double - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

double

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "double" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 82 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
double v. iki misli yapmak
double v. ikiye katlamak
double n. iki kat
double n. çift
double n. dublör
double n. duble
double adj. iki kişilik
double adj. çift
double adj. duble
double adj. çifte
double adv. iki kat
double adv. iki misli
double adv. ikişerli
General
double v. koşar adım gitmek
double v. ikinci bir işte çalışmak
double v. iki katına çıkarmak
double v. iki misli olmak
double v. bükmek
double v. eğilmek
double v. ikiyle çarpmak
double v. çiftlemek
double v. iki kat etmek
double v. bükülmek
double v. iki enstrüman çalmak
double v. ikiye katlamak
double v. ikilemek
double v. iki rolü birden oynamak
double v. iki ile çarpmak
double v. katlamak
double v. kıvırmak
double v. iki misli yapmak
double v. ikili oynamak
double v. iki katına çıkmak
double v. dublörlüğünü yapmak
double v. katlanmak
double v. aldatmak
double v. yumruğunu sıkmak
double n. hilekar
double n. ikili bahis
double n.
double n. oyun
double n. aldatma
double n. (briç) kontr
double n. kopya
double n. koşar adım
double n. dolandırıcı
double n. hile
double n. dublör
double adj. duble
double adj. katlı
double adj. bükülmüş
double adj. ikiz
double adj. aynı
double adj. çift porsiyon
double adj. 2 kişilik
double adj. çift
double adj. ikili
double adj. katmerli
double adj. ikiyüzlü
double adj. benzer
double adj. iki anlamlı
double adj. iki kişilik
double adj. iki yüzlü
double adj. iki
double adj. çifte
double adv. iki katı
double adv. iki misli
double adv. iki kat
double adv. iki kere
double adv. ikili
Tourism
double iki kişilik oda
Computer
double çift duyarlıklı kayan nokta
double ikiye katla
double çifte çift
double çift kesinlikli kayan nokta
Textile
double katlamak
Gastronomy
double çift ölçü
Botanic
double katmerli
Wagering
double ikili ganyan
double çifte
double iki karşılaşmadan oluşan birleşik bahis
Music
double armonide katlamak

Bedeutungen, die der Begriff "double" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 500 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
apply double standard v. çifte standart uygulamak
be bent double v. iki kat olmak
bend double v. belini bükmek
double back v. aynı yoldan geri dönmek
double cross v. aldatmak
double for v. dublörlüğünü yapmak
double park v. arabayı yolun ortasında bırakmak
double space v. çift aralıkla yazmak
double up v. iki büklüm olmak
double up v. iki büklüm etmek
double up v. ikiye katlamak
double up v. eğilmek
double up v. bükülmek
double up v. paylaşmak
double up as a bed v. açılınca yatak olmak
double up on v. bölüşmek
double up on v. paylaşmak
double up with v. ile aynı odayı paylaşmak
double-bank v. bisiklet veya motosiklette ikinci bir kişiyi taşımak
double-check v. çifte kontrol etmek
double-check v. tekrar kontrol etmek
double-check v. çifte kontrol yapmak
double-clutch v. vites değiştirirken iki kere debriyaja basmak
double-clutch v. çift debriyaj yapmak
double-cross v. kancıklık etmek
double-cross v. aldatmak
double-cross v. sırtından vurmak
double-cross v. ihanet etmek
double-cross v. dolandırmak
double-cross v. kazık atmak
double-cross v. kazıklamak
double-cross v. ikiyüzlülük etmek
double-park v. iki sıra parketmek
double-quick v. hızlı yürümek
double-space v. çift aralıkla yazmak (daktiloda/bilgisayarda)
double-space v. çift aralıkla yazmak
live a double life v. çifte hayat yaşamak
live a double life v. ikiyüzlü bir hayat yaşamak
make double line v. çift sıra olmak
play a double game v. iki tarafı da idare etmek
play a double game v. ikili oynamak
practice double standard v. çifte standart uygulamak
see double v. şeşi beş görmek
see double v. çatal görmek
see double v. çift görmek
see double v. sarhoş olmak
see double v. biri iki görmek
a small double drum n. kudüm
b-double n. uzun tır
double act n. iki kişilik gösteri
double action n. çift etki
double agent n. iki taraflı çalışan casus
double barelled gun n. çifte
double bed n. iki kişilik yatak
double bed n. çift kişilik yatak
double bed sheet n. çift kişilik çarşaf
double bend n. çift dirsek
double bind n. çifte açmaz
double bind n. çözümsüz çelişki
