benzer - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

benzer



Bedeutungen von dem Begriff "benzer" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 62 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
benzer similar adj.
General
benzer like n.
benzer analogue n.
benzer analog n.
benzer stand-in n.
benzer image n.
benzer congener n.
benzer congruence n.
benzer two of a kind n.
benzer counterpart n.
benzer analogous with adj.
benzer homologous adj.
benzer uniform adj.
benzer analogous adj.
benzer corresponding adj.
benzer duplicate adj.
benzer of a piece with adj.
benzer analogical adj.
benzer resembling adj.
benzer double adj.
benzer spurious adj.
benzer alike adj.
benzer congenerical adj.
benzer connate adj.
benzer look-alike adj.
benzer indistinguishable adj.
benzer approximate adj.
benzer analogic adj.
benzer akin adj.
benzer conformable adj.
benzer allied adj.
benzer comparable adj.
benzer congenerous adj.
benzer simulant adj.
benzer same adj.
benzer similar adj.
benzer look alike adj.
benzer kindred adj.
benzer mock adj.
benzer correlative adj.
benzer semblable adj.
benzer congeneric adj.
benzer parallel adj.
benzer in common adv.
benzer closely adv.
benzer in common with prep.
benzer homo- pref.
benzer homeo- pref.
benzer para- pref.
Phrases
benzer as such
Colloquial
benzer along the lines of something
Law
benzer quasi
Technical
benzer analog
benzer alike
benzer analogue
benzer duplicate
benzer similar
Computer
benzer similar to
Aeronautic
benzer araloque
Math
benzer congruent
Biochemistry
benzer analog
benzer analogue

Bedeutungen, die der Begriff "benzer" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 436 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
benzer bir özelliği paylaşmak share a similar feature v.
benzer görünmek appear similar v.
benzer hale getirmek make similar v.
benzer koşulların varlığını kabullenmek would assume the same conditions v.
benzer olmak border v.
benzer özellikler taşımak have several characteristics in common v.
benzer özellikleri taşımak have several characteristics in common v.
birçok benzer özellik taşımak have several characteristics in common v.
neredeyse/yaklaşık (bir şeyle) aynı/benzer olmak come close v.
şimşeğe benzer ışıklar çıkarmak fulgurate v.
ağlamaya benzer inilti whining n.
antik roma' da taş veya pişmiş toprak ya da tunçtan yapılan vazoya benzer kapaklı veya kapaksız kap urn n.
ata benzer olma equinity n.
başağa benzer çiçek başı spike n.
bataklık çulluğuna benzer bir kuş dowitcher n.
bazı hallerde dalgıçlarca görünen sarhoşluğa benzer bir duyumsuzluk hali nitrogen narcosis n.
benzer altbirimler identical subunits n.
benzer bir eğilim a similar tendency n.
benzer durum similar situation n.
benzer düşünce similar thought n.
benzer eğilim similar trend n.
benzer etkiler similar effects n.
benzer görüş similar opinion n.
benzer görüşler similar opinions n.
benzer iletişim araçları comparable means of communication n.
benzer iş similar job n.
benzer iş identical job n.
benzer nitelik similar nature n.
benzer olan şey pendant n.
benzer olmama nonidentity n.
benzer olmama non-identity n.
benzer özellik similar nature n.
benzer özellik similar feature n.
benzer seçenek similar option n.
benzer şey analog n.
benzer şey analogue n.
benzer taraf affinity n.
benzer taraf correspondence n.
beş benzer kağıdın ardarda gelmesi quint n.
beş benzer kağıdın ardarda gelmesi (piket) quint n.
beysbola benzer top oyunu softball n.
birbiriyle ilişkili ya da benzer insanlar ya da şeylerin oluşturduğu grup constellation n.
borununkine benzer ses blare n.
boyna benzer kısım cervix n.
canavara benzer kimse ogre n.
cinasa benzer bir konuşma şekli double-entendre n.
çalıya benzer şey bush n.
