Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Almanca - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
fur processor
time display
agujetas
former roller
static source selector
remix
e indicator
donees
Mali
setting accuracy
integrity
stellar system
sampling procedure
look cold
preselection
sampling network
valkyrie
procession
access protocol
matthew
normal flow
desatorar
mena explotable
fictional
overgraze
fly
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Geçmiş
Cümleler
fly
— Definition
Anlamı ve Tanımı:
uçmak
,
sinek
Okunuş (IPA):
(AmE /flaɪ/ – BrE /flaɪ/)
Terim Türü:
İsim: fly (flies); Düzensiz Fiil: fly (flies – flew – flown - flying)
Havada hareket etmeyi veya küçük uçan böceği ifade eden temel bir kelimedir. Eski İngilizce flēogan biçimi, serbest hareket fikrini dilin merkezine yerleştirir.
Eş Anlamlılar:
soar
Zıt Anlamlılar:
land
"fly"
teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Yaygın Kullanım
1
Yaygın Kullanım
fly
i.
sinek
The
fly
population in this area is high due to the swamp near it.
Yakınında bulunan bataklık nedeniyle bu bölgede
sinek
popülasyonu yüksektir.
More Sentences
2
Yaygın Kullanım
fly
f.
uçmak
I will
fly
to Japan next week.
Gelecek hafta Japonya'ya
uçacağım.
More Sentences
Genel
3
Genel
fly
i.
olta sineği
The
fly's
bright colours look attractive to the fish.
Olta sineğinin
parlak renkleri balıklara çekici görünür.
More Sentences
4
Genel
fly
f.
(bayrak) dalgalanmak
The horse's tail was
flying
as he ran through the field.
Atın kuyruğu tarlada koşarken
dalgalanıyordu.
More Sentences
5
Genel
fly
f.
uçuşmak
Bees were
flying
all over the garden.
Bahçenin her yerinde arılar
uçuşuyordu.
More Sentences
6
Genel
fly
f.
kaçmak
All the gang members
flew
when they heard the police sirens.
Polis sirenlerini duyan tüm çete üyeleri
kaçmaya
başladı.
More Sentences
7
Genel
fly
f.
dalgalanmak
In the street, flags are
flying.
Sokakta bayraklar
dalgalanıyor.
More Sentences
8
Genel
fly
f.
fırlamak
Suddenly the ball
flew
towards the window of the old house.
Top aniden eski evin penceresine doğru
fırladı.
More Sentences
9
Genel
fly
f.
uçmak
I will
fly
to Japan next week.
Gelecek hafta Japonya'ya
uçacağım.
More Sentences
10
Genel
fly
f.
uçurmak
Actually, you can learn how to
fly
a plane by taking some courses.
Esasında, bazı kurslara katılarak uçak
uçurmayı
öğrenebilirsiniz.
More Sentences
11
Genel
fly
f.
uçuş yapmak
How many airlines
fly
non-stop from Pointe-a-Pitre to Fort De France?
Aktarmasız Pointe-a-Pitre - Fort De France
uçuşu yapan
kaç havayolu şirketi var?
More Sentences
12
Genel
fly
f.
havada hızla gitmek
The ship was attacked when
flying
to Mars.
Uzay gemisi Mars'a doğru
havada hızla giderken
saldırıya uğradı.
More Sentences
13
Genel
fly
f.
uçarak geçmek
It used to be impossible to
fly
the pacific once.
Bir zamanlar Pasifik'i
uçarak geçmek
imkansızdı.
More Sentences
14
Genel
fly
s.
uyanık
You can't easily scam the old lady due to her
fly
character.
Uyanık
kişiliği nedeniyle yaşlı kadını kolayca kandıramazsınız.
More Sentences
Konuşma Dili
15
Konuşma Dili
fly
f.
başarılı olmak
I don't think that their plan to buy a new land will
fly.
Yeni bir arazi satın alma planlarının
başarılı olacağını
sanmıyorum.
More Sentences
Teknik
16
Teknik
fly
f.
uçmak
I will
fly
to Japan next week.
