simple - Türkisch Englisch Wörterbuch

simple

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

simple — Definition

Bedeutung:
basit, yalın
Aussprache (IPA):
(AmE /ˈsɪmpəl/ – BrE /ˈsɪmpəl/)
Wortart:
Sıfat: simple
Synonyme:
plain
Antonyme:
complex

Bedeutungen von dem Begriff "simple" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 102 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
simple adj. sade
I want simple shoes to wear casually.
Rahatça giyebileceğim sade ayakkabılar istiyorum.

More Sentences
simple adj. basit
A simple life form was found in the north pole.
Kuzey kutbunda basit bir yaşam formu bulundu.

More Sentences
simple adj. yalın
General
simple adj. ahmak
Don't listen to that simple man's advice.
O ahmak adamın tavsiyelerini dinlemeyin.

More Sentences
simple adj. saf
I am not so simple as to believe that.
Buna kanacak kadar saf değilim.

More Sentences
simple adj. düz
John is just a simple man who lives his own life.
John kendi hayatına bakan düz bir adam işte.

More Sentences
simple adj. tam
Playing a computer game is generally just a simple matter of reflexes.
Bilgisayar oyunu oynamak genellikle tam bir refleks meselesidir.

More Sentences
simple adj. kolay
It will be no simpler after the European Union gains ten new members.
Avrupa Birliği'nin on yeni üye kazanmasından sonra da bu daha kolay olmayacaktır.

More Sentences
simple adj. basit
A simple life form was found in the north pole.
Kuzey kutbunda basit bir yaşam formu bulundu.

More Sentences
simple n. kocakarı ilacı
simple n. sıradan bir aileden gelen kimse
simple n. halk tabakasından kimse
simple n. avam
simple n. cahil veya aşırı saf kimse
simple n. kara cahil
simple n. budala kimse
simple n. ağzı açık ayran budalası
simple adj. bunak
simple adj. alık
simple adj. budala
simple adj. yapması kolay
simple adj. ahmakça
simple adj. gösterişsiz
simple adj. yapmacıksız
simple adj. iradesiz
simple adj. kolayca aldatılabilen
simple adj. temel
simple adj. yalınç
simple adj. geri zekalı
simple adj. sıradan (kimse)
simple adj. temiz kalpli
simple adj. acemi
simple adj. anlaması kolay
simple adj. önemsiz
simple adj. süssüz
simple adj. kendi halinde
simple adj. bayağı
simple adj. sade ve basit
simple adj. alçakgönüllü
simple adj. tek
simple adj. halis
simple adj. ehemmiyetsiz
simple adj. münferit
simple adj. bilgisiz
simple adj. bilimsel becerisi olmayan
simple adj. eğitimsiz
simple adj. cahil
simple adj. yetersiz
simple adj. tecrübesiz
simple adj. ikincil sorunlar veya zorluklar içermeyen
simple adj. temel malzemeleri içeren
simple adj. temel malzemelerden oluşan
simple adj. türdeş
simple adj. homojen
simple adj. benzer türde veya yapıda olan
simple adj. benzer
simple adj. eşdeğer
simple adj. denk
simple adj. karmaşıklaştıran faktörler içermeyen
simple adj. sınırsız
simple adj. kısıtlamasız
simple adj. mutlak
simple adj. kesin
simple adj. şarta bağlı olmayan
simple adj. düşük rütbeli
simple adj. mevkice aşağı
Law
simple adj. mühürlenmemiş
simple adj. kayda geçmemiş
Mechanic
simple v. (bileşik buhar makinesini) basit buhar makinesi şeklinde çalıştırmak
Textile
simple n. dokuma tezgahındaki gücüleri yükseltmeye yarayan ip grubu
Pharmaceutics
simple n. tıbbi özellikleri için kullanılan bitki
Optics
simple adj. yalnızca iki optik yüzeyi bulunan (mercek)
Math
simple adj. yalnızca tam sayı içeren (kesir)
simple adj. bayağı (kesir)
simple adj. basit (kesir)
simple adj. birinci dereceden (denklem)
simple adj. doğrusal (denklem)
simple adj. çakışık olmayan (denklem kökü)
Statistics
simple adj. bir veya daha fazla parametre için aynı değerleri belirten (varsayım)
Chemistry
simple n. tek element
simple n. bileşiği oluşturan bileşenlerin her biri
simple n. ayrıştırılamayan unsur
simple adj. temel olarak benzer bileşenlerden oluşan
simple adj. aynı grup, radikal veya iyonlarla nitelenen
Biology
simple adj. benzer yapı ve işleve sahip hücrelerden oluşan
simple adj. tek bir yumurtalıktan gelişen
simple adj. tek bir genin faaliyetine bağlı olduğu düşünülen
Zoology
simple adj. bileşik yapıda olmayan (organizma)
Botanic
simple n. şifalı bitki
simple n. yalnızca tek bir bileşenden oluşan bitkisel ilaç
simple adj. dallara ayrılmamış
simple adj. tek meyve yaprağı olan (çiçek, dişi üreme organı)
Linguistics
simple adj. son ek, birleşik sözcük öğesi gibi yardımcı bileşenleri bulunmayan
simple adj. dilbilgisi açısından basit yapıda olan
simple adj. yan cümle içermeyen
simple adj. tümleyen, tümleç veya nesne içermeyen
simple adj. yardımcı fiilsiz oluşturulmuş
Religious
simple n. (katolik kilisesi'nde) liturjik önceliği en düşük olan yortu
Music
simple adj. ölçü olarak iki, üç veya dört temel ritim birimi bulunan
simple adj. süslemesiz
simple adj. bir oktavı aşmayan
Ottoman Turkish
simple n. sehil

