fly - Türkçe İngilizce Sözlük

fly

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

fly — Definition

Anlamı ve Tanımı:
uçmak, sinek
Okunuş (IPA):
(AmE /flaɪ/ – BrE /flaɪ/)
Terim Türü:
İsim: fly (flies); Düzensiz Fiil: fly (flies – flew – flown - flying)
Havada hareket etmeyi veya küçük uçan böceği ifade eden temel bir kelimedir. Eski İngilizce flēogan biçimi, serbest hareket fikrini dilin merkezine yerleştirir.
Eş Anlamlılar:
soar
Zıt Anlamlılar:
land

"fly" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
fly i. sinek
The fly population in this area is high due to the swamp near it.
Yakınında bulunan bataklık nedeniyle bu bölgede sinek popülasyonu yüksektir.

More Sentences
fly f. uçmak
I will fly to Japan next week.
Gelecek hafta Japonya'ya uçacağım.

More Sentences
Genel
fly i. olta sineği
The fly's bright colours look attractive to the fish.
Olta sineğinin parlak renkleri balıklara çekici görünür.

More Sentences
fly f. (bayrak) dalgalanmak
The horse's tail was flying as he ran through the field.
Atın kuyruğu tarlada koşarken dalgalanıyordu.

More Sentences
fly f. uçuşmak
Bees were flying all over the garden.
Bahçenin her yerinde arılar uçuşuyordu.

More Sentences
fly f. kaçmak
All the gang members flew when they heard the police sirens.
Polis sirenlerini duyan tüm çete üyeleri kaçmaya başladı.

More Sentences
fly f. dalgalanmak
In the street, flags are flying.
Sokakta bayraklar dalgalanıyor.

More Sentences
fly f. fırlamak
Suddenly the ball flew towards the window of the old house.
Top aniden eski evin penceresine doğru fırladı.

More Sentences
fly f. uçmak
I will fly to Japan next week.
Gelecek hafta Japonya'ya uçacağım.

More Sentences
fly f. uçurmak
Actually, you can learn how to fly a plane by taking some courses.
Esasında, bazı kurslara katılarak uçak uçurmayı öğrenebilirsiniz.

More Sentences
fly f. uçuş yapmak
How many airlines fly non-stop from Pointe-a-Pitre to Fort De France?
Aktarmasız Pointe-a-Pitre - Fort De France uçuşu yapan kaç havayolu şirketi var?

More Sentences
fly f. havada hızla gitmek
The ship was attacked when flying to Mars.
Uzay gemisi Mars'a doğru havada hızla giderken saldırıya uğradı.

More Sentences
fly f. uçarak geçmek
It used to be impossible to fly the pacific once.
Bir zamanlar Pasifik'i uçarak geçmek imkansızdı.

More Sentences
fly s. uyanık
You can't easily scam the old lady due to her fly character.
Uyanık kişiliği nedeniyle yaşlı kadını kolayca kandıramazsınız.

More Sentences
Konuşma Dili
fly f. başarılı olmak
I don't think that their plan to buy a new land will fly.
Yeni bir arazi satın alma planlarının başarılı olacağını sanmıyorum.

More Sentences
Teknik
fly f. uçmak
I will fly to Japan next week.
Gelecek hafta Japonya'ya uçacağım.

More Sentences
fly f. uçurmak
Actually, you can learn how to fly a plane by taking some courses.
Esasında, bazı kurslara katılarak uçak uçurmayı öğrenebilirsiniz.

More Sentences
Tekstil
fly i. fermuar
I think you should check your flies.
Bence fermuarını kontrol etmelisin.

More Sentences
Havacılık
fly f. hava yoluyla taşımak
These supplies will be flown to Africa.
Bu malzemeler Afrika'ya hava yoluyla taşınacaktır.

More Sentences
Zooloji
fly i. sinek
The fly population in this area is high due to the swamp near it.
Yakınında bulunan bataklık nedeniyle bu bölgede sinek popülasyonu yüksektir.

More Sentences
Argo
fly s. havalı
The groom's suit was a real fly.
Damadın takım elbisesi cidden havalıydı.