Gelecek hafta Japonya'ya
uçacağım.
More Sentences
17
Teknik
fly
f.
uçurmak
Actually, you can learn how to
fly
a plane by taking some courses.
Esasında, bazı kurslara katılarak uçak
uçurmayı
öğrenebilirsiniz.
More Sentences
Tekstil
18
Tekstil
fly
i.
fermuar
I think you should check your
flies.
Bence
fermuarını
kontrol etmelisin.
More Sentences
Havacılık
19
Havacılık
fly
f.
hava yoluyla taşımak
These supplies will be
flown
to Africa.
Bu malzemeler Afrika'ya
hava yoluyla taşınacaktır.
More Sentences
Zooloji
20
Zooloji
fly
i.
sinek
The
fly
population in this area is high due to the swamp near it.
Yakınında bulunan bataklık nedeniyle bu bölgede
sinek
popülasyonu yüksektir.
More Sentences
Argo
21
Argo
fly
s.
havalı
The groom's suit was a real
fly.
Damadın takım elbisesi cidden
havalıydı.
More Sentences
Genel
22
Genel
fly
i.
pantolonun ön yırtmacı
23
Genel
fly
i.
ayar dişlisi saat
24
Genel
fly
i.
kiralık araba
25
Genel
fly
i.
erkek pantolonunun önündeki fermuar veya düğmelerle açılıp kapanan bölüm
26
Genel
fly
i.
uçuş
27
Genel
fly
i.
uçma
28
Genel
fly
i.
pantolonun fermuarlı kısmını kapatan kumaş parçası
29
Genel
fly
i.
çadır üzerindeki koruyucu kumaş
30
Genel
fly
i.
çadırın direği üzerine örtülüp çatı işlevi gören yelken bezi parçası
31
Genel
fly
i.
boş sayfa
32
Genel
fly
i.
kitabın baş ve sonundaki boş sayfa
33
Genel
fly
i.
bayrağın direkten açıktaki kenarına kadar olan uzunluğu
34
Genel
fly
i.
bayrağın dış kenarı
35
Genel
fly
i.
çark
36
Genel
fly
i.
volan
37
Genel
fly
i.
pusulada yönlerin işaretli olduğu kısım
38
Genel
fly
i.
pusula kartı
39
Genel
fly
i.
atlı yolcu arabası
40
Genel
fly
i.
nakliye arabası
41
Genel
fly
i.
bir kenarından tutturulmuş şey
42
Genel
fly
i.
uçuş rotası
43
Genel
fly
i.
bayrağın serbest kenarı
44
Genel
fly
i.
havaya fırlatılan nesnenin izlediği rota
45
Genel
fly
i.
rüzgar gülünün rüzgarın hangi yönden estiğini gösteren bölümü
46
Genel
fly
f.
atılmak
47
Genel
fly
f.
atlayarak aşmak
48
Genel
fly
f.
saçılmak
49
Genel
fly
f.
havalanmak
50
Genel
fly
f.
öfkelenmek
51
Genel
fly
f.
savrulmak
52
Genel
fly
f.
zaman akıp gitmek
53
Genel
fly
f.
dalgalanmak (bayrak)
54
Genel
fly
f.
jet gibi gitmek
55
Genel
fly
f.
çok çabuk gitmek
56
Genel
fly
f.
havalandırmak
57
Genel
fly
f.
firar etmek
58
Genel
fly
f.
uçakla gitmek
59
Genel
fly
f.
akıp gitmek (zaman)
60
Genel
fly
f.
üzerinden atlamak
61
Genel
fly
f.
hava veya uzay aracı kullanmak
62
Genel
fly
f.
havada süzülmek
63
Genel
fly
f.
havada dalgalanmak
64
Genel
fly
f.
çok sayıda kişiye iletilmek
65
Genel
fly
f.
acele etmek
66
Genel
fly
f.
adeta uçup gitmek
67
Genel
fly
f.
