clip - Türkçe İngilizce Sözlük

clip

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

clip — Definition

Anlamı ve Tanımı:
klips, kesmek, kısa parça
Okunuş (IPA):
(AmE /klɪp/ – BrE /klɪp/)
Terim Türü:
İsim: clip (clips); Fiil: clip (clips – clipped – clipping)
Tutturma aracı, kesme eylemi ya da kısa görüntü parçası. Eski İngilizce kökenli sözcük, koparma hareketini ifade eder. Medya ve gündelik kullanımda, bağlama göre nesne veya işlem anlamına gelir
Eş Anlamlılar:
fastener
Zıt Anlamlılar:
attach permanently

"clip" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 135 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
clip f. kırpmak
He clipped the sheep.
Koyunları kırptı.

More Sentences
clip f. kırkmak
Genel
clip i. toka
We put the bride's hair in a bun with the help of some clips.
Gelinin saçlarını toka yardımıyla topuz yapıyoruz.

More Sentences
clip i. şarjör (tüfekte)
There are many types of clips for firearms.
Ateşli silahlar için birçok şarjör çeşidi bulunur.

More Sentences
clip i. klips
Use four clips to secure the area that you have cut.
Kestiğiniz alanı sabitlemek için dört klips kullanın.

More Sentences
clip i. makasla kesmek
My hair needs clipping.
Saçlarımın makasla kesilmesi gerekiyor.

More Sentences
clip i. kupür
The clips from magazines are on his desk.
Dergilerden kupürler masasının üzerinde.

More Sentences
clip f. çarpmak
The ball clipped Cali on the soccer field.
Top Cali'ye futbol sahasında çarptı.

More Sentences
clip f. makasla kesmek
My hair needs clipping.
Saçlarımın makasla kesilmesi gerekiyor.

More Sentences
clip f. kesmek
I get my dog's hair clipped twice a year.
Köpeğimin saçlarını yılda iki kez kestiriyorum.

More Sentences
clip f. tutturmak
Her assistant clipped the news items to the board.
Asistanı haberleri panoya tutturdu.

More Sentences
clip f. … kadar gerisinde kalmak
The Formula pilot clipped three seconds off the record.
Formula pilotu rekordan üç saniye geride kaldı.

More Sentences
clip f. (özellikle bilete) delik açmak
We had to wait to get our tickets clipped.
Biletlerimize delik açılmasını beklemek zorunda kaldık.

More Sentences
Teknik
clip i. klips
Use four clips to secure the area that you have cut.
Kestiğiniz alanı sabitlemek için dört klips kullanın.

More Sentences
clip f. kırpmak
He clipped the sheep.
Koyunları kırptı.

More Sentences
clip f. tutturmak
Her assistant clipped the news items to the board.
Asistanı haberleri panoya tutturdu.

More Sentences
Bilgisayar
clip i. klip
You really should see the clips of his latest movie on YouTube.
Gerçekten son filminin kliplerini YouTube'da görmelisiniz.

More Sentences
Otomotiv
clip i. klips
Use four clips to secure the area that you have cut.
Kestiğiniz alanı sabitlemek için dört klips kullanın.

