volley - Türkçe İngilizce Sözlük

volley

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

volley — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yaylım, vole vuruşu
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈvɑːli/ – BrE /ˈvɒli/)
Terim Türü:
İsim: volley (volleys)
Arka arkaya yapılan atışlar ya da topun yere değmeden vurulması. Fransızca volée kökünden evrilmiştir. Spor ve askerî anlatımda ani ve yoğun eylemi ifade eder.
Eş Anlamlılar:
barrage, salvo
Zıt Anlamlılar:
lull, pause

"volley" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 30 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
volley i. vole
The game started with a volley.
Oyun bir voleyle başladı.

More Sentences
volley i. yaylım ateşi
They shot a volley of arrows at the enemy.
Düşmana oklarla yaylım ateşi yaptılar.

More Sentences
volley f. vole vurmak
The player volleyed the ball.
Oyuncu topa vole vurdu.

More Sentences
volley f. yaylım ateşine tutmak
The ship's canons started to volley at the enemy ships.
Geminin topları düşman gemilerini yaylım ateşine tutmaya başladı.

More Sentences
Askeri
volley i. yaylım ateşi
They shot a volley of arrows at the enemy.
Düşmana oklarla yaylım ateşi yaptılar.

More Sentences
Spor
volley f. vole vurmak
The player volleyed the ball.
Oyuncu topa vole vurdu.

More Sentences
Genel
volley i. kriket vole
volley i. atma
volley i. yağdırma
volley i. yaylım ateş
volley i. yağmur (mermi, füze)
volley i. topçu bataryasında her bir silahın mermisi
volley i. (badmintonda) servisten sonra topun raketler arasında gidip gelmesi
volley i. bir uç organdan, sinapstan veya merkezden geçen eşzamanlı veya ardışık şiddetli sinir uyarıları
volley i. selamet ordusu üyelerinin birlikte söylediği kısa karşılık (amin)
volley i. (üst üste çok fazla anlamında) yağmur
volley f. yağdırmak
volley f. topa yere değmeden vurmak
volley f. (mermi, füze) yağmuruna tutmak
volley f. büyük bir hızla hareket etmek
volley f. büyük bir hızla ilerlemek
volley f. durmaksızın yüksek sesler çıkarmak
volley f. tekrar tekrar aynı gürültüyü yapmak
volley N. vole vuruşu
volley N. yaylım
Askeri
volley i. birkaç yükün tek seferde patlaması
Spor
volley i. (krikette) bir topa kalenin üst kısmına gidecek şekilde vurma
volley i. (krikette) yere değmeden önce kaleye çarpan bir top
Tenis
volley i. uçarak vuruş
volley i. top yere değmeden yapılan vuruş

"volley" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 30 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
beach volley i. plaj voleybolu
a volley of questions i. soru yağmuru
half volley i. yarım vole
high volley i. tenis ve voleybolda smaç
volley forth f. yağmuruna tutmak
volley forth f. yağdırmak
play beach volley f. plaj voleybolu oynamak
on the volley zf. laf arasında
on the volley zf. geçerken
on the volley zf. şans eseri
on the volley zf. gelişigüzel
on the volley zf. tesadüfen
on the volley zf. rastgele
Askeri
firing volley i. şeref atışı
bracketing volley i. çatal grubu
volley bombing i. grup salvo bombardımanı
volley fire i. grup atışı
volley gun i. mitralyöz
Spor
half-volley i. yarı uçara
half-volley i. yarım uçara
half-volley f. (topa) yarım vole ile geriye vurmak
half-volley f. top yerden biraz yükselmişken vurmak
half-volley f. (tenis topuna) yarı uçara vurmak
on the volley zf. havada (top)
Futbol
half-volley i. yarı vole
strike a volley f. vole vurmak
unleash a volley f. vole vurmak
crash a volley f. vole vurmak
crack a volley f. vole vurmak
lash home a volley f. vole vurmak