çığlığa benzer ses çıkarma shrieking n.
dantele benzer kanatları olan böcek türü lacewing n.
deriye benzer kumaş leathercloth n.
eski var olandan örnek alınarak yapılan (benzer) pastiche n.
estralda'da yaşayan ispinoza benzer kuş waxbill n.
et, sebze ya da benzer malzemelerin karışımından hazırlanan sıvı yiyecek soup n.
farklı özelliklere sahip (benzer) nesnelerin bir araya gelip, birbirlerini etkiledikleri ortam melting pot n.
gözlemeye benzer bir çeşit börek fritter n.
hint domuzuna benzer kemirici hayvan capybara n.
insana benzer büyük fosil pithecanthropus n.
ispinoza benzer parlak tüylü kuş tanager n.
kabuğu zebraya benzer bir tür ağaç zebrawood n.
kahveye benzer bir şey coffee of a kind n.
kalkana benzer yassı balık halibut n.
kanuna benzer alman müzik aleti zither n.
kanuna benzer bir çalgı zither n.
kanuna benzer çalgı zithern n.
karda yere uzanıp kolları ve ayakları aşağı yukarı oynatarak meleğe benzer bir şekil oluşturma snow angel n.
kargaya benzer kuş crow n.
kaymakamlığa benzer idari bölge parish n.
kralları ve benzer monarşları adlandırma yöntemi titulature n.
krikete benzer bir açık hava oyunu croquet n.
kulağa benzer bir çıkıntı lug n.
lokuma benzer şekerleme marshmallow n.
lokuma benzer şekerleme marshmallow n.
martıya benzer bir deniz kuşu fulmar n.
opale benzer sarı taş opaline n.
piyanoya benzer bir çalgı spinet n.
sırtında semere benzer çizgileri olan hayvan saddleback n.
soğana benzer bitki moly n.
solucana benzer şekilde ilerleme worming n.
süpürgeotuna benzer bir çalı heather n.
süte benzer olma lactean n.
taneciğe benzer partikül granule n.
tavşana benzer küçük bir hayvan dassie n.
tavşana benzer küçük bir hayvan rock hyrax n.
tavşana benzer küçük bir hayvan cape hyrax n.
tavuksular ailesinin bazı üyelerinin çenesinden sarkan ibiğe benzer etimsi parça wattle n.
una benzer şey meal n.
vagon restorana benzer lokanta diner n.
yapı olarak killi yapraktaşına benzer shaly n.
yazı turaya benzer bir tür oyun rock-paper-scissors n.
ağa benzer netlike adj.
ağaca benzer treelike adj.
akanyıldıza benzer meteoric adj.
ayıya benzer ursine adj.
balmumuna benzer waxlike adj.
benzer kokulu/kokusu benzeşen smell-alike adj.
benzer nitelikte/özellikte of similar nature adj.
benzer olmayan nonidentical adj.
benzer şekilli homeomorphic adj.
benzer yapılı homomorphic adj.
benzer yüzlü same-face adj.
birbirine benzer kindred adj.
birbirine benzer alike adj.
boynuz maddesine benzer yapıda keratose adj.
buna benzer suchlike adj.
cama benzer vitreous adj.
cine benzer gnomelike adj.
cüceye benzer gnomelike adj.
çadıra benzer tabernacular adj.
çalıya benzer fruticose adj.
çalıya benzer shrubbiest adj.
çarşafa benzer sheetlike adj.
çimentoya benzer cementitious adj.
çok benzer very similar adj.
daha çalıya benzer shrubbier adj.
dantele benzer lacelike adj.
darı tanelerine benzer miliary adj.
deriye benzer leatherlike adj.
deriye benzer leathered adj.
deriye benzer coriaceous adj.
deriye benzer leathery adj.
desteye benzer wispish adj.
dokunaca benzer tentacular adj.
domuza benzer porcine adj.
düğüme benzer nodal adj.