More Sentences
Genel
clip i. kere
clip i. darbe
clip i. raptiye
clip i. saç kesme
clip i. adım
clip i. defa
clip i. maşa
clip i. ataş
clip i. çarpma
clip i. mandal
clip i. sürat
clip i. okkalı yumruk
clip i. kesme
clip i. kırkma
clip i. tv klip
clip i. kırpılan miktar
clip i. vuruş
clip i. bir klip
clip i. kıskaç
clip i. tutturucu
clip i. tutucu
clip i. parça
clip i. kırpma
clip i. kenet
clip i. bağlantı
clip i. şarjör
clip i. pens
clip i. yapağı
clip i. klipsle sabitlenen mücevher parçası
clip i. filmden alınan kısa parça
clip i. gazeteden alınan kısa bölüm
clip i. at nalının önü veya yanındaki yukarı doğru çıkıntı
clip i. bisiklet sürerken pantolon paçasının altını koruyan araç
clip f. göz kapaklarını açıp kapamak
clip f. kavramak
clip f. vurmak
clip f. hile yapmak
clip f. indirmek
clip f. kupür kesmek (gazete/dergi vb'nden)
clip f. koşmak
clip f. uçlarını kesmek
clip f. kısaltmak
clip f. kazıklamak
clip f. parçalara ayırmak
clip f. mandallamak
clip f. klipslemek
clip f. sarılmak
clip f. iliştirmek
clip f. yontmak
clip f. kısmak
clip f. kısıtlamak
clip f. (filmden) kısa bir bölümü çıkarmak
clip f. hızlı bir şekilde hareket etmek
clip f. klipsle tutturmak
clip f. (büyüyen bitkiyi eğitmek için) kırpmak
clip f. azaltmak
clip f. (özellikle yanından geçerken) dokunacak kadar yaklaşmak
clip N. kısa parça
Konuşma Dili
clip i. esrar ağızlığı
clip i. cigaralık ağızlığı
clip i. esrar içerken kullanılan ağızlık, pens
clip i. müzik videosu
clip i. kısa film
clip i. hız
clip i. sürat
clip f. kazıklamak
clip f. tokatlamak (dolandırmak)
clip f. söğüşlemek
clip f. madiklemek
clip f. birini öldürmek
clip f. hesabını görmek
clip f. defterini dürmek
clip f. gebertmek
clip f. işini bitirmek
clip f. birine kıymak
clip f. birinin icabına bakmak
clip f. birine tokat atmak
clip f. şamar atmak
clip f. tokadı yapıştırmak
Teknik
clip i. kırpıntı
clip i. kırkım
clip i. kelepçe
clip i. klemens
clip i. krepo
clip i. pens
clip i. silah şarjörü
clip i. segman
clip i. tutturaç
clip i. ucu kesik tuğla
clip i. karabiner
clip f. iliştirmek
clip f. sıkıca bağlamak
Bilgisayar
clip i. küçük resim
clip f. daha fazla kaynak harcamamak için (tıkalı parçayı) çıkarmak
clip expr. kırp
Bilişim
clip i. kırpma
Telekom
clip f. (radyo veya televizyon devresi) durdurmak
Tekstil
clip i. kırpıntı
clip i. tutturucu
İnşaat
clip i. çektirme köşebendi
Otomotiv
clip i. kıskaç
Demiryolu
clip i. biletin yırtılması veya ucundan bir parça koparılması
Denizcilik
clip i. borda kancası
Medikal
clip i. ameliyat sırasında kanamayı durdurmak için kullanılan cihaz
clip i. cerrahi tel
Hayvancılık
clip i. koyundan tek seferde kırkılan yün
clip i. bir sezonda kırkılan yün miktarı
Arıcılık
clip f. ana arının kanadını kesmek
Dilbilim
clip f. (kelimeyi) kısaltmak
clip f. açık ve net ifade etmek
Silah/Atıcılık
clip i. değiştirilebilen kutu şarjör
Spor
clip f. (topa) belirli bir yönde vurmak
Futbol
clip f. (rakibi) arkadan hatalı bir şekilde engellemek
Eski Kullanım
clip f. kucaklamak
clip f. çevresini sarmak
clip f. hızla uçmak
Argo
clip f. (klipsli kağıt altlığı kullanarak) imza toplamak

