shine - Turco Inglés Diccionario

shine

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

shine — Definition

Significado:
parlamak, ışıldamak
Pronunciación (IPA):
(AmE /ʃaɪn/ – BrE /ʃaɪn/)
Categoría gramatical:
Düzensiz Fiil: shine (shines – shone – shone - shining)
Sinónimo:
glow, excel
Antónimos:
fade

Significados de "shine" en diccionario turco inglés : 53 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
shine n. parlaklık
There is no food better than carrots to make your nails stronger and add shine to your hair.
Tırnaklarınızı güçlendirmek ve saçlarınıza parlaklık katmak için havuçtan daha iyi bir yiyecek yoktur.

More Sentences
shine v. parıldamak
The moon shines at night.
Ay, geceleyin parıldar.

More Sentences
shine v. parlamak
The car has a shining red colour.
Arabanın parlak kırmızı bir rengi var.

More Sentences
shine v. parlatmak
The floorboards were shined by the old man.
Döşeme tahtaları yaşlı adam tarafından parlatıldı.

More Sentences
General
shine n. ışık
I closed the curtains to block the sun's shine.
Güneş ışığını engellemek için perdeleri kapattım.

More Sentences
shine v. çok başarılı olmak (belirli bir konuda)
The U18 league gives a chance to young players to shine.
U18 ligi genç oyunculara çok başarılı olma şansı veriyor.

More Sentences
shine v. cilalamak
Tom shined his shoes.
Tom ayakkabılarını cilaladı.

More Sentences
shine v. çevirmek (bir ışığı bir yere)
The guard shined the flashlight in the backyard.
Muhafız el fenerini arka bahçeye çevirdi.

More Sentences
shine v. ışıldamak
The girl's eyes were shining with happiness after seeing the gifts.
Hediyeleri gören kızın gözleri mutlulukla ışıldadı.

More Sentences
shine v. parlamak
The car has a shining red colour.
Arabanın parlak kırmızı bir rengi var.

More Sentences
Technical
shine v. parlamak
The car has a shining red colour.
Arabanın parlak kırmızı bir rengi var.

More Sentences
shine v. parlatmak
The floorboards were shined by the old man.
Döşeme tahtaları yaşlı adam tarafından parlatıldı.

More Sentences
General
shine n. cila
shine n. canlılık
shine n. parıltı
shine n. revnak
shine n. düzen
shine n. renk
shine n. kalite veya görüntü mükemmelliği
shine n. görkem
shine n. ihtişamlı gösteri
shine n. şov
shine n. açık hava
shine n. iyi hava
shine n. gün ışığı
shine n. aptalca numara
shine n. saçma muziplik
shine n. kaba şaka
shine n. eşek şakası
shine n. aniden gelen beğeni
shine n. birden bire hoşlanma
shine n. sempati
shine n. ayakkabıya verilen cila ışıltısı
shine n. ayakkabı cilalama
shine v. ışık saçmak
shine v. şavkımak
shine v. ısınmak
shine v. sivrilmek
shine v. ışımak
shine v. saçmak
shine v. gün gibi ortada olmak
shine v. apaçık olmak
shine v. ışık gibi yaymak
Irregular Verb
shine v. shined/shone - shined/shone
Technical
shine n. diz korunağı
shine v. ışık yansıtmak
Marine Biology
shine n. çakmak
Hunting
shine v. (hayvanın gözlerine) av sırasında ışık tutmak
Archaic
shine v. güneşli olmak
shine v. şafak sökmek
shine v. tan ağarmak
Slang
shine n. ev yapımı kaçak içki
shine n. zenci

Significados de "shine" con otros términos en diccionario inglés turco: 139 resultado(s)