double blind method n. çift kör yöntemi
double boiler n. ikili tencere
double boiler n. çift kazan
double boiler n. benmari
double boiler n. iki katlı tencere
double booking n. çifte rezervasyon
double brake block holder n. sabo tutucusu
double branch n. çift çatal
double break n. çift kesme
double chair n. iki koltuklu teleferik
double chance n. çift şans
double chance n. çifte şans
double chin n. gıdı
double chin n. insanda gerdan
double column n. çift sütun
double cone n. çift koni
double cross n. aldatma
double date n. iki çiftli randevu
double date n. iki çiftin buluşması
double dealer n. ikiyüzlü
double dealer n. iki yüzlü
double dealing n. iki yüzlülük
double dealing n. ikiyüzlülük
double decker n. çift katlı otobüs
double decker bus n. çift katlı otobüs
double decker bus n. iki katlı otobüs
double density n. lastikli söz
double density n. ikircil söz
double deuce n. dubara
double door n. çift kanatlı kapı
double door n. çift kapı
double dutch n. aynı anda iki farklı yöne sallanan ikili oyun ipi
double duvet cover n. çift kişilik nevresim
double duvet cover set n. çift kişilik nevresim takımı
double earner n. birkaç işten para kazanan kişi
double entendre n. iki anlamlı söz
double entendre n. iki tarafa çekilebilecek söz
double entry n. çift giriş
double entry n. amerikan usulü defter tutma
double envelopment n. çift taraflı kuşatma
double feature n. iki film bir arada
double feature n. iki film birden
double floor n. çift taban
double function n. çift fonksiyon
double gamble n. çifte kumar
double glove n. çift eldiven
double handful n. koşam
double handling n. köpek podyumda iken, köpeğin dikkatini çekip hareketlerine yön verilmesi
double harness n. evlenme
double harness n. evlilik bağı
double headed arrow n. çift yönlü ok
double header n. iki lokomotifli tren
double holes n. çift delik
double house n. ikiz ev
double ignition n. çift ateşleme
double jeopardy n. çifte yargılama
double jeopardy n. çifte risk
double line n. çift hat
double loop learning n. çift etaplı öğrenme
double meaning n. çifte anlam
double minaret madrasah n. çifte minareli medrese
double one n. hepyek
double plate n. çift plaka
double pluggers n. parmak arası terlik
double pneumonia n. iki taraflı zatürree
double pole n. çift kutup
double portion n. çift porsiyon
double posting n. çifte kayıt
double room n. otelde çift yataklı oda
double saucepan n. birbirinin içine giren iki tencere
double signature n. çift imza
double six n. düşeş (zar)
double slit n. çiftyarık
double sofa n. ikili koltuk
double standard n. çifte standart
double standards n. çifte standart
double star n. çiftyıldız
double take n. bir durumun anlamını sonradan kavrama
double tap n. çift vuruş
double taxation n. çifte vergilendirme
double taxation n. çifte vergi
double tier cake n. iki katlı pasta
double time n. iki kat hızlı
double time n. koşar adım
double time n. çifte mesai
double tongue n. hilekar
double track n. çift yol
double trouble n. bir dans hareketi
double trouble n. çifte dert
double trouble n. çifte sorun
double wedding n. çifte düğün
double window n. çift pencere
double-barrel surname n. iki addan oluşan soyadı
double-barrelled name n. iki addan oluşan isim
double-chin n. gerdan
double-crosser n. oyunbozan
double-crosser n. ikiyüzlü
double-dealer n. sahtekar
double-dealer n. dolandırıcı
double-dealer n. iki yüzlü
double-dealer n. ikiyüzlü
double-dealing n. dolandırıcılık
double-dealing n. ikiyüzlülük
double-decker n. ranza
double-decker n. iki katlı otobüs
double-decker n. çift katlı otobüs
double-decker n. su çizgisi üzerinde iki güvertesi olan gemi
double-decker n. iki katlı taşıt
double-declutch n. çift debriyaj
double-edged compliment n. iğneli kompliman
double-edged sword n. iki tarafı keskin kılıç
double-entendre n. cinasa benzer bir konuşma şekli
double-entendre n. tevriye
double-entendre n. çifte manalandırma
double-entendre n. biri uygunsuz iki farklı anlam taşıyan söz
double-entendre n. çift anlamlılık
double-glass n. çift cam
double-glazed window n. çift camlı pencere
double-glazing n. çift cam
double-leaf door n. çift kanatlı kapı
double-lock n. çifte kilit
double-loop learning n. çift döngülü öğrenme
double-loop learning n. çift etaplı öğrenme
double-magnum n. büyük şarap şişesi
double-quick n. hızlı yürüyüş
