grill - Türkçe İngilizce Sözlük

grill

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

grill — Definition

Anlamı ve Tanımı:
ızgara yapmak, sorgulamak
Okunuş (IPA):
(AmE /ɡrɪl/ – BrE /ɡrɪl/)
Terim Türü:
İsim: grill (grills); Fiil: grill (grills – grilled – grilling)
Yiyecekleri ateş üzerinde pişirmeyi veya mecazda yoğun biçimde soru sormayı tanımlamakta olan sözcüktür; fiziksel ve zihinsel baskı çağrışımı taşır. Fransızca griller kökeni, doğrudan ateş temasının etkisini hem mutfağa hem iletişime taşır.
Eş Anlamlılar:
broil, interrogate
Zıt Anlamlılar:
soothe

"grill" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 51 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
grill i. ızgara
I burned my arm on the grill.
Izgarada kolumu yaktım.

More Sentences
grill f. ızgara yapmak
Grill the meat for 10 minutes for medium-rare.
Orta pişmiş et için 10 dakika ızgara yapın.

More Sentences
Genel
grill i. ızgara (alet)
Can you put this beef onto the grill?
Bu eti ızgaraya koyabilir misin?

More Sentences
grill i. et lokantası
We will eat at a local grill tonight.
Bu akşam yerel bir et lokantasında yiyeceğiz.

More Sentences
grill f. sorguya çekmek
The child grilled her mother about the animals.
Çocuk annesini hayvanlar hakkında sorguya çekti.

More Sentences
grill f. kızartmak
As soon as I've grilled the fish, you can taste it.
Balığı kızartır kızartmaz tadına bakabilirsin.

More Sentences
grill f. ızgarada pişirmek
Tom grilled the steak.
Tom bifteği ızgarada pişirdi.

More Sentences
grill f. ızgara yapmak
Grill the meat for 10 minutes for medium-rare.
Orta pişmiş et için 10 dakika ızgara yapın.

More Sentences
Mutfak
grill i. ızgara
I burned my arm on the grill.
Izgarada kolumu yaktım.

More Sentences
grill f. ızgara yapmak
Grill the meat for 10 minutes for medium-rare.
Orta pişmiş et için 10 dakika ızgara yapın.

More Sentences
Genel
grill i. sorgu
grill i. ızgara et
grill i. ufak lokanta
grill i. alçak kenarlı demir tava
grill i. parmaklık
grill i. kafes
grill i. panjur
grill i. ızgaralama
grill i. tenis kortunun ucundaki kare açıklık
grill i. ızgaralı açıklık
grill i. ızgaralı bilet satış penceresi
grill i. eskiden abd'de posta pullarında kullanılan bir tür desen
grill i. yüzey üzerinde ızgaralanmış veya kabartılmış bir dizi işaret
grill i. zarar
grill i. koruyucu ekran
grill i. kebapçı
grill f. sıkıştırmak
grill f. işkence etmek
grill f. ızgarasını yapmak
grill f. kızartarak canını yakmak
grill f. zahmetli isteklerle başını ağrıtmak
grill f. (damgayı) ızgarayla basmak
grill f. demir ızgara ile işaretlemek
grill f. demir ızgara ile kabartma yapmak
grill f. eleştirmek
grill f. sorgulamak
grill s. (çatal, kaşık, bıçak) sapı uzun, ucu kısa tarzda
grill s. kaba
grill s. şiddetli
grill s. zalim
Konuşma Dili
grill i. yüz
grill i. ön diş
grill i. dişe takılan metal kalıp
Teknik
grill i. menfez
grill i. şömine ızgarası
grill i. araba ızgarası
grill i. kağıda bastırıldığında gizli bir mesajın delikler sayesinde yazılabileceği, düzensiz delikleri olan bir maske
grill i. hoparlör ızgarası
grill i. (havalandırma sistemi) koruyucu ızgara veya süs ızgarası ile kaplı bir hava çıkış deliği
Otomotiv
grill i. panjur
Mutfak
grill f. kebap yapmak

"grill" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 65 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
air grill i. hava ızgarası
grill house i. et lokantası
charcoal grill i. kömür ızgara
grill frame i. havalandırma tertibatı çerçevesi
contact grill i. çok amaçlı tost makinesi
döner grill machine i. döner ocağı
döner grill machine i. döner tezgahı
gyros grill machine i. döner tezgahı
gyros grill machine i. döner ocağı
grill on the embers f. közlemek
grill [scotland] f. korkutmak
grill [northern england/scotland] f. hırlamak
grill [northern england/scotland] f. ısırmaya çalışmak
grill [scotland] f. ürkütmek
grill [scotland/us] f. kızdırmak
grill [scotland] f. titretmek
grill [scotland/us] f. tahrik etmek
grill [obsolete] f. sosta pişirmek
grill [northern england/scotland] f. hırlamak
grill [northern england/scotland] f. ısırmaya çalışmak
Öbek Fiiller
grill (someone) (about something) f. (birini bir konuda) soru bombardımanına tutmak
grill (someone) (about something) f. (birini bir şey hakkında) soru yağmuruna tutmak
Deyim
be all up in one's grill f. bir kişinin yakasından düşmemek
be all up in one's grill f. birinin yakasından düşmemek
grill someone f. birini sorguya çekmek
grill (someone) (about something) f. (birine bir konuda) ahiret sualleri sormak
grill (someone) (about something) f. (birini bir konuda) sorguya çekmek
grill (someone) (about something) f. (birini bir konuda) sıkıştırmak
Teknik
horizontal grill type sand trap i. yatay ızgara tipi kum kapanı
false grill i. temizleme ızgarası
adjustable grill opening i. oynak delikli sürgü
adjustable grill i. ayarlanabilir kafes
ventilating grill i. delikli sac
ventilation grill i. havalandırma kafesi
air discharge grill i. hava boşaltma panjuru
exhaust grill i. atık hava panjuru
ventilating-grill stop i. tutma pimi
return-air grill i. dönüş havası panjuru
return grill i. emiş menfezi
forced-convection grill i. cebri konveksiyonlu ızgara
honeycomb grill i. bal peteği ızgara
İnşaat
perforated grill i. delikli kafes
ceiling grill i. tavan ızgarası
floor grill i. döşeme ızgarası
foundation grill i. temel ızgarası
fixed grill i. sabit havalandırma deliği
fixed-bar grill i. sabit çubuklu kafes
louvered grill i. panjur kafes
window grill i. pencere demiri
Otomotiv
front grill i. ön ızgara
radiator grill i. radyatör panjuru
heater grill i. kalorifer ızgara
radiator grill i. radyatör ızgarası
protection grill i. koruma ızgarası
grill guard i. ön koruma demiri
Mutfak
mixed grill i. karışık ızgara
grill restaurant with an open fire pit in the middle i. ocakbaşı
mixed grill i. karışık ızgara
grill for making toasted sandwiches i. tost makinesi
duck grill i. ördek ızgara
Argo
up in (one's) grill expr. (birinin) direkt yüzüne
up in (one's) grill expr. (birinin) ensesinde/ensesine
up in (one's) grill expr. (birinin) çok yakınına
Star Wars
gep's grill i. gep'in barbeküsü
mos shuuta grill & cantina i. mos shuuta barbekü & kantina