pat - Türkçe İngilizce Sözlük

pat

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

pat — Definition

Anlamı ve Tanımı:
hafifçe vurmak, okşamak
Okunuş (IPA):
(AmE /pæt/ – BrE /pæt/)
Terim Türü:
İsim: pat (pats); Fiil: pat (pats – patted – patting)
El ile kısa ve yumuşak bir temas kurmayı bildiren fiildir; isim olarak da bu hareketi ifade eder. Muhtemelen ses taklidi kökenli olan sözcük, şefkat veya onay algısı oluşturur.
Eş Anlamlılar:
tap, stroke
Zıt Anlamlılar:
hit, strike

"pat" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 56 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
pat f. okşamak
The girl gently patted the cat.
Kız kediyi yavaşça okşadı.

More Sentences
Genel
pat i. sıvazlamak
The coach gave the young player a pat on the back.
Teknik direktör genç oyuncunun sırtını sıvazladı.

More Sentences
pat i. hafifçe vurmak
I felt somebody pat me on the shoulder.
Ben, birinin omzuma hafifçe vurduğunu hissettim.

More Sentences
pat f. hafifçe vurmak
I felt somebody pat me on the shoulder.
Ben, birinin omzuma hafifçe vurduğunu hissettim.

More Sentences
pat f. pışpışlamak
He patted me on the shoulder.
Omzumu pışpışladı.

More Sentences
pat f. sıvazlamak
He patted her back.
O onun sırtını sıvazladı.

More Sentences
pat s. münasip
He was always good at giving pat answers.
Münasip cevaplar vermekte her zaman iyi olmuştur.

More Sentences
pat i. fiske
pat i. okşama
pat i. elle hafifçe vurma (takdir/sevgi belirtisi olarak)
pat i. sıvazlama
pat i. pat sesi
pat i. kalıp
pat i. hafif vuruş
pat i. uygunluk
pat i. yumuşakça vurma (takdir/sevgi belirtisi olarak)
pat i. hafifçe vurma
pat i. (tereyağı) küçük kare porsiyonlar halinde sunulan şey
pat i. patent
pat i. tezek birikintisi
pat i. izleyicilerin bacaklarına vurarak eşlik ettiği bir dans müziği
pat f. elle vurmak
pat f. elle hafifçe vurmak (takdir/sevgi belirtisi olarak)
pat f. yumuşakça vurmak (takdir/sevgi belirtisi olarak)
pat f. elle hafifçe vurmak
pat f. hafifçe vurarak okşamak
pat f. hafifçe vurarak düzeltmek
pat f. (yere, zemine) hafif adımlarla vurmak
pat f. (yağmur) ince ince yağmak
pat f. hafifçe vurarak pürüzlerini gidermek
pat f. elle vurarak yerleştirmek
pat f. hafifçe vurarak şekillendirmek
pat f. (hafifçe ve hızlıca) ayak tabanı ile vurmak
pat f. hafif vurarak yürümek
pat f. hafif vurarak koşmak
pat f. hafif vurarak koşmak
pat s. yeterli
pat s. yerinde
pat s. çok uygun
pat s. değişmez
pat s. tam zamanında olan
pat s. basmakalıp
pat s. eksiksiz öğrenen
pat s. genel hatlarıyla kabul edilebilir duran
pat s. uzmanlaşan
pat s. yüzeysel olarak tatmin edici
pat s. eksiksiz hatırlayan
pat zf. tam zamanında
Konuşma Dili
pat i. irlandalı
pat zf. kolaylıkla
pat zf. rahatlıkla
pat zf. kusursuzca
pat zf. yerinde olarak
Tekstil
pat i. (örgü) model
pat i. (örgü) motif
İskambil
pat s. (poker eli) kart çekilmesi gerekmeyen

"pat" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 27 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
pat flop i.
She dropped her books with a flop.
Kitaplarını pat diye yere düşürdü.

More Sentences
pat aster i.
pat paste i.
pat thumping i.
pat clunk i.
pat block i.
pat bonk i.
pat wham ünl.
pat whop ünl.
pat pop ünl.
pat thud ünl.
pat thunk ünl.
pat bang ünl.
pat blip ünl.
pat blam ünl.
pat whammo ünl.
pat plonk ünl.
Konuşma Dili
pat mexican stand-off i.
pat zap ünl.
Teknik
pat paste i.
Tekstil
pat fly i.
pat placket i.
Medikal
pat path i.
pat pad i.
Satranç
pat stalemate i.
Argo
pat twack i.
pat bam ünl.