double-sided tape n. çift taraflı bant
double-take n. geç anlama
double-wide mobile home n. çift üniteli mobil/taşınabilir ev
f double flat n. f çift bemol
folded double n. iki kat
twin double n. ikiz double
bent double adj. iki kat
bent double adj. iki büklüm
double bladed adj. çift bıçaklı
double breasted adj. çift göğüslü
double edged adj. iki tarafı keskin
double edged adj. çift taraflı
double faced adj. yüze gülücü
double keeled adj. çift karineli
double layered adj. ikikatlı
double minaret adj. çifte minareli
double minded adj. kararsız
double screen adj. çift ekran
double spaced adj. çift satır
double tongued adj. yüze gülücü
double-acting adj. çift etkili
double-armed adj. çift kollu
double-barreled adj. iki amaçlı
double-barreled adj. iki işe yarayan
double-barreled adj. iki parçalı
double-barreled adj. iki soyadlı
double-barreled adj. iki maksatlı
double-barreled adj. çift namlulu
double-barreled adj. çift anlamlı
double-barreled adj. çifte soyadlı
double-barreled adj. iki namlulu
double-barrelled adj. çift anlamlı
double-barrelled adj. iki işe yarayan
double-barrelled adj. çift namlulu
double-barrelled adj. iki amaçlı
double-barrelled adj. iki maksatlı
double-barrelled adj. iki parçalı
double-barrelled adj. çifte soyadlı
double-barrelled adj. iki namlulu
double-barrelled adj. iki soyadlı
double-bedded adj. çift yataklı
double-breasted adj. çift düğmeli
double-breasted adj. kruvaze (ceket)
double-breasted adj. kruvaze
double-chinned adj. çifte gerdanlı
double-current adj. çift akımlı
double-dealing adj. ikiyüzlü
double-dealing adj. acem kılıcı gibi
double-dealing adj. sahte
double-dealing adj. iki yüzlü
double-dealing adj. aldatıcı
double-deck adj. çift katlı
double-digit adj. çift rakamlı
double-digit adj. çift haneli
double-dyed adj. kaşarlanmış
double-edged adj. çift ağızlı
double-edged adj. iki ağızlı
double-edged adj. iki tarafı keskin
double-edged adj. hem lehte hem aleyhte olan
double-faced adj. iki taraflı (kumaş)
double-faced adj. iki yüzlü
double-faced adj. ikiyüzlü
double-faced adj. çift taraflı
double-faced adj. acem kılıcı gibi
double-faced adj. çift yüzlü
double-fronted adj. çift yönlü/cepheli
double-glazed adj. çift camlı
double-headed adj. çift başlı
double-headed adj. iki başlı
double-jointed adj. iki eklemli
double-minded adj. kararsız
double-minded adj. samimiyetsiz
double-minded adj. iki yüzlü
double-quick adj. çok çabuk
double-quick adj. jet gibi
double-quick adj. hızlı
double-quick adj. rüzgar gibi
double-quick adj. hemencecik
double-quick adj. çabucak
double-roof adj. çift çatılı
double-spaced adj. çift aralıklı (yazı)
double-tongued adj. iki yüzlü
double-tongued adj. sahtekar
double-tongued adj. hilekar
at the double adv. koşar adımla
at the double adv. yellim yelalim
at the double adv. koşar adım
at the double adv. fırtına gibi
double-quick adv. hızla
in double time adv. hızla
on the double adv. bir koşu
on the double adv. koşar adım
on the double adv. yellim yelalim
on the double adv. fırtına gibi
go at the double! interj. marş marş
Phrasals
double down üstelemek
double down daha inatçı veya kararlı olmak
double up with someone birisiyle paylaşmak
Phrases
double the amount of iki katı
Colloquial
double muslim koyu müslüman
double whammy çifte sorun
double whammy çifte dezavantaj
double-dipping çifte gelir/kazanç
double-dipping çift gelir/kazanç
live a double life iki hayat yaşamak
Idioms
a double whammy birbirini ardına veya aynı anda meydana gelen iki olumsuz durum
a double whammy çifte sorun/darbe
a double-edged sword iki tarafı keskin kılıç
a double-edged sword hem yararlı hem de zararlı durum
be a double-dealer acem kılıcı gibi iki tarafı kesmek
do a double take jeton geç düşmek
do a double take (şaşırıp) bir daha bakmak
do a double take ikinci kez gözden geçirmek/bakmak
do a double take bir daha bakmak
do double duty aynı anda iki iş birden yapmak
do double duty bir başka görev/işlev görmek
do double duty as aynı anda başka bir işlevi daha görmek
do double duty as something bir başka görev/işlev görmek
do double duty for something bir başka görev/işlev görmek
double as someone or something -e olarak da işlev görmek/görev görmek
double bind iki arada bir derede kalma
double down bahsi/yatırımı ikiye katlamak
double dutch anlaşılması zor bir dil
