weave - Türkçe İngilizce Sözlük

weave

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

weave — Definition

Anlamı ve Tanımı:
dokumak, örmek
Okunuş (IPA):
(AmE /wiːv/ – BrE /wiːv/)
Terim Türü:
Fiil: weave (weaves – wove/woven – weaving)
İplikleri birbirine geçirerek yapı oluşturma eylemi. Eski İngilizce wefan köküne dayanır. Tekstil ve anlatı örgüsü metaforlarında kullanılır.
Eş Anlamlılar:
interlace, knit
Zıt Anlamlılar:
unravel, separate

"weave" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 55 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
weave i. dokuma
There are three weave types: plain, twill, and satin.
Üç dokuma türü vardır: düz, dimi ve saten.

More Sentences
weave f. dokumak
You are weaving a carpet, aren't you?
Bir halı dokuyorsun, değil mi?

More Sentences
weave i. örme
weave f. örmek
Genel
weave i. örgü
We are using fifteen different weaves (color effects) in this fabric.
Bu kumaşta on beş farklı örgü (renk efekti) kullanıyoruz.

More Sentences
weave i. dokuma
There are three weave types: plain, twill, and satin.
Üç dokuma türü vardır: düz, dimi ve saten.

More Sentences
weave f. yapmak
The girls weaved the flowers into wreaths.
Kızlar çiçeklerden taç yaptı.

More Sentences
weave f. dokumak
You are weaving a carpet, aren't you?
Bir halı dokuyorsun, değil mi?

More Sentences
weave f. mekik dokumak
The couriers are weaving with their motorcycles in the traffic.
Kuryeler motosikletleriyle trafikte mekik dokuyor.

More Sentences
weave f. bir araya getirmek
We started to weave our ideas about the main theme of the story.
Hikâyenin ana temasına ilişkin fikirlerimizi bir araya getirmeye başladık.

More Sentences
Teknik
weave i. dokuma
There are three weave types: plain, twill, and satin.
Üç dokuma türü vardır: düz, dimi ve saten.

More Sentences
weave f. dokumak
You are weaving a carpet, aren't you?
Bir halı dokuyorsun, değil mi?

More Sentences
weave f. (ağ, tuzak) örmek
Where did you weave them?
Onları nerede ördün?

More Sentences
Genel
weave i. örme
weave i. mevcut saça postişlerin takıldığı bir saç modeli
weave i. postiş
weave i. dokuma yöntemi
weave i. dokuma şekli
weave i. dokuma modeli
weave i. dokuma deseni
weave f. katmak
weave f. zikzak çizmek
weave f. zikzak yapmak
weave f. kurmak
weave f. atkılamak
weave f. serpiştirmek
weave f. icat etmek
weave f. karıştırmak
weave f. örmek
weave f. sarmak
weave f. kıvırmak
weave f. bükmek
weave f. dolamak
weave f. önermek
weave f. ileri sürmek
weave f. (başka bir unsuru) karmaşık bir bütüne dahil etmek
weave f. araya sıkıştırmak
weave f. araya sokmak
weave f. (saça) postiş takmak
weave f. defalarca gidip gelmek
weave f. bir o yana bir bu yana gitmek
Irregular Verb
weave f. wove/weaved - woven/weaved
Sanayi
weave f. dokuma tezgahında çalışmak
Teknik
weave i. örme
weave i. bir beyaz perdeye yansıtılan görüntünün yana doğru yavaşlatılmış hareketi
weave f. örmek
weave f. (hasır gibi esnek bir malzemeyi) ağ gibi örerek (sepet gibi bir eser) yapmak
weave f. ileriye hareket ederken bir yandan öbür yana yalpalamak veya sallanmak
Elektrik
weave f. elektrik kaynağındaki iletim hattı boyunca bir elektrodu ileri geri hareket ettirerek bir kaynağı yaymak
Tekstil
weave i. bağlama
weave i. örme
Veterinerlik
weave f. (ahırdaki bir atın) başı boynu ve vücudu ileri geri sallamak
Zooloji
weave f. (atlarda) gergince sallanmak ve ağırlık merkezini değiştirmek
Spor
weave f. (boksör) rakibin darbelerinden kaçarak rakibe doğru veya rakipten uzağa hareket etmek
Böcek Bilimi
weave f. (örümcek) ağ örmek

