| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | window i. | pencere | ||
|
The wind must have opened the window. Pencere rüzgardan açıldı herhalde. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | window i. | vitrin | ||
|
The dress in the window caught your eye. Vitrindeki elbise gözüne çarptı. More Sentences |
||||
| Genel | window i. | pencere | ||
|
The wind must have opened the window. Pencere rüzgardan açıldı herhalde. More Sentences |
||||
| Genel | window i. | cam | ||
|
All power windows can be operated using the control panel in the driver's door. Tüm elektrikli camlar sürücü kapısındaki kontrol paneli kullanılarak çalıştırılabilir. More Sentences |
||||
| Genel | window i. | (bir şeyi yapmak için elverişli) fırsat | ||
|
Their offer opened a new window for our business. Onların teklifi işimiz açısından yepyeni bir fırsat yarattı. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | window i. | cam | ||
|
All power windows can be operated using the control panel in the driver's door. Tüm elektrikli camlar sürücü kapısındaki kontrol paneli kullanılarak çalıştırılabilir. More Sentences |
||||
| Teknik | window i. | pencere | ||
|
The wind must have opened the window. Pencere rüzgardan açıldı herhalde. More Sentences |
||||
| Teknik | window i. | delik | ||
|
I can't read the address from the window on the envelope. Zarftaki delikten adresi okuyamıyorum. More Sentences |
||||
| İstatistik | ||||
| İstatistik | window i. | pencere | ||
|
The wind must have opened the window. Pencere rüzgardan açıldı herhalde. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | window i. | camekan | ||
| Genel | window i. | gösteriş | ||
| Genel | window i. | post üzerindeki tüysüz kısım | ||
| Genel | window i. | kürk üzerindeki tüysüz kısım | ||
| Genel | window i. | erişim aracı | ||
| Genel | window i. | erişim yolu | ||
| Genel | window i. | gözetleme aracı | ||
| Genel | window i. | gözetleme yolu | ||
| Genel | window i. | göz | ||
| Genel | window f. | sergilemek | ||
| Genel | window f. | teşhir etmek | ||
| Genel | window f. | ekrana getirmek | ||
| Genel | window f. | pencerelerle donatmak | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | window i. | anatomik yapıdaki küçük açıklık | ||
| Teknik | window i. | fenestra | ||
| Teknik | window i. | içinden gözetleme yapılabilecek kadar küçük açıklık | ||
| Teknik | window i. | işlenmemiş değerli bir taşın yüzeyindeki iç kısmın incelenmesini sağlayan cilalı yüzey | ||
| Teknik | window i. | (dalgıç başlığının önündeki) şeffaf plaka | ||
| Teknik | window i. | pencere çerçevesi | ||
| Teknik | window i. | bir etkinliğin gerçekleşmesi gereken zaman aralığı | ||
| Teknik | window i. | pencereye benzeyen açıklık | ||
| Teknik | window i. | pencereye benzeyen şeffaf parça | ||
| Teknik | window i. | zarf üzerinde adresin göründüğü şeffaf kısım | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | window i. | pencere menüsü | ||
| Radyo | ||||
| Radyo | window i. | gezegen atmosferinden engellenmeden geçen bir dizi elektromanyetik frekans | ||
| Gökbilim | ||||
| Gökbilim | window i. | uzay mekiğinin fırlatılması gereken zaman aralığı | ||
| Gökbilim | window i. | uzay aracının güvenli bir şekilde dünyaya dönebilmesi için geçmesi gereken atmosfer bölgesi | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | window i. | radar karıştırma reflektörleri | ||
| Askeri | window i. | düşman radarını şaşırtmak için bir uçaktan atılan folyo şeritleri | ||