"pat" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
pit-a-pat i. çarpıntı
pat-down search i. silah aramak icin elle yapılan arama
pat-a-cake i. şarkılı bir çocuk oyunu
pat dry i. nazikçe kurulama
pit-a-pat i. patır patır ses
pat down i. elle üst arama
pat-down i. elle üst arama
pat down i. arama yapma
pat-down i. arama yapma
pat on the back f. tebrik etmek
pit-a-pat f. patır patır ilerlemek
pat [dialect] f. dize vurarak ritim tutmak
pat juba f. juba dansı yapmak
down pat s. etraflıca pratik edilmiş
down pat s. etraflıca tekrarlanmış
down pat s. etraflıca denenmiş
down pat s. tümüyle anlaşılmış
down pat s. etraflıca prova edilmiş
down pat s. etraflıca anlaşılmış
pit-a-pat s. (ayak sesi) hızlı ve tıkır tıkır
pitty-pat s. patır patır
pit-a-pat s. patır patır
pit-pat s. (ayak sesi) hızlı ve tıkır tıkır
pitty-pat s. (ayak sesi) hızlı ve tıkır tıkır
pit-pat s. patır patır
pit-pat zf. patır patır
pit-pat zf. (ayak sesi) hızlı ve tıkır tıkır
pitty-pat zf. (ayak sesi) hızlı ve tıkır tıkır
pit-a-pat zf. (ayak sesi) hızlı ve tıkır tıkır
pit-a-pat zf. patır patır
pitty-pat zf. patır patır
pitter-pat zf. hızlı vuruşlarla
off pat zf. eksiksiz hatırlayarak
off pat zf. tam uzmanlık alarak
off pat zf. akıcı şekilde yaparak
Öbek Fiiller
pat-down f. (birinin üzerini) elleriyle aramak
pat down f. hafifçe vurarak düzleştirmek/sıkıştırmak/şekil vermek (elle veya düz bir aletle)
pat down f. elle vurarak düzleştirmek
pat something down f. bir şeye pat pat vurarak düzleştirmek
pat down f. elle üstünü aramak
pat down f. elle üst araması yapmak
pat something down f. bir şeyi elle hafifçe vurarak düzleştirmek/sıkıştırmak
pat down f. pat pat vurarak düzleştirmek/şekillendirmek
pat down f. elle bastırarak yatıştırmak/düzleştirmek/toparlamak
pat down f. hafifçe vurarak düzleştirmek/yatıştırmak
pat down f. pat pat vurarak düzeltmek/düzleştirmek
pat (someone or something) on (something or some place) f. (birinin/bir şeyin bir yerine/bir şeyine) hafifçe/hafif hafif vurmak
pat someone or something on something f. birinin/bir şeyin bir şeyini sıvazlamak/pat patlamak
pat (someone or something) on (something or some place) f. (birinin/bir şeyin bir yerini/bir şeyini) sıvazlamak/pat patlamak
pat someone or something on something f. birinin/bir şeyin bir şeyine hafifçe/hafif hafif vurmak
pat on f. pat patlamak
pat on f. hafif hafif vurmak
pat on f. sıvazlamak
Konuşma Dili
a pat on the back i. sırtını sıvazlama
on one's pat [australia] i. bir başına
pat on the back i. yüreklendirici sözcük
on one's pat [australia] i. kendi kendine
pat on the back i. takdir edici hareket
on one's pat [australia] i. kendi ile baş başa
pat on the back i. onay hareketi
pat on the back i. teşvik edici hareket
Deyim
pat answer i. bir anda verilen ani cevap
pat answer i. hızlı cevap
pat in the back i. övgü
know something off pat f. zehir gibi bilmek
pat on the back f. sırtını sıvazlamak
get a pat on the back f. sırtı sıvazlanmak
pat someone on the back f. sırtını sıvazlamak
pat in the back f. sırtını sıvazlamak
pat in the back f. övmek
have something down pat f. bir şeyi ezbere biliyor olmak
have something down pat f. bir şeyi gayet iyi biliyor/anlamış olmak
have something down pat f. bir şeyi yalayıp yutmuş olmak
learn something off pat f. tamamını/zehir gibi bilmek
learn something down pat f. tamamını/zehir gibi bilmek
sit pat f. bildiğinden şaşmamak
stand pat f. değişime karşı çıkmak
sit pat f. değişime karşı çıkmak
stand pat f. bildiğinden şaşmamak
pat someone on the back f. birinin sırtını sıvazlamak
give someone a pat on the back f. birinin sırtını sıvazlamak
stand pat on something f. bildiğinden şaşmamak
learn something off pat f. su gibi öğrenmek
learn something down pat f. su gibi öğrenmek
learn something off pat f. sular seller gibi bilmek
