birden - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

birden



"birden" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 29 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
birden suddenly zf.
General
birden instantaneous s.
birden slap zf.
birden plump zf.
birden at a time zf.
birden all at once zf.
birden at once zf.
birden instantly zf.
birden at a shot zf.
birden at the same time zf.
birden sharp zf.
birden abruptly zf.
birden in a while zf.
birden slap-bang zf.
birden per saltum zf.
birden at one heat zf.
birden all of a sudden zf.
birden pop zf.
birden short zf.
birden at a blow zf.
birden outright zf.
birden in a flash zf.
birden at a stroke zf.
Colloquial
birden before you can say knife
birden like a bolt from the blue
Idioms
birden like a bolt out of the blue
Technical
birden rapid
birden sudden
birden immediate

"birden" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 420 sonuç

Türkçe İngilizce
General
aynı anda iki eşe birden sahip olmak have two spouses at the same time f.
bir anda/birden bilincini yitirmek lose consciousness unexpectedly f.
birden ... olmak wax f.
birden ağlamaya başlamak burst into tears f.
birden ağlamaya başlamak burst out crying f.
birden aklından geçmek flash through one's mind f.
birden akmak flush f.
birden alev almak flare f.
birden alevlenmek flare f.
birden artmak skyrocket f.
birden artmak shoot up f.
birden artmak boom f.
birden artmak rocket f.
birden artmak run up f.
birden başlamak burst out f.
birden başlamak break out f.
birden bir şeye başlamak break into f.
birden bire belirmek pop-out f.
birden bire durmak (makine) die f.
birden çekmek twitch f.
birden çekmek whip out f.
birden çekmek yank f.
birden çıkmak spring f.
birden çok anlama gelmek have more than one meaning f.
birden çok anlama gelmek have many meanings f.
birden çok anlama sahip olmak have more than one meaning f.
birden çok anlama sahip olmak have many meanings f.
birden çok anlamı olmak have many meanings f.
birden çok anlamı olmak have more than one meaning f.
birden çok para kazanmak be in the money f.
birden çok yavru doğurmak litter f.
birden devrilip düşmek keel over f.
birden düşmek slump f.
birden -e başlamak burst into f.
birden gaza basmak put one's foot to the floor f.
birden gelmek/gözükmek pop-up f.
birden hızla çekmek yank f.
birden hızlı çekmek hoick out f.
birden hücum etmek burst on f.
birden içeri dalmak barge in f.
birden içeriye girmek burst inward f.
birden inip/çıkıp yakalamak (birini) swoop down on f.
birden kapmak catch at f.
birden karşısına çıkmak overtake f.
birden ölmek die a sudden death f.
birden ölmek die suddenly f.
birden parlamak flash f.
birden parlamak blaze up f.
birden sertçe bırakıvermek flop f.
birden söyleyivermek ejaculate f.
birden üstüne atılmak pounce at f.
birden üstüne atılmak pounce upon f.
birden üstüne atılmak pounce on f.
birden yoğunluk kazanmak intensify suddenly f.
birden yoğunluk kazanmak suddenly become intense f.
birden yoğunluk kazanmak gain a sudden intensity f.
birden yoğunluk kazanmak suddenly become dense f.
birden yoğunluk kazanmak intensify abrubtly f.
birden yoğunluk kazanmak gain sudden intensity f.
birden yoğunluk kazanmak suddenly intensify f.
iki iş birden yapmak do two jobs at the same time f.
iki işi birden görmek kill two birds with one stone f.
iki işte birden çalışmak work two jobs f.
iki rolü birden oynamak double f.
ritmi birden değiştirmek syncopate f.
silah birden ateş almak a gun to go off f.
aynı anda iki yerde birden olma bilocation i.
bir bölgede birden fazla dilin aynı anda bulunması polyglossia i.
birden çekme twitch i.
birden çekme twitching i.
birden çok canlı türünün soyunun aynı zaman aralığı içinde tükenmesi extinction event i.
birden çok canlı türünün soyunun aynı zaman aralığı içinde tükenmesi extinction-level event (ele) i.