Bedeutungen, die der Begriff "simple" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
simple equation n. basit denklem
simple white embroidery n. beyaz iş
simple word n. basit sözcük
simple sentence n. basit cümle
simple random sampling n. basit gelişigüzel örnekleme
simple fraction n. basit kesir
simple microscope n. basit mikroskop
simple staining n. basit boyama
simple simon n. saf
simple simon n. budala
finite simple groups n. sonlu basit gruplar
simple job n. çok kolay
simple job n. çocuk oyuncağı
simple job n. kolay iş
simple job n. basit iş
simple-mindedness n. alçakgönüllülük
simple hypothesis n. basit varsayım
simple hypothesis n. basit hipotez
simple fact n. yalın gerçek
simple logic n. düz mantık
keep it simple stupid n. basit yap prensibi
keep it simple stupid n. kiss prensibi
keep it simple stupid n. (bir şeyi) basit tut prensibi
a simple image n. basit bir görüntü
a simple fact n. basit bir gerçek
a simple ceremony n. sade bir tören
a simple ceremony n. basit bir tören
a simple set of instructions n. bir dizi basit talimat
a simple misunderstanding n. basit bir yanlış anlaşılma
a simple misunderstanding n. basit bir yanlış anlama
simple talking n. basit konuşma
a simple task n. basit bir görev
simple phrases n. basit tabirler
a simple pistol n. çakaralmaz
a simple lighter n. çakaralmaz
the simple life n. teknolojiden ve fazla eşyadan uzak hayat
the simple life n. köy hayatı
simple operations n. Basit işlemler
simple mindedness n. zeka eksikliği
simple mindedness n. kavrayışsızlık
become simple v. sadeleşmek
become simple v. basitleşmek
pure and simple adj. sadece
pure and simple adj. tek
pure and simple adj. bal gibi
simple minded adj. cahil
pure and simple adj. yalnız
simple-hearted adj. saf
simple-hearted adj. tecrübesiz
simple-hearted adj. alçakgönüllü
simple-hearted adj. temiz kalpli
simple-hearted adj. kendi halinde
simple-hearted adj. kolay inanan
simple-hearted adj. safdil
simple-structured adj. basit yapılmış
simple-structured adj. basit yapılı
plain and simple adj. sade ve basit
simple-minded adj. ahmak
simple-minded adj. akılsız
simple-minded adj. kısır görüşlü
simple-minded adj. yetersiz idrak sahibi
over-simple adj. aşırı basit
in simple terms adv. basitçe
in simple terms adv. açıkça
as simple as possible adv. mümkün olduğunca basit/sade
simple [dialect] adv. salak bir şekilde
simple [obsolete] adv. gösterişsiz bir şekilde
simple [obsolete] adv. alçakgönüllülükle
simple [obsolete] adv. tevazuyla
simple [dialect] adv. ahmakça
simple [dialect] adv. aptalca
Phrases
from simple to complex n. basitten karmaşığa
to put it all in simple terms expr. basitçe söylemek gerekirse
think simple live simple expr. basit düşün basit yaşa
kis (keep it simple) expr. basit yap
kis (keep it simple) expr. basit tut
Colloquial
simple citizen n. sade vatandaş
simple english n. basit/anlaşılır ingilizce terminoloji
