More Sentences
double s. çift
Since I need more space for my clothes, I plan to buy a double wardrobe.
Kıyafetlerim için daha fazla alana ihtiyacım olduğundan, çift gardırop almayı planlıyorum.

More Sentences
double s. iki kişilik
The only room available is a double.
Mevcut tek oda iki kişiliktir.

More Sentences
double zf. iki kat
The actual figure may be double that.
Gerçek rakam bunun iki katı olabilir.

More Sentences
double f. iki misli yapmak
double zf. ikişerli
double zf. iki misli
Genel
double i. dublör
We know that she refuses to use doubles.
Onun dublör kullanmayı reddettiğini biliyoruz.

More Sentences
double f. ikiye katlamak
The students doubled their sheets over.
Öğrenciler kağıtlarını ikiye katladı.

More Sentences
double f. iki katına çıkarmak
In any event, it would be able to meet its own requirements and double its level of production.
Her halükarda, kendi gereksinimlerini karşılayabilecek ve üretim seviyesini iki katına çıkarabilecektir.

More Sentences
double f. iki katına çıkmak
In 2002 alone seizure of such goods doubled in the European Union.
Sadece 2002 yılında Avrupa Birliği'nde bu tür mallara el konulması iki katına çıkmıştır.

More Sentences
double s. ikili
Discrimination will only be effectively combated when governments stop using double talk.
Ayrımcılıkla ancak hükümetler ikili konuşmayı bıraktığında etkin bir şekilde mücadele edilebilecektir.

More Sentences
double s. iki kişilik
The only room available is a double.
Mevcut tek oda iki kişiliktir.

More Sentences
double s. iki
The double security doors make us feel safe.
İki güvenlik kapısı bize kendimizi güvende hissettiriyor.

More Sentences
double s. çift
Since I need more space for my clothes, I plan to buy a double wardrobe.
Kıyafetlerim için daha fazla alana ihtiyacım olduğundan, çift gardırop almayı planlıyorum.

More Sentences
double s. çifte
The cops find it difficult to deal with a double murder case in one day.
Polisler bir günde çifte cinayet vakasıyla uğraşmakta zorlanıyor.

More Sentences
double s. duble
When he heard the election results, he rushed to the bar and ordered a double.
Seçim sonuçlarını duyar duymaz soluğu barda aldı ve bir duble söyledi.

More Sentences
double zf. iki kat
The actual figure may be double that.
Gerçek rakam bunun iki katı olabilir.

More Sentences
double zf. iki katı
The size of his car is double what my car's size is.
Arabasının boyutları, benimkinin iki katı.

More Sentences
double zf. ikili
Discrimination will only be effectively combated when governments stop using double talk.
Ayrımcılıkla ancak hükümetler ikili konuşmayı bıraktığında etkin bir şekilde mücadele edilebilecektir.

More Sentences
Turizm
double i. iki kişilik oda
She reserved a single room, not a double.
O, çift kişilik değil tek kişilik bir oda tuttu.

More Sentences
Botanik
double s. (çiçek) çok yapraklı
Double flowers have more than 20 petals.
Çok yaparaklı çiçeklerin 20'den fazla yaprağı vardır.

More Sentences
Bahisçilik
double s. çifte
The cops find it difficult to deal with a double murder case in one day.
Polisler bir günde çifte cinayet vakasıyla uğraşmakta zorlanıyor.