birden çok canlı türünün soyunun aynı zaman aralığı içinde tükenmesi mass extinction i.
birden çok canlı türünün soyunun aynı zaman aralığı içinde tükenmesi biotic crisis i.
birden çok dil bilen kimse polyglot i.
birden çok girişe olanak veren vize multiple entry visa i.
birden çok kişinin sorumluluğu joint tort feasors i.
birden çok tekne kısmı olan gemi multi-hull i.
birden dürtme joggle i.
birden düşme slump i.
birden fazla anlama gelme ambiguity i.
birden fazla farklı dilde uzman olan kişi hyperpolyglot i.
birden fazla görev üstlenen kişi hyphenate i.
birden fazla güvertesi olan decker i.
birden fazla işte başarılı olan jack of all trades i.
birden fazla kat yaprak folio i.
birden hızla çekme yanking i.
birden hızla yükselme skyrocketing i.
birden kahkaha atma burst of laughter i.
birden parlayan yıldız nova i.
birden saplanan şiddetli sancı twinge i.
birden tutuşma deflagration i.
birden yükselme zoom i.
birden zengin olmuş kimse arriviste i.
borsada hisselerin birden düşmesi crash i.
çok sayıda/birden çok hedef multiple targets i.
duyguların birden değişmesi revulsion i.
fiyatların birden düşmesi slump i.
her yerde birden bulunma omnipresence i.
her yöne birden çok yolun olduğu otoyol superhighway i.
iki film birden double feature i.
japon anime ve mangalarında hikayenin merkezindeki karakterin dişi olduğu ve etrafında birden fazla erkek karakterin bulunduğu tür reverse harem i.
oldukça kısa bir süre içinde yapılan birden fazla dalış multiple dives i.
üzerinde birden fazla fırın gözü ve ocak bulunan ingilizlere özgü bir alet aga i.
yüzünü kapayip birden açma oyunu bopeep i.
aynı anda birden fazla yerde olan omnipresent s.
aynı anda birden fazla yerde olan ubiquitous s.
birden bir konudan başka konuya geçen (konuşma tarzı) abrupt s.
birden çeken twitching s.
birden çok multi s.
birden çok multiple s.
birden çok dil kullanan veya birden çok dilde olan multi-lingual s.
birden değişiveren erratic s.
birden fazla alana etki eden multi-domain s.
birden fazla anlama gelebilen ambiguous s.
birden fazla dilin aynı anda bulunduğu (bölge) polyglossic s.
birden fazla isim kullanan aliased s.
birden fazla okulda görev yapan (öğretmen) peripatetic s.
birden fazla organı etkileyen multiple s.
birden fazla sayıda güce/yeteneğe sahip plurivalent s.
birden fazla yolu olan multiway s.
birden fazla yöntemi olan multiway s.
birden hızla yükselen skyrocketed s.
birden zengin olan upstart s.
her yerde birden bulunan ubiquitous s.
sayın (hitap sözcüğü) (birden fazla kişiye sayın olarak atıf yapılacaksa) messrs. s.
sayısı birden artmış shot up s.
bir ya da birden çok one or more zf.
birden bire abruptly zf.
birden bire out of the blue zf.
birden çekerek twitchingly zf.
birden fazla more than one zf.
birden(bire) without warning zf.
birden(bire) w/o warning zf.
hep birden all together zf.
hep birden at once zf.
hep birden as a man zf.
hep birden together zf.
hep birden all at once zf.
hepsi birden to a man zf.
hepsi birden neck and crop zf.
hepsi birden all at once zf.