-e benzer such adj.
hırsıza benzer thievish adj.
ile benzer similar with adj.
kabuğa benzer barky adj.
kadar benzer as like as adj.
kanata benzer zarı olan alate adj.
keçiye benzer goatlike adj.
kilisedekine benzer churchy adj.
kiliseye benzer churchy adj.
kopya/benzer/ikiz lookalike adj.
kopya/benzer/ikiz look-alike adj.
kuma benzer sandlike adj.
kurşuna benzer leadier adj.
kuşağa benzer zonary adj.
kuyruğa benzer caudal adj.
kuyruğa benzer taillike adj.
life benzer fibery adj.
life benzer fibrous adj.
mızrağa benzer yapıda lanciform adj.
mızrak başına benzer spearhead shaped adj.
nişastaya benzer farinaceous adj.
nişastaya benzer amylaceous adj.
oldukça benzer quite similar adj.
oldukça benzer fairly similar adj.
periye benzer elvish adj.
periye benzer elfish adj.
periye benzer elfin adj.
peruğa benzer wiglike adj.
peynir altı suyuna benzer wheyey adj.
rahibe benzer druidic adj.
rahibe benzer druidical adj.
rahibelere benzer nunnish adj.
rahme benzer womblike adj.
rapsodiye benzer rhapsodical adj.
solucana benzer vermicular adj.
solucana benzer wormish adj.
solucana benzer vermiculated adj.
solucana benzer vermiculate adj.
suya benzer waterish adj.
süte benzer milky adj.
süte benzer lacteal adj.
sütuna benzer columnar adj.
taba rengine benzer tannish adj.
tabakaya benzer sheetlike adj.
taşa benzer petrous adj.
tıpatıp/birebir aynı/benzer exact same adj.
tohuma benzer seedlike adj.
toprağa benzer earthy adj.
tutkala benzer glutinous adj.
tutkala benzer emplastic adj.
tuzağa benzer trappean adj.
tüpe benzer tubelike adj.
valfa benzer valvular adj.
yaprağa benzer sheetlike adj.
yılan balığına benzer eellike adj.
yumurta akına benzer glairy adj.
yunusa benzer delphinoid adj.
yüzgece benzer finny adj.
zambağa benzer lilylike adj.
zebraya benzer zebrine adj.
zenciye benzer negroid adj.
...'e benzer şekilde in analogy to adv.
ağaca benzer bir şekilde arboreally adv.
alşimiye benzer bir şekilde alchemically adv.
ata benzer şekilde equinely adv.
benzer biçimde in a similar way adv.
benzer biçimde similarly adv.
benzer bir anlayışla in a similar vein adv.
benzer bir şekilde analogically adv.
benzer bir şekilde similarly adv.
benzer bir şekilde connately adv.
benzer bir yolla in a similar way adv.
benzer durumda in the same boat adv.
benzer durumlarda in similar cases adv.
benzer olarak analogously adv.
benzer olarak congruently adv.
benzer olarak conformably adv.
benzer olarak comparably adv.
benzer olarak indistinguishably adv.
benzer olarak alike adv.
benzer şartlar altında under similar conditions adv.
benzer şartlar altında under similar circumstances adv.
benzer şartlar altında under such conditions adv.
benzer şartlar altında under such circumstances adv.
benzer şartlarda under similar conditions adv.
benzer şartlarda under such circumstances adv.
benzer şartlarda under similar circumstances adv.
benzer şekilde correlatively adv.
benzer şekilde similarly adv.
benzer şekilde in a similar way adv.
benzer şekilde accordingly adv.
benzer şekilde in a similar vein adv.
benzer şekilde in the same vein adv.
benzer şekilde in a similar manner adv.
benzer şekilde likewise adv.
benzer şekilde alike adv.
benzer vakalarda in similar cases adv.
birbirine benzer bir şekilde similarly adv.
buna benzer and so on adv.
diktatöre benzer şekilde dictatorially adv.
gerçekte benzer böylesi gibi as such adv.
korimbe benzer bir şekilde corymbosely adv.
kuşağa benzer olarak zonally adv.
siklona benzer şekilde cyclonically adv.
benzer ile ortak olarak in common with prep.
