birden - Turco Inglés Diccionario

birden

Significados de "birden" en diccionario inglés turco : 46 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
birden suddenly adv.
He suddenly realised he was talking to himself.
Birden kendi kendine konuştuğunu fark etti.

More Sentences
General
birden at once adv.
I also congratulate him on his ability, so to speak, to wear three hats at once!
Ayrıca, tabiri caizse, aynı anda üç gömleğe birden girebilme becerisinden dolayı kendisini tebrik ediyorum!

More Sentences
birden all at once adv.
All at once we heard a shot.
Birden bir silah sesi duyduk.

More Sentences
birden at a time adv.
What’s even better is the fact that you can play multiple games at a time in the formats available.
Daha da iyisi, mevcut formatlarda aynı anda birden fazla oyun oynayabilmenizdir.

More Sentences
birden sharply adv.
She turned around sharply with an angry face.
Kızgın bir yüz ifadesiyle birden arkasını döndü.

More Sentences
birden instantaneous adj.
birden at a shot adv.
birden all of a sudden adv.
birden sharp adv.
birden at the same time adv.
birden instantly adv.
birden in a flash adv.
birden slap adv.
birden per saltum adv.
birden at a stroke adv.
birden abruptly adv.
birden outright adv.
birden plump adv.
birden at a blow adv.
birden at one heat adv.
birden short adv.
birden pop adv.
birden slap-bang adv.
birden away adv.
birden squab adv.
birden sudden adv.
birden upon the spot adv.
Colloquial
birden before you can say knife expr.
birden like a bolt from the blue expr.
birden up and expr.
birden from nowhere expr.
Idioms
birden like a bolt out of the blue expr.
birden in the twinkle of an eye expr.
birden on a tickey [south africa] expr.
birden at a (single) blow expr.
birden at a clip [us] expr.
birden at a stroke expr.
birden at one stroke expr.
birden at a single stroke expr.
birden at one single stroke expr.
birden at one blow expr.
Technical
birden rapid adj.
birden sudden adj.
birden immediate adj.
Archaic
birden momentaneous adj.
Modern Slang
birden all the sudden expr.