çarçur edilmek
68
Genel
fly
f.
ortadan kaybolmak
69
Genel
fly
f.
yok olmak
70
Genel
fly
f.
aniden duygusallaşmak
71
Genel
fly
f.
birden öfkelenmek
72
Genel
fly
f.
hızla taşınmak
73
Genel
fly
f.
birine saldırmak
74
Genel
fly
f.
uçuş sırasında geçmek
75
Genel
fly
f.
(şahin) saldırı amaçlı ava doğru uçmak
76
Genel
fly
f.
havaya kaldırmak
77
Genel
fly
f.
hızla azalıp yok olmak
78
Genel
fly
f.
aniden değişmek
79
Genel
fly
f.
sert bir dalga halinde hareket etmek
80
Genel
fly
f.
tehlikeden kaçmak
81
Genel
fly
f.
şahin ile avlanmak
82
Genel
fly
f.
uçuştaymış gibi takip etmek
83
Genel
fly
f.
uçarak saldırmak
84
Genel
fly
f.
kafası güzel olmak
85
Genel
fly
f.
paramparça etmek
86
Genel
fly
f.
tuzla buz etmek
87
Genel
fly
f.
patlatmak
88
Genel
fly
f.
havaya uçurmak
89
Genel
fly
f.
mutlu olmak
90
Genel
fly
f.
memnun olmak
91
Genel
fly
s.
haberdar
92
Genel
fly
s.
açıkgöz
Irregular Verb
93
Irregular Verb
fly
f.
flew - flown
Konuşma Dili
94
Konuşma Dili
fly
f.
kabul/onay görmek
95
Konuşma Dili
fly
f.
kabul edilmek
96
Konuşma Dili
fly
f.
uygun görülmek
97
Konuşma Dili
fly
f.
inanılır olmak
98
Konuşma Dili
fly
f.
uygulanabilir olmak
Siyasal
99
Siyasal
fly
f.
hatır bonosu ile para temin etmek
100
Siyasal
fly
f.
kamu oyu yoklaması amacıyla bilgiyi duyurmak
101
Siyasal
fly
f.
kamu oyu yoklamak amacıyla teşebbüste bulunmak
Sanayi
102
Sanayi
fly
i.
büküm yönlendirme cihazı
103
Sanayi
fly
i.
trikotaj makinesinde iğne başka bir ilmeğe batarken örülmekte olan ilmeği pozisyonlandıran mafsallı parça
104
Sanayi
fly
i.
atkı mekiği
105
Sanayi
fly
i.
imalathane odasına havayla gelen tüy birikintisi
106
Sanayi
fly
i.
tekstil işleminden atık olarak çıkan kısa ve hafif iplik
107
Sanayi
fly
i.
botun ön kısmındaki dil
108
Sanayi
fly
i.
ayakkabının üst kısmının birbirinin üzerine binen bölümü
Teknik
109
Teknik
fly
i.
uçuntu
110
Teknik
fly
i.
kollu pres
111
Teknik
fly
i.
vida presi
Tekstil
112
Tekstil
fly
i.
denim pantolonların fermuarlı olan kısmı
113
Tekstil
fly
i.
fermuarla veya düğmelerle açılıp kapanan bölüm
114
Tekstil
fly
i.
pat
Havacılık
115
Havacılık
fly
f.
(hava veya uzay aracını) uçurmak
116
Havacılık
fly
f.
(bir şeyi) hava aracında yapmak
Denizcilik
117
Denizcilik
fly
f.
(belirli bir bayrağın) altında işletmek
Gökbilim
118
Gökbilim
fly
i.
sinek (takımyıldızı)
119
Gökbilim
fly
i.
sinek takımyıldızı
Zooloji
120
Zooloji
fly
i.
çift kanatlılar takımına mensup böcek
121
Zooloji
fly
i.
muscidae familyasından olan böcek
122
Zooloji
fly
i.
uçan böcek
Balıkçılık
123
Balıkçılık
fly
s.
sineklerin yem işlevi gördüğü balıkçılık türüne ait veya ilişkili
Çevre
124
Çevre
fly
i.