simple english n. sokak dili
simple english n. halk dili
simple english n. anlaşılır dil
simple english n. basit
in simple english adv. basit bir anlatımla
in simple english adv. basit bir dille
in simple english adv. basit bir ingilizceyle
pure and simple expr. bu kadar basit
plain and simple expr. bu kadar basit
Idioms
simple simon n. ağzı açık ayran budalası
pure and simple adj. su katılmamış
pure and simple adj. açıkça
simple as abc adj. çok kolay
simple as abc adj. basit/kolay iş
simple as abc adj. çocuk oyuncağı
as simple as abc expr. çantada keklik
as simple as abc expr. çocuk oyuncağı
as simple as abc expr. pek beceri/çaba gerektirmeyen şey
as simple as abc expr. çok kolay
Speaking
the simple truth n. gerçeğin ta kendisi
it's a simple matter expr. işten bile değil
it's very simple expr. çok basit
it's that simple expr. bu kadar basit
it's not that simple expr. o kadar basit değil
it's not that simple expr. o kadar basit değil
it is as simple as that! expr. bu kadar basit!
it is just that simple expr. bu kadar basit
that's a bit too simple expr. bu biraz fazla kolay/sade
things get simple expr. işler kolaylaşıyor
Trade/Economic
gross simple interest n. brüt basit faiz
simple multiplier n. basit çoğaltan
simple segment n. basit bölüm
simple production techniques n. yalın üretim teknikleri
simple average n. basit ortalama
simple average method n. basit ortalama yöntemi
simple contract n. basit sözleşme
simple contract n. yazılı fakat noterden onaylı olmayan sözleşme
simple random sampling n. basit tesadüfi örnekleme
simple quantity theory of money n. paranın basit miktar teorisi
simple ownership n. çıplak mülkiyet
simple diversification n. basit çeşitlendirme
simple regression analysis n. basit regresyon analizi
simple pressure vessels n. basit basınçlı kaplar
simple journal n. basit yevmiye defteri
fee simple n. gayri mahdut mülkiyet hakkı
simple average n. küçük avarya
simple economy n. basit ekonomi
simple-sum monetary aggregates n. basit toplamlı para arzı
simple-average method n. basit ortalama yöntemi
simple debenture n. teminatsız tahvil
simple journal n. iki sütunlu yevmiye
simple trust n. alelade kredi
simple guarantee n. adi garanti
simple arbitrage n. basit arbitraj
simple entry n. basit madde
simple letter of credit n. basit akreditif
simple interest n. basit faiz
simple debts n. adi borçlar
simple entry bookkeeping n. tek hesap muhasebesi
simple interest n. alelade faiz
simple labor n. basit emek
simple trust n. basit tröst
simple trust n. basit kredi
simple entry n. basit usül
simple aggregative index n. basit toplam indeks
simple obligation n. şartsız borç
simple obligation n. adi borç
fee simple n. mutlak ayni hak
commercial earnings acquired on simple earnings basis n. basit usülde ticari kazanç
simple interest n. basit faiz
base fee simple n. sabit değişmez ücret
base fee simple n. taban ücret