"clip" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
paper clip i. ataş
Genel
paper clip i. kağıt maşası
tie clip i. kravat iğnesi
clip on earring i. klipsli küpe
pipe clip i. kelepçe
paper clip i. tel raptiye
paper clip i. kağıt raptiyesi
movie clip i. video klibi
movie clip i. film klibi
clip-on i. yaka
clip-joint i. kazıkçı
belt clip i. kemer kancası
clip clop i. nal sesi
hair clip i. saç tokası
clip-on badge i. klipsli rozet
saddle clip i. eyer klipsi/bağlantı parçası
gold money clip i. altın para klipsi
clip joint i. ucuz/dandik striptiz kulubü
jubilee clip i. kelepçe
clip joint i. kazıkçı mağaza
clip joint i. pahalı lokanta
clip-clop i. atın ayaklarını sert zemine vurduğunda çıkan ses
gem clip i. ataş
video clip i. görümsetme
video clip i. video klip
hair clip (us) i. saç tokası
clip mic i. yaka mikrofonu
banker's clip i. evrak mandalı
foldover clip i. evrak mandalı
bobby clip i. evrak mandalı
binder clip i. evrak mandalı
table clip i. masa klipsi
pincurl clip i. bigudi tutturmaya yarayan klips
clip [dialect] i. mevcut durum
clip [dialect] i. vaziyet
clip-on i. klipsle takılan aksesuar
clip someone's wings f. ceza olarak birinin hareket alanını sınırlamak
clip somebody's wings f. elini kolunu bağlamak
clip one's wings f. kanat açtırmamak
clip one's wings f. engel olmak
clip one's wings f. kısıtlamak
clip on earring f. küpe takmak
clip one's nail f. tırnağını kesmek
clip nail f. tırnak kesmek
clip a name holder f. yaka kartı takmak
clip a name tag f. yaka kartı takmak
clip a name holder f. isimlik takmak
clip a name badge f. isimlik takmak
clip a name tag f. isimlik takmak
clip a name badge f. yaka kartı takmak
insert the clip f. şarjörü takmak
clip [uk] f. (özellikle bilete) delik açmak
clip-clop f. (yürürken) nal sesi çıkarmak
having a spring clip s. klipsli
clip-on s. klipsli
at a rapid clip zf. hızla
at a clip zf. hızla
at a good clip zf. hızla
Öbek Fiiller
clip onto f. ataçlamak
clip on f. ataçlamak
clip on f. klipslemek
clip onto f. klipslemek
clip something out of something f. makasla kesmek
clip something out of something f. (gazete, dergi) kupür kesmek
clip something from something f. (gazete, dergi) kupür kesmek
clip something from something f. kesmek
clip something from something f. koparmak
clip something out of something f. koparmak
clip something from something f. makasla kesmek
clip something out of something f. kesmek
clip something from something f. kesip almak
clip something out of something f. kesip almak
clip something onto someone or something f. bir şeyi birinin/bir şeyin üzerine iliştirmek
clip out of f. koparmak
clip out f. (gazete, dergi) kupür kesmek
clip out f. kesmek
clip onto (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) üzerine iliştirmek
clip from f. '-den kesip almak
clip out f. koparmak
clip on (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) üzerine iliştirmek
clip something on someone or something f. bir şeyi birinin/bir şeyin üzerine iliştirmek
clip out of f. kesmek
clip from f. -den kesmek
clip from f. (gazeteden, dergiden) kupür kesmek
clip on (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) üzerine ataçlamak/klipslemek
clip out of f. kesip almak
clip onto (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) üzerine ataçlamak/klipslemek
clip out f. kesip almak
clip from f. '-den koparmak
clip something onto someone or something f. bir şeyi birinin/bir şeyin üzerinde tutturmak
clip out of f. makasla kesmek
clip something onto someone or something f. bir şeyi birinin/bir şeyin üzerine ataçlamak/klipslemek
clip something on someone or something f. bir şeyi birinin/bir şeyin üzerinde tutturmak
clip out f. makasla kesmek
clip on (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) üzerine tutturmak
clip from f. '-den makasla kesmek
clip out of f. (gazete, dergi) kupür kesmek
clip something on someone or something f. bir şeyi birinin/bir şeyin üzerine ataçlamak/klipslemek
clip onto (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) üzerine tutturmak
clip on f. klipsle tutturulmak
Konuşma Dili
clip artist i. kurbanını soyup soğana çeviren dolandırıcı
clip a butt f. sonra içmek üzere sigaranın (yanan) ucunu koparmak
clip a butt f. daha sonra içmek üzere sigarayı kırmak
clip a butt f. yanan sigaranın ucunu koparmak
Deyim
clip over the ear i. şamar
clip over the ear i. tokat
clip over the ear i. beş kardeş (tokat)
clip on i. yakaya takılan kravat
clip on i. yakaya tutturulan kravat
clip over the ear i. yanağa atılan/yenen tokat
clip someone's wings f. ayağına bağ olmak
clip someone's wings f. kolunu kanadını kırmak
clip (someone's) wings f. kontrol altına almak
go at a good clip f. hızla gitmek
go at a fast clip f. hızla gitmek
give a clip on the ear f. kulağını çekmek
move at a fast clip f. hızlı gitmek
travel at a fast clip f. hızlı gitmek
travel at a fast clip f. hızlı ilerlemek
move at a fast clip f. hızlı hareket etmek
run at a fast clip f. hızlı koşmak
clip wings f. ceza olarak birinin hareket alanını sınırlamak
clip wings f. kanat açtırmamak
clip wings f. elini kolunu bağlamak
clip wings f. kısıtlamak
clip wings f. engel olmak
clip wings f. ayağına bağ olmak
clip wings f. kolunu kanadını kırmak
clip wings f. kontrol altına almak
at a fast clip [us] zf. hızla
at a steady clip [us] zf. hemencecik
at a good clip [us] zf. çabucak
at a good clip [us] zf. hızla
at a steady clip [us] zf. hızla
at a steady clip [us] zf. birden bire
at a good clip [us] zf. anında
at a fast clip [us] zf. birden bire
at a good clip [us] zf. birden bire
at a steady clip [us] zf. ikiletmeden
at a good clip [us] zf. ikiletmeden
at a steady clip [us] zf. anında
at a fast clip [us] zf. ikiletmeden
at a steady clip [us] zf. hemen
at a good clip [us] zf. hemencecik
at a steady clip [us] zf. çabucak
at a fast clip [us] zf. hemen
at a fast clip [us] zf. hemencecik
at a good clip [us] zf. hemen
at a fast clip [us] zf. çabucak
at a fast clip [us] zf. anında