double plumsey belli bir süre içerisinde aynı olayın arka arkaya meydana gelmesi (iyi ya da kötü)
double someone over iki büklüm olmasına neden olmak
double someone over birini iki büklüm yapmak
double someone over birini iki büklüm etmek
double talk çeşitli anlamlar verebilecek söz
double up with laughter kahkahadan iki büklüm olmak
double up with laughter kahkahadan yere yuvarlanmak
double-crosser ikili oynayan
double-crossing ihanet
double-crossing ikili oynama
double-crossing ikili oynayan
double-edged sword hem yararlı hem de zararlı durum
double-edged sword iki tarafı keskin kılıç
double-speak laf salatası
double-speak yuvarlak konuşma
double-talk laf salatası
double-talk yuvarlak konuşma
find oneself in a double bind kendisini iki arada bir derede bulmak
i double dare you sen yap ben de yaparım
lead a double life iki farklı yaşam sürmek
leading a double life gece silahlı gündüz külahlı
play a double game iki tarafı birden idare etmek
play a double game iki tarafı da idare etmek
sounds like double dutch to me bu konuya yabancıyım
Speaking
i'll pay you double iki katını veririm
i'll pay you double iki katını öderim
they have me on a double shift again çift vardiya yazmışlar yine
Slang
double bagger (vulgar) ancak çift kese kağıdıyla seks yapilabilecek güzellikte olan aşırı çirkin kadın
double bagging çift prezervatif takma
double bagging çift prezervatif kullanma
double penetration aynı anda hem anal hem de vajinal yoldan cinsel ilişki
double penetration çifte giriş
double team birini araya almak
Trade/Economic
a double-dip plunge çifte düşüş (fiyatlarda bir gerileme yaşanırken ikinci bir dalganın vurması)
avoidance of double taxation treaty çifte vergilemeyi önleme anlaşması
be on the double time fazla mesai yaparak çift maaş almak
bookkeeping by double entry ikili usulde defter tutma
double account system çift hesap sistemi
double billing çift fatura
double billing iki misli fatura
double bottom çifte karine
double bottom çift dip
double capacity çift kapasite
double coincidence of wants ihtiyaçların karşılıklı çakışması
double column tariff çift kolonlu gümrük tarifesi
double column tariff iki ayrı vergi oranlı liste
double columns çift kolon
double columns çift sütun
double counting çifte hesaplama
double dangerous goods iki misli tehlikeli mal
double deficit hypothesis ikiz açık hipotezi
double dip lease sınır ötesi finansal kiralama işlemlerinde, ilgili ülke yasaları açısından, vergi amacıyla hem kiraya verenin hem de kiralayanın, kiralanan malın sahibi olarak kabul edilmesi durumu
double dip recession çift dipli gerileme
double dip recession çift dipli durgunluk
double dip recession çift dipli resesyon
double dip recession iki dipli durgunluk
double distribution çifte dağıtım
double entry çift giriş
double entry çift kayıt
double entry çift kayıt sistemi
double entry muzaaf kayıt
double entry bookkeeping çift yanlı kayıt yöntemi
double entry bookkeeping çift yanlı işleme
double entry bookkeeping çifte kayıt usulü muhasebe
double entry bookkeeping çift girişli defter tutma
double entry bookkeeping çift kayıtlı defter tutma
double extra ekstra-ekstra
double factoral terms of trade çift faktörlü ticaret hadleri
double freight çift navlun
double imposition çifte vergi
double income çift gelir
double income çifte gelir
double income no kids (dinks/dinkies) çocuksuz yaşayan ve her ikisi de çalışan çiftler
double insurance çifte sigorta
double liability çifte yükümlülük
double liability zincirleme sorumluluk
double liability zincirleme yükümlülük
double liability müteselsil mesuliyet
double liability müteselsil sorumluluk
double name draft iki imzalı poliçe
double option çift yönlü opsıyon
double payment mükerrer ödeme
double posting mükerrer kayıt
double posting mükerrer geçme
double posting büyük deftere mükerrer geçme
double posting çifte kayıt
double price çift fiyat
double pricing çifte fiyatlama
double recovery zarar toplamını geçen tazminat
double sampling çift örnekleme
double shift çift vardiya
double standard çifte standart
double tax çifte vergi
double taxation çifte vergilendirme
double taxation çifte vergileme
double taxation çifte vergilendirme
double taxation çifte vergi
double taxation mükerrer vergileme
double taxation agreement çifte vergilendirme anlaşması
double taxation agreement çift vergilendirme anlaşması