Significados de "birden" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
birden çok dil bilen kimse polyglot n.
birden hızla çekme yanking n.
birden zengin olmuş kimse arriviste n.
fiyatların birden düşmesi slump n.
birden düşme slump n.
iki film birden double feature n.
birden saplanan şiddetli sancı twinge n.
birden fazla anlama gelme ambiguity n.
birden fazla güvertesi olan decker n.
birden yükselme zoom n.
duyguların birden değişmesi revulsion n.
birden çok kişinin sorumluluğu joint tort feasors n.
birden çok girişe olanak veren vize multiple entry visa n.
her yöne birden çok yolun olduğu otoyol superhighway n.
birden çekme twitching n.
birden dürtme joggle n.
oldukça kısa bir süre içinde yapılan birden fazla dalış multiple dives n.
birden çekme twitch n.
her yerde birden bulunma omnipresence n.
borsada hisselerin birden düşmesi crash n.
birden fazla işte başarılı olan jack of all trades n.
birden parlayan yıldız nova n.
birden tutuşma deflagration n.
birden hızla yükselme skyrocketing n.
aynı anda iki yerde birden olma bilocation n.
birden kahkaha atma burst of laughter n.
yüzünü kapayıp birden açma oyunu bopeep n.
birden çok tekne kısmı olan gemi multi-hull n.
birden fazla kat yaprak folio n.
japon anime ve mangalarında hikayenin merkezindeki karakterin dişi olduğu ve etrafında birden fazla erkek karakterin bulunduğu tür reverse harem n.
birden fazla görev üstlenen kişi hyphenate n.
birden çok canlı türünün soyunun aynı zaman aralığı içinde tükenmesi mass extinction n.
birden çok canlı türünün soyunun aynı zaman aralığı içinde tükenmesi biotic crisis n.
birden çok canlı türünün soyunun aynı zaman aralığı içinde tükenmesi extinction-level event (ele) n.
birden çok canlı türünün soyunun aynı zaman aralığı içinde tükenmesi extinction event n.
bir bölgede birden fazla dilin aynı anda bulunması polyglossia n.
birden fazla farklı dilde uzman olan kişi hyperpolyglot n.
üzerinde birden fazla fırın gözü ve ocak bulunan ingilizlere özgü bir alet aga n.
birden fazla kişiyle cinsel hayat yaşama tomcatting n.
çok çeşitli konulara birden uyabilen tartışma şekli topic [obsolete] n.
her yerde birden bulunma totipresence [obsolete] n.
iki ihtiyacı birden karşılayan şey twofer n.
birden kapıp çekme twitchel [dialect] n.
aynı anda birden fazla yerde olma ubiquitariness n.
her yerde birden bulunma ubiquitariness n.
birden çeken kimse jerker n.
birden çeken kimse yanker n.
her yerde birden bulunma everywhereness n.
ortak bir girişi olup her birinde bir ailenin yaşadığı birden fazla daire barındıran bina land [scotland] n.
(birden fazla kişiye) veda valete n.
birden fazla eşi olan adam bluebeard n.
birden fazla şehirden ve yoğun nüfuslu komşu alanlardan oluşan büyük metropol bölgesi metroplex n.
birden fazla uğraşı olan kimse hyphenate n.
birden fazla mesleği olan kimse hyphenate n.
birden çok olma moreness n.
birden fazla kilise çanını çeşitli varyasyonlarla çalma yöntemi grandsire n.
farklı birden fazla erkekle birlikte yaşamış bekar kadın grass widow n.
birden fazla ailenin yaşaması için tasarlanmış bina multifamily n.
birden fazla disiplini içeren yaklaşım multidiscipline n.
birden fazla biçimde ortaya çıkan organizma, halk hikayesi gibi oluşumlara verilen ad multiform n.
(jonglörlükte) tek elle birden çok sayıda topu eşzamanlı olarak fırlatma şeklinde yapılan atış multiplex n.
birden çok sayı multiplicate [obsolete] n.
çeperi birden fazla katmandan oluşan torba multiwall n.
birden fazla seçenek arasından en kolay olanı option n.
birden fazla katılımcının yer aldığı toplantı round robin n.
birden fazla sur veya siper benzeri set ile çevrili antik doneme ait dairesel askeri yapı multivallate hillfort n.
birden fazla aktivite için gerekli olan parça common item n.
(birden fazla şey) aynı anda doğum connascence n.
(birden fazla şey) aynı anda doğum connascency n.
deniz kabuğunun birden fazla küçük boşluğu veya bölmesinden biri concameration n.
birden fazla cesedin aynı anda yakılması concremation n.
birden fazla şeyin aynı anda yakılması concremation n.
birden fazla tarafın ortak sponsorluğu cosponsorship n.
birden fazla kimsenin pay sahibi olduğu mera dole meadow n.
yağmur ve rüzgarın birden şiddetlenmesi drow n.
iki tarafın birden katıldığı eylem duet n.
birden fazla görev veya işlemin eş zamanlı gerçekleştirildiği durum parallel n.
benzer ögelerin birden fazla kültürde gösterdiği bağımsız gelişim parallelism n.
birden fazla eşi olan kadın polyandrist n.
birden fazla bölüme ayrılma polychotomy n.
insan ırklarının birden fazla türde atadan evrildiği inancı polygeny n.
birden fazla sanat eserinden oluşan set polylogy [rare] n.
bir veya birden fazla sağlık ocağından oluşan hastane cottage hospital n.
aynı anda birden fazla özelliğe göre sınıflandırma cross-division n.
birden fazla mısradaki kelimeler arasındaki kafiye internal rhyme n.
başka şeylerin arasında aralıklı olarak birden fazla şeyi birleştirme interspersal n.
maaşı birden fazla din adamı tarafından paylaşılan bölge papazı portionist n.
birden fazla özelliği harmanlayan şey portmanteau n.
birden fazla nesneyi harmanlayan şey portmanteau n.
birden fazla niteliği harmanlayan şey portmanteau n.
bir keşif yapmış olan birden fazla kişiden her biri co-discoverer n.
birden şiddetlenme (rüzgar) flaff [scotland] n.
birden başarısızlığa uğrama flame-out n.
birden yanıp sönme flickering n.
birbirine akraba kabilelerin yaşadığı birden fazla bölgeye yayılmış kabile örgütlenmesi gau n.
içindekileri düzenlemek için birden fazla bölmesi olan klasör organiser n.
içindekileri düzenlemek için birden fazla bölmesi olan klasör organizer n.
birden ortaya çıkma outleap n.
birden önüne çıkma outrush n.
birden fazla farklı sınıfın özelliklerini taşıyan kimse participle [obsolete] n.
mezarlıktaki birden fazla kabirden oluşan küçük bölüm plot n.
birden yapılan dalış plump n.
aynı anda birden fazla makamda görev alma pluralism n.
kadınları giysilerine birden fazla olacak şekilde taktığı süs iğnesi scatter pin n.
birden fazla insanın aynı katil tarafından öldürülmesi olayı serial killing n.
birden fazla muharebe destek uygulaması tarafından kullanılan veri kaynağı otomasyon hizmetleri shared data environment n.
birden bire hoşlanma shine n.
birden oluşan keşmekeş skrik [south africa] n.
kısa rolleri bulunan birden çok katılımcının yer aldığı, genellikle rekabetçi olan gösteri slam n.
bir şeye birden tutunma snap n.
birden yakalama snap n.
birden salma snap n.
birden gitme fast travel n.
bir şey için aynı anda birden fazla isim/eş anlamlı sözcük kullanılması poecilonymy n.
birden fazla sert çekirdekçiği olan meyve pyrenocarp [obsolete] n.
birden etkisi altına alan yoğun duygu stab n.
birden fazla bölgede faaliyet gösteren kurum superregional n.
birden canlanma surge n.
birden belirme surreption n.
birden belirme survenue n.
birden fazla yapının anormal şekilde kaynaşması symphysis n.
birden ortaya çıkma outbreaking n.
birden fazla kez kullanılmış yazı tableti palimpsest n.
birden fazla kişinin konaklayabileceği yat house boat n.
birden fazla kullanılan, üzerine yazı yazılabilen herhangi bir materyal palimpsest n.
birden gelişen hava durumu spell n.
birden devrilip düşmek keel over v.
birden çıkmak spring v.
iki rolü birden oynamak double v.
birden aklından geçmek flash through one's mind v.
birden artmak skyrocket v.
birden artmak shoot up v.
birden inip/çıkıp yakalamak (birini) swoop down on v.
birden parlamak blaze up v.
birden artmak run up v.
ritmi birden değiştirmek syncopate v.
birden üstüne atılmak pounce at v.
birden ... olmak wax v.
birden çekmek yank v.
birden içeriye girmek burst inward v.
birden ağlamaya başlamak burst out crying v.
birden başlamak burst out v.
birden içeri dalmak barge in v.
birden düşmek slump v.
birden karşısına çıkmak overtake v.
birden hücum etmek burst on v.
birden ağlamaya başlamak burst into tears v.
iki işi birden görmek kill two birds with one stone v.
birden üstüne atılmak pounce on v.
birden çekmek whip out v.