Phrasals
birden çekip koparmak jerk away
birden içeri dalmak barge in to some place
birden içeri dalmak barge in some place
birden ona kadar sayma count out
birden ortaya çıkmak spring out
Phrases
birden gerçeği anladım ki truth burst in me
birden gerçeği anladım ki truth burst upon me
birden gerçeği anladım ki the truth burst upon me
birden gerçeği anladım ki the truth burst in upon me
hep birden with one consent
hepsi birden düşünüldüğünde taken all together
Proverb
aynı anda iki şeyi birden yapmak için çabalarsan ikisinden de olursun if you run after two hares you will catch neither
bir şeyi yapmanın birden fazla yolu vardır there is more than one way to skin a cat
eğer iki kişi kötü bir durumla karşılaşmışsa bu sorundan her ikisi birden sorumludur it takes two to tango
Colloquial
birden belirmek fly open
birden ortaya çıkmak burst forth
birden ortaya çıkmak sally out
birden ortaya çıkmak leap out
birden ortaya çıkmak rush out
birden önüne çıkmak burst forth
birden önüne çıkmak leap out
birden önüne çıkmak rush out
birden önüne çıkmak sally out
birden susmak button up
garsonun çalışma anında aynı anda birden fazla kişiye servis yapması in the weeds
hep birden all at once
hep birden aynı anda all at once
hepsi birden whole kit
hepsi birden kit and boodle
hepsi birden whole kit and caboodle
hepsi birden whole kit and boodle
hepsi birden whole shebang
hepsi birden whole caboodle
hepsi/tümü birden whole kit and caboodle
Idioms
(aniden/birden) tuvaleti gelmek be caught short
(birden) dikkat kesilmek spring to attention
(birden) idrak etmek have an epiphany
(birden) idrak etmek experience an epiphany
(birden) imana gelmek get religion
(birden) ürperdim somebody/a goose/rabbit just walked over my grave
aynı anda birden fazla şey yapmak zorunda kalınan durum a balancing act
aynı anda birden fazla şey yapmak zorunda kalınan durum a juggling act
aynı anda iki iş birden yapmak do double duty
bir defada birçok şeyle birden uğraşmak yerine, odaklanacak tek bir önemli konu seçmek pick one's battles
bir şeyi yapmanın birden fazla yolu vardır there's more than one way to skin a cat
birden dönmek turn on one's heel
birden duralamak draw oneself up short
birden durdurmak bring somebody up short
birden durmak stop dead
birden durmak draw oneself up short
birden durmak stop cold
birden durmak stop dead in one's tracks
birden fazla kişiyle düşüp kalkmak play the field
birden fazla seçeneğe yatırım yaparak başarısızlık olasılığını en aza indirmek hedge one's bets
birden fazla seçeneğe yatırım yaparak hata düzeyini en aza indirmek hedge one's bets
birden kalabalıklaşan insan grubu flash mob
birden kalabalıklaşan insan grubu a flash mob
birden kalabalıklaşan insan grubu flashmob
birden kapmak lay violent hands on
birden oluşan/ortaya çıkan güruh a flash mob
birden oluşan/ortaya çıkan güruh flashmob
birden oluşan/ortaya çıkan güruh flash mob
birden ölmek drop in one's tracks
birden saldırmak fly at someone
birden uykuya dalmak be out like a light
birden uykuya dalmak go out like a light
elde birden fazla seçenek bulundurmak have several irons in the fire
hepsi/tümü birden the whole kit and caboodle
her şeyin birden bire netleştiği an a moment of clarity
iki işi birden yapmaya çalışırken hiçbirini başaramamak fall between two stools
iki işi birden yapmaya çalışırken hiçbirini başaramamak be caught between two stools
iki tarafı birden idare etmek play a double game
iki tarafı birden idare etmek have a foot in both camps
iki tarafı birden idare etmek play both sides
iki tarafı birden idare etmek keep a foot in both camps
topu birden lock, stock and barrel
topu birden lock stock and barrel
Speaking
karşıma birden köpek çıktı suddenly a dog appeared in front of me
karşıma birden köpek çıktı all at once l encountered a dog at close range
karşıma birden köpek çıktı all of a sudden, a dog appeared before / in front of me
Slang