double taxation agreement iki ülke arasında çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması
double taxation agreement çifte vergilendirilmeden kaçınmak için yapılan uluslararası anlaşma
double taxation agreement iki ülke arasında çifte vergilendirmeyi önleme
double taxation convention çifte vergilendirme sözleşmesi
double top çift tepe
double-entry accounting çifte kayıt usulü muhasebe
double-entry bookkeeping çift kayıtlı muhasebe sistemi
double-entry bookkeeping çift girişli defter tutma
double-entry bookkeeping çift girişli muhasebe sistemi
double-entry bookkeeping usulü muzafaa
double-entry bookkeeping system çifte kayıt usulü muhasebe
double-occupancy rate ücret ödeyen başka bir kişinin odada kalması durumunda kişi başına oda fiyatı
double-tax agreement çifte vergilemeyi önleme anlaşması
economic double taxation iktisadi çifte vergileme
internal double taxation iç çifte vergileme
international double taxation uluslararası çifte vergileme
option to double çift muhayyer işlem
prevention of double taxation çifte vergilendirmenin önlenmesi
Law
double adultery her ikisi de evli olan kadınla yapılan zina
double damages mahkemenin verdiği gerçek ziyanın iki katına varan tazminat kararı
double homicide çifte cinayet
double insurance çifte sigorta
double jeopardy aynı suç için ikinci defa yargılanma
double jeopardy aynı suçtan dolayı ikinci kez yargılanma
double plea birden çok iddiaya itiraz
double taxation çifte vergilendirme
double taxation çifte vergilendirme
double waste ikinci zarar
double waste çifte zarar
double waste ikinci bir zarar
Politics
double agent çift taraflı ajan
double checking regime çift taraflı kontrol rejimi
double citizenship çifte vatandaşlık
double entry visa çift girişli vize
double loop learning çift döngüde öğrenme
double nationality çifte vatandaşlık
double secret agent çift taraflı ajan
Insurance
double indemnity çifte tazminat
double insurance çifte sigorta
Tourism
double acupation rates çift kişilik tarife
double bed french yatak
double bed çift kişilik yatak
double booking aynı konaklama veya sefere iki veya daha fazla rezervasyon yapılması
double booking fazladan yer satma
double booking fazladan rezervasyon
double double çift kişilik yataklı oda
double room double oda
double room çift kişilik yataklı oda
double room iki kişilik oda
double room çift kişilik oda
double room bir çift kişilik yataklı oda
Technical
adjustable double fork and threaded shank dimensions ayarlanabilir çift çatal ve diş açılmış gövde ölçüleri
alpha double prime alfa iki üstü
coaxial double ring test eş eksenli çift halka deneyi
coaxial double ring test on flat specimens with large test surface areas büyük deney yüzey alanlı düz deney parçalarında aynı eksenli çift halka deneyi
coaxial double ring test on flat specimens with small test surface areas küçük deney yüzey alanlı düz deney parçalarında aynı eksenli çift halka deneyi
conjugate double bond eşlenik çift bağ
crew cab. double cab çift sıralı kabin
crusher double deck screen kırıcı çift katlı elek
demi-double strength window glass üç mm'lik pencere camı
double acting engine çift pistonlu makine
double acting pump çift etkili pompa
double acting steam hammer çift vuruşlu buharlı şahmerdan
double action çift etkili
double action die çift etkili kalıp
double action forming çift etkili biçimlendirme
double action pump çift etkili tulumba
double ageing çift yaşlandırma
double amplitude tepeden tepeye genlik
double annealing çift tavlama
double apron fence iki taraflı dikenli tel çiti
double armature çift armatür
double banger çift gürültülü havai fişek
double bass kontrbas
double beam çift ışın
double bell çift çan
double beta decay çift beta çözünmesi
double bevel iki yönlü kenar kırma
double boiler çift çeperli tencere
double boiling points çift kaynama noktaları
double boiling system çift kaynamalı dizge
double bond çift bağ
double bound iki değerli bağ
double break çift durdurma
double break çift kesme
double bridge çift köprü
double buffering çift tamponlama
double bundle condenser çift demetli kondenser
double burnt dolomite iyice pişmiş dolomit
double burnt dolomite tam fırınlanmış dolomit
double but strap çift saç parça
double butterfly valve çiftli kelebek valf
double calender çift kalandır