"weave" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 86 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
gold weave i. altın örgü
hair weave i. postiş
hair weave i. ek saç
be a weave of so many things f. her tarakta bezi olmak
weave carpet f. halı dokumak
weave rug f. halı dokumak
weave a rug f. kilim dokumak
weave in and out of traffic f. trafikte araçların arasından geçerek ilerlemek
weave in and out of traffic f. trafikte makas yaparak gitmek
duck and weave f. aşağı yukarı eğilip kalkarak hareket etmek
Öbek Fiiller
weave from f. -den örmek
weave around f. dolanıp durmak
weave something into something f. ipliği örerek kumaş haline getirmek
weave around f. yalpalamak
weave something into something f. örmek
weave something into something f. ayrı bölümlerden bir hikaye oluşturmak
weave (something) from (something) else f. (bir bilgiden) bir şey oluşturmak
weave something from something f. ufak bir bilgiden bir hikaye yazmak/oluşturmak
weave (something) from (something) else f. (bir bilgiden) bir hikaye çıkarmak/meydana getirmek
weave (something) from (something) else f. (bir bilgiden) bir hikaye uydurmak
weave (something) from (something) else f. (bir bilgiden) bir hikaye yaratmak
weave (something) from (something) else f. (bir malzemeden bir şey) örmek
weave something from something f. iplikten kumaş dokumak
weave (something) from (something) else f. bir bilgiden yola çıkarak bir hikaye yazmak
weave something from something f. duyulan bir şeyden/varsayımdan yola çıkarak bir hikaye uydurmak
weave (something) from (something) else f. (bir bilgiden) bir hikaye oluşturmak
weave (something) from (something) else f. (bir malzemeden bir şey) dokumak
weave through (something) f. (bir şeylerin) arasından makas yaparak gitmek
weave (something) into (something) else f. (bir şeyin) içine (bir şey) işlemek
weave (something) into (something) else f. (bir şeyleri) bir araya getirip (bir şey) oluşturmak
weave in and out f. arasından geçerek ilerlemek
weave into f. (bir şey) örmek
weave through (something) f. (bir şeylerin) arasından geçerek ilerlemek
weave (something) into (something) else f. (bir şeyin) içine (bir şey) dokumak
weave into f. ayrı bölümlerden bir hikaye oluşturmak
weave in and out f. makas yaparak gitmek
weave (something) into (something) else f. (bir şeyleri) bir araya getirip (bir şey) haline getirmek
Konuşma Dili
bob and weave f. (yumruğu) savuşturmak
bob and weave f. eskiv hareketi yapmak
bob and weave f. (boks) başı sağa sola ve aşağı yukarı doğru hareket ettirerek darbeden kaçınmak
Deyim
weave (one's) magic f. yeteneğini/becerisini konuşturmak
weave a spell (over somebody) [uk] f. (birini) büyülemek
weave a spell (over somebody) [uk] f. (birine karşı) yeteneğini/becerisini sergilemek
bob and weave f. vücudu hızlıca aşağı yukarı ve sağa sola hareket ettirmek
weave a spell (over somebody) [uk] f. yeteneğini/becerisini konuşturmak
weave your magic f. yeteneğini/becerisini konuşturmak
Teknik
weave welding i. örgü kaynak
weave bead i. dikiş boncuğu
basket weave i. sepet örgüsü
weave bead i. kaynak boncuğu
basket weave i. (radyo) sepet örgü bobin sargısı
basket weave i. radyoda kullanılan bir bobin sargı tipi
Elektrik
plain weave i. düz örgü
Tekstil
dobby weave i. armürlü dokuma
leno weave i. gaze dokuma
tricot weave i. triko örme
double weave i. çift dokuma
towel weave i. havlu dokuma
satin weave i. saten dokuma
weave   i. dokuma tarzı  
weave pattern i. desen raporu
plain weave i. düz dokuma
v-weave i. v-dokuma balık sırtı dokuma
v-weave i. sırtı dokuma
v-weave i. v-dokuma balık
plain weave i. bezayağı
tabby weave i. düz dokuma
taffeta weave i. tafta dokuma
tapestry weave i. örgü ipliklerinin kenardan kenara uzandığı makineyle goblen dokuma yöntemi
tapestry weave i. el yapımı goblende kullanılan örgü
tapestry weave i. dolgu ipliklerinin çözgü ipliklerini gizlediği dokuma
twill weave i. kabarık çapraz dokuma
twill weave i. fitilli kumaş
jacquard weave i. karmaşık desenli kumaş
open weave i. açık örgü
folk weave i. seyrek dokunmuş bir kumaş türü
tight weave i. sıkı dokuma
weave   f. dokumak  
weave in the woof f. atkılamak
loose-weave s. seyrek dokunmuş
Otomotiv
weave in and out of traffic f. makas atmak
Trafik
weave through traffic f. trafikte makas yapmak
Denizcilik
weave [obsolete] f. (gemiye veya yolcularına) el sallayarak işaret etmek
Basketbol
five man weave i. 5 oyuncu ile yapılan örme
Matbaa
weave dandy roll i. dokumalı egütör valsi
Star Wars
fleuréline weave i. fleuréline örgüsü