aynı anda birden çok kişiyle eş değiştirerek ilişkiye girme gangbang
aynı anda birden çok kişiyle eş değiştirerek ilişkiye girme gang bang
bilim, teknik, bilgisayar, edebiyat gibi bir veya birden fazla konu üzerinde bilgili ve aşırı saplantılı olan, zeki, kültürlü, yetenekli ve entelektüel özelliklere sahip sıradışı veya tuhaf kişi geek
birden birine saldırmak (cinsel anlamda) pounch
kar amacıyla aynı anda birden çok davalının davasına bakan avukat dump truck
uyuşturucuyu birden bırakma cold turkey
uyuşturucuyu birden bırakmanın etkisi cold turkey
Trade/Economic
anaparası veya faizi ya da ikisi birden bir başka şirket tarafından garanti edilen tahvil assumed bond
aynı malı üreten birden fazla firmanın oluşturdukları birlik horizontal merger
bankaların birden fazla yörede faaliyet göstermelerine olanak veren bir sistem branch banking
bedelin tümünün birden ödenmesi payment in full
belirli bir iş için ödenen ücretler arasında birden fazla fabrika ve müeessede görülen farklar wage differentials
bir maliyeti sistematik olarak birden fazla döneme yaymak allocate
birden beğenilerek satın alınan mal impulse goods
birden bire ve hızlı düşüş slump
birden çok olan multiple
birden çok şirketi idare eden ana şirket controlling company
birden çok şirketin garantisi altına alınmış tahvil joint bond
birden çok üyesi olan tüzelkişi corporation aggregate
birden çok varlığa dayalı opsiyonlar multi-asset options
birden çok yerden patent almış multi-patented
birden fazla bankaya sahip olan banka dışı şirket bank holding company
birden fazla işlemi içeren kayıt summary posting
birden fazla işlemi içeren kayıt composite entry
birden fazla kişinin ortak mülkiyetinde bulunan bir gemiyi tümünün adına kullanmaları durumu association of ship owners
birden fazla kurum tarafindan ortaklaşa verilen kredi syndicated loan
birden fazla marka ismine sahip olan co branding
birden fazla markaya sahip olan co-branding
birden fazla para birimine göre muhasebe tutma multiple currency accounting
birden fazla taşınmazı kapsayan ipotek blanket mortgage
birden fazla uygulama konumu multiple locations for implementation
birden görerek satın alan impulse buyer
bu doğruluk şartına bir veya birden fazla noktada uyulmamış olması failure or failures to be so true and correct
faydası birden çok birey tarafından paylaşılabilen ve belli bir maliyet karşılığında faydası bir gruba tahsis edilebilen mallar club goods
gelecek işlemli (vadeli) döviz piyasası araçlarını kullanan spekülatörleri ve arbitrajcıları birden kapsayan tacir tipi futures trader
hepsi birden verilen para lump sum
maliyeti birden fazla dönemlere yaymak allocate
tekelden farklı olarak birden fazla şirketin pastadan büyük pay sahibi olduğu ekonomi oligopoly
ünitelerin birden aynı zaman zarfında üretimi economic lot size
Law
aynı iddia ile ilgili gereksiz yere birden fazla dava açılması multiplicity of actions
birden çok iddiaya itiraz double plea
birden fazla sayıda alacaklısı bulunan ipotek contributory mortgage
birden ziyade şeylere taalluk eden borç alternative obligation
eser sahiplerinin birden fazla oluşu multiple authors
Politics
birden çok nesnenin veya sunuşun bir arada algılanabilen bileşimleri get up
birden çok siyasi makam için oylama yapılan bir seçimde oy pusulasında farklı partilerden adayların bulunması split-ticket voting
birden çok ülkeden oluşan devletlerde devleti oluşturan her bir ülkeye verilen ad constituent country
birden fazla adaya oy verme cross voting
birden fazla oy kullanma plural voting
birden fazla oy verme plural voting
birden fazla üye ülke tarafından ortaklaşa yürütülen programlar programmes implemented jointly by several ms
Tourism
birden çok münferit ayağı olan yolculuk multi-sector
genellikle uzun vadeli veya birden fazla kişiye kiralanan apartman blokları condominium
Media
birden fazla gazetede/dergide yazan yazar syndicated columnist
Technical
