stump - Türkçe İngilizce Sözlük

stump

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

stump — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kütük, çaresiz bırakmak
Okunuş (IPA):
(AmE /stʌmp/ – BrE /stʌmp/)
Terim Türü:
İsim: stump (stumps); Fiil: stump (stumps – stumped – stumping)
Kesilmiş ağaç gövdesini; fiil olarak da cevap verilemeyen durum yaratmayı tanımlayan kelimedir. Germen kökenli yapı, ani kesilme ve ilerleyememe algısını hem fiziksel hem zihinsel bağlamda sürdürür.
Eş Anlamlılar:
stump (verb), confound
Zıt Anlamlılar:
enlighten, resolve

"stump" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 44 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
stump i. kütük
There were many tree stumps along the road.
Yol boyunca pek çok ağaç kütüğü vardı.

More Sentences
stump i. kesilmiş bir uzvun bedende kalan bölümü
The other day he fell flat on my leg stump and now it hurts a lot.
Geçen gün bacağının kesilen kısmının üzerine düşmüş ve şu anda çok acıyormuş.

More Sentences
stump i. yanan mumdan kalan parça
I threw the stump of the candle away.
Mumdan geriye kalanı fırlatıp attım.

More Sentences
stump i. kale kazığı
There are three stumps in cricket.
Kriket oyununda üç kale kazığı bulunur.

More Sentences
stump f. seçim propagandası yapmak
The politicians spent days stumping around the city.
Politikacılar şehide günlerce seçim propagandası yaptılar.

More Sentences
stump f. afallatmak
Her demand stumped the customer service employee.
Onun talebi müşteri hizmetleri çalışanını afallattı.

More Sentences
stump f. topallayarak yürümek
Erick stumped across the street.
Erick topallayarak caddenin karşısına geçti.

More Sentences
stump f. ödemek
They had to stump up 80 dollars.
80 dolar ödemek zorunda kaldılar.

More Sentences
stump i. yarım parça
stump i. izmarit
stump i. bacak
stump i. güdük
stump i. küçülmüş kurşunkalem
stump i. ağaç kökü
stump i. küçücük kalmış parça
stump i. kriket kale kazığı
stump i. aşınmış bir dişin ağızda kalan bölümü
stump i. kök kalıntısı
stump i. çotuk
stump i. tahta bacak
stump i. kesilmiş ağacın toprakta kalan bölümü
stump i. kök
stump f. sorularıyla şaşırtmak
stump f. ayak parmağını bir şeye çarparak incitmek
stump f. gürültülü bir şekilde yürümek
stump f. kımıldanmak
stump f. meydan okumak
stump f. paldır küldür yürümek
stump f. krikette hedefi vurarak oyun dışı etmek
stump f. kafa tutmak
stump f. şaşırtmak
stump f. hiç cevap bulamamak
stump f. bir şeye çarparak incitmek (ayak parmağını)
stump f. ezmek
stump f. her yerde bir nutuk çekerek dolaşmak (oy toplamak/destek sağlamak için)
stump f. meşin kalemle çizmek
stump f. cevap veremeyeceği bir soru sormak (birine)
stump f. çaresiz bırakmak
Siyasal
stump i. konuşma kürsüsü
stump i. seçim gezisi
stump i. seçim turnesi
stump f. seçim turuna çıkmak
Medikal
stump i. yapay bacak
Sanat
stump i. estomp

"stump" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 64 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
tree stump i. çotuk
black stump [new zealand] i. uzak yol
stump spud i. darbeli kök kesme küreği
stump up f. ödemek
stump out f. krikette hedefi vurarak oyun dışı etmek
take the stump f. seçim propagandası yapmak
go on the stump f. seçim propagandası yapmak
Öbek Fiiller
stump for someone f. biri yararına politik konuşmalar yapmak
stump up f. nakit ödemek
stump it f. kaçmak
stump it f. firar etmek
stump it f. seçim propagandası yapmak
stump for (one) f. (biri) yararına politik konuşmalar yapmak
stump for f. yararına politik konuşmalar yapmak
stump for f. propagandasını yapmak
stump for (one) f. (birinin) propagandasını yapmak
İfadeler
rump and stump expr. tamamen
rump and stump expr. bütün olarak (bir mülkiyetin devredilmesinde)
Konuşma Dili
this side of the black stump zf. bu civarda
this side of the black stump zf. burada
this side of the black stump zf. -nın bu yakasında
this side of the black stump zf. buralarda
this side of the black stump zf. bilinen dünya içinde
Deyim
black stump i. medeniyetin sınırı
black stump i. medeniyetin eşiği
take to the stump [us] f. seçim propagandası/kampanyası yapmak
whip the devil around the stump [obsolete] f. kurnazlık yapmak
whip the devil around the stump [obsolete] f. hile yapmak
whip the devil around the stump [obsolete] f. şeytanlık yapmak
whip the devil around the stump [obsolete] f. işi dolandırmak
whip the devil around the stump [obsolete] f. kaçamak davranmak
whip the devil around the stump [obsolete] f. sahtekarlık yapmak
back of the black stump zf. hiçliğin ortasında
back of the black stump zf. kuş uçmaz kervan geçmez bir yerde
back of the black stump zf. medeniyetten uzakta
on the stump expr. seçim gezisinde
on the stump expr. seçim turunda
beyond the black stump expr. dağ başında
beyond the black stump expr. allah'ın unuttuğu bir yerde
beyond the black stump expr. hiçliğin ortasında
beyond the black stump expr. medeniyetten uzakta
beyond the black stump expr. ücra bir yerde
beyond the black stump expr. ıssız bir yerde
beyond the black stump expr. kör itin öldüğü yerde
beyond the black stump expr. kuş uçmaz kervan geçmez bir yerde
up a stump expr. sıkıntılı durumda
up a stump expr. zor durumda
Siyasal
stump speech i. seçim konuşması
stump orator i. seçim konuşması yapan hatip
Teknik
support stump i. mesnet kütüğü
Ağaç İşleri
stump extractor i. kütük sökücü
Denizcilik
stump mast i. kısa direk
Maden
entry stump i. galeri topuğu
Medikal
lower limb amputation stump i. alt ekstremite amputasyon güdüğü
upper limb amputation stump i. üst ekstremite amputasyon güdüğü
stump end i. güdük distali
desarticulized left arm stump i. dezartikülize edilmiş sol omuz güdüğü
Sosyal Bilimler
black stump [australia] i. avustralya'da medeniyetin bittiği yer olarak görülen hayali bir çizgi
Spor
cricket stump i. kriket kalesi
leg stump i. (kriket) vurucunun en yakınındaki kale direği
off stump i. (kriket) vurucunun en uzağındaki kale kazığı
Argo
stump up f. para bayılmak
beyond the black stump expr. çok uzak
İngiliz Argosu
stump up f. ödemek