Phrasals
benzer olmak take after
Phrases
benzer biçimde like for like-basis
benzer nitelikte like for like
benzer nitelikte like-for-like
buna benzer so on
ürünlere karışılık yaratacak derece benzer confusingly similar to the products
ya da bu anlama gelecek olan benzer sözler or words to that effect
Colloquial
amfetamin gibi uyarıcılara benzer fiziksel ve psikolojik etkileri olan öforik bir uyarıcı flakka
amfetamin gibi uyarıcılara benzer fiziksel ve psikolojik etkileri olan öforik bir uyarıcı gravel
-e benzer bir tarzda in a fashion similar to
seninkine benzer such as yours
Idioms
(birine/bir şeye) benzer şekilde/benzetilerek after the style of
(birine/bir şeye) benzer şekilde/benzetilerek after the fashion of
benzer benzeri çeker it takes one to know one
benzer bir bağlamda along those lines
benzer bir bağlamda along these lines
benzer bir bağlamda along similar lines
benzer karakterlere sahip olmak have kindred spirits
benzer nokta common thread to all this
benzer özelliklere sahip in the same ballpark
benzer özelliklere sahip olmak be in the same ballpark
benzer sorunların varken başkalarını eleştirme anlamında kullanılan bir deyim physician, heal thyself
benzer şekilde along those lines
benzer şekilde along similar lines
benzer şekilde along these lines
hiç benzer yanı olmayan a different ball of wax
ile aynı/benzer özellikleri taşımak be all of a piece with
olacağa benzer bid fair to
tıpa tıp benzer olmak be cast in the same mould
tıpa tıp benzer olmak be cast in the same mold
tıpatıp benzer cast in the same mold
tıpkı birbirine benzer as like as two peas
Speaking
hemen hemen her şey ve buna benzer şeyler and l don't know what n.
ve buna benzer şeyler and l don't know what
Trade/Economic
aynı tür ve benzer mallar identical and similar goods
benzer bir varlıkla tamamen veya kısmen takas edilen varlığın maliyeti cost of an asset acquired in exchange or part exchange for similar asset
benzer bir varlıkla tamamen veya kısmen takas edilen/değiştirilen varlığın maliyeti cost of an asset acquired in exchange or part exchange for similar asset
benzer dönüşüm eğrisi similar transformation curve
benzer maliyet identical cost
benzer olmayan bir varlıkla tamamen veya kısmen takas edilen varlığın maliyeti cost of an asset acquired in exchange or part exchange for dissimilar asset
benzer olmayan bir varlıkla tamamen veya kısmen takas edilen/değiştirilen varlığın maliyeti cost of an asset acquired in exchange or part exchange for dissimilar asset
benzer teknoloji same technology
benzer tercihler similar preferences
benzer ürün üreten iki firma arasındaki birleşme horizontal merger
benzer varlıkla tamamen veya kısmen değiştirilen varlığın maliyeti cost of an asset acquired in exchange or part exchange for similar asset
emeklilik ve benzer yükümlülükler karşılıkları provisions for pensions and similar obligations
görev ve sorumlulukları benzer job classes
işe benzer business like
örflere, adetlere ve benzer durumlarla ilgili daha önceki mahkeme kararlarına dayalı, yazılı olmayan hukuk sistemi common law
Law
benzer akit quasi contract
benzer rant quasi rent
benzer türde eiusdem generis
benzer türde as the same kind
benzer türde ejusdem generis
sözleşmede tarafların kararlaştırmış oldukları önceki benzer şartları uygulayarak anlaşılmayan veya yorumlanması gereken hususları açıklığa kavuşturmaları course of dealing
Politics
benzer kanun tasarısı companion bill
benzer ürün similar product
Advertising
tam benzer ürün reklamı yapmak parity advertising
Technical
amfiteatra benzer amphitheatric
benzer olmayan dissimilar