bir hattan birden fazla sinyal gönderme multiplexing
birden alev almak flare
birden biçim değiştirme instantaneous deformation
birden biçim değiştirme instantaneous strain
birden bire immediate
birden boşalma rapid drawdown
birden çok poly-
birden çoka one-to-many
birden çökme sudden sag
birden dolma rapid filling
birden durma snub
birden fazla ızgaraya sahip olan yüksek vakumlu tüp pliotron
birden fazla kanal üzerinden bilgi göndermek için kullanılan iletim sistemi broadband transmission
birden fazla katıdan oluşan sabit maksimum erime noktasına sahip karışım diastatic mixture
birden fazla tedarıkçi multi-vendor
birden fazla terminalli multiseat
birden geçiş sudden transition
birden genişleme sudden expansion
birden kapanma emergency shut down
birden kargın flash flood
birden kırılma instantaneous rupture
birden kopma instantaneous rupture
birden sıvılanma spontaneous liquefaction
birden taşkın flash flood
birden yanma deflagration
birden yoğunluk kazanmak intensify abruptly
Computer
birden çok ana bilgisayara bağlı multihomed
birden çok ana makine multiple hosts
birden çok bağlantı multilink
birden çok bağlantıya izin ver allow multilink
birden çok besleyicili multifeeder
birden çok bit ecc multi-bit ecc
birden çok bit hatası multi-bit error
birden çok değer multiple values
birden çok değer içeren liste multivalue list
birden çok değerli multi-valued
birden çok dil multilingual
birden çok harita kullanılabilir multiple maps available
birden çok hat multiple lines
birden çok konu başlığı multiple titles
birden çok kopyalı multi instance
birden çok kullanıcı multiple users
birden çok nokta multi-spot
birden çok ortam multiple media
birden çok özellik kullanılabilir multiple features available
birden çok satır multi-line
birden çok sayfa many pages
birden çok spot multi spot
birden çok tarih multiple dates
birden çok tümleşik devrenin bir sistem altında birleştirilmesi system-in-a-package
birden çok tümleşik devrenin bir sistem altında birleştirilmesi system in package
birden çok tür multiple types
birden çok yayın multicasts
birden fazla açılır menü multiple popup
birden fazla boşluk multiple spaces
birden fazla çizim multiple plots
birden fazla dosya seçimi multiple files selection
birden fazla iletişim kuralı multiprotocol
birden fazla pencere multiple windows
birden fazla sayfa multiple pages
birden fazla yazarın katkısıyla olusturulmuş siteye veya programa verilen ad wiki
birden fazlayı bire eşleştirme many-to-1
gönderilen birden çok yayın multicasts sent
ppp birden çok bağlantı ppp multi-linkppp multi-link
ppp birden çok bağlantı ppp multi-link
tümüne birden all at once
tümünü birden all at once
yazılımın birden fazla işletim sistemini desteklediği platform multi platform
yazılımın birden fazla işletim sistemini desteklediği platform cross platform
yazılımın birden fazla işletim sistemini desteklediği platform multi-platform
yazılımın birden fazla işletim sistemini desteklediği platform cross-platform
Informatics
birden çoğa one-to-many
Telecom
birden fazla ağı birbirine bağlayan cihaz router
haber gruplarında  aynı mesajı birden fazla gruba atma işlemi cross-post
Architecture
birden çok renge boyanarak mimari özellikleri vurgulanmış evler painted ladies
Construction
birden fazla birimden oluşan multi-unit
Automotive
asimetrik kısa huzme veya uzun hüzme veya ikisini birden yayan motorlu taşıt farları motor vehicle headlamps emitting an asymmetrical passing beam or driving beam or both
Traffic
birden fazla yolcu ile giden araçlara ayrılmış şerit commuter lane
birden fazla yolcu ile giden araçlara ayrılmış şerit carpool lane
birden fazla yolcu ile giden araçlara ayrılmış şerit hov lane
birden fazla yolcu ile giden araçlara ayrılmış şerit diamond lane
birden fazla yolcu ile giden araçlara ayrılmış şerit high-occupancy vehicle lane
birden fazla yolcu ile giden araçlara ayrılmış şerit transit lane