More Sentences
Genel
fly i. pantolonun ön yırtmacı
fly i. ayar dişlisi saat
fly i. kiralık araba
fly i. erkek pantolonunun önündeki fermuar veya düğmelerle açılıp kapanan bölüm
fly i. uçuş
fly i. uçma
fly i. pantolonun fermuarlı kısmını kapatan kumaş parçası
fly i. çadır üzerindeki koruyucu kumaş
fly i. çadırın direği üzerine örtülüp çatı işlevi gören yelken bezi parçası
fly i. boş sayfa
fly i. kitabın baş ve sonundaki boş sayfa
fly i. bayrağın direkten açıktaki kenarına kadar olan uzunluğu
fly i. bayrağın dış kenarı
fly i. çark
fly i. volan
fly i. pusulada yönlerin işaretli olduğu kısım
fly i. pusula kartı
fly i. atlı yolcu arabası
fly i. nakliye arabası
fly i. bir kenarından tutturulmuş şey
fly i. uçuş rotası
fly i. bayrağın serbest kenarı
fly i. havaya fırlatılan nesnenin izlediği rota
fly i. rüzgar gülünün rüzgarın hangi yönden estiğini gösteren bölümü
fly f. atılmak
fly f. atlayarak aşmak
fly f. saçılmak
fly f. havalanmak
fly f. öfkelenmek
fly f. savrulmak
fly f. zaman akıp gitmek
fly f. dalgalanmak (bayrak)
fly f. jet gibi gitmek
fly f. çok çabuk gitmek
fly f. havalandırmak
fly f. firar etmek
fly f. uçakla gitmek
fly f. akıp gitmek (zaman)
fly f. üzerinden atlamak
fly f. hava veya uzay aracı kullanmak
fly f. havada süzülmek
fly f. havada dalgalanmak
fly f. çok sayıda kişiye iletilmek
fly f. acele etmek
fly f. adeta uçup gitmek
fly f. çarçur edilmek
fly f. ortadan kaybolmak
fly f. yok olmak
fly f. aniden duygusallaşmak
fly f. birden öfkelenmek
fly f. hızla taşınmak
fly f. birine saldırmak
fly f. uçuş sırasında geçmek
fly f. (şahin) saldırı amaçlı ava doğru uçmak
fly f. havaya kaldırmak
fly f. hızla azalıp yok olmak
fly f. aniden değişmek
fly f. sert bir dalga halinde hareket etmek
fly f. tehlikeden kaçmak
fly f. şahin ile avlanmak
fly f. uçuştaymış gibi takip etmek
fly f. uçarak saldırmak
fly f. kafası güzel olmak
fly f. paramparça etmek
fly f. tuzla buz etmek
fly f. patlatmak
fly f. havaya uçurmak
fly f. mutlu olmak
fly f. memnun olmak
fly s. haberdar
fly s. açıkgöz
Irregular Verb
fly f. flew - flown
Konuşma Dili
fly f. kabul/onay görmek
fly f. kabul edilmek
fly f. uygun görülmek
fly f. inanılır olmak
fly f. uygulanabilir olmak
Siyasal
fly f. hatır bonosu ile para temin etmek
fly f. kamu oyu yoklaması amacıyla bilgiyi duyurmak
fly f. kamu oyu yoklamak amacıyla teşebbüste bulunmak
Sanayi
fly i. büküm yönlendirme cihazı
fly i. trikotaj makinesinde iğne başka bir ilmeğe batarken örülmekte olan ilmeği pozisyonlandıran mafsallı parça
fly i. atkı mekiği
fly i. imalathane odasına havayla gelen tüy birikintisi
fly i. tekstil işleminden atık olarak çıkan kısa ve hafif iplik
fly i. botun ön kısmındaki dil
fly i. ayakkabının üst kısmının birbirinin üzerine binen bölümü
Teknik
fly i. uçuntu
fly i. kollu pres
fly i. vida presi
Tekstil
fly i. denim pantolonların fermuarlı olan kısmı
fly i. fermuarla veya düğmelerle açılıp kapanan bölüm
fly i. pat
Havacılık
fly f. (hava veya uzay aracını) uçurmak
fly f. (bir şeyi) hava aracında yapmak
Denizcilik
fly f. (belirli bir bayrağın) altında işletmek
Gökbilim
fly i. sinek (takımyıldızı)
fly i. sinek takımyıldızı
Zooloji
fly i. çift kanatlılar takımına mensup böcek
fly i. muscidae familyasından olan böcek
fly i. uçan böcek
Balıkçılık
fly s. sineklerin yem işlevi gördüğü balıkçılık türüne ait veya ilişkili
Çevre
fly i. (güney afrika'da) çeçe sineği istilasına uğramış alan
Coğrafya
fly i. yeni gine'de bir nehir
Spor
fly i. kelebekleme yüzme
fly i. göğüs çalışmak için kolları yanlara açarak yapılan bir ağırlık egzersizi
Futbol
fly i. alan kişinin doğrudan rakip takımın kalesine koşmasını gerektiren pas
Beysbol
fly i. saha dışına düşecek şekilde yüksekten atılan top
fly f. topu saha dışına düşeceği şekilde yüksekten atmak
fly f. (topu) saha dışına düşmesine sebep olacak şekilde yüksekten atmak
Tiyatro
fly i. sahnenin hemen üzerinde ekipmanın bulunduğu alan
fly f. (sahne dekorunu) gerektiğinde indirmek üzere üst kısımda askıya almak
Matbaa
fly i. basılmış kağıtları baskı makinesinden alıp istiflenen platforma aktaran cihaz
fly i. basılı materyali makineden toplayıp istifleyen kimse
fly i. dört sayfa haline gelmesi için bir kez katlanıp yalnızca ilk sayfasına baskı yapılmış kağıt
fly i. elektrik ile çalışan baskı makinesine bağlanan ve bu makine ile aynı işi yapan titreşimli ve çıkıntılı çerçeve
Eski Kullanım
fly f. atlı yolcu arabası ile ulaştırmak
fly f. atlı nakliye arabası ile götürmek
fly f. atlı yolcu arabası ile seyahat etmek
Engineering
fly i. büyük saatlerin çan sesini kontrol etmede kullanılan küçük hava freni
fly i. kollu presin yatay kaldıracı
Böcek Bilimi
fly i. kanatlı böcek
fly i. çeçe sineği
fly i. sinek benzeri böcek
Argo
fly s. çekici
fly s. şık
fly s. modaya uygun
fly s. aşırı iyi
fly s. aşırı çekici

