suddenly - Türkçe İngilizce Sözlük

suddenly

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

suddenly — Definition

Anlamı ve Tanımı:
aniden
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈsʌdənli/ – BrE /ˈsʌdənli/)
Terim Türü:
Zarf: suddenly
Zaman içinde beklenmedik bir geçişi ifade eder. Sudden sıfatından türeyen zarf, anlatıda tempo değişimini belirginleştirir.
Eş Anlamlılar:
abruptly, unexpectedly
Zıt Anlamlılar:
gradually

"suddenly" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
suddenly zf. birdenbire
When it is cleared away from the table, does the meal on the plate suddenly become special category waste?
Masadan kalktığında tabaktaki yemek birdenbire özel kategori atığı haline mi geliyor?

More Sentences
suddenly zf. birden
Thinking about this, I suddenly thought of something else.
Bunu düşünürken birden aklıma başka bir şey geldi.

More Sentences
suddenly zf. aniden
Emma suddenly punched George.
Emma aniden George'a yumruk attı.

More Sentences
suddenly zf. ansızın
The end came suddenly.
Son ansızın geldi.

More Sentences
Genel
suddenly zf. ani
Is there any reason for him to resign so suddenly?
Bu kadar ani istifa etmesinin bir nedeni var mı?

More Sentences
suddenly zf. ansızın
The end came suddenly.
Son ansızın geldi.

More Sentences
Deyim
suddenly zf. pat diye
The accident happened suddenly.
Kaza pat diye oldu.

More Sentences
Genel
suddenly zf. zınk diye
suddenly zf. patadan
suddenly zf. pattadak
suddenly zf. palas pandıras
suddenly zf. ani surette
suddenly zf. hop diye
suddenly zf. fücceten
suddenly zf. şırakkadak
suddenly zf. durup dururken
suddenly zf. lappadanak

"suddenly" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 26 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
pull suddenly f. çekivermek
come in suddenly f. damlamak
come up suddenly f. sökün etmek
perspire suddenly f. ter boşanmak
attack suddenly f. basmak
die suddenly f. gümleyip gitmek
suddenly to get obstinate f. aksiliği tutmak
be lost suddenly f. aniden kaybolmak
feel hot suddenly f. sıcak basmak
leave suddenly f. çekip gitmek
die suddenly f. aniden ölmek
brake suddenly f. ani fren yapmak
intensify suddenly f. birden yoğunluk kazanmak
suddenly become intense f. birden yoğunluk kazanmak
suddenly become dense f. birden yoğunluk kazanmak
suddenly intensify f. birden yoğunluk kazanmak
disappear suddenly f. bir anda gözden kaybolmak
die suddenly f. birden ölmek
wake up suddenly f. aniden uyanmak
suddenly and noisily zf. cartadan
suddenly and noisily zf. cartadak
very suddenly zf. şırpadak
Konuşma Dili
suddenly fat hit the fire expr. işler aniden sarpa sardı
Konuşma
suddenly a dog appeared in front of me expr. karşıma birden köpek çıktı
suddenly the place became hell expr. birden cehenneme döndü ortalık
where did you suddenly get that idea? expr. o da nereden çıktı?