birden fazla yolcu taşıyan araçlara ayrılmış şerit high-occupancy vehicle lane
birden fazla yolcu taşıyan araçlara ayrılmış şerit commuter lane
birden fazla yolcu taşıyan araçlara ayrılmış şerit hov lane
birden fazla yolcu taşıyan araçlara ayrılmış şerit transit lane
birden fazla yolcu taşıyan araçlara ayrılmış şerit diamond lane
birden fazla yolcu taşıyan araçlara ayrılmış şerit carpool lane
trafikte iki şeridin birden işgal edilmesi straddle lanes
Aeronautic
bir sinyalle birden fazla çıkış sağlama multiplexing
bir veya birden fazla yere uğrayıp kalkış noktasına dönen sefer round trip
birden fazla motorlu uçak multi engine
Marine
birden fazla dalga ölçerden oluşan ölçüm sistemi wave gage and current meter array
birden kayıvermek surge
Mining
birden boşalma inrush
birden patlamalı kapçık instantaneous blasting cap
Medical
birden çok bebeğin bir yatakta yatması co-bedding
birden çok sistemi ilgilendiren hastalıklar multisystem diseases
birden fazla doğum yapmış kadın multipara
birden fazla histoloji içeren tümörler mixed tumors
birden fazla ilaca gelişen direnç protein geni multidrug resistance protein
birden fazla tedavi yöntemlerini içeren tedavi multimodal therapy
birden gelen ve ciddi seyreden hastalık fulminant
kafa ve yüz kemiklerinin birden fazla kırıkları multiple fractures of head and face bones
vücudun herhangi bir yerinde birden fazla çıban çıkması furunculosis
Pathology
birden fazla beslenme elementlerinin eksikliği deficiency of multiple nutrient elements
birden fazla bez tutulumlu benign neoplazmı benign neoplasm pluriglandular involvement
birden fazla doğumlar multiple births
birden fazla kafa içi sinir bozuklukları disorders of multiple cranial nerves
birden fazla lokalizasyonlu multiple-localised
birden fazla pelvik organ yaralanması injury of multiple pelvic organs
birden fazla pelvik organ yaralanması ınjury of multiple pelvic organs
boynun birden fazla yüzeysel yaralanmaları multiple superficial injuries of neck
Math
birden fazla değişkenli denklemler equations with more than one variable
Biology
birden fazla spor hücresi olan heterosporous
tek bir genin birden fazla fenotipik özelliği etkilemesi pleiotropy
Zoology
birden fazla atadan köken almış paraphyletic
birden fazla gillerva ve pupa evresi hypermetaboly
lahanalara saldıran birden fazla kelebek ve güve larvası türü cabbage worm
Tobacco
birden fazla tütün yaprağının bir arada açılmadan bulunması komatya
Education
birden çok akademik disiplini ilgilendiren multidisciplinary
Linguistics
birden çok kelimeden oluşan fiil multi part verb
Geology
birden fazla ortamı etkileyen kirlenme transmedia pollution
deprem dalgasının aynı anda birden fazla yerde etkili olduğunu gösteren çizgi coseismal
su seviyesinin birden yükselmesi surge tide
Military
birden çökme debacle
birden fazla tesirli tapa combination time and impact fuze
Hunting
aynı kubuz üzerinde birden fazla kalibrede yivli-yivsiz namluları olan çok amaçlı silah combination gun
birden fazla askıdan meydana gelen koşum şeklindeki silah askısı man-hamess
birden fazla hedef multiple targets
birden fazla namluyu hep aynı sırayla ateşleyen tek tetikli düzenek single trigger
Sport
birden fazla takımın katıldığı atletizm karşılaşması track meet
Basketball
3 oyuncunun birden perdeleme yapması triple screen
dört kategoride birden iki basamaklı sayılara erişmek quadruple-double
Wagering
birden fazla karşılaşma üzerine yapılan bahis parlay
birden fazla karşılaşma veya turnuva üzerine yapılan bahis accumulator
Music
birden fazla notanın tek bir hecede söylenmesi melismatic
çalgı eşliğinde söylenip birden fazla bölümden oluşan müzik eseri cantate
Cinema
(tek film fiyatına) iki film birden doubleheader
(tek film fiyatına) iki film birden twin bill
(tek film fiyatına) iki film birden double feature
Latin
hepsi birden sahneden çıkarlar exeunt omnes
Religion
yağ lambalarının bir veya birden fazla tanrıya adak adandığı bir hinduizm ayini aarti i.