benzer tip pigmentlerin ışığa karşı haslıklarının karşılaştırılması comparison of resistance to light of colored pigments of similar types
boru şeklinde cama benzer bir madde fulgurite
cama benzer bir plastik çeşidi plexiglass
cama benzer bir yüzey glare
cama benzer olma durumu vitrescence
çinkoya benzer zincy
çinkoya benzer zincky
deriye benzer bir tür kumaş leatherloth
dikey bütünleşmeye benzer quasi-vertical integration
dişe benzer çıkıntıları olan denticle
-e benzer bir varyans a variance similar to
gerilim üretmek için bir elektrolit içinde etki yapan benzer olmayan iki metal levha veya elektrot voltaic couple
gevreğe benzer davranım quasibrittle behaviour
giysiler için kullanılan benzer pamuklu kumaş airplane cloth
grese benzer bir biçimde greasily
grese benzer olma durumu veya niteliği greasiness
ısı ile eriterek cama veya cama benzer bir maddeye dönüştürmek vitrify
iki kutupluya benzer dipolar
jelatine benzer jelatinoid
kabloya benzer wirelike
katrana benzer maddeler tarry substances
kaynak ve benzer teknikler welding and related techniques
kesere benzer bir alet hack hammer
kıskıya benzer wedgelike
kurşuna benzer leady
madene benzer basit cisim metalloid
makas veya buna benzer bir aletle kesmek shear
metale benzer metalloid
oka benzer sagittal
ota benzer gramineous
ötektiğe benzer eutectoid
pantalona benzer şekilde kesilen deney parçaları trouser-shaped test specimens
saat mekanizmasına benzer şekilde çalışarak atmosferin nemini sürekli olarak kayıt eden bir cihaz hygrograph
tele benzer wirelike
yağa benzer liparoid
yarasalarınkine benzer basit bir sonar sistemi a bat-like sonar system
yosuna benzer algoid
Computer
alan adının bir başkası tarafından alınması veya ileride satılmak amacıyla kötü niyetli kişilerin benzer alan adlarını tescil etmesi cybersquatting
benzer bul find similar
benzer değil not like
benzer değil not similar
benzer işlevlere sahip programlar grubu software suite
benzer konular similar topics
benzer şekiller similar figures
benzer yol likely path
Telecom
benzer radyo frekans ses link donanımı similar radio frequency audio link equipment
Textile
deriye benzer bir tür kumaş leathercloth
doğası gereği pozitif elektrik yüklü olan ve benzer yüklü ya da noniyonik bileşenlerle karışan madde anionic compound
kadınların süs olarak taktığı çiçek veya buna benzer aksesuar corsage
Architecture
yarı küreye benzer hemispheroid
Construction
kuru balçığa benzer taş claystone
malta taşına benzer yapı taşı portland stone
Lighting
benzer renk sıcaklığı correlated colour temperature
Aeronautic
paraşütün içinde bulunduğu sırt çantasına benzer kuşam takımı harness container
paslanmaz çeliğe benzer inconel
Marine
dalgaya benzer büyük katı madde oluşumu mega ripple
denizde oluşan çime benzer yeşillik marine ranching
Medical
anjinaya benzer ağrı angina-like pain
astıma benzer respiratuar semptomlar respiratory symptoms similar to those of asthma
benzer etkili afp
benzer klinik durum similar clinical picture
benzer klinik tablo clinically similar picture
benzer olmayan unsurlardan oluşan heterogeneous
benzer unsurlardan oluşan homogeneous
doğum lekesine benzer naevoid
doğum lekesine benzer nevoid
dürtüye benzer impulse-like
hastalığa sebep olan bir maddeye benzer bir madde ile yapılan tedavi homeotherapy
iç kulaktaki labirente benzer boşluk labyrinth
iki ya da daha fazla benzer virustan elde edilen genetik materyal reassortant
insüline benzer büyüme faktörü insulin
iplik kurduna benzer nematoid
istatiksel olarak benzer statistically similar
karpuzun üzerindeki bantlara benzer şekilde midede paralel kırmızılıların oluşması ile karakterize bir mide oluşumu watermelon stomach