Inglés Turco
General
shoe shine n. ayakkabı cilası
shoe shine boy n. ayakkabı boyacısı
shoe shine boy n. lostracı
shoe shine boy n. kundura boyacısı
shoe shine box n. boyacı sandığı
monkey shine n. sinsi numara
monkey shine n. muzip şaka
monkey shine n. sinsice yapılan şaka
shine [obsolete] n. hale
shine [obsolete] n. ayla
shine [obsolete] n. ışık demeti
shine [dialect] n. gürültülü ve intizamsız toplantı
shine [obsolete] n. ışık halkası
shine [obsolete] n. ışın
glossy shine n. olağanüstü, şaşalı parıldama
long-lasting shine n. kalıcı parlaklık
lasting shine n. kalıcı parlaklık
take a shine to v. birine tutulmak
shine up to v. yağ çekmek
shine out v. neşe saçmak
take a shine to v. birinden hoşlanmak
shine upon v. aydınlatmak
shine brightly v. parıl parıl parlamak
take a shine to somebody v. ısınmak
have one's eyes shine with joy v. gözlerinin içi gülmek
take a shine to v. birine çarpılmak
shine out v. belli olmak
take a shine to somebody v. hoşlanmak
take a shine to somebody v. kanı kaynamak
take a shine to somebody v. kanı ısınmak
shine shoes v. ayakkabı boyamak
shine out v. parlamak
(one's eye) to shine v. gözleri parlamak
shine amongst others v. diğerlerinin arasından sıyrılmak
shine amongst others v. aralarından sıyrılmak
(the lamp) to shine v. lamba yanmak
shine up to someone v. birisine yaranmaya çalışmak
shine out v. öne çıkmak
shine the hubcaps v. jantları parlatmak
shine light on v. ışık tutmak
shine a flashlight v. el feneri/ışıldak/ışık tutmak
shine a torch v. (bir yöne/kişiye doğru) meşale tutmak
shine a flashlight at the wall v. duvara fener tutmak
make the face to shine upon v. şükretmek
make the face to shine upon v. merhametli olmak
through-shine adj. şeffaf
through-shine adj. transparan
through-shine adj. saydam
shine [obsolete] adj. parlak
shine [obsolete] adj. ışıltılı
shine [obsolete] adj. parlayan
rain or shine adv. her halükarda
rain or shine adv. ne olursa olsun
Phrasals
shine through v. arasından/içinden parlamak
shine through v. diğerlerinin arasında göz alıcılığıyla öne çıkmak
shine at v. (bir şeyde) iyi olmak
shine up v. (özellikle karşı cinse) bariz ilgi göstermek
Phrases
rain or shine expr. hava iyi de olsa kötü de olsa
Proverb
the beacon does not shine on its own base n. mum dibine ışık vermez
Colloquial
where the sun doesn't shine n. güneş ışığı almayan yer
where the sun doesn't shine n. güneş ışığının ulaşmadığı yer
where the sun doesn't shine n. kuytu yer
where the sun doesn't shine n. kuytu köşe
rise and shine v. çakı gibi uyanmak
rise and shine v. sapasağlam uyanmak
shine (one) on v. (birini) uyutmak
shine someone v. birini kışkırtmak
shine (one) on v. (birini) iyice çileden çıkarmak
shine someone v. birine hakaret etmek
shine (one) on v. (birine) yutturmak
shine (one) on v. (birine) hakaret etmek
shine (one) on v. (birine) yalan söylemek
shine (one) on v. (birini) keklemek
shine someone v. birini sinirlendirmek
shine (one) on v. (birini) sinirlendirmek
shine (one) on v. (birini) yemek
shine someone v. birini iyice çileden çıkarmak
shine (one) on v. (birini) kışkırtmak
shine someone v. birini tahrik etmek
shine (one) on v. (birini) tahrik etmek
shine up v. parlak hale getirmek
shine up v. cilalayıp parlatmak
rise and shine! interj. kalk!
rise and shine! expr. uyan!
rise and shine! expr. yeter yattığın!
rise and shine! expr. kalkma zamanı!
burn or shine expr. yan ya da parla
Idioms
where the sun don't shine n. güneş ışığı almayan yer
where the sun don't shine n. kuytu yer
where the sun don't shine n. güneş ışığının ulaşmadığı yer
where the sun don't shine n. kuytu köşe
take a shine to v. kanı kaynamak
rub the shine off v. gölgede bırakmak
take a shine to someone v. kanı kaynamak
take a shine to someone v. birisine kanı kaynamak
take a shine to someone v. birisine içi ısınmak
take a shine to someone v. birisine kanı ısınmak
take a shine to somebody v. birisinden elektrik almak
shine as a star v. yıldız gibi parlamak
shine like a star v. yıldız gibi parlamak
take the shine off something v. berbat etmek
take a shine to someone v. birine kanı ısınmak
shine a spotlight on (someone or something) v. (birine/bir şeye) ışık tutmak
shine a spotlight on (someone or something) v. (birine/bir şeye) odaklanmak
shine a spotlight on (someone or something) v. (birine/bir şeye) dikkat çekmek
take a shine to (someone or something) v. (birine/bir şeye) çarpılmak
take a shine to (someone or something) v. (birine/bir şeye) tutulmak
take a shine to (someone or something) v. (birine/bir şeye) yükselmek
take a shine to (someone or something) v. (birine/bir şeye) ısınmak
take a shine to (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) hoşlanmak
take a shine to (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) elektrik almak
take a shine to (someone or something) v. (birine/bir şeye) kanı kaynamak
take the shine off v. berbat etmek
take the shine off v. tadını kaçırmak
take the shine off v. eğlencesiz hale getirmek
come rain or come shine expr. yağmur çamur demeden
come rain or shine expr. yağmur çamur demeden
come rain or shine expr. yaz kış demeden
come rain or shine expr. ne olursa olsun
come rain, come shine expr. yağmur çamur demeden
come rain, come shine expr. hava koşulları ne olursa olsun
come rain, come shine expr. yaz kış demeden
Trade/Economic
6s (sort, set in order, shine, standardize, sustain, safety) n. sınıflandır
6s (sort, set in order, shine, standardize, sustain, safety) n. düzenle, parlat, standart hale getir, sürdür, güvenliğini sağla anlamına gelen ifade (iş metodolojisi)
Astronomy
earth shine n. dünyadan yansıyan ışık
Baseball
shine ball n. bir yanı parlatılmış diğer yanı kirletilmiş beyzbol topuyla yapılan atış
shine ball n. bir yanı parlatılmış diğer yanı kirletilmiş beyzbol topu
Slang
where the sun don't shine n. vajina deliği
where the sun don't shine n. göt deliği
where the sun don't shine n. anüs
where the sun doesn't shine n. vajina deliği
where the sun doesn't shine n. göt deliği
where the sun doesn't shine n. anüs
where the sun doesn't shine n. kıç
where the sun doesn't shine adv. bir tarafına (sok)
where the sun doesn't shine adv. götüne (sok)
where the sun don't shine expr. kıç
shove it where the sun don't shine expr. al götüne sok
shove it where the sun don't shine expr. al bir tarafına sok