(güney afrika'da) çeçe sineği istilasına uğramış alan
Coğrafya
125
Coğrafya
fly
i.
yeni gine'de bir nehir
Spor
126
Spor
fly
i.
kelebekleme yüzme
127
Spor
fly
i.
göğüs çalışmak için kolları yanlara açarak yapılan bir ağırlık egzersizi
Futbol
128
Futbol
fly
i.
alan kişinin doğrudan rakip takımın kalesine koşmasını gerektiren pas
Beysbol
129
Beysbol
fly
i.
saha dışına düşecek şekilde yüksekten atılan top
130
Beysbol
fly
f.
topu saha dışına düşeceği şekilde yüksekten atmak
131
Beysbol
fly
f.
(topu) saha dışına düşmesine sebep olacak şekilde yüksekten atmak
Tiyatro
132
Tiyatro
fly
i.
sahnenin hemen üzerinde ekipmanın bulunduğu alan
133
Tiyatro
fly
f.
(sahne dekorunu) gerektiğinde indirmek üzere üst kısımda askıya almak
Matbaa
134
Matbaa
fly
i.
basılmış kağıtları baskı makinesinden alıp istiflenen platforma aktaran cihaz
135
Matbaa
fly
i.
basılı materyali makineden toplayıp istifleyen kimse
136
Matbaa
fly
i.
dört sayfa haline gelmesi için bir kez katlanıp yalnızca ilk sayfasına baskı yapılmış kağıt
137
Matbaa
fly
i.
elektrik ile çalışan baskı makinesine bağlanan ve bu makine ile aynı işi yapan titreşimli ve çıkıntılı çerçeve
Eski Kullanım
138
Eski Kullanım
fly
f.
atlı yolcu arabası ile ulaştırmak
139
Eski Kullanım
fly
f.
atlı nakliye arabası ile götürmek
140
Eski Kullanım
fly
f.
atlı yolcu arabası ile seyahat etmek
Engineering
141
Engineering
fly
i.
büyük saatlerin çan sesini kontrol etmede kullanılan küçük hava freni
142
Engineering
fly
i.
kollu presin yatay kaldıracı
Böcek Bilimi
143
Böcek Bilimi
fly
i.
kanatlı böcek
144
Böcek Bilimi
fly
i.
çeçe sineği
145
Böcek Bilimi
fly
i.
sinek benzeri böcek
Argo
146
Argo
fly
s.
çekici
147
Argo
fly
s.
şık
148
Argo
fly
s.
modaya uygun
149
Argo
fly
s.
aşırı iyi
150
Argo
fly
s.
aşırı çekici
"fly"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
hessian fly
i.
zararlı sinek
2
Genel
vinegar fly
i.
sirkesineği
3
Genel
fly sheet
i.
el ilanı
4
Genel
warble fly
i.
büvelek
5
Genel
spanish fly
i.
kunduzböceği
6
Genel
tsetse fly
i.
çeçe
7
Genel
fly swatter
i.
sineklik
8
Genel
mangold fly
i.
pancar sineği
9
Genel
water fly
i.
susineği
10
Genel
horse fly
i.
at sineği
11
Genel
dung fly
i.
boksineği
12
Genel
flesh fly
i.
yumurtalarını ete bırakan kara sinek
13
Genel
sand fly
i.
yakarca
14
Genel
wet fly
i.
su sineği
15
Genel
fly whisk
i.
sineklik
16
Genel
tent fly
i.
çadır sineği
17
Genel
vinegar fly
i.
sirke sineği
18
Genel
blow fly
i.
sinek
19
Genel
spanish fly
i.
afrodizyak olarak kullanılan kurutulmuş kuduzböceği tozu
20
Genel
spanish fly
i.
kuduzböceği
21
Genel
alder fly
i.
kızılağaç sineği
22
Genel
tsetse fly
i.