More Sentences
Genel
double i. ikili bahis
double i. hile
double i. aldatma
double i. kopya
double i. oyun
double i.
double i. dolandırıcı
double i. hilekar
double i. (briç) kontr
double i. koşar adım
double i. (oyuncu, şarkıcı) bir kimsenin yerini dolduran diğer kimse
double i. yedek kimse
double i. yardımcı oyuncu
double i. keskin dönüş
double i. keskin viraj
double i. keskin dönemeç
double i. (her yüzeyi eşit noktalı) domino taşı
double f. iki rolü birden oynamak
double f. çiftlemek
double f. katlanmak
double f. aldatmak
double f. koşar adım gitmek
double f. eğilmek
double f. iki enstrüman çalmak
double f. iki kat etmek
double f. bükülmek
double f. katlamak
double f. bükmek
double f. ikilemek
double f. iki misli olmak
double f. ikili oynamak
double f. yumruğunu sıkmak
double f. dublörlüğünü yapmak
double f. iki misli yapmak
double f. ikiyle çarpmak
double f. iki ile çarpmak
double f. kıvırmak
double f. ikinci bir işte çalışmak
double f. atlatmak
double f. kurtulmak
double f. sıyrılmak
double f. koşarken sert ve ani dönüş yapmak
double f. dolambaçlı bir yolda gitmek
double s. katmerli
double s. çift porsiyon
double s. benzer
double s. bükülmüş
double s. ikiz
double s. iki anlamlı
double s. katlı
double s. ikiyüzlü
double s. aynı
double s. iki yüzlü
double s. 2 kişilik
double s. (madeni para) iki birimlik
double s. (aile ilişkisinde) her iki tarafla da ilgili
double s. hem anne hem baba tarafı ile ilgili
double zf. iki misli
double zf. iki kere
double zf. birlikte
double zf. çift olarak
double zf. çiftler halinde
double zf. biri ile beraber
double zf. iki büklüm olarak
Bilgisayar
double i. çift kesinlikli kayan nokta
double i. çift duyarlıklı kayan nokta
double expr. ikiye katla
Tekstil
double f. katlamak
İnşaat
double f. ahşap tekneye ikinci bir kaplama yapmak
Denizcilik
double f. (gemi) burunda rota değiştirmek
Baskı Teknikleri
double i. mükerrer satır
double i. mükerrer sözcük
double i. yanlışlıkla tekrar dizilen satır
double i. yanlışlıkla iki kez tek tarafına basılan sayfa
double s. (eski punto sisteminde) puntonun iki katı büyüklüğünde
double s. (kağıt boyutu) kısa kenarı iki katı uzatılan
Mutfak
double i. çift ölçü
Matematik
double s. (polinom denklemde kök) iki eşit kökten biri olan
double s. (integralde) iki bağımsız değişkenli integrantı olan
double s. (integral) çift katlı
double s. (polinomda kök) çift katlı
Gökbilim
double i. çift yıldız
Botanik
double s. katmerli
Balıkçılık
double i. (aynı misinada) iki balık yakalama
Edebiyat
double s. (ölçü) iki heceli ayak içeren
double s. (uyak) iki heceli
Dilbilim
double i. (sözcükte) yan yana iki kez yazılan harf
Tarih
double i. (2 kuruşa denk gelen) eski fransız madeni parası
double i. guernsey madeni parası
Askeri
double i. çift namlulu av tüfeği
double i. çift namlulu tüfek
double f. çapraz ateş açmak
Silah/Atıcılık
double f. çift namlulu av tüfeğiyle tek tetikte iki mermi ateşlemek
Beysbol
double i. atıcının ikinci kalede beklediği kale vuruşu
double f. koşarak ikinci kaleye kadar gelmek
double f. ikili oyunu tamamlarken koşan bir oyuncuyu dışarı çıkarmak
İskambil
double i. güçlü el
double i. (tavlada) bahsi iki katına çıkarma
double s. birbirine karıştırılmış iki kart destesi ile oynanan
double s. çift kart destesi ile oynanan
Bahisçilik
double i. ikili ganyan
double i. iki karşılaşmadan oluşan birleşik bahis
Müzik
double i. (16. yüzyıla özgü) bir salon dansı adımı
double i. (öne veya ileri doğru) dört koşar adımdan oluşan halk dansı sekansı
double i. (müzikte) varyasyon
double i. varyasyon ile tekrar edilen bölüm
double i. (müzik bölümünün) tekrara dayalı formu
double f. armonide katlamak
double s. (tempo) ikili
double s. (vuruş) ikili
double s. (vuruş) çift
double s. bir oktav daha düşük çıkan
double s. (orgda) tek noktalı 16 ses aralığında olan
Sinema
double f. (filmde bir kısım repliği) farklı diller konuşan izleyiciler için hazırlamak
double f. repliği yanlışlıkla yeniden okumak
Osmanlıca
double s. koşa
Eski Kullanım
double zf. hilekarlıkla
double zf. yalancılıkla
double zf. düzenbazlık ile
double zf. dalavereyle
double zf. iki yüzlülük ile