learn something down pat f. sular seller gibi bilmek
have something down pat f. su gibi bilmek
have something down pat f. sular seller gibi bilmek
deserve a big pat on the back f. büyük bir takdiri hak etmek
have/know/get something off pat f. bir şeyi sular seller gibi bilmek
have/know/get something off pat f. bir şeyi sular seller gibi ezberlemek
have/know/get something off pat f. bir şeyi zehir gibi bilmek
get (something) off pat f. (bir şeyi) su gibi öğrenmek
have/know/get something off pat f. bir şeyi çok iyi bilmek
get (something) off pat f. (bir şeyi) zehir gibi öğrenmek
get (something) off pat f. (bir şeyi) hemen kapmak
have something off pat f. bir şeyi sular seller gibi ezberlemek
have something off pat f. bir şeyi sular seller gibi bilmek
get (something) down pat f. (bir şeyi) zehir gibi öğrenmek
have (something) down pat f. (bir şeyi) zehir gibi öğrenmek
have something off pat f. bir şeyi zehir gibi bilmek
have (something) down pat f. (bir şeyi) hemen kapmak
have something down pat f. bir şeyi çok iyi bilmek
have (something) off pat f. (bir şeyi) su gibi öğrenmek
get (something) down pat f. (bir şeyi) su gibi öğrenmek
have (something) off pat f. (bir şeyi) hemen kapmak
have something off pat f. bir şeyi çok iyi bilmek
have (something) off pat f. (bir şeyi) zehir gibi öğrenmek
get (something) down pat f. (bir şeyi) hemen kapmak
have (something) down pat f. (bir şeyi) çok iyi anlamak/kavramak
have something down pat f. bir şeyi sular seller gibi ezberlemek
have (something) down pat f. (bir şeyi) su gibi öğrenmek
have something down pat f. bir şeyi sular seller gibi bilmek
have (something) off pat f. (bir şeyi) çok iyi anlamak/kavramak
get (something) down pat f. (bir şeyi) çok iyi anlamak/kavramak
have something down pat f. bir şeyi zehir gibi bilmek
be on (one's) pat malone [australia] f. yalnız başına olmak
be on (one's) pat malone [australia] f. yalnız olmak
be on (one's) pat [australia] f. yanında kimse olmamak
be on (one's) pat malone [australia] f. tek/kendi başına olmak
be on (one's) pat [australia] f. yalnız başına olmak
be on (one's) pat [australia] f. tek/kendi başına olmak
be on (one's) pat [australia] f. yalnız olmak
be on (one's) pat malone [australia] f. yanında kimse olmamak
give (oneself or someone) a pat on the back f. (kendini/birini) methetmek
give (oneself or someone) a pat on the back f. (kendini/birini) övmek
pat somebody on the back (for doing something) f. birini takdir etmek
pat yourself on the back (for doing something) f. kendini takdir etmek
give somebody a pat on the back f. birini takdir etmek
give yourself a pat on the back f. kendini takdir etmek
get (something) down pat f. (bir şeyi) yalayıp yutmuş olmak
get (something) down pat f. (bir şeyi) su gibi bilmek
have (something) down pat f. (bir şeyi) gayet iyi biliyor/anlamış olmak
get (something) down pat f. (bir şeyi) zehir gibi bilmek
get (something) down pat f. (bir şeyi) ezbere biliyor olmak
have (something) down pat f. (bir şeyi) ezbere biliyor olmak
have (something) down pat f. (bir şeyi) yalayıp yutmuş olmak
have (something) down pat f. (bir şeyi) zehir gibi bilmek
get (something) down pat f. (bir şeyi) çok iyi bilmek
have (something) down pat f. (bir şeyi) çok iyi bilmek
have (something) down pat f. (bir şeyi) su gibi bilmek
get (something) down pat f. (bir şeyi) gayet iyi biliyor/anlamış olmak
get (something) down pat f. (bir şeyi) sular seller gibi bilmek
have (something) down pat f. (bir şeyi) sular seller gibi bilmek
pat (one) on the back f. (birini) övmek
pat (one) on the back f. (birini) methetmek
pat (one) on the back f. (birinin) sırtını pat patlamak
pat (one) on the back f. (birinin) sırtını sıvazlamak
pat (one) on the back f. (birinin) sırtına hafif hafif vurmak
pat someone down f. üzerini aramak