çöl sineği
23
Genel
warble fly
i.
büve
24
Genel
warble fly
i.
nokra sineği
25
Genel
fly ash
i.
uçan kül
26
Genel
fly ash
i.
uçucu kül
27
Genel
fly-by-night company
i.
paravan şirket
28
Genel
fly-by-nighter
i.
kapkaççı
29
Genel
fly-killer
i.
sinek öldürücü
30
Genel
fly-past
i.
gösteri uçuşu
31
Genel
fly-repellent
i.
sinek kovucu
32
Genel
dry-fly
i.
olta sineği
33
Genel
fly-by-night
i.
vurguncu
34
Genel
fly-away hair
i.
kontrolü zor saç
35
Genel
fly-by-night
i.
borcunu ödemeyen kimse
36
Genel
fly-away hair
i.
uçuşan saç
37
Genel
fly-away hair
i.
karmakarışık saç
38
Genel
fly screen
i.
tel sineklik
39
Genel
fly rod
i.
olta kamışı
40
Genel
fly bite
i.
sinek ısırığı
41
Genel
fly spray
i.
sinek ilacı
42
Genel
fly spray
i.
sinek spreyi
43
Genel
fly button
i.
pantolon düğmesi
44
Genel
fly dumping
i.
yasa dışı çöp boşaltma
45
Genel
fly-tipping
i.
yasa dışı çöp boşaltma
46
Genel
fly-past
i.
alçak uçuş
47
Genel
a kind of small fly
i.
mucuk
48
Genel
fly-tipper
i.
yasa dışı çöp boşaltan kimse
49
Genel
fly-killer
i.
sineklik
50
Genel
adder fly
i.
kızböceği
51
Genel
adder fly
i.
helikopter böceği
52
Genel
adder fly
i.
seyreklik
53
Genel
trencher fly
i.
beleşçi
54
Genel
trencher fly
i.
asalak
55
Genel
hackle fly
i.
suni sinek
56
Genel
long fly
i.
atlama beygirinden atlayarak yapılan bir jimnastik egzersizi
57
Genel
long fly
i.
atlama egzersizi
58
Genel
fly [uk]
i.
genellikle kiralık olan tek atlı araba
59
Genel
fly-by-night
i.
kısa ömürlü ve güvenilmez (şirket) oluşum
60
Genel
fly-by-night
i.
ilkesiz kimse
61
Genel
fly-by-night
i.
gece seyahat eden kimse
62
Genel
fly [obsolete]
i.
iblis ortak
63
Genel
fly tent
i.
fermuarlı girişi olan çadır
64
Genel
fly [australia/new zealand]
i.
kalkışma
65
Genel
fly cap
i.
17. ve 18. yüzyıllarda giyilen ve kenarları kanadı andıran bir kadın şapkası
66
Genel
fly-by-night
i.
iş için sürekli seyahat eden kimse
67
Genel
fly spray [us]
i.
sinek öldürmekte kullanılan plastik nesne
68
Genel
fly spray [us]
i.
sineklik
69
Genel
fly flap
i.
sinek kovucu yelpaze
70
Genel
fly-by-night
i.
gecelere akmayı seven kimse
71
Genel
fly-by-night
i.
gece kuşu
72
Genel
fly [obsolete]
i.
yakın dost
73
Genel
fly-by-night
i.
(kredi konusunda) risk taşıyan kimse
74
Genel
fly [australia/new zealand]
i.
girişim
75
Genel
fly flap
i.
vurarak sinek öldürmeye yarayan yelpaze biçimli alet
76
Genel
fly [australia/new zealand]
i.
çaba
77
Genel
fly-by-night
i.
güvenilmez kimse
78
Genel
fly [obsolete]
i.
ajan
79
Genel
fly sheet
i.
kullanım kılavuzu niteliğindeki broşür veya katalog kağıdı
80
Genel
fly [australia/new zealand]
i.
deneme
81
Genel
fly [obsolete]
i.
samimi arkadaş
82
Genel
fly [obsolete]
i.
casus
83
Genel
fly-by-night
i.
geceleri uçan canlı
84
Genel
fly sheet
i.
girişte bulunan ve yelken bezi parçasından oluşan çadır eteği
85
Genel
fly-by
i.
karadaki gözetleme ekibinin üzerinden yapılan alçak uçuş
86
Genel
fly-by-night
i.
kaypak kimse
87
Genel
fly-posting
i.
yasaklı alanlara poster asma
88
Genel
fly-swat
i.