kiste benzer wennish
klorlu hidrokarbonların neden olduğu deride akneye benzer döküntülerle beliren hastalık chloracne
konka bullozaya benzer yabancı cisim foreign body resembling concha bulloza
kuş tüyüne benzer eklemler feather joints
opale benzer opaline
temel benzer ürün essentially similar products
tifoya benzer typhoidal
tifoya benzer, fakat farklı veya ilişkili mikropların yol açtığı hastalık paratyphoid
ura benzer wennish
virüse benzer partiküller virus like particles
yeni doğmuş bebeğin yüzünde bulunan sivilceye benzer küçük beyaz yumrular milia
yüzün aslanyüzüne benzer bir ifade aldığı cüzam tipi leontiasis
Psychology
benzer psikotik semptomlar similar psychotic symptoms
bireyin sosyo-demografik olarak kendisine benzer olanlarla ilişki kurma eğiliminde olması homophily
hayvana benzer zoomorphic
insana benzer anthropomorphous
Physiology
benzer sorunları yaşayan kişilerin farklı başlangıç noktalarından aynı sonuca ulaşmaları durumu equifinality
Veterinary
atlarda görülen, sakağıya benzer bulaşıcı bir hastalık farcy
Math
benzer çokgenler similar polygons
benzer dizeyler similar matrices
benzer geometrik şekiller similar figures
benzer kümeler similar sets
benzer matrisler similar matrices
benzer sayılar congruent
benzer üçgenler similar triangles
Geometry
benzer dik açılı quasi-orthogonal
Statistics
benzer basıklık homokurtic
benzer bölgeler similar regions
benzer çarpıklık homoclitic
benzer dereceli homograde
benzer hareket similar action
moses benzer sıra yayılım sınaması moses ranklike dispersion test
Physics
yarığa benzer gözenekler slit like pores
Chemistry
kimyasal maddelerin incelenmesi için kullanılan saat camına benzer cam laboratuvar malzemesi watchglass
Biology
benzer gen homozygote
benzer genli homozygous
flagellaya benzer whiplike
kamçıya benzer whiplike
keneye benzer acaroid
Marine Biology
zargana benzer bir balık centropomus undecimalis
zargana benzer bir balık common snook
zargana benzer bir balık snook
Astronomy
benzer yıldızlar oymağı stellar association
benzer yıldızlar topluluğu stellar association
Zoology
kaya balığına benzer gobioid
keçiye benzer geyik izard
sakal benzer dokunaç barb
tapire benzer tapiroid
torpilbalığına benzer torpedolike
Botanic
burçağa benzer bir bitki axseed
cevize benzer nuciferous
fındığa benzer nuciferous
kadifeye benzer şekilde tüylü velutinous
keneye benzer acaroid
Apiculture
böceklerde sapa benzer uzuv stipes
Linguistics
(ayrı iki dilde) telaffuzları benzer fakat farklı anlamlara sahip sözcükler false friends
benzer yazım copy
History
eski ispanya'da ingiliz şövalye ücretine benzer arazi kirası caballeria n.
Geography
berzaha benzer isthmoid
Geology
benzer elemanların oluşturduğu şekil fractal
çakmaktaşına benzer bir taş hornstone
doğada yaşanan olayların geçmişte yaşananlarla benzer şekilde gerçekleşmiş olduğunu gösteren doktrin uniformitarianism
Hunting
benzer çaptakilerden daha fazla enerjili fişekler ve bunları atan silahlar magnum
Sport
bir odada oynanan tenise benzer bir oyun squash
kızağa benzer bir araçla özel bir parkurda kayılarak yapılan kış sporu bobsled
kızağa benzer bir araçla özel bir parkurda kayılarak yapılan kış sporu bobsledding
kızağa benzer bir araçla özel bir parkurda kayılarak yapılan kış sporu bobsleighing
kızağa benzer bir araçla özel bir parkurda kayılarak yapılan kış sporu bobsleigh
Card
viste benzer bir iskambil oyunu penuchle
Music
akerdeona benzer bir çalgı concertina
darbukaya benzer bir enstrüman jembe
sambaya benzer ritmik bir müzik türü bossa nova
trompete benzer bir enstrüman flugelhorn