"fly" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
hessian fly i. zararlı sinek
vinegar fly i. sirkesineği
fly sheet i. el ilanı
warble fly i. büvelek
spanish fly i. kunduzböceği
tsetse fly i. çeçe
fly swatter i. sineklik
mangold fly i. pancar sineği
water fly i. susineği
horse fly i. at sineği
dung fly i. boksineği
flesh fly i. yumurtalarını ete bırakan kara sinek
sand fly i. yakarca
wet fly i. su sineği
fly whisk i. sineklik
tent fly i. çadır sineği
vinegar fly i. sirke sineği
blow fly i. sinek
spanish fly i. afrodizyak olarak kullanılan kurutulmuş kuduzböceği tozu
spanish fly i. kuduzböceği
alder fly i. kızılağaç sineği
tsetse fly i. çöl sineği
warble fly i. büve
warble fly i. nokra sineği
fly ash i. uçan kül
fly ash i. uçucu kül
fly-by-night company i. paravan şirket
fly-by-nighter i. kapkaççı
fly-killer i. sinek öldürücü
fly-past i. gösteri uçuşu
fly-repellent i. sinek kovucu
dry-fly i. olta sineği
fly-by-night i. vurguncu
fly-away hair i. kontrolü zor saç
fly-by-night i. borcunu ödemeyen kimse
fly-away hair i. uçuşan saç
fly-away hair i. karmakarışık saç
fly screen i. tel sineklik
fly rod i. olta kamışı
fly bite i. sinek ısırığı
fly spray i. sinek ilacı
fly spray i. sinek spreyi
fly button i. pantolon düğmesi
fly dumping i. yasa dışı çöp boşaltma
fly-tipping i. yasa dışı çöp boşaltma
fly-past i. alçak uçuş
a kind of small fly i. mucuk
fly-tipper i. yasa dışı çöp boşaltan kimse
fly-killer i. sineklik
adder fly i. kızböceği
adder fly i. helikopter böceği
adder fly i. seyreklik
trencher fly i. beleşçi
trencher fly i. asalak
hackle fly i. suni sinek
long fly i. atlama beygirinden atlayarak yapılan bir jimnastik egzersizi
long fly i. atlama egzersizi
fly [uk] i. genellikle kiralık olan tek atlı araba
fly-by-night i. kısa ömürlü ve güvenilmez (şirket) oluşum
fly-by-night i. ilkesiz kimse
fly-by-night i. gece seyahat eden kimse
fly [obsolete] i. iblis ortak
fly tent i. fermuarlı girişi olan çadır
fly [australia/new zealand] i. kalkışma
fly cap i. 17. ve 18. yüzyıllarda giyilen ve kenarları kanadı andıran bir kadın şapkası
fly-by-night i. iş için sürekli seyahat eden kimse
fly spray [us] i. sinek öldürmekte kullanılan plastik nesne
fly spray [us] i. sineklik
fly flap i. sinek kovucu yelpaze
fly-by-night i. gecelere akmayı seven kimse
fly-by-night i. gece kuşu
fly [obsolete] i. yakın dost
fly-by-night i. (kredi konusunda) risk taşıyan kimse
fly [australia/new zealand] i. girişim
fly flap i. vurarak sinek öldürmeye yarayan yelpaze biçimli alet
fly [australia/new zealand] i. çaba
fly-by-night i. güvenilmez kimse
fly [obsolete] i. ajan