vurarak sinek öldürmeye yarayan yelpaze biçimli alet
89
Genel
fly into a temper
f.
tepesi atmak
90
Genel
fly off the handle
f.
tepesi atmak
91
Genel
fly at someone's throat
f.
birine birdenbire sözlerle saldırmak
92
Genel
fly into a rage
f.
köpürmek
93
Genel
fly a kite
f.
uçurtma uçurmak
94
Genel
fly high
f.
gözü yükseklerde olmak
95
Genel
fly a flag
f.
bayrak asmak
96
Genel
fly by the seat of one's pants
f.
tecrübesizlik veya birtakım eksiklikler yüzünden sadece içgüdülerine dayanarak idare etmek
97
Genel
fly low
f.
alçaktan uçmak
98
Genel
let fly
f.
ateşlemek
99
Genel
let fly
f.
ateş etmek
100
Genel
fly into a temper
f.
kafası kızmak
101
Genel
fly into a passion
f.
öfkelenmek
102
Genel
cause to fly
f.
uçurmak
103
Genel
fly into a rage
f.
kendini kaybetmek
104
Genel
fly off the handle
f.
küplere binmek
105
Genel
fly at
f.
saldırmak
106
Genel
fly out
f.
öfkelenmek
107
Genel
fly at one anothers throats
f.
boğaz boğaza gelmek
108
Genel
fly off
f.
acele ile gitmek
109
Genel
fly into a temper
f.
hemen öfkelenmek
110
Genel
fly a kite
f.
uçurtma uçurtmak
111
Genel
fly in the face of
f.
hiçe saymak
112
Genel
fly away
f.
kaçmak
113
Genel
fly off
f.
fırlamak
114
Genel
fly into a rage
f.
barut kesilmek
115
Genel
fly into a temper
f.
çabuk sinirlenmek
116
Genel
fly to pieces
f.
parça parça olmak
117
Genel
fly into a tantrum
f.
hiddetten bağırıp çağırıp tepinmeye başlamak
118
Genel
fly into a rage
f.
afyonu başına vurmak
119
Genel
fly at
f.
birdenbire üstüne saldırmak
120
Genel
fly into a rage
f.
hiddetlenmek
121
Genel
let fly
f.
atmak
122
Genel
fly to pieces
f.
parçalanmak
123
Genel
fly upwards
f.
yukarıya doğru uçmak
124
Genel
cast a fly
f.
olta atmak
125
Genel
fly into a passion
f.
şahlanmak
126
Genel
fly into a temper
f.
çabuk öfkelenmek
127
Genel
let fly
f.
ağzına geleni söylemek
128
Genel
fly the coop
f.
tabanları yağlamak
129
Genel
fly a kite
f.
zarf atmak
130
Genel
fly about
f.
uçuşmak
131
Genel
fly high
f.
yüksekten uçmak
132
Genel
fly out
f.
fırlamak
133
Genel
let fly
f.
patlamak
134
Genel
fly to pieces
f.
dağılmak
135
Genel
fly into a rage
f.
tepesinin tası atmak
136
Genel
let fly
f.
uçurmak
137
Genel
fly off the handle
f.
çok kızmak
138
Genel
fly into a passion
f.
hiddetlenmek
139
Genel
fly into a rage
f.
küplere binmek
140
Genel
fly off
f.
uçup gitmek
141
Genel
fly into a temper
f.
hemen sinirlenmek
142
Genel
fly blind
f.
sadece içgüdülerine dayanarak idare etmek (tecrübesizlik veya birtakım eksiklikler yüzünden)
143
Genel
fly at one another's throat
f.
gırtlak gırtlağa gelmek
144
Genel
let fly
f.
salıverip uçurmak
145
Genel
let fly
f.
fırlatmak
146
Genel
fly blind
f.
kör uçmak
147
Genel
fly away
f.
uçup gitmek
148
Genel
fly alone
f.
yalnız uçmak
149
Genel
make the money fly
f.
har vurup harman savurmak
150
Genel
fly over
f.
üzerinden geçmek
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of fly
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy