bang - Türkçe İngilizce Sözlük

bang

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bang — Definition

Anlamı ve Tanımı:
patlama, gürültü, ani etki
Okunuş (IPA):
(AmE /bæŋ/ – BrE /bæŋ/)
Terim Türü:
İsim: bang (bangs); Fiil: bang (bangs – banged – banging)
Yüksek sesli ani olay veya güçlü başlangıç. Taklit ses kökenli yapı, ani enerji boşalmasını yansıtır. Fiziksel olay betimlemelerinde ve mecazî anlatımda, beklenmedik etkiyi vurgulamak için kullanılır
Eş Anlamlılar:
explosion
Zıt Anlamlılar:
silence

"bang" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 99 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
bang i. patlama
September 11 revealed with one bang the prevailing error of the old security policy.
11 Eylül, eski güvenlik politikasının hakim hatasını bir patlamayla ortaya çıkardı.

More Sentences
bang i. gürültü
The door closed with a bang.
Kapı büyük bir gürültüyle kapandı.

More Sentences
bang i. çarpma sesi
We heard a loud bang from the outside of the house.
Evin dışından büyük bir çarpma sesi duyduk.

More Sentences
bang i. vuruş
The robber put him to sleep with a bang on the back of his head.
Soyguncu onu kafasının arkasına yaptığı tek vuruşla bayıltmış.

More Sentences
bang f. şiddetle çarpmak
John must be angry as he banged the car's door.
John arabanın kapısını şiddetle çarparken kızgındı herhalde.

More Sentences
bang f. vurmak
The Viking warrior banged the mug on the wall.
Viking savaşçısı kupayı duvara vurdu.

More Sentences
bang f. çarpmak
He banged his shoulder to the stop sign.
Omzunu dur işaretine çarptı.

More Sentences
bang f. güm güm etmek
All the windows were banging during the earthquake.
Deprem sırasında tüm pencereler güm güm ediyordu.

More Sentences
bang zf. tam
The customer services called me back bang on time.
Müşteri hizmetleri beni tam zamanında geri aradı.

More Sentences
bang zf. pat diye
The man looking the other way went bang to the post.
Diğer tarafa bakan adam pat diye direğe çarptı.

More Sentences
bang ünl. güm
Stop saying 'bang' after every joke you make.
Yaptığın her espriden sonra 'güm' demeyi kes.

More Sentences
Argo
bang f. seks yapmak
He went to the party to find someone to bang with.
Partiye seks yapacak birini bulmak için gitti.

More Sentences
Genel
bang i. şevk
bang i. heyecan
bang i. enerji
bang i. sansasyon
bang i. olay
bang i. sevinç
bang i. darbe
bang i. zevk
bang i. patırtı
bang i. morfin
bang i. perçem
bang i. şiddetli vuruş
bang i. uyuşturucu enjeksiyonu
bang i. şevk
bang i. heyecan
bang i. kulak yırtıcı ses
bang i. ani parlama
bang i. ani başarı
bang i. duygusal veya fiziksel canlılık
bang i. ışık
bang i. birahaneci kadın
bang i. eski bir hint bengal halkı
bang i. bang halkı
bang i. banglar
bang i. bang
bang i. kenevirden elde edilen keyif verici maddeler
bang f. yatmak
bang f. gürültülü bir şekilde vurmak
bang f. güm diye çarpmak
bang f. gürültü yapmak
bang f. küt diye çarpmak
bang f. hızla çarpmak
bang f. (kuyruğunu/yelesini/tüyünü) kesmek
bang f. (saç) kaküllü kesmek
bang f. (atın kuyruğunu, yelesini) kesmek
bang f. iz bırakacak şekilde dövmek
bang f. hızlı veya gürültülü bir şekilde hareket etmek
bang f. hızlı veya gürültülü bir şekilde ilerlemek
bang f. takılmak
bang f. gezmek
bang f. gelişigüzel ateş etmek
bang zf. ansızın
bang zf. bütünüyle
bang zf. tamamen
bang zf. komple
bang zf. doğrudan
bang zf. direkt
bang ünl. çat/bom
bang ünl. dan dun
bang ünl. pat
bang ünl. çat
bang ünl. küt
bang N. ani etki
Konuşma Dili
bang f. aniden bir yöne sapmak
bang f. (sporda) agresif oynamak
Ticaret/Ekonomi
bang f. hızlı satışla hisse fiyatlarının düşmesine neden olmak
bang f. hisse senedini fiyatını düşürecek şekilde hızlı satmak
Denizcilik
bang i. kesif
Botanik
bang i. işlenmemiş kenevir yaprağı
Tütün
bang i. hafif bir marihuana karışımı
Eski Kullanım
bang f. evire çevire dövmek
Argo
bang i. eğlence
bang i. parti
bang i. sikişme
bang i. düzüşme
bang i. bum bum
bang i. fik fik
bang i. ünlem işareti
bang i. seks partneri
bang i. sert içki
bang i. alkol oranı yüksek içki
bang i. uyuşturucunun etkisi
bang i. uyuşturucunun kafası
bang i. sikmek
bang i. pompa
bang i. sikiş
bang f. aşk yaşamak
bang f. birisini yatağa atmak
bang f. cinsel ilişkiye girmek
bang f. cinsel ilişki yaşamak
bang f. götürmek
bang f. mala vurmak
bang f. mercimeği fırına vermek
bang f. sevişmek
bang f. (partnerini) götürmek
bang f. sikişmek
bang f. sokak çetesine dahil olmak

"bang" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
bang bang i.

"bang" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
big bang i. başlangıç
bang-up i. müthiş
whiz-bang i. üstat
big bang i. büyük patlama
bang-up i. ağır palto
bang up f. canına okumak
bang away f. çok çalışmak
bang up f. mahvetmek
bang up f. bozmak
bang into f. toslamak
bang out f. gürültüyle çalmak
get a bang on f. bedenine darbe yemek
bang up f. haşat etmek
bang into f. çarpmak
bang up f. berbat etmek
bang one's fist on the table f. masaya yumruğunu vurmak
bang away at the door f. kapıya vurup durmak
bang someone around f. birisini dövmek/pataklamak
bang on f. bir şeye vurup durmak
bang someone up f. birisini pataklamak
bang something out f. (piyanoda vb.) bir şeyler çalmak
bang someone up f. birisini dövmek
bang a nail f. çivi çakmak
bang up f. ağır şekilde zarar vermek
bang up f. birini kötü dövmek
bang up f. hasar vermek
bang up f. birini pataklamak
bang up f. zarar vermek
bang heads f. kafa kafaya tokuşmak
bang heads together f. kafalarını birbirine vurmak
bang about f. gürültü yapmak
bang [dialect] f. üstün gelmek
go bang f. gürültülü bir şekilde patlamak
go bang f. gürültülü bir şekilde kapanmak
bang [dialect] f. yenmek
bang [dialect] f. galip gelmek
bang [dialect] f. geçmek
gang-bang f. toplu tecavüze katılmak
gang-bang f. sokak çetesi üyesi olmak
gang-bang f. aynı anda birden fazla erkekle ilişkiye girmek
gang-bang f. çete faaliyetlerine katılmak
gang-bang f. çete kavgasına karışmak
slam-bang f. pataklamak
slam-bang f. çok uzatmak
slam-bang f. dövmek
slam-bang f. gürültülü davranmak
bang up s. müthiş
bang up s. çok iyi
whiz-bang s. dikkat çekici derecede yetenekli
bang up s. mükemmel
bang-bang s. arka arkaya ve hızlı bir şekilde meydana gelen
bang-bang s. şiddete dayalı
bang-bang s. ani ve dikkat çekici bir etkiye sahip
bang-bang s. arka arkaya ve hızlı bir şekilde meydana gelerek kafa karıştıran
whiz-bang s. üstün
whiz-bang s. en iyi
whizz-bang s. birinci sınıf
whizz-bang s. en iyi
whiz-bang s. çok hızlı ve olaylı
whiz-bang s. birinci sınıf
whizz-bang s. üstün
whizz-bang s. aceleyle yapılmış
whizz-bang s. çok hızlı ve olaylı
whiz-bang s. aceleyle yapılmış
slam-bang s. lakayt
slam-bang s. güçlü
slam-bang s. pervasızca
slam-bang s. aksiyon dolu
slam-bang s. baştan savma
slam-bang s. mükemmel
slap-bang s. (buz hokeyinde) sert ve genellikle uzun mesafeli atış
slam-bang s. heyecan verici şekilde hızlı
slam-bang s. gürültülü ve şiddetli
slam-bang s. nefes kesici
slam-bang s. üstün
slam-bang s. heyecan verici
bang on time zf. dakikası dakikasına
bang in the face zf. tam yüzüne
bang on time zf. tam zamanında
bang on zf. tamamen
bang-on zf. tam
bang-on zf. tamamen
slam-bang zf. gürültüyle
slam-bang zf. kuvvetle
slap-bang zf. tam olarak
slap-bang zf. birden
slap-bang zf. tam
slap-bang zf. aniden
slap-bang zf. hızla
bang in the face zf. suratının ortasına
bang on zf. şüphesiz doğru
bang on zf. tamamen doğru
bang on zf. tümüyle doğru
bang on zf. tam
slam-bang zf. bütünüyle
slam-bang zf. tamamen
slap bang zf. tam olarak
slam-bang zf. dikkatsizce
slam-bang zf. düşünmeden
slam-bang zf. tümüyle
slap bang zf. tam
slam-bang zf. umursamazca
bang on ünl. tümüyle doğru
bang on ünl. şüphesiz doğru
bang on ünl. tam
bang on ünl. tamamen doğru
bang-bang exclam. silah sesi (taklit)
bang-bang N. pat pat
Öbek Fiiller
bang off f. ıskartaya çıkmak
bang away f. çok çalışmak
bang out f. gürültülü müzik yapmak
bang up f. hamile bırakmak
bang away f. bir şeyi vurgulamak
bang away f. (piyano/klavye) tuşlarına basmak
bang (away) at f. (bir şeye) gürültüyle vurmak
bang in f. sayı kaydetmek
bang (away) at f. (bir fikri) üstüne vura vura tekrarlamak
bang (something) against (something) f. (bir şeyi bir yere) çarpmak
bang in f. basket yapmak
bang something in f. vurup içeri göçürtmek
bang something in f. çarpıp çizmek
bang (away) at f. (bir iş üzerinde) durmaksızın çalışmak
bang (away) at f. (kapıya, pencereyi) vurup durmak
bang (away) at f. (bir işe) kafa patlatmak
bang something in f. telefon edip hasta olduğunu söyleyerek/bahane ederek işe gitmemek
bang (away) at f. (bir iş üzerinde) çok sıkı çalışmak
bang in f. vurup içeri göçürtmek
bang in f. sayı yapmak
bang against (someone or something) f. (bir şeyi bir yere veya kişiye) pat diye vurmak
bang (away) at f. (çiviyi, kazığı) çakmaya çalışmak
bang (something) against (something) f. (bir şeyi bir yere) pat diye vurmak
bang (away) at f. (bir düşünceyi) vurgulamak
bang something in f. arayıp işe gelemeyecek kadar hasta olduğunu söylemek
bang in f. gol atmak
bang in f. çarpıp çizmek
bang against (someone or something) f. (bir şeyi bir yere veya kişiye) çarpmak
bang away f. kovalamak
bang on [uk] f. kafa şişirmek
bang away f. soru yağmuruna tutmak
bang away at f. peşini bırakmamak
bang away at (something) f. (bir şey) üzerinde çalışmayı sürdürmek
bang away at (something) f. (bir şey) üzerinde çalışmaya devam etmek
bang away at (something) f. (bir şeyi/işi) kovalamaya devam etmek
bang around f. sürtünmek
bang something up f. bir şeye hasar vermek
bang in f. çarpıp/vurup göçertmek
bang on someone or something f. birine/bir şeye arka arkaya vurmak
bang against f. pat diye indirmek
bang away about (something) [uk] f. (bir şey/konu) hakkında uzun uzadıya konuşmak
bang into someone or something f. birine vurmak