fly sheet i. kullanım kılavuzu niteliğindeki broşür veya katalog kağıdı
fly [australia/new zealand] i. deneme
fly [obsolete] i. samimi arkadaş
fly [obsolete] i. casus
fly-by-night i. geceleri uçan canlı
fly sheet i. girişte bulunan ve yelken bezi parçasından oluşan çadır eteği
fly-by i. karadaki gözetleme ekibinin üzerinden yapılan alçak uçuş
fly-by-night i. kaypak kimse
fly-posting i. yasaklı alanlara poster asma
fly-swat i. vurarak sinek öldürmeye yarayan yelpaze biçimli alet
fly into a temper f. tepesi atmak
fly off the handle f. tepesi atmak
fly at someone's throat f. birine birdenbire sözlerle saldırmak
fly into a rage f. köpürmek
fly a kite f. uçurtma uçurmak
fly high f. gözü yükseklerde olmak
fly a flag f. bayrak asmak
fly by the seat of one's pants f. tecrübesizlik veya birtakım eksiklikler yüzünden sadece içgüdülerine dayanarak idare etmek
fly low f. alçaktan uçmak
let fly f. ateşlemek
let fly f. ateş etmek
fly into a temper f. kafası kızmak
fly into a passion f. öfkelenmek
cause to fly f. uçurmak
fly into a rage f. kendini kaybetmek
fly off the handle f. küplere binmek
fly at f. saldırmak
fly out f. öfkelenmek
fly at one anothers throats f. boğaz boğaza gelmek
fly off f. acele ile gitmek
fly into a temper f. hemen öfkelenmek
fly a kite f. uçurtma uçurtmak
fly in the face of f. hiçe saymak
fly away f. kaçmak
fly off f. fırlamak
fly into a rage f. barut kesilmek
fly into a temper f. çabuk sinirlenmek
fly to pieces f. parça parça olmak
fly into a tantrum f. hiddetten bağırıp çağırıp tepinmeye başlamak
fly into a rage f. afyonu başına vurmak
fly at f. birdenbire üstüne saldırmak
fly into a rage f. hiddetlenmek
let fly f. atmak
fly to pieces f. parçalanmak
fly upwards f. yukarıya doğru uçmak
cast a fly f. olta atmak
fly into a passion f. şahlanmak
fly into a temper f. çabuk öfkelenmek
let fly f. ağzına geleni söylemek
fly the coop f. tabanları yağlamak
fly a kite f. zarf atmak
fly about f. uçuşmak
fly high f. yüksekten uçmak
fly out f. fırlamak
let fly f. patlamak
fly to pieces f. dağılmak
fly into a rage f. tepesinin tası atmak
let fly f. uçurmak
fly off the handle f. çok kızmak
fly into a passion f. hiddetlenmek
fly into a rage f. küplere binmek
fly off f. uçup gitmek
fly into a temper f. hemen sinirlenmek
fly blind f. sadece içgüdülerine dayanarak idare etmek (tecrübesizlik veya birtakım eksiklikler yüzünden)
fly at one another's throat f. gırtlak gırtlağa gelmek
let fly f. salıverip uçurmak
let fly f. fırlatmak
fly blind f. kör uçmak
fly away f. uçup gitmek
fly alone f. yalnız uçmak
make the money fly f. har vurup harman savurmak
fly over f. üzerinden geçmek