"double" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
double holes i. çift delik
double date i. iki çiftin buluşması
double header i. iki lokomotifli tren
double posting i. çifte kayıt
double chin i. insanda gerdan
double star i. çiftyıldız
double door i. çift kapı
double column i. çift sütun
double dealing i. ikiyüzlülük
double pneumonia i. iki taraflı zatürre
double jeopardy i. çifte yargılama
double chair i. iki koltuklu teleferik
double line i. çift hat
double bed i. iki kişilik yatak
double entendre i. iki tarafa çekilebilecek söz
double track i. çift yol
double dealing i. iki yüzlülük
double bend i. çift dirsek
double boiler i. benmari
double ignition i. çift ateşleme
double boiler i. çift kazan
double blind method i. çift kör yöntemi
folded double i. iki kat
double earner i. birkaç işten para kazanan kişi
double one i. hepyek
double decker i. çift katlı otobüs
double handful i. koşam
double saucepan i. birbirinin içine giren iki tencere
double entry i. çift giriş
double cross i. aldatma
double harness i. evlilik bağı
double barelled gun i. çifte
twin double i. ikiz double
double window i. çift pencere
double plate i. çift plaka
double agent i. iki taraflı çalışan casus
double floor i. çift taban
double feature i. iki film birden
double density i. ikircil söz
double deuce i. dubara
double gamble i. çifte kumar
double taxation i. çifte vergi
double room i. otelde çift yataklı oda
double boiler i. iki katlı tencere
double pole i. çift kutup
double harness i. evlenme
double take i. bir durumun anlamını sonradan kavrama
double entendre i. iki anlamlı söz
double taxation i. çifte vergilendirme
double slit i. çiftyarık
double six i. düşeş (zar)
double cone i. çift koni
double entry i. amerikan usulü defter tutma
double action i. çift etki
double standards i. çifte standart
a small double drum i. kudüm
double tongue i. hilekar
double loop learning i. çift etaplı öğrenme
double time i. iki kat hızlı
double density i. lastikli söz
double standard i. çifte standart
double meaning i. çifte anlam
double duvet cover i. çift kişilik nevresim
double duvet cover set i. çift kişilik nevresim takımı
double portion i. çift porsiyon
double function i. çift fonksiyon
double boiler i. ikili tencere
double dealer i. ikiyüzlü
double house i. ikiz ev
double brake block holder i. sabo tutucusu
double branch i. çift çatal
double break i. çift kesme
double signature i. çift imza
double-dealing i. ikiyüzlülük
double-glazed window i. çift camlı pencere
double-decker i. iki katlı taşıt
double-dealer i. iki yüzlü
double-entendre i. biri uygunsuz iki farklı anlam taşıyan söz
double-decker i. çift katlı otobüs
double-loop learning i. çift etaplı öğrenme
double-quick i. hızlı yürüyüş
double-edged sword i. iki tarafı keskin kılıç
double-dealing i. dolandırıcılık
double-dealer i. ikiyüzlü
double-loop learning i. çift döngülü öğrenme
double-take i. geç anlama
double-crosser i. oyunbozan
double-entendre i. çifte manalandırma
double-dealer i. sahtekar
double-dealer i. dolandırıcı
double-edged compliment i. iğneli kompliman
double-entendre i. çift anlamlılık
double-entendre i. tevriye
double-declutch i. çift debriyaj
double-decker i. ranza
double-glazing i. çift cam
double-chin i. gerdan
double-decker i. iki katlı otobüs
double-entendre i. cinasa benzer bir konuşma şekli
double-decker i. su çizgisi üzerinde iki güvertesi olan gemi
double-magnum i. büyük şarap şişesi
double-glass i. çift cam
double dealer i. iki yüzlü
double envelopment i. çift taraflı kuşatma
double-crosser i. ikiyüzlü
double decker bus i. iki katlı otobüs
double decker bus i. çift katlı otobüs
f double flat i. f çift bemol
double-leaf door i. çift kanatlı kapı
double door i. çift kanatlı kapı
double-lock i. çifte kilit
double feature i. iki film bir arada
double glove i. çift eldiven
double dutch i. aynı anda iki farklı yöne sallanan ikili oyun ipi
double bind i. çifte açmaz
double tap i. çift vuruş
double-barrel surname i. iki addan oluşan soyadı
double-barrelled name i. iki addan oluşan isim
double act i. iki kişilik gösteri
double-wide mobile home i. çift üniteli mobil/taşınabilir ev
double tier cake i. iki katlı pasta
double chin i. gıdı
b-double i. uzun tır
double pluggers i. parmak arası terlik
double wedding i. çifte düğün
double bed i. çift kişilik yatak
double time i. koşar adım
double time i. çifte mesai
double date i. iki çiftli randevu
double sofa i. ikili koltuk
double trouble i. bir dans hareketi
double trouble i. çifte sorun
double trouble i. çifte dert
double jeopardy i. çifte risk
double-sided tape i. çift taraflı bant
double bed sheet i. çift kişilik çarşaf
double bind i. çözümsüz çelişki
double chance i. çift şans
double chance i. çifte şans
double handling i. köpek podyumda iken, köpeğin dikkatini çekip hareketlerine yön verilmesi
double minaret madrasah i. çifte minareli medrese
double headed arrow i. çift yönlü ok
double booking i. çifte rezervasyon
double digit number i. iki basamaklı sayı
double wall i. dubleks torba
double cuffs i. plastik kayışlı kelepçe
double day i. çalışan anneye ait iş ve ev sorumlulukları
double digit i. çift haneli tam sayı
double check i. detaylı